T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2023/959 Esas
KARAR NO : 2025/703
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/11/2023
KARAR TARİHİ : 17/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Tekstil işi yapan davacı şirketin, davalı şirket ile aralarındaki anlaşma gereği davalı şirkete ürün/mal satışı ve teslimi yapmış olduğunu, Davacı şirketin 22/06/2023 tarih ...lu 13.167,36-TL, 23/06/2023 tarih ... fatura nolu 154.591,448-TL, 14/07/2023 tarih MYN... fatura nolu 10.083,15-TL bedelli faturaları keşide etmiş ve Whatsapp üzerinden göndermiş olduğunu, Davalı şirketin sözleşme ve faturalara dayalı davacı şirket hakedişlerinin belli bir kısmını ödemiş olduğunu fakat bakiye borcun ödenmemiş olduğunu, Davacı şirket tarafından kalan cari hesap alacağı olan 118.841,99-TL için Çeşme İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlatılmış olduğunu, Davalı şirketin 31/10/2023 tarihli dilekçesi ile itiraz ederek, icra takibini haksız olarak durdurmuş olduğunu, Yukarıda açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, alacaklarına yeter miktarda borçlu şirketin menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, davalının Çeşme İcra Müdürlü in... Esas sayılı dosyasına yaptığı asıl alacak ile tüm ferilere ilişkin itirazların iptali ile takibin devamına, borçlunun kötü niyeti sabit olduğundan alacağın % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin davacı yana karşı herhangi bir sorumluluğu ve borcunun bulunmamış olduğunu,
davayı ve borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte, davaya karşı zamanaşımı ve hak
düşürücü süre itirazında bulunmakta olduğunu,
yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle usul ve yasaya aykırı davanın reddine, yargılama
giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:
> Dava İİK 67. Maddesi uyarınca açılmış İtirazın İptali Davasıdır.
> Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Çeşme İcra Dairesi'ni...Esas sayılı takip dosyasına dayanak yapılan açık hesap ilişkisinde (dava dilekçesinde her ne kadar cari hesap olarak adlandırmış ise de dosyaya sunulmuş bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından ilişki açık hesap olarak nitelendirilmiştir) davacının takip miktarınca alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
> Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir.
Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır.
> Davalı tarafça Hak Düşürücü Süre yönünden itirazda bulunulduğu görülmüş ise de; Ödeme emrinde belirtilen borca karşı yapılan itirazın 31.10.2023 tarihinde yapıldığı, itiraza ilişkin dilekçesinin alacaklıya tebliğe çıkarıldığına dair takip dosyası kapsamında her hangi bir belge, bilgi veya tebliğ mazbatasının bulunmadığı, ancak mahkememizde görülmekte olan işbu itirazın iptali davasının 20.11.2023 tarihinde açılmış olduğu ve her halukarda İcra İflas Kanunu md. 67'de öngörülen 1 yıllık süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmaktadır.
> Davalı tarafça ileri sürülen Zamanaşımı Def'i incelendiğinde; taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi TBK'nun 207 vd. maddelerinde düzenlenen satım sözleşmesine yönelik olduğundan ve satım sözleşmeleri için ayrıca bir zamanaşımı süresi kanunda düzenlenmediğinden eldeki davanın TBK'nun 146. maddesi gereği 10 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmekle zamanaşımı define itibar edilmemiştir.
> Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir.
> Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır:
"1- Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2- Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
3- İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
4- Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
5- Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."
Madde metninde de açıklandığı üzere ticari defterlerin bir tarafın kendi lehine delil olarak kabul edilmesi için öncelikle usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırılmış olması gerekmektedir. Bunun yanında ticari ilişkinin karşı tarafının aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterindeki kayıtların bu deftere aykırı olmaması veya karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
> Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır.
> Mahkememizce talimat mahkemesine aldırılan 05/09/2024 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; "Davacı ...TEKSTİL SAN. ve TİC. LTD. ŞTİ ve davalı... RESTAURANT TURİZM A.Ş. 2023 yılında ticaret yaptıkları görülmüş olup bu ticarete istinaden kesilen faturalar 3 (üç) adet ve ödemeleri gösteren muavin dökümü dava dosyasında mevcuttur. 3 (üç adet fatura dökümü aşağıdaki şekildedir; 22/06/2023 tarih -MYN...NOLU 13.167,36 TL 23/06/2023 tarih -MYN...NOLU 154.591,48 TL 14/07/2023 tarih -MYN... NOLU 10.083,15-TL olmak üzere kayıtlara alındığı görülmüştür. Toplam 177.841,99 TL alacağa karşılık davalı tarafından 29/08/2023 tarihli 59.000 TL ödeme yapılmıştır. Banka aracılığı ile yapılan ödemenin davalının bakiyesinden düşüldüğü ve kalan bakiyenin 118.841,99-TL olduğu teyit edilmiştir.
Takdir Mahkemenizde olmak kaydıyla davalı ve davacının arasında tiçari lişkinin olduğ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti'nin 118.841,99-TL alacakl... Restaurant Turizm A.Ş'nin 118.841,99-TL barçlu olduğu kanaatine varılmıştır. Sayın Mahkemenizin bilgilerine saygı ile arz olunur." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
> Mahkememizce aldırılan 12/05/2025 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; "..Davalı... 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış
tasdiklerinin, tasik yerine geçen beratlarının yasal süreler içersinde yapıldığı tespit edilmiş olup,
apor içersinde belirttiğim üzere VUK 64 ve 65. maddelerine aykırılıklar tespit edilmiştir. 2023 y
ılı ticari defterlerinin 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesi’ne göre sahibi lehine delil niteliğinde o
lup olmadığı hususunun Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu,
araflar arasında ticari ilişkinin var olduğu ve 2023 yılında başladığı, davalı yanın ticari
defterlerinde yer alan fatura kayıtlarının dava dosyasında mevcut bulunan BA Formları ile uyumlu olduğu, davacı şirket tarafından takip ve dava konusu yapılan fatura ve fatura
uhteviyatının davalının kabulünde olduğu,
Takip ve dava konusu yapılan fatura bedelleinin davalı yanın ticari defterlerinde nakit olarak
ödenmiş olarak kayıt edildiği tespit edilse de, işbu kayıtların 572 sayılı VUK Genel Tebliğine
uygun olmaması ve bu kayıtlara ait tevsik edici belge sunulmaması nedeni ile kayıtların hatalı
olduğu,
Davalı şirket kayıtlarında yer almasa da davacı yanın kabulünde olan 59.000,00-TL tutarındaki
tahsilat/ödemenin takip ve dava konusu yapılan fatura bedellerinden mahsup edilmesinden
sonra, aksi ispatlanmadıkça, takip ve dava tarihi itibari ile davacı şirketin davalı ...
Restoran A.Ş.’den 118.841,99-TL alacaklı olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
> Cari Hesap Sözleşmesi; her iki tarafın karşılıklı birbirine uygun irade beyanıyla kurulur. TTK m. 89/2; “Bu sözleşme yazılı yapılmadıkça geçerli olmaz." hükmünü haizdir. Cari hesap sözleşmesinin yazılı olarak yapılması bir geçerlilik şartı olup ispat şartı değildir.
Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesine rastlanmamıştır. Taraflar arasında cari hesap benzeri ticari bir münasebet bulunmakta olup bu ticari münasebet Açık Hesap ilişkisidir.
> Açık Hesap İlişkisi; önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıkları bir ticari münasebet türüdür. Taraflar arasındaki bu münasebette davalının ticari defterleri TTK'nın ilgili hükümlerine göre delil niteliğini haizdir.
> Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Çeşme İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı takip dosyasında alacağa dayanak gösterilen faturaların içeriğine bakıldığında taraflar arasındaki ilişkinin Satış Sözleşmesi olduğu, fatura tutarları toplamının 177.841,99-TL olduğu, ancak bu tutardan 59.000,000-TL'nın kendisine ödendiği yönünde davacı tarafın dava dilekçesinde ikrarının bulunduğu, bakiye 118.841,99-TL'nın tahsili amacıyla Çeşme İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı takibin başlatıldığı, davalı/borçlunun borca itirazı nedeniyle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce ihtilafın halli için tarafların ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla uzman bilirkişi görevlendirilmiş ise de Davacı Tarafın ticari defter ve belgelerinin belirlenen gün ve saatte ibraz edilmemiş olması nedeniyle incelenemediği ve bu nedenle davacının ticari defterleri ile ilgili olarak raporda bir irdeleme bulunmadığı görülmüştür. Davalıya ait ticari defterler üzerinde yapılan incelemede ise takibe ve davaya konu 5, 6 ve 10 no'lu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu tespit olunmuştur. Her ne kadar dava konusu yapılan fatura bedellerinin davalı yanın ticari defterlerinde nakit olarak
ödendiğinin kaydedildiği tespit edilmiş ise de, işbu kayıtların 572 sayılı VUK Genel Tebliğine
uygun olmaması ve bu kayıtlara ait tevsik edici belge sunulmaması nedeni ile kayıtların hatalı
olduğu, davalı tarafın fatura bedellerini ödediğine dair her hangi bir delil bulunmadığı görülmekle, davacının dava değerince alacaklı olduğu sabit görülmekle aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu 12.05.2025 tarihli bilirkişi raporu Mahkememizce de benimsenerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE;
Davalının Çeşme İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyasında davalı tarafça yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, TAKİBİN İTİRAZ ÖNCESİ KOŞULLARDA DEVAMINA,
2- İİK madde 67 gereğince hüküm altına alınan alacağın % 20'si oranında hesaplanan 23.768,40-TL İcra İnkar Tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 8.118,09-TL harçtan peşin alınan 1.435,32-TL'nin mahsubu ile bakiye 6.682,77-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
55-Davacı tarafından yatırılan Başvurma Harcı, Peşin Harç ve Vekalet Harcından oluşan toplam 1.435,32-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 6.250,00-TL bilirkişi ücretinin ve 290,00-TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 6.540,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.17/07/2025
Katip...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza