T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/965 Esas
KARAR NO: 2024/558
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/11/2023
KARAR TARİHİ: 13/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil firma, davalıya satmış olduğu mallar karşılığında 20.02.2023 tarihli 152.712,00 TL’lik fatura keserek davalıya teslim etmiştir. Davalının iş bu fatura bedellerini süresinde ödememesi üzerine davalı aleyhine Ödemiş İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosya ile icra takibine başlanmıştır. Davalı tarafça icra takibine haksız olarak itiraz edilmiştir. Borçlu her ne kadar itiraz dilekçesinde herhangi bir borcunun bulunmadığını iddia etmiş ise de, söz konusu icra takibinde yer alan takibe dayanak teşkil eden evraklardan anlaşılacağı üzere borcun varlığı ortadadır. Yasal zorunluluk gereği arabuluculuğa başvurulmuş ancak anlaşma sağlanamamıştır. Ticari defter, faturalar ve diğer kayıtlar üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde davamızın haklılığı ortaya çıkacaktır. Davalı (borçlu) kötü niyetli olarak icra takibine itiraz etmiştir. Bu nedenle borca itirazın iptali ile takibin devamı ve takip talebinin %40’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi için işbu itirazın iptali davasını açmak zarureti hasıl olmuştur. Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; fazlaya ilişkin dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla, davalı yanın icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlu(davalı) aleyhine % 40’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim." şeklinde talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacının alacağı yönünden öncelikle bu alacağı kabul etmemekle birlikte davacının talep ettiği alacak bakımından zamanaşımı definde bulunuyoruz. Davacı yan olarak davalı müvekkil hakkında birden fazla belge ile tek icra takibi açabilecek iken kötüniyetli olarak takibe konu ettiği fatura/belgeler ile ayrı ayrı takip açma cihetine gitmiştir. İş bu takipler Ödemiş İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyaları ile açılmış bulunmaktadır. Davacı yanın icra inkar tazminat talebinin reddi gerekmektedir. Hiç bir suretle alacağı kabul anlamına gelmemekle birlikte, itiraza konu alacak likit olmamakla yargılamayı gerektirmektedir. Yerleşik Yargıtay uygulaması uyarınca alacağın varlığı ve miktarı yargılama sonucu belirleneceği takdire icra inkar tazminatına hükmedilmemesi yönünde hüküm kurulmaktadır. İİK.nun 67/II. maddesi uyarınca itirazın iptali davalarında alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için diğer koşulların varlığının yanında alacağın likit olması da gereklidir. Somut olayda alacağın varlığı ve miktarı yapılan yargılama sonucu bilirkişi incelemesi ile saptanacağından likit değildir. Bu nedenle koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı isteminin reddi gerekmektedir. Sonuç itibarıyle, takibe vaki itirazımının haklı ve hukuka uygun olması karşısında, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine yönelik talebini içeren huzurdaki davanın tümden reddine, aksine davacının haksız ve hukuka aykırı olarak takip yapmış olmasından dolayı davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ederiz. Davacının haksız davasının REDDİNE, kötü niyetli alacaklı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini vekaleten ve saygıyla talep ederiz." şeklinde talepte bulunmuştur.
Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan davacı/satıcının alacağının tahsili için başlattığı icra takibinde ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu Ödemiş İcra Dairesi' nin... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 20/02/2023 tarihli fatura dayanak gösterilerek toplam 156.849,87 TL' nin talep edildiği, ödeme emrinin borçlu/davalıya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Dava, 1 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinin ekinde sunduğu ve takibe dayanak yaptığı faturada yer alan ürünü davalıya teslim ettiğini buna karşılık ödeme almadığını iddia etmekte, davalı vekili davanın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında sözleşmenin bulunmadığını savunmaktadır.
Zamanaşımı defi incelendiğinde, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi TBK' nun 207 vd. Maddelerinde düzenlenen satım sözleşmesine yönelik olduğundan ve satım sözleşmeleri için ayrıca bir zamanaşımı süresi kanunda düzenlenmediğinden eldeki davanın TBK' nun 146. maddesi gereği 10 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmekle zamanaşımı define itibar edilmemiştir.
Davacı satım sözleşmesinde satıcı konumunda bulunduğundan ücret talep edebilmesi için öncelikle faturaya konu ürünü davalı/satın alana teslim ettiğini ispatla yükümlüdür. Bu nedenle mahkememizce taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, Bilirkişiden alınan 21/03/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Mahkemenizin ... Esas no.lu dosyası, davaya konu icra dosyası ve davacı ile davalının vekilleri tarafından bildirilen yerlerde (Tire ve Ödemiş’te) ticari defterler üzerinde yaptığımız incelemeler sonucunda tüm dosya kapsamı ve tarafların ticari defterleri incelenerek takip konusu faturanın taraf defterinde kayıtlı olup olmadığı, davalı tarafça vergi dairesine bildirilip bildirilmediği, davalının davacıya borcu var ise miktarının ve işlemiş faiz tutarının hesaplanması hususlarında gerekli inceleme ve hesaplama yapılmıştır:
1-Takip konusu olan ve davacı ...Tarım Ürünleri Sanayi Tic. Ltd. Şti’ne ait 20/02/2023 tarih, ... no.lu KDV dahil 152.712,00 TL.’lık faturanın her iki tarafın da defterlerinde kayıtlı olduğu,
2- Davalı tarafça söz konusu 152.712,00 TL.’lık tutarın KDV hariç tutarının Bs formu ile vergi dairesine bildirildiği,
3- Davalı S.S.... Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi davacıya KDV dahil 152.712,00 TL.’lık borcu olduğu ve işlemiş faiz tutarının 4.137,80 TL olduğu, kanaat ve sonucuna varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Somut olayda, satım sözleşmesi kapsamında davacı/satıcı tarafından takibe dayanak yapılan 152.712,00 TL bedelli faturanın düzenlendiği ve faturanın taraf ticari defterlerine kaydedildiği bu hali ile faturaya konu ürünün davacının iddiası doğrultusunda HMK' nun 222. Maddesi gereği kesin delil ile davalı/satın alana teslim edildiği sabittir. Teslim edilen ürünlere karşılık artık davalı/satın alanın bedel ödeme borcu doğduğundan davalının ödeme yaptığını miktar itibari kesin deliller ile ispat etmesi gerecektir. Taraf ticari defterlerini inceleyen bilirkişi raporunda ödemeye yönelik bir tespitin yer almadığı görülmekle teslim edilen ürünlere karşılık davacının fatura bedeli yönünden alacağının bulunduğu kanaatine varılarak asıl alacak üzerinden davanın kabulüne, TBK' nun 117. Maddesi gereği borçluya gönderilmiş ihtarat bulunmadığından ve TTK' nın 1530. maddesi uyarınca faizde talep edilmediğinden faiz isteminin reddine, takip faturaya dayandığından alacak likit olarak değerlendirilmiş ve davacı lehine tazminata hükmedilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Davalı taraf tazminat talep etmiş ise de davacının faiz yönünden kötü niyetli olarak takip başlattığı ispat edilemediğinden davalının tazminat talebi reddedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı/borçlunun Ödemiş İcra Müdürlüğü' nün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN iptali ile takibin ASIL ALACAK ÜZERİNDEN devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davalının sorumlu olduğu 152.712,00 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 30.542,40.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalının tazminat talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE,
4-Alınması gereken 10.431,75 TL karar ve ilam harcının yatan 1.894,36 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 8.537,39 TL' nin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 1.894,36 TL ve 269,85 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 177,00 TL posta ve diğer giderler ile 4.500,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 4.677,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 4.553,61 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 24.433,92 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 4.137,87 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
9-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin her iki tarafta oturuma katıldığından kabul red oranı nazara alınarak 82,31 TL' sinin davacıdan, bakiye kalan 3.037,69 TL' nin ise davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
10-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/06/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır