T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/948 Esas
KARAR NO : 2025/504
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/11/2023
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin İzmir ili, Karşıyaka ilçesinde müteahhitlik ile uğraşmakta olup, uzun yıllardır davalı firma ile mal alım satım konusunda çalıştığını, Müvekkilinin tadilatını ve bir takım inşaat işlerini yaptığı Karşıyaka Park Ataşehir sitesi işi için işbu firma ile anlaştığını ve işlem devam ederken firma yetkilisi ile görüştüğünde yakın tarihte yüklenici sıfatıyla başlayacağı İzmir ili, Karşıyaka ilçesi, Bahçelievler mahallesi,...arselde imal edeceği yeni inşaatı için de bağlantı yapmak istediğini, firma yetkilisi ile görüşme ve anlaşma sonucu müvekkilinin bir önceki işten bakiye kalan ücret ile birlikte yeni yapacağı inşaatın da tüm beton bedelini hesaplayarak ...Karşıyaka Metro Şubesine ait... numaralı 15/03/2022 vade tarihli, 50.000-TL bedel ve yine aynı bankanın ...numaralı 30/04/2022 vade tarihli, 200.000-TL bedelli olmak üzere 2 adet toplam 250.000-TL tutarında çeki firma yetkilisi...’a aralarında yıllardır süregelen ticaret olması sebebiyle 27/01/2022 tarihinde ... numaralı “çek alındı belgesi” ile teslim ettiğini, bahsi geçen çeklerin vadelerinde ödendiğini, davalı şirket yetkilisinin çeklerin kendisine tesliminden sonra ve müvekkilinin cep telefonuna gönderdiği ve telefon ile ilettiği ısrarlı talepleri neticesinde sözleşme hazırladığını ve davacı müvekkiline imzalaması için getirdiğini, Ancak bahsi geçen sözleşme tarafların aralarında anlaştığı bedel değil çok yüksek bir bedel üzerinden hazırlandığı için müvekkilince kabul edilmediğini, inşaatın beton döküm aşamasında ilk betondan sonra taraflar arasında anlaşma olmasına ve tarafımıza hiçbir yazılı bildirim ve sözlü ya da yazılı uyarı yapılmamasına rağmen anlaşmaya ve taraflarınca yapılan ödemeye aykırı şekilde ve yüksek fatura tanzim edilerek taraflarına gönderildiğini ve taraflarınca elektronik ortamda işbu faturaya itiraz edildiğini, taraflarınca işbu faturaya itiraz sonrası keşideci müvekkilinin yüklenici sıfatıyla hareket ettiği inşaata taraflarına bildirim yapılmaksızın beton dökümünün durdurulduğunu, konuyla ilgili durumun düzeltilmesine ilişkin olarak davalı yana 02/11/2022 tarihinde Karşıyaka ...Noterliği'nden ... yevmiye nolu ihtar çekilmiş ancak davalı yanca işbu ihtara cevap verilmediğini, beton döküm aşamasında olan müvekkilinin inşaatının bu sebeple durduğunu, inşaatın devamı için ikame alım yapılmak zorunda kalındığını ve gecikme sebebiyle işçilik ve vb müvekkilinin zarara uğradığını, davalı yanın kendisine bütün bina (600 metreküp) beton bedeli ödenmiş olmasına rağmen taraflar arasında akdedilmiş sözleşmeye uymayarak müvekkiline yazılı ve sözlü bildirim yapmaksızın ve haber vermeksizin bedelde artış yaptığını ve bu doğrultuda fatura düzenleyerek taraflarına gönderildiğini, davalı yanca hem yapılan ödeme karşılığı olarak eksik beton döküldüğünü hem de tüm bina betonu anlaşılmasına rağmen bina tamamlanmadığını, davalının kendisine ödenen 600 m3 beton karşılığından daha azını daha pahalıya döktüğünü ve taraflarına yine yüksek bedelli bir fatura düzenleyerek gönderdiğini, işbu faturaya itiraz üzerine beton dökümünün durduğunu, akabinde müvekkilinin inşaatının durduğunu ancak işçilere ödeme yapılmaya devam edildiğini, diğer yandan inşaatın devam edebilmesi için ikame alım yapıldığını, bu sebeple dökülen betona biçilen fiyat farkı bedeli 84.108,60-TL’nin ticari faizi ve ÜFE farkı ile birlikte ve aynı zamnda dökülmeyen ve bakiye kalan beton bedeli olan 16.485,08-TL’nin ödeme tarihinden başlayacak ticari faizi ve ÜFE farkı ile birlikte, bununla birlikte betonun dökülmemiş oması sebebiyle ikame alım yapılmış olup bu sebeple müvekkilin dışarıdan aldığı ve fazladan ödediği beton bedelinin ve müvekkilin inşaatın durması sebebiyle uğradığı zararın tazminini talep zorunluluğu doğduğunu, fazlaya ve faize ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dökülmeyen beton bedeli olarak şimdilik 2.500-TL'nin ödeme tarihinden başlayacak ticari faizi ve ÜFE farkı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ve faize ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla fiyat farkı bedeli olarak şimdilik 2.500-TL'nin ticari faizi ve ÜFE farkı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ve faize ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ikame alım sebebiyle müvekkilin uğradığı zarara ilişkin olarak şimdilik 2.500-TL'nın ticari faizi ve ÜFE farkı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Fazlaya ve faize ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla müvekkilin inşaatın durması ve gecikmesi sebebiyle uğradığı zarara (işçilik maliyetinin) ilişkin şimdilik 1.500-TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, geçen süre içerisinde ticari faizin enflasyon karşısında çok düşük kalması ve paranın yaşadığı değer kaybı sebebiyle doğan zarara ilişkin olarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000-TL munzam zararın davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Taraflar arasında çek teslimi sırasında ürünün miktarı ve birim fiyatı üzerinde bir anlaşma bulunmadığını, dosyaya sunulan çek teslim bordrosunun üzerinde kalemle ile yapılan çıkıntı ve eklemelerin müvekkili tarafından yapılmamış olup bu çıkıntıları kabul etmediklerini, taraflar arasında bir ticari ilişki ve cari hesap düzeni mevcut olup davacıdan alınan çeklerin kayıtlara işlendiğini ve betonun fiili sevk tarihindeki piyasa koşullarından iskonto yapılarak davacıya ürün teslim edildiğini, sevk tarihindeki cari fiyatlar üzerinden iskontolu şekilde fatura kesilmesine rağmen davacının talebi üzerine sevkiyatın bir noktada durdurulduğunu ve ihtarnamenin tebliğ alınması üzerine cari hesap bakiyesi dava açılmadan önce davacıya iade edildiğini, davacının başka bir hak ve alacağının kalmadığını, Müvekkili şirket ile davacı arasında mal alım satımı sebebiyle cari hesap ilişkisi bulunduğunu, işbu cari hesap ilişkisine istinaden müvekkili şirkete 27.01.2022 tarihinde 2 adet çek verildiğini, Çeklerin; davacının o tarihteki mevcut cari hesap borcunun kapatılması ve İzmir ili Karşıyaka ilçesi Bahçelievler mahallesinde ocak – şubat aylarında başlayacak olan “Kentsel Dönüşüm” şantiyesi için de çalışma niyeti olduğu için teslim edildiğini, çek teslimi sırasında çek teslim bordrosu imzalandığını, ancak üzerine müvekkili şirket tarafından herhangi bir koşul, şart vs. Yazılmadığını, davacı taraf bakiye borcunu da kapsayacak şekilde verdiği 15.03.2022 vade tarihli 50.000-TL bedelli ve 30.04.2022 vade tarihli 200.000-TL bedelli çeke istinaden toplam 250.000,00-TL ödeme yaptığını, ancak Müvekkiline iletildiği kadarı ile müteahhit firma olan davacı ile dava dışı arsa sahipleri arasında yaşanan anlaşmazlık sebebiyle, şantiye planlanan zaman aralığında başlayamadığını, bu süreçte müvekkilinin son derece iyi niyetli şekilde davrandığını ve davacıya mümkün olan tüm kolaylıklar sunulduğunu, ilk olarak şantiyenin öngörülen zaman aralığında başlamaması üzerine, davacı taraf ile iletişime geçilerek vadesinden önce çeklerin iade edilebileceği veya ödenmesi halinde nakit olarak iade edilebileceği defaatle bildirildiğini, ancak davacı tarafın bunu kabul etmediğini, ürünlerin zamanı gelince sevkini talep edeceğini belirttiğini, ancak inşaatın eylül – ekim aylarında başlayabildiğini, sevk talebi geldiği için Eylül – Ekim 2022 tarihleri arasında toplamda 271 m3 beton dökümü gerçeleştirildiğini ve davacıya toplam 208.451,72-TL ürün bedeli fatura edildiğini, davacının önden ödemesini yaptığı ve müvekkili ile uzun yıllardır birlikte çalıştığı için piyasa fiyatından indirim yapıldığını; indirimsiz satış fiyatı 800 TL + 50 TL pompa bedeli + KDV iken eylül ayında 621 TL + 50 TL pompa bedeli + KDV ve davacının ekstra indirim talebi üzerine ekim ayında 600 TL + 50 TL pompa bedeli + KDV olarak davacıya fatura edildiğini, ancak davacı tarafça keşide edilen 02.11.2022 tarihli ihtarnamenin üzerine döküm işinin durdurulduğunu, davacı tarafın işbu ihtarnamede, faturaların iptalini ve bundan sonra düzenlenecek faturaların taleplerine uygun şekilde düzenlenmesini aksi halde kabul etmeyeceklerinin bildirildiğini, döküm işinin durdurulduğu tarih itibariyle, davacının müvekkilde kalan 16.485,08-TL'lik bakiyesi için iade süreci başlatılmış ve bu tutar 05.12.2022 tarihinde davacıya iade edildiğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Ticari defter ve kayıtlar, çek kayıtları, bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 02/04/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Sayın Mahkemenin görevlendirmesi kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler ile;
3.1)- Davacı ... Çimento Tic. A.Ş.’nin incelenen 2019-2020-2021-2022 takvim yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu,
3.2)- Davacı ... Çimento Tic. A.Ş.’nin incelenen ticari defter ve belgelerinde; Davalı...Sistem İnş. Tic. Ltd. Şti. 120 Hesap Kodu ile Alıcılar hesabında hareket gördüğü, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu, dava tarihi itibariyle herhangi bir borç ve alacak bakiyesi bulunmadığı, taraflar arasında sabit fiyat bağlantılı peşin satış kaydına rastlanılmadığı ve bu hususta herhangi bir sözleşmenin mevcut bulunmadığı, dava konusu ön ödemeli satışta faturanın teslim tarihindeki fiyatlar üzerinden faturalandırıldığı,
3.3)- Yüksek döviz kuru ve enflasyonist ekonomi ortamında maliyetlerin ve dolayısıyla fiyatların sürekli artış eğiliminde olacağı hususu en temel iktisadi parametre olup değerlendirmenin sayın mahkemenin takdirlerinde olduğu,
Yönündeki görüşlerimiz;
Hukuki durum ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere iş bu Bilirkişi Raporu, dosyası ile birlikte saygıyla arz olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi heyetinden alınan 07/12/2024 tarihli rapora göre; "...
Davacı Ticari Defterlerinin Tasdikine İlişkin Yapılan İncelemede;
İncelemeye sunulan 2019-2020-2021-2022 yıllarına ait ticari defterlerin 213 sayılı VUK. 221. ve 222.maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK’nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı değerlendirmesinin takdiri Sayın Mahkeme'nizde olmak üzere; 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca yapılması gereken kapanış tasdikinin 2019-2020-2021-2022 yılı yevmiye defterleri için süresinde yaptırıldığı
Davacı ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede;
2019 yılında davalının davacıya 656,67 TL tutarında fatura düzenlediği, bu tutarın ödendiği,
2020 yılında davalının davacıya 30.000,91 TL tutarında fatura düzenlediği, bu tutarın davacı tarafça ödendiği,
2021 yılında faturalaşma olmadığı,
2022 yılında davacının davalıya 231.154,92 TL tutarında fatura düzenlediği, davalının 250.000,00 TL tutarında çek ciroladığı, bu ödemeden sonra davacının davalıdan 18.845,08 TL tutarında alacaklı duruma geçtiği, davacının davalıya 28.11.2022 tarih ... nolu “FİYAT FARKI” açıklamalı 84.108,00 TL tutarında fatura düzenlediği, bu fatura sonrasında davacının davalıdan 102.953,08 TL tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Davacının 2020 yılındaki kayıtlarında “peşin” alım yaptığı, şöyle ki her bir fatura bedeline karşılık her bir fatura tutarı kadar ayrı ayrı nakit ödeme kayıtlarının olduğu, fatura ve ödeme kayıtlarının birebir aynı tarihlerde bulunduğu ve peşin satış şeklinde çalışıldığı,
2022 yılında davacının davalıya toplamı 250.000,00 TL tutarında iki adet çek verdiği, ve bu çekler ile davalıdan alacaklı duruma geçtiği, çeklerin verilme tarihi sonrası davalının düzenlediği faturalar ile alacağın sıfırlandığı, ödemenin fatura öncesinde yapılmış olması nedeniyle tarafların açık hesap şeklinde çalışmadığı, peşin satış şeklinde çalıştığı tespit edilmiştir.
Taraf Ticari Defterlerindeki Farkın İncelenmesi
2022 yılında davalının davacıya düzenlediği 01.11.2022 tarihli ... nolu faturanın davacı ticari defterlerinde 28.320,00 TL tutarında davalı ticari defterlerinde ise 30.680,00 TL tutarında kayıtlı olduğu, bu fatura kaydı sonrasında taraf defterleri arasında 2.360,00 TL bakiye farkı oluştuğu, davacı defterlerinde 18.845,08 TL davalıdan alacaklı iken davalı defterlerinde 16.485,08 TL davacıya borçlu göründüğü, davalının ticari defterlerinde 05.12.2022 tarihli “BAKİYE İADE” açıklamalı 16.485,08 TL tutarındaki kayıt ile davacıya olan borcun sıfırlandığı ancak bu kaydın davacı ticari defterlerinde yer almadığı, (DAVA DİLEKÇESİNDE BAKİYE BETON ALACAK BEDELİ 16.485,08 TL OLARAK BEYAN EDİLDİĞİNDEN DAVACI KAYITLARINDA FATURANIN SEHVEN 2.360,00 TL EKSİK BEDELLE KAYDEDİLMİŞ OLABİLECEĞİ)
Davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan 28.11.2022 tarih ... nolu “FİYAT FARKI” açıklamalı 84.108,00 TL tutarındaki faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı (dosya kapsamında bulunan davalı defterlerinin incelendiği Bilirkişi Raporundan tespit edilmiştir)
Yukarıdaki iki maddede açıklanan fark nedeniyle davacı defterlerinde 102.953,08 TL tutarında bakiye alacak oluştuğu tespit edilmiştir.
Teknik Açıdan Sonuç:
1-) Şayet Sayın Mahkemenizce davacı tarafından davalıya yapılan ödemenin sabit fiyat garantili peşin ödeme olarak kabulü halinde;
1.1-) Davalı tarafından Eylül ve Ekim aylarında teslim edilen toplam 271 m3 betonun 417,72-TL/m3 birim fiyatı üzerinden toplamda 113.202,12-TL olarak faturalandırılması gerekirken toplam 208.451,72-TL olarak faturalanmış olması nedeniyle davalının davacıdan (208.451,72 – 113.202,12 =) 95.249,60-TL tutarında fazla tahsilat yaptığı ortaya çıkmaktadır.
1.2-) Ayrıca, davacı her ne kadar teslim edilmeyen 267,49 m3 beton için yaptığı ikame alım için 84.108,60-TL fiyat farkı bedeli ödediğini beyan etmekte ve buna ilişkin herhangi bir belge sunulmamış isede bu beyana göre hesaplama yaptığımızda davacının ikame alımda 1 m3 ödediği toplam birim fiyat (417,72+314,44=) 732,16-TL/m3 olduğu anlaşılmakta olup bu tutarın piyasa rayiçlerine uygun olduğu tespit edilmiştir.
1.3-) Davacı dökülmeyen beton bedeli olan 16.485,08-TL’nin ödeme tarihinden başlayacak ticari faizi ve ÜFE farkı ile birlikte ödenmesini talep etmekte olup bu husus uzmanlık alanımda olmamakla beraber bu tutara karşılık gelen beton miktarının dışarıdan daha fazlaya alınmış olması nedeniyle fazladan ödemek zorunda kaldığını iddia ettiği zarar hesabı hemen üstteki 1.2 hesabının içerisinde yer almaktadır.
1.4-) Davacı, davalının bildirimsiz olarak beton sevkini durdurması nedeniyle inşaatın durduğu ama buna rağmen işçilik ödemelerini yapmaya devam ettiğini ve gecikme sebebiyle zarara uğradığını beyan etmekte ise de buna ilişkin herhangi bir somut bilgi veya belge sunulmamış olduğundan bu hususta değerlendirme yapılamamıştır.
2-) Şayet Sayın Mahkemenizce davalının savunmasında olduğu gibi yani çeklerin düzenlendiği tarihte beton birim fiyatın kararlaştırılmadığı, piyasa koşulları gereği ancak cari fiyatlar üzerinden ürün teslim edilebileceğinin kabulü halinde de;
Piyasa rayiçlerinden daha düşük olduğu tarafımdan tespit edilmiş olan ve davacının ikame beton için ödediği 732,16-TL/m3 birim fiyatı dikkate aldığımızda, davacıya teslim edilmiş olan 271 m3 betonun 10.036,36-TL daha pahalıya faturalandırılmış olduğu ortaya çıkmaktadır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi heyetinden alınan 09/04/2025 tarihli rapora göre; "..Sayın Mahkemenizce tevdi edilen görevlendirme çerçevesinde davalı vekilinin 08/01/2025 tarihli beyan dilekçesi ekinde gönderilen ve davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturaları ve sevk irsaliyelerini incelediğimizde her bir faturanın betonun fiili sevk tarihinde düzenlendiği görülmektedir.
Taraflar arasında en yoğun alış veriş yaşandığı 2020 yılı içerisinde düzenlenen faturalarda aynı sınıftaki betonlar için farklı fiyatların uygulandığı görülmektedir.
Örneğin, C25/30 betonunun birim fiyatı 24/07/2020 tarihinde 141-TL/m3’den faturalanmışken 1,5 ay sonra 15/09/2020 tarihinde 145-TL/m3 üzerinden faturalanmıştır. Aynı şekilde C 30/37 visko sınıfı beton birim fiyatı 20-24/07/2020 tarihlerinde 165-TL/m3’den faturalanmışken 04/08/2020 tarihinde 170-TL/m3 üzerinden faturalanmıştır.
Bu örneklerden anlaşılacağı üzere taraflar arasında dava konusu uyuşmazlığın yaşandığı 2022 yılı öncesinde sabit rayiç fiyat üzerinden alış veriş bulunmamaktadır.
Ayrıca davacının 2020 yılı ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede de davacının her bir beton sevki için peşin alım yaptığı, yani her bir fatura bedeline karşılık ayrı ayrı nakit ödeme kayıtlarının olduğu, fatura ve ödeme kayıtlarının birebir aynı tarihlerde bulunduğu ve dolayısıyla taraflar arasında sabit fiyatlı satışa dair ticari teamül bulunmadığı anlaşılmaktadır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, satış sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı şirket tarafından keşide edilen ve bedelleri ödenen 15/03/2022 tarihli 50.000,00-TL bedelli çek ve 30/04/2022 tarihli 200.000,00-TL bedelli çekin C30 cinsi 600,00M3 betonun peşin ödemeli satış bedeline istinaden verildiği ancak teslim zamanı geldiğinde davalı tarafça fark ücret talep edilerek davacının zarara uğratıldığı ileri sürülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında çek teslimi sırasında bir ürün miktarı ve birim fiyatı üzerinde anlaşma yapılmadığını, çek teslim bordrosunun üzerinde kalem yapılan çıkıntı ve eklemelerin davalı tarafça yapılmadığını, taraflar arasında cari hesap şeklinde yürütülen bir ticari ilişki bulunduğunu ve betonun sevk edildiği tarihteki fiyatlar üzerinden iskontolu olarak ürün teslim edildiğini, ürün sevkiyatının davacının talep ve ihtarı üzerine durdurularak hesap bakiyesinin davacıya iade edildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
3-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı şirket ile davalı şirket arasında sabit fiyatlı beton satış sözleşmesi bulunup bulunmadığı noktasında toplanmıştır.
Davalı tarafça 27/01/2022 tarihli çek teslim bordrosunda davalı şirket adına atılan imza inkar edilmemekle birlikte imzanın üzerinde yer alan "bağlantı bedeli" kapsamındaki yazının sonradan metne eklendiği savunulmuştur.
Yazı içeriğinin incelenmesinde "...Ataşehir ve B.Evler ... beton bağlantı bedeli" ibaresinin yer aldığı, yazının sağ altında ise davalı şirket çalışanı olduğu anlaşılan Doğan Babacan tarafından "27/01/2022 Çekleri Teslim Aldım (... AŞ adına)" şeklinde yazı bulunduğu ve altının imzalandığı görülmüştür.
Davacı tarafça bağlantı bedeli şerhinin davalı şirket yetkilisi veya çalışanı eli ürünü olduğu ileri sürülmemekle birlikte çeklerin hemen altında yer alan bağlantı bedeli şerhinin davalı şirket çalışanına ait imzada kullanılan kalemden farklı bir kalemle yazıldığı, yazı tipografisi itibariyle çek keşidecisinin yazısında yer alan harf karakterleriyle birebir örtülen bir yazı tarzıyla bu ibarenin yazıldığı dikkate alındığında bağlantı bedeli şerhinin davacı şirket yetkilisi/çek keşidecisi tarafından metne yazıldığı anlaşılmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 233. Maddesi "Satış bedelinin belirlenmesi" başlığı altında "Alıcı, satış bedelini belirtmeksizin, malı alacağını kesin olarak bildirmişse satış, ifa yeri ve zamanındaki ortalama piyasa fiyatı üzerinden yapılmış sayılır.
Satış bedeli, satılanın ağırlığına göre hesaplanıyorsa, darası indirilir.
Bazı ticari malların satışında, daralı ağırlıktan miktar olarak ya da yüzde hesabıyla bir indirim yapılmasına veya bedelin, daralı ağırlık üzerinden belirlenmesine ilişkin ticari teamüller saklıdır."
Şeklinde düzenlenmiştir.
Yasal düzenleme uyarınca alıcının satış bedeli belirtmeksizin gerçekleştirdiği alım taahhütlerinde satış bedeli ifa tarihinde ve yerindeki rayiç fiyatlara göre yapılmış sayılacaktır. Taraflarca bu hususun sözleşmeyle aksinin kararlaştırılması mümkün olup buna ilişkin iddianın mevcut olması halinde ispat külfeti iddiayı ileri süren davacı alıcı üzerindedir.
Davacı tarafça her ne kadar sabit fiyat üzerinden beton satışı gerçekleştirildiği ileri sürülmüş ise de çek teslim bordrosu üzerinde davalı şirket adına çalışanı tarafından atılan imza üzerinde açıkça "çekleri teslim aldım" şeklinde kayıt düşülerek imza atılmış olduğu, bu hususun atılan imzanın bir sabit fiyat garantisi verilmesinden ziyade davacı şirketten çekleri teslim almaya yönelik olarak atıldığı izlenimi uyandırdığı, kaldı ki Ticaret Sicili kayıtlarına göre ... adlı kişinin davalı şirketi temsile yetkili kimselerden olmadığı, şirket çalışanı olarak kendisine verilen yetki ve görev çerçevesinde fiyat teklifinde bulunabileceği veya belirli taahütlerde bulunabileceği ancak bunun için öncelikle davacı şirket ile davalı şirket arasında şirket çalışanının bu yönde yetkili olduğu izlenimini uyandıracak ölçüde bir ticari teamül veya beklenti bulunması gerektiği, oysa mahkememizce gerçekleştirilen ticari defter incelemelerinde davacı şirket ile davalı şirket arasında uyuşmazlık konusu satış sözleşmesinden önceki alım-satımlarda hiçbir zaman peşin/sabit ödemeli beton satışı gerçekleştirilmediğinin, satışların sevk tarihindeki fiyatlar üzerinden gerçekleştirildiğinin tespit edildiği, bir an için davalı şirket çalışanının beton bağlantı şerhi bulunan yazıyı kabul maksadıyla imza attığı kabul edilmiş olsa dahi beton bağlantı bedeli ibaresinin tek başına fiili sevk tarihine bakılmaksızın beton fiyatının sabitlendiği anlamının çıkartılamayacağı, zira yazının içeriği, yalnızca davalı şirket çalışanı tarafından çek teslimine ilişkin atılan imzanın üzerinde bir açıklama ibaresi şeklinde kaleme alınmış olması ve taraflar arasında daha önce bu tür bir ticari teamül oluşmamış olduğu hususları dikkate alındığında davacı şirketin TBK'nın 233.maddesinde düzenlenen hüküm doğrultusunda satış bedeli belirtmeksizin ürün alımı taahhüdünde bulunduğu ve buna ilişkin olarak çeklerle peşin ödeme gerçekleştirdiğinin kabulü gerektiği değerlendirilmiştir.
4-Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere, davacı tarafça dayanılan çek teslim bordrosunun sabit fiyat üzerinden beton satışı yapıldığını ispata elverişli ve yeterli olmadığı, taraflar arasında bu yönde bir ticari teamül de bulunmadığı, TBK 233.maddesi uyarınca alıcının belirli bir satış fiyatı göstermeksizin gerçekleştirdiği alım taahhütlerinde teslim tarihindeki piyasa rayiçlerine göre fiyat belirlenmesinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı gözetilerek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın peşin olarak alınan 269,85-TL harçtan mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
6-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/05/2025
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır