T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/930 Esas
KARAR NO : 2025/52
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 10/11/2023
KARAR TARİHİ : 16/01/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Dava dışı sürücü... sevk ve idaresindeki sigortalı araç, 18.11.2021 tarihinde Yüzbaşı... caddesinden, Alija İzetbegoviç Caddesine dönen döner kavşakta seyir halinde iken, döner kavşağa beraber giriş yapan, davalı şirkete ait... plakalı inşaat kamyonun dönüş esnasında sigortalı aracın sağ tamponunu ezmesi ve aracın sağ ön kaputuna ait metal bölümü yırtması ile sigortalı aracın hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, davalıya ait aracın sürücüsünün, TOKİ'ye mal indireceğim acelem var diyerek olay yerini terk etmesi nedeniyle kaza tespit tutanağı düzenlenemediğini, davalıya ait araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurlu olması sebebiyle, araç maliki olarak davalı şirketin sorumluluğu olduğunu, davacı müvekkili şirketçe, dava konusu işbu kaza nedeniyle, sigortalı araç hasarı için; 27.12.2021 tarihinde... Otomotiv Ticaret ve Sanayi A.Ş ye 8.183,86 TL (873,87 TL tevkifat ile 7.309,99 TL) ve ...Servis Oto Hizmetleri San ve Dış Ticaret A.Ş ye 141,60 TL olmak üzere Toplam: 8.325,46 TL ödeme yapıldığını, alacağın muaccel olduğu ödeme günlerinden itibaren avans faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin hasar bedelini ödemekle mukavele şartlarına ve TTK 1472. maddesi hükmüne göre sigortalısının yerine kaim olduğunu ve sigortalının zarara sebebiyet verenler aleyhine mevcut her türlü talep ve dava hakları müvekkili şirkete intikal etmiş olduğunu, iş bu dava öncesi yapılan ödemenin tahsilini teminen, dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, davacı müvekkili şirketin alacağının tahsilini teminen davalı-borçlu aleyhine başlatılan İzmir... İcra Müdürlüğünün.... sayılı icra dosyasında, davalı taraf, takibe, takip dayanağına, asıl alacağa, faize ve tüm ferilere itiraz etmiş olması nedeniyle takibin durdurulmuş olduğunu, işbu nedenle itirazın iptali davasını açma zorunluluğu doğduğunu, her ne kadar icra takibi ve arabuluculuk başvurusu ... İnşaat Limited şirketine karşı yapılmış ise de; 13.07.2023 tarihinde davalı şirket unvan ve adres değişikliği yapmış olup, yeni unvanı...İnşaat Limited Şirketi olduğunu, dava konusu hasar gören... plakalı otomobilin, davacı müvekkili şirketçe, 16.02.2021-16.02.2022 tarihleri arasında,...poliçe nolu ... Genişletilmiş Kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, alacağın tahsilini teminen...plakalı aracın trafik kaydı üzerine kesin hükme kadar devam etmek üzere tedbir konulmasına, davalı borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asgari %20’den aşağı olmamak üzere davalının inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, cevap dilekçesinde; söz konusu davanın müvekkili şirketin merkezi olan Diyarbakır Mahkemelerinde açılması gerekirken İzmir Mahkemelerinde açılması sebebiyle davanın yetki yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, İcra takibi başlatılırken dayanılmayan delillerin dava açılırken sunulması hukuka aykırı olup muvafakatlarının olmadığını, davacı alacaklının davasını ispat külfeti altında olduğu ve takip başlatırken dayanmadığı delillere dava açtıktan sonra dayanamayacağı ve bu haliyle de takip başlatırken ki talebi ile dava açarken ki talebinin birbiri ile uyuşmadığı açıkça ortada iken ve söz konusu fatura da belirtilen malzemelerin teslim edilip edilmediğine dair bir belge sunmayan davacının haksız davasının reddi gerektiğini, Davacı tarafın dilekçesinde belirttiği ve ikrar etmiş olduğu "......TOKİ'ye mal indireceğim acelem var diyerek olay yerini terk etmesi nedeniyle kaza tespit tutanağı düzenlenememiştir." şeklindeki beyanından da anlaşılacağı üzere iddia edildiği gibi bir kazanın olup olmadığı yönünde delil ya da belge olmadığını, dava dosyasında kaza tespit tutanağı olmadığı gibi kazaya dair bir kusur raporu da dosya içerisine sunulmamış olduğunu, dolayısıyla böyle bir kazanın müvekkili şirketin aracıyla mı gerçekleştiği, eğer gerçekleşmişse bu kaza da kusurun kimde olduğu yönünde herhangi bir tespitin de bulunmadığı açıkça ortada olduğunu, davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı bir şekilde açmış olduğu davasının takip başlatırken dayanmadığı belgelere itirazın iptali davasında dayanmasına, takip konusu ile dava konusunun farklı olmasına, haksız faiz işletilmesine ve haksız icra inkar tazminatı taleplerinin tümünün reddi ile davanın reddine karar verilmesini ve davalı müvekkil lehine %20 den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 05/12/2021 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...
A-Kusur oranlarının tespiti:
Kusur durumunun oransal olarak tespiti bakımından yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2018/6418E., 2020/4591K., ilamında (HMK 266 madde “HMUK 275 madde” hükmüne göre; kusur oranlarının belirlenmesi teknik değil hukuki bir konudur. Elde edilen teknik bulgulara göre Hakim oranı belirlemede ihlal edilen kuralları göz önüne almalıdır) kararını vermiştir.
6754 sayılı bilirkişi kanunun 6. Maddesine göre;
Bilirkişilerin uyacağı rehber ilkeler ve bilirkişi raporlarında bulunması gereken standartlar:
27) kusurun tespiti normatif bir değerlendirme ile mümkündür ve sadece Hakimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran Hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli/tali kusurlu, kusursuz, %lik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve Hakimin yerine geçmeyi ifade eder. denilmiştir. Ancak sayın mahkemenin 03.10.2024 tarihli 4 nolu celsesinin 1.bendinde verilen talimatta, kusur dağılımının belirlenmesi istenilmiştir. Bu kapsamda;
1-) Davacı ... Sigorta A.Ş. nezdinde 16.02.2021/2022 tarihleri arasında... sayılı Arabam Garantide Genişletilmiş Kasko poliçesiyle Sigortalı...plakalı 2021 model ...marka otomobil sürücüsü dava dışı ...’ın kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK nın, 53/C hükmünü ihlal ettiğinden %50 oranında kusurlu olduğu
2-) Davalı ...İnşaat Ltd. Şti. adına kayıtlı olan ve olay yerini terk eden 21 TK 637 plakalı kamyon sürücüsünün kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK nın, 53/C hükmünü ihlal ettiğinden %50 oranında kusurlu olduğu,
3-) Dosyada mevcut veriler doğrultusunda başkaca kazanın oluşumuna katkı sağlayacak etken kişi, kurum, kuruluş ve dış etmenler olmadığı kanaatine varılmıştı.
4-) Davaya konu... plakalı aracın hasar onarım bedelinin heyet teknik bilirkişisi tarafından KDV dahil 8.403,24 TL ve davaya konu ekspertiz raporunda 8.454,78 TL olarak tespit edildiği, ekspertiz raporunda tespit edilen hasar onarım bedelinin piyasa koşullarına uygun olduğu
5-) Heyet kusur bilirkişi raporunda huzurdaki kaza ile ilgili olarak kusur oranlarının her iki taraf içinde %50 olarak tespit edildiği, Sayın Mahkemenin kusur bilirkişi raporu doğrultusunda karara varması durumunda dava konu araç için belirlenen hasar onarım bedelinin kusur oranına göre güncellenmesi gerekeceği, güncelleme işlemi için güncel hasar onarım bedeli (GHOB)
GHOB= [(1- % davacı aracı sürücüsü kusur oranı)xHasar onarım bedeli] formülü kullanılarak
GHOB= [(1-0,50)x8.454,78]
GHOB= 0,5 x 8.454,78
GHOB= 4.227,39 TL olacağının değerlendirildiği
Sayın Mahkeme’nın kusur oranlarını yukarıdaki örnekte verilen %50 %50 oranlarından farklı değerlendirmesi durumunda mahkeme tarafından verilen kusur oranına göre hasar onarım bedelinin güncellenmesinin
GHOB= [(1- % davacı aracı sürücüsü kusur oranı) x Hasar onarım bedeli] formülü kullanılarak yapılabileceği.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, trafik kazası nedeniyle sigortalı araçta oluşan hasar bedelinin zarar sorumlusundan rücuen tazmini talepli maddi tazminat davasıdır.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı şirket nezdinde Kasko sigorta poliçesiyle sigortalı olan ...ç ile davalının maliki olduğu...plaka sayılı araç arasında 13/07/2023 tarihinde trafik kazası meydana geldiği, davalıya ait aracın sürücüsünün olay yerini terk etmesi üzerine kaza tespit tutanağı düzenlenemediği, sigortalı aracın 8.325,46-TL hasarının oluştuğu ileri sürülerek takibe yapılan davalı itirazlarının iptalini ve %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
3-Davalı vekili cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmuş, kazanın gerçekleştiğine dair somut delil bulunmadığı ve sair hususlar savunularak davanın reddi ile %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
4-Dosya kapsamında yapılan incelemede, zarar gördüğü ileri sürülen...plaka sayılı aracın 19/02/2021-16/02/2022 tarihleri aralığında Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, araç malikinin... Danışmanlık Hizmetleri A.Ş. Olduğu, araç sürücüsü dava dışı ...'ın 18/11/2021 tarihli beyanına istinaden hasar KDV dahil 8.325,46-TL hasar tespiti yapıldığı, 27/12/2021 tarihinde ... Otomotiv Ticaret ve Sanayi A.Ş.'ne 7.309,99-TL ve ...Servis Oto Hizmetleri San. ve Dış Tic.A.Ş.'ne 141,60-TL olmak üzere toplam 7.451,59-TL ödeme yapıldığı görülmüştür.
5-Görülmekte olan dava sigorta şirketinin, sigortalısına halef olarak açtığı bir dava türü olup halefiyet esaslı davalarda kendisine halef olunan taraf ile karşı taraf arasındaki hukuki ilişki dikkate alınarak yargılama yapılması gerekmektedir. Davacının sigortalısı olan araç maliki şirketin sermaye şirketi olduğu, davalı şirketin de sermaye şirketi olduğu, her iki tarafın sicile kayıtlı araçları arasında meydana gelen kaza nedeniyle oluşan hasarın ticari nitelikte olduğunun kabulü gerektiği gözetilerek yargılamada mahkememizin görevli olduğu kabul edilmiştir.
6-Davalı tarafça takipte ve davada yetki itirazında bulunulmuş ise de, dava konusu uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmakla trafik kazasının İzmir ili Bayraklı İlçesi'nde meydana geldiği İzmir İcra Dairesi'nin takipte yetkili icra dairelerinden olduğu ve İzmir Mahkemeleri'nin itirazın iptali davasında yetkili olduğu gözetilerek icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine yönelik itirazın yerinde olmadığı anlaşıldığından yetki itirazının reddine karar
7-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
8-Davacı tarafça hasar dosyası, poliçe, kaza anlatım tutanağı, hasar fotoğrafları, ehliyet ve ruhsat, eksper raporu, arabuluculuk dosyası, icra dosyası, bilirkişi incelemesi ve yemin delillerine dayanılmıştır.
Davacı tarafça dava konusu hasarın davalıya ait... plaka sayılı araç nedeniyle gerçekleştiği ileri sürülmüş, davalı tarafça bu husus inkar edilmiştir.
Davacının dayandığı delillerin incelenmesinde, kazanın gerçekleştiğine dair görüntü veya kaza tespit tutanağının bulunmadığı görülmüştür. Her ne kadar sigortalı araç sürücüsünün beyan ve anlatım tutanağı yer almakta ise de mahkeme önünde doğrulanmadıkça tek taraflı yazılı anlatımların karşı taraf aleyhinde delil olarak kabul görmesi mümkün değildir. Zira adil yargılanma hakkının bir gereği olarak dayanılan delillerin mahkeme huzurunda tartışılabilmesi ve bu delil bir kimsenin beyanına dayanıyor ise bu kişinin de tanık olarak tarafların sorgulamasına imkan verecek şekilde mahkeme huzurunda dinlenmesi gerekmektedir.
Davacı tarafça tanık ve keşif deliline dayanılmadığı ve dayanılan diğer delillerin de kazayı davalıya ait ... plaka sayılı aracın gerçekleştirdiğini ispata yeterli olmadığı değerlendirilmiştir. Davacı dava dilekçesinde yemin deliline dayanmış olup mahkememizce bu husus davacıya hatırlatılmış, davacı vekilinin 06/02/2024 tarihli dilekçesiyle "18.11.2021 tarihinde,dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki sigortalı araç, ... Hakkı caddesinden, ...Caddesine dönen döner kavşakta seyir halinde iken, döner kavşağa beraber giriş yapan, davalı şirkete ai... plakalı inşaat kamyonun dönüş esnasında sigortalı aracın sağ tamponunu ezmesi ve aracın sağ ön kaputuna ait metal bölümü yırtması ile sigortalı aracın hasarlanmasına sebebiyet veren aracın şirketlerine ait olmadığına, olay sonrası şirketlerine ait araç sürücüsünün olay yerini terk etmediğine, ilişkin namusu, şerefi ve kutsal saydığı tüm değerler üzerine YEMİN EDASININ YAPTIRILMASINI arz ve talep ederiz." şeklinde yemin teklif edildiği görülmüştür.
Mahkememizce davacı vekilinin yemin teklifine ilişkin metni ve dosya kapsamı dikkate alınarak yeminin konusu "18/11/2021 tarihinde dava dışı sürücü ...n sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davalı şirketin maliki olduğu... plaka sayılı inşaat kamyonu arasında Yüzbaşı İbrahim Hakkı caddesinden, Alija İzerbegoviç Caddesine dönen döner kavşakta trafik kazası meydana gelip gelmediği,
-Davacının sigortalısı olan ...plaka sayılı aracın hasar görmesine sebebiyet verip kaza mahallini terk eden aracın davalı şirkete ait olup olmadığı" olarak belirlenmiştir.
Mahkememizce yemin icrası hususunda davacı şirketin merkezinin bulunduğu adres itibariyle yetkili olan Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış ise de, davalı şirket vekilinin 25/03/2024 tarihinde sunulan beyan dilekçesinde "Esas mahkeme tarafından davalı şirket yetkilisince yapılacak yemin için Diyarbakır iline talimat yazılmıştır. Şirket merkezi Diyarbakır ili olmasına rağmen şirket yetkilisi ... ilinde ikamet etmektedir.
Davalı şirket yetkilisi ...'nun açık adresi "...Mah.... Cad. No:2... Çankaya/ Ankara" dır.
Mahkemenizde görülecek olan talimat duruşmasına müvekkil şirket yetkilisinin Ankara ilinde yaşamasından dolayı katılamayacağını belirtmek ile birlikte mazeretli sayılmasına ve talimatın Ankara iline gönderilmesi için gereğinin yapılmasını vekaleten talep ederiz." şeklindeki beyan ve açıklamasına istinaden Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yemin icrası hususunda talimat yazılmıştır.
Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Talimat sayılı dosyasına kaydı yapılan talimat gereğince "Yemin eda etmek üzere tayin edilecek duruşma gün ve saatinde duruşma salonunda hazır bulunmadığınız veya
duruşma salonunda hazır bulunmakla birlikte yeminden
kaçınmanız halinde yemin konusu vakıaların davacı şirket lehine ikrar edilmiş sayılacağınız ihtar ve tebliğ olunur." şeklinde şerh içeren davetiyenin davalı şirket yetkilisi...ya tebliğ edildiği, duruşma gün ve saatinden ayrıca davalı vekilinin Uyap üzerinden talimat tensip zaptının görüntülenmesi suretiyle haberdar olunduğu ancak talimat mahkemesince belirlenen 08/07/2024 tarihli duruşmaya katılım sağlanmadığı görülmüştür.
Davalı vekilinin 03/10/2024 tarihli celsede "müvekkilimiz mazeret bildirmesine rağmen talimat mahkemesi tarafından mazereti kabul edilmemiştir. Tekrardan talimat yazılmasını talep ediyoruz, ayrıca yemin metnindeki bilgileri müvekkilin bilebilecek olması mümkün değildir. Davanın reddine karar verilmesini talep ederiz" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüş ise de gerek talimat mahkemesine gerekse mahkememize sunulmuş bir mazeret dilekçesi bulunmadığı, davalı şirket yetkilisinin kaza hakkında bilgi sahibi olup olmadığının yeminle ilgili beyanı alınmaksızın bilinemeyeceği, dolayısıyla geçerli bir yemin teklifinin bulunduğu ve yemin edasında bulunmak üzere davalı şirket yetkilisinin hazır bulunmaması nedeniyle yemin konusu vakıaların davacı şirket lehine ikrar edilmiş sayılması gerektiği değerlendirilmiştir.
9-Mahkememizce tarafların kusur sorumluluğunun tespiti için bilirkişi raporu alınmış ise de kazanın gerçekleşme şekline dair kaza tespit tutanağı düzenlenmediği, dolayısıyla kazanın gerçekleşme şekline dair somut bir veri bulunmadığı, her ne kadar kusur noktasında ispat külfeti davacı şirket üzerinde ise de davalı şirkete ait araç sürücüsünün kaza mahallinden ayrılması nedeniyle kaza tespit tutanağı düzenlenmemesine sebebiyet verdiği, bu yönüyle tarafların kusur dağılımının gerçekleştirilemediği dikkate alınarak her iki araç sürücüsünün yarı oranda kusurlarıyla kazaya sebebiyet verdiklerinin kabulü gerektiği değerlendirilmiştir.
10-Davacının sigortalısı araçta oluşan hasarın kaza tarihindeki piyasa rayiçlerinde onarım bedelinin tespiti hususunda alınan 05/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda 8.403,24-TL olarak tespit edildiği görülmüştür.
Davacı şirket tarafından 7.451,59-TL hasar ödemesi yapılmış olup 873,87-TL stopaj tevkifatı eklenmesiyle birlikte toplam davacı şirket ödemesinin 8.325,46-TL olacağı ve bu miktarın mahkememizce tespit edilen hasar bedelinden daha az olduğu, davalı tarafça hasar bedelinin hatalı veya fazla belirlendiğine yönelik somut bir itiraz ileri sürülmediği dikkate alınarak davacı şirketin sigortalısına gerçekleştirdiği hasar ödemesinin hasar ve onarım bedeli rayiçlerine uygun olduğu, davalı şirketin ise bu hasarın araç sürücüsüne izafe edilen %50 kusur oranında 4.162,73-TL'lik kısmından sorumlu olacağı değerlendirilmiştir.
Davalı şirketin hasardan kaynaklanan sorumluluğunda haksız fiil tarihinden itibaren temerrüt gerçekleşeceğinden ayrıca temerrüt şartı aranmaksızın faiz sorumluluğu bulunduğundan davacı şirketin ödemeleri gerçekleştirdiği tarihten takip tarihine kadar geçen dönem için işlemiş faiz sorumluluğu bulunmakta olup, mahkememizce resen yapılan hesaplamada bu miktarın 956,14-TL olarak belirlediği gözetilerek işlemiş faiz yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
11-Dava konusu uyuşmazlıkta alacak haksız fiile dayanmakta olup likit nitelikte olmadığından davacı lehine inkar tazminatına hükmedilmemiş, yine reddedilen kısım yönünden davacının kötü niyeti ispat edilemediğinden davalı lehine tazminata hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, İzmir ...İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı itirazlarının 4.162,73-TL asıl alacak ve 956,14-TL işlemiş faiz yönünden iptaline, asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, fazlasına dair istemin reddine,
2-Alacak likit nitelikte görülmediğinden inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Reddedilen kısım yönünden kötü niyet ispat edilemediğinden davalı lehine tazminat talebinin reddine,
4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin olarak alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 5.118,87-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden davalı yararına takdir edilen 4.957,33-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafça sarf edilen 269,85-TL başvuru harcı ile 473,50-TL posta ve tebligat ücreti, 6.500,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 7.243,35-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre 3.679,74-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
10-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranında hesaplanan 1.585,00-TL'sinin davalıdan 1.535,00-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/01/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır