T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/97 Esas
KARAR NO : 2025/956
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/02/2023
KARAR TARİHİ : 23/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; "05.01.2022 tarihinde ...adına kayıtlı olan ve sürücü... sevk ve idaresinde bulunan... Plakalı aracı ile Kemalpaşa Caddesini takiben Altındağ Otogar istikametine doğru seyir halinde iken ... Mezarlığı önüne geldiği esnada, tek şeritli yolda devamlı yol çizgisi var iken yani öndeki aracı geçmemesi gerekirken ve bu durumu hiçe sayarak öndeki en az 3 aracı geçmek sureti ile minibüsten inen müvekkil ...' a sert bir biçimde çarpmış, müvekkilin yaralanmasına sebebiyet vererek yaralanmalı trafik kazasına sebebiyet vermiştir. Olay günü müvekkil yaşadığı olayın şokunu dahi atlamamış iken aynı gün davalı...'dan şikayetçi olmadığını beyan etse de tedavisinden sonra aradan sadece 6 gün geçmesine rağmen ek ifade vererek şikayetçi olduğunu beyan etmiş bu husus dikkate alınmayarak davalı... hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 19/07/2022 tarih... soruşturma ve ... karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Tarafımızca da bu karara itiraz edilmiş itirazımız da İzmir... Sulh Ceza Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı kararı ile reddedilmiştir. Dolayısı ile herhangi bir ceza davası görülmeden, olay yerinde alanında uzman kişilerce keşif ve inceleme yapılmadan, gerçek kusur tespit edilmeden salt kusur oranı müvekkile verilmek suredi ile müvekkil mağdur edilmiştir. Her ne kadar kaza tespit tutanağında müvekkile kusur isnat edilmeye çalışılmışsa da, kural ihlalleri karşılaştırıldığında müvekkilin suçsuz olduğu, davalı...'nun tam kusurlu olduğu keşif bilirkişi tanıklar ve video kayıtları ile ispat edilecektir. Kaza esnasını gösteren video kaydı incelendiğinde davalı...'nun tek şeritli yolda iken önündeki en az 3 aracı sollamak sureti ile karşıdan karşıya geçen müvekkile çarptığı görülecektir. Hal böyle iken trafik tutanağı tanzim edilen görevlilerin nasıl tüm kusuru müvekkile vermesini anlayabilmiş değiliz.Bu hususlar değerlendirildiğinde, davalı sürücü..., tek yönlü ve sollamanın yasak olduğu yolda önündeki en az 3 aracı (araçların da minibüs ve otomobil olduğu ve uzunluğu değerlendirildiğinde) geçmek sureti ile yaya olan müvekkile çarparak hem trafik kurallarını ihlal etmiş hem de müvekkili yaralamıştır. Davalı sigorta şirketine hasar ihbar tarihi : 03.06.2022 davalının e-posta adresine müvekkilin geçirdiği trafik kazasına ilişkin evraklar tazminat talebi konulu ihtarname ve ilgili belgeler gönderilmiştir. İşbu trafik kazasında ağır şekilde yaralanan ve geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kalan ve tedavi giderleri ödemek zorunda kalan müvekkil, günlük ihtiyaçlarını dahi tek başına yerine getiremez ve öz bakımını dahi karşılayamaz hale gelmiştir. Müvekkil tekstil firmasında hem ayakta hem makinada çalışan bir işçidir. Müvekkilin kaza sırasındaki aylık geliri asgari ücrettir. Kazaya ilişkin yaptığı ve halen yapacağı tüm masraflar da sunulacaktır. Müvekkil bu kazadan sonra sadece ilk ameliyatı için bile bir sürü masraf ederek... Hastanesinde ameliyat olmuş ve yaklaşık her ay masraf yapmak sureti ile muayeneye gitmek durumundadır. Müvekkil ayağından defalarca kez ameliyat olmak zorunda kalmış, platinle yaşamaya mahkum edilmiştir. Bunun sonucunda müvekkil 2 ay çalışamamış, ayağında ömür boyu kalacak platinlerle ağrılı şekilde yaşamaya devam etmiştir. Daha sonra ise platinleri ayağına uymadığından platinleri çıkarttırmak zorunda kalmıştır. Bu süreçte müvekkil çalışamamıştır. Müvekkil kazadan önce gayet sağlıklı ve çalışan biri iken, yaşadığı travma nedeniyle iş ve ev hayatı sekteye uğramış bedensel ve psikolojik ciddi bir travmaya maruz kalmıştır. Bilindiği üzere, müvekkil hayatının geri kalanında her ne kadar ameliyat olduktan sonra işe geri dönse de çok fazla çalışamamış bu sebeple tekrar tekrar ameliyat olmak zorunda kalmıştır. Müvekkil halen daha ağrılı bir süreç geçirmektedir. Kaza tarihinden itibaren 1 yıl geçmesine rağmen müvekkilin hayat kalitesi çok düşmüştür. Davalının sebep olduğu yaralanma yüzünden diğer bireylere nazaran daha fazla acı ve efor sarf edecektir. bu kaza sebebiyle bedensel olarak önem arz eden mesleğini belki de yapamayacaktır. Hatta 2 ay raporlu olduğu süreçten sonra dahi kontrollerinde doktorlar ayakta iş yapmaması gerektiğini beyan etmişlerdir. Hangi işte çalışırsa da çalışsın iş göremezlik derecesi oranında fazla efor sarf edecektir ki, bunun da maddi tazminat hesabında dikkate alınması zorunludur. Bu nedenle maddi tazminat hesabında meslek odalarından da TÜİK'ten de emsal kazanç araştırması yapılmasını talep ederiz. Bu hastanelere müzekkere yazılarak müvekkilin kaza tarihi 05.01.2022'den bugüne gördüğü tüm tedavi kayıtlarının celbini talep ederiz. Haksız fiil sonrası tedavi sebebiyle yapılan ve devlet tarafından karşılanmayan harcamalar da maddi açıdan müvekkilin sarsılmasına neden olmuştur. Müvekkilin tedavisinde karşılanmayan tedavi, muayene, pansuman ve fizik tedavi masrafları, özellikle defalarca hastaneye muayene ve fizik tedavi için gidiş geliş yol ücretleri, pansuman, bakım/bakıcı masrafları gibi maddi zararlardan da davalılar sorumludur. Ayrıca, müvekkilin bakıma muhtaç olduğu dönemde müvekkile aile fertlerinin bakması davalıları bakıcı ücreti ödeme yükümlülüğünden kurtarmamaktadır. Yargıtay’a göre olay tarihinden itibaren müvekkilin ne süreyle bakıma muhtaç olduğu tespit edilmeli, brüt asgari ücret üzerinden bu süre için bakıcı ücreti hesaplanmalıdır. Müvekkil bu kaza sebebiyle ameliyat geçirmiş, uzun süre hastanede yatmıştır. Aylarca yatağa bağımlı olarak evde yatmak durumunda kalmıştır. Müvekkil kişisel ihtiyaçlarını dahi başkasının yardımı olmadan giderememiş, tedavi süresince müvekkilin, tedavi için uzak mesafedeki hastanelere gitmek için harcadığı tüm yol masraflarından ve yatarak tedavi gördüğünde yapılan masraflardan da davalılar müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. Bilahare verilecek dilekçe ekinde müvekkilin hastane ziyaretleri bilgileri yer almaktadır. Kaza sonrası ilk müdahale Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılmıştır. Kaza tarihinde müvekkile kırıklar nedeni ile ameliyat olması uygun görülmüş müvekkil de... Hastanesinde ameliyat olmuş ve bu ameliyat 3 saat sürmüştür. Müvekkilin kaza sonrası oluşan kemik kırıkları için ayağına platin takılmıştır. Daha sonra platini vücudu kabul etmediği için tekrardan 28.06.2022 tarihinde ameliyat olmuş ve platinler çıkarılmıştır. Müvekkil halen daha ayağının üzerinde bir süre durduğunda ayağı ağrımaktadır. Belki de tekrardan ameliyat olması gerekmektedir. Sağlıklı bir birey olarak başladığı 05.01.2022 günü sonunda vücudunda oluşan parçalı kırık sonucu hareket kabiliyeti kısıtlanmıştır. Müvekkil ilk tedavi sonrası uzun süre yukarıda belirttiğimiz sağlık kuruluşlarında eski sağlığına kavuşmak için tedavi görmüştür. Ancak ne kadar tedavi görse de vücudunda oluşan tüm sakatlıklar yüzünden ömür boyu bu durumla yaşamak zorunda kalacaktır. Müvekkilin maddi zararı için fazlaya dair haklarımız saklı kalmak ve alacak belirli hale geldiğinde artırılmak kaydı ile şimdilik 1000 TL'nin haksız fiil tarihi olan 05.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (...Sigorta‘dan sorumluluk limitleri oranında) karar verilmesini talep etme zorunluluğumuz doğmuştur. Yukarıda izah ettiğimiz ve re’ sen nazara alınacak sebeplerle fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla; davalı...'nun haksız fiili gerçekleştiren kişi olması ve araç sahibi...'in ve davalı ...Katılım Sigorta AŞ’nin de kanuni sorumluluğu olması sebebiyle; müvekkilin maddi zararı için, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak ve alacak belirli hale geldiğinde artırılmak kaydı ile şimdilik 1000 TL' nin haksız fiil tarihi olan 05.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (...Katılım Sigorta AŞ ‘den sorumluluk limitleri oranında) (manevi tazminat talebimiz saklıdır.) dava harç ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara müştereken ve müteselsilen sorumlu olacak şekilde yükletilmesine karar verilmesini müvekkil adına arz ve talep ederim." şeklinde talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde; "Davacı davasını T.C. İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinde açmıştır. Hâlbuki davaya bakmaya müvekkil şirketin yargı çevresinde bulunduğu T.C. İstanbul Anadolu Mahkemeleri yetkilidir. Bu sebeple davanın yetkisizlikten reddi gerekmektedir. Dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacı %100 kusurludur. Sigortalımız araç sürücüsünün kusuru bulunmamakta olup huzurdaki davanın bu sebeple reddi gerekmektedir. İşbu durum kaza tespit tutanağında ve olayın oluş biçimi incelendiğinde açıkça anlaşılmaktadır. Sigortalımız araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kaza tespit tutanağı dikkate alındığında herhangi bir kusuru yoktur. Dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere sigortalımız aracın maluliyete sebebiyet veren kazaya etkisi yoktur. K.T.K 91. ve 95. maddeleri, T.T.K'nın sigortaya ilişkin hükümleri ve yollaması ile bk'nın haksız fiile ilişkin hükümleri ve sigorta genel şartlarının ittifakla ortaya koyduğu üzere, işleten ve sürücüye tereddüp etmeyen bir kusurlu halden sigortacı da sorumlu olmayacaktır. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla sürekli sakatlık tazminatı hesaplaması karayolları zorunlu mali sorumluluk poliçesi genel şartları ve eklerinde yer alan kural ve ilkelere göre gerçekleştirilmelidir. Davacının geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerine dair zararına ilişkin tazminat talepleri tedavi gideri kapsamında olup tedavi gideri talepleri trafik sigortası yeni genel şartları gereği teminat dışıdır. Belirtmek gerekir ki, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasları düzenleyen, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5 maddesinde kapsama giren teminat türleri arasında geçici sakatlık tazminat ve bakıcı giderlerine dair bir düzenleme yer almamaktadır. Söz konusu A.5 maddesinde, kapsama giren teminat türleri kanun koyucu sayma yolu ile belirtilerek kanunun kapsama alanı belirlenirken, kapsama giren teminat türleri arasında geçici iş göremezlik tazminatına yer verilmemiştir. Ayrıca taraflar arasında düzenlenen poliçe ve genel şartlar kapsamında teminat kapsamı dışı haller belirli ve açık olduğundan, müvekkil sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin yükümlülüğü bulunmamaktadır. Bu konuda altını çizmek gerekir ki Karayolları Trafik Kanununun 93. Maddesi '' Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça Tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır.'' hükmüne amirdir. Davacı tarafa SGK tarafından rücuya tabi herhangi bir ödeme veyahut gelir bağlama işleminin yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Davaya konu olayla ilgili S.G.K tarafından herhangi bir ödemenin yapılıp yapılmadığının sorulması gerekmektedir. İş göremezlik nedeniyle davacı tarafa maluliyet aylığı bağlanıp bağlanmadığının, varsa peşin sermaye değer tablosu ile ekli kayıt belge örneklerinin Sayın Mahkemeniz dosyasına ibrazı gerekmektedir. Bu nedenle; trafik kazası sonucu vefat eden, yaralanan ya da malul kalan sigortalının kendisine ya da geride kalan hak sahiplerine S.G.K tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığına veyahut gelir bağlanıp bağlanmadığına ilişkin bilgi ve belgelerin toplanması gerekmektedir. Bilindiği üzere kaza sebebiyle açılan maddi tazminat davaları davacıların S.G.K gelirleri ile karşılanmamış-bakiye maddi zararlarının tatmini ilkesine dayanmaktadır. Muhtemel S.G.K rücu davası sonucunda oluşabilecek mükerrer ödemenin ve sebepsiz zenginleşmenin önlenebilmesi için, kazanın olay tarihinde yürürlükte bulunan S.G.K'ya başvuru yapılıp-yapılmadığı, başvuru sonucu herhangi bir ödeme veyahut gelir bağlanıp bağlanmadığı sorularak, bağlanıp bağlanmadığının bildirilmesi durumunda böyle bir durumun mevcudiyeti durumunda S.G.K'ya başvururak gelir bağlanması hususunda önel verilmesi, şayet bağlanmış ise bağlanan gelirlerin peşin sermaya değerlerinin ve ödenen diğer tazminatların ilgili S.G.K kurumundan sorulması ve öğrenilmesi zaruriyeti bulunmaktadır. Davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla faiz başlangıcı ancak dava tarihi olarak kabul edilebilir ve uygulanması gereken faiz türü yasal faizdir. Davaya konu alacak haksız fiilden kaynaklandığından ve haksız fillerden doğan alacaklara yasal faiz işletildiğinden, davacı ile müvekkil sigorta şirketi arasında herhangi bir ticari iş ilişkisi de bulunmadığından, sigorta poliçesinden kaynaklanan uyuşmazlığa yasal faiz işletilmelidir. Davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla kazaya karışan... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde ekte bir örneğini ibraz ettiğimiz poliçe ile sigortalı olduğunu teyit ederiz. teminatlarımız poliçenin ön yüzünde kayıtlıdır. Müvekkil şirketin sorumluluğu poliçede yazılı limitle sınırlıdır. Yukarıda arz ettiğimiz hususlar açısından; aleyhimize haksız olarak açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden ve sigortalımız araç sürücüsünün kusursuz olması hasebiyle esastan reddini, davacı tarafın delillerinin tarafımıza tebliğini, SGK tarafından davacıya bağlanan gelirlerin tespitini, maluliyet oranının tespiti açısından adli tıp kurumundan rapor alınmasını, davacının davasının ispatı halinde; müvekkil şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini..." şeklinde talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı 05/01/2022
tarihli trafik kazasında dolmuştan inen yaya olup, davalı...... plakalı aracın sürücüsü, davalı...işleteni, davalı sigorta şirketi ise aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde davacı vekilinin 23/05/2023 tarihli dilekçesinin ekinde yer alan belgeye göre (e-mail) davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu görülmüştür.
Davalı sigorta vekilinin yetki itirazı değerlendirildiğinde;
6100 sayılı HMK.'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. ", Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalrda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır Ancak, HMK.'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir.Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7.maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiştir. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman şeçme hakkı davalılara geçer.
Somut olayda, rizikonun, yani kazanın İzmir ilinde gerçekleştiği, davacının yerleşim yerinin de İzmir olduğu görüldüğünden, HMK' nın 16. Maddesi uyarınca davacının davasını İzmir ilinde açarak yetkili mahkemeyi doğru olarak seçmiş olduğu anlaşıldığından, davalının yetki itirazına mahkememizce itibar edilmemiştir.
Davalı ...Katılım Sigorta A.Ş.' nin sorumluluğu değerlendirildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
6098 Sayılı TBK'nun 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş göremezlik zararları da bu kapsamdadır. Sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı Yasanın 90. maddesi gereğince (sigortanın sorumluluğu TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı Kanunun 92. Maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından) davalıdan talep edilebilir. Diğer yandan geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmadığı gibi SGK'nun sorumluluğunu düzenleyen, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nun sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenleme de yer almamaktadır.
Nitekim, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından geçici iş göremezlik zararları tedavi gideri kapsamında görülmediği gibi, Yargıtay 10. H.D.'nin 2016/10172 E. - 2019/10217 K. Sayılı ve 24.12.2019 tarihli kararında, "6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiş olup, geçici iş göremezlik ödemeleri yasa kapsamı içerisinde bulunmamaktadır." denilerek, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin içtihatlarından farklı bir değerlendirme yoluna gidilmemiştir.
Geçici iş göremezlik zararlarının, TBK'nun 54. maddesi kapsamındaki zararlardan olması ve araç işletenin sorumluluğunda bulunması, kaza tarihinde yasanın 92. maddesinde açıkça sigorta teminat dışında sayılmaması nedeniyle geçici iş göremezlik zararları davalının sorumluluğundadır. Genel Şartlarda sigorta primine esas alınan bu zararların SGK sorumluluğunda olduğu belirtilmiş ise de, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesine aykırı şekilde SGK'nın sorumluluğunda olduğunun düzenlenmesi, davalının geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olmadığı sonucunu doğurmaz. Genel şartlar ile sorumluluğu kanun ile belirlenen SGK'nın, aktarılan prim sebebiyle geçici iş göremezlik ödemesinden de sorumlu olacağına ilişkin düzenleme, SGK yönünden bağlayıcı olmadığından, zarar görene karşı da ileri sürülemez. Bu nedenle davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğuna kanaat getirilmiştir.
Kazaya karışan... plakalı araç 18.01.2021-2022 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 05/01/2022 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği maddi tazminat kalemlerinden davalı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır.
Davalı...ve...' nun sorumluluğu incelendiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı ...... plakalı aracın işleteni, diğer davalı... ise araç sürücüsüdür. Araç sürücüsü kendi kusurundan sorumlu olacak olup (TBK madde 49), işleten, sürücünün kusuru oranında yukarıda değinilen maddeye göre dava dilekçesi ile talep edilen maddi zarar kalemlerinden sorumlu olacaklardır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce kusur, maluliyet ve maddi zarar bedelinin belirlenmesi için raporlar aldırılmıştır.
KUSUR YÖNÜNDEN;
Bilirkişiden alınan 05/07/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "Bilirkişi Daire Başkanlığı tarafından Bilirkişinin uyacağı rehber İlkeler ve Bilirkişi Raporlarında bulunması gereken standartlar başlığında 07.09.2020 tarihinde 32 maddelik bir talimat yayımlanmıştır. Bu talimatın 27 maddesinde açıkça belirtilen "Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmesiyle mümkündür ve sadece hakimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli tali kusurlu kusursuz yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hakimin yerine geçmeye ifade eder" denilmektedir. Yine bu husus İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından da tarafımıza bildirilmiştir. Bu gerekçe ile tebliğ gününden itibaren raporlarda kusur dağılımı yapılmamaktadır.
Bu hali ile;
* Davacı yaya ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik kanununun 68/c Maddesini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna hatası ile etken olduğu,
*... plaka sayılı davalı araç sürücüsü... 2918 Sayılı Karayolları Trafik kanununun 54/b maddesini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna davacıya göre az da olsa hatası ile etken olduğu,
Hususundaki görüş ve Kanaatimin nihai kararın takdiri makamınıza ait olmak üzere saygılarımla arz ederim. " şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'den alınan 13/11/2023 tarihli adli tıp raporunun sonuç kısmına göre; " Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
a)Davalı sürücü...’nun %65 (yüzde altmış beş) oranında kusurlu olduğu,
b)Davacı yaya ...’un %35 (yüzde otuz beş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur.
" şeklinde rapor sunduğu görülmüştür.
İTÜ kürsüsünde görevli bilirkişilerden alınan 08/03/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "Her türlü hukuki tavsif ve nihai karar Muhterem Mahkeme`ye ait olmak üzere, bilirkişi heyeti olarak dava dosyası üzerinde yaptığımız inceleme, tespit ve değerlendirmeler neticesinde, yukarıda ayrıntıları açıklanan nedenlerle;
1-)... plaka sayılı kamyonet sürücüsü...'nun olayda %65 (yüzde altmışbeş) oranında kusurlu olduğu,
2-) Davacı yaya ...'un olayda %35 (yüzde otuzbeş) oranında kusurlu olduğu, tespit, görüş ve kanaatine varılmıştır. " şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Davaya konu trafik kazasına ilişkin yürütülen soruşturma dosyasının şikayet bulunmadığından KYOK kararı ile kapatıldığı, soruşturma aşamasında toplanan deliller arasında yer alan CD inceleme tutanağında kazanın oluş şeklinin tam olarak belirlenemediği, mahkememizce aldırılan ATK raporu ile İTÜ Trafik Kürsüsü raporunun birbiri ile çelişki içermediği, somut olaya uygun ve açıklayıcı olduğu kanaatine varılarak, davaya konu trafik kazasında davacının %35, davalı sürücü...' nun ise %65 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
MALULİYET ORANI VE İYİLEŞME SÜRESİ İLE BAKICI İHTİYACINA YÖNELİK
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Sağlık Kurulu'ndan alınan 20/09/2023 tarihli adli sağlık kurul raporunun sonuç kısmına göre; "1. Bu bulgulara dayanılarak ...doğumlu ...'un 05.01.2022 tarihli trafik kazasına bağlı olarak oluşan engellilik oranı, istem yazınızda belirtilen “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” (Resmi Gazete, 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı) dikkate alınarak değerlendirildiğinde;
BÖLÜM: KAS İSKELET SİSTEMİ
3. ALT EKSTREMİTEYE AİT SORUNLARDA ENGELLİLİK ORANLARI
3.5. EKLEM HAREKET AÇIKLIĞI
Tablo 3.10- Ayak bileği eklemi hareket kısıtlılığına bağlı engellilik
Ekstansiyon: Hastalık Derecesi: Hafif: Alt ekstremite engellilik oranı: %7
BÖLÜM: KAS İSKELET SİSTEMİ
3. ALT EKSTREMİTEYE AİT SORUNLARDA ENGELLİLİK ORANLARI
3.5. EKLEM HAREKET AÇIKLIĞI
Tablo 3.11- Topuk hareket kısıtlılığına bağlı engellilik
İnversiyon: Hastalık Derecesi: Hafif: Alt ekstremite engellilik oranı: %2
Eversiyon: Hastalık Derecesi: Hafif: Alt ekstremite engellilik oranı: %2
Sonuç olarak; şahısta 05.01.2022 tarihli trafik kazasına bağlı yaralanmaları sonucu birden fazla arıza oluşması nedeniyle Alt Ekstremite Engellilik Yüzdesi hesaplanmış ve “Tablo 3.2. Alt Ekstremite Engelliliğinin Kişinin Engellilik Oranına Dönüştürülmesi” tablosu dikkate alınmış, kişinin engellilik oranı “% 6 (yüzde altı) olarak bulunmuştur.
2. Mahkeme dosyası içerisinde yer alan İstirahat Raporu (incelenen evrak no:7) ve davaya konu olayda meydana gelen yaralanma özellikleri birlikte göz önünde bulundurulduğunda tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 111 (yüz on bir) gün olarak kabulünün uygun olacağı mütalaasına varılmıştır.
3. Şahsın 12.07.2023 tarihinde Anabilim Dalımızda yapılan muayenesinde sol alt ekstremitede 1 cm'lik uzunluk farkı saptanmış, ancak 05.01.2022 tarihli trafik kazasında meydana gelen yaralanmasının kısalık oluşturmayacak nitelikte olduğu göz önünde bulundurulmuş, dolayısıyla şahısta saptanan uzunluk farkı arızası hesaplamaya dahil edilmemiştir." şeklinde rapor sunduğu görülmüştür.
Sunulan raporlar kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığından hükme esas alınmış ancak dava da bakıcı gideri de talep edildiğinden bu hususta ek rapor alınmasına karar verilmiş ve Bakıcı ihtiyacın ilişkin Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Sağlık Kurulu'ndan alınan 21/08/2024 tarihli adli sağlık kurul raporunun sonuç kısmına göre; "Şahsın olaya bağlı olarak oluşan yaralanmasına bağlı sürekli bakıcı ihtiyacının olmadığı, geçici olarak yardıma ihtiyaç duyacağı sürenin Adli-Tıbbi uygulamalarda genel kabul gören listelere göre 15 (onbeş) gün olarak kabulünün uygun olacağı mütalaasına varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
ZARAR KALEMLERİNİN HESAPLANMASI İÇİN;
Aktüerya uzman bilirkişiden alınan 29/05/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre; " 05.01.2022 tarihinde yaralanan ...'un geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 15.737,58 TL olduğu,
-Sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 312.341,04 TL olduğu,
-Bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 5.004,00 TL olduğu,
-SGK sorumluluğunda olmayan belgeli tedavi giderinin 4.500,00 TL olduğu,
-SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderinin 3.043,14 TL olduğu,
-FTR uygulamasından kaynaklı tedavi giderinin 2.184,00 TL olduğu,
-Tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım giderinin 1.000,00 TL olabileceği,
Davacının toplam maddi tazminat alacağının 343.809,76 TL'ye tekabül ettiği,
Davalı tarafın kusuru oranında (9465) zararın 223.476,34 TL'sinden sorumluluğunun olduğu, davalı sigorta şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğu ve ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 500.000,00 TL olduğu kanaatiyle,
Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Saygı ile sunulur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. İş bu hesaplama içerisinde bakıcı giderine yönelik rapor aldırılmadan belirleme yapıldığından Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Sağlık Kurulu'ndan alınan 21/08/2024 tarihli adli sağlık kurul raporunda belirtilen süre üzerinden hesaplama yapılması için yeniden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup;
Aktüerya uzman bilirkişiden alınan 12/09/2024 tarihli ek raporun sonuç kısmına göre; "05.01.2022 tarihinde yaralanan ...'un kök raporda tespit olunan geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 15.737,58 TL olduğu,
- Kök raporda tespit olunan sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 312.341,04 TL olduğu,
-İşbu raporla yeniden belirlenen bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 2.502,00 TL olduğu,
İşbu raporla yeniden belirlenen SGK sorumluluğunda olmayan belgeli tedavi giderinin 6.110,00 TL olduğu,
-Kök raporda tespit olunan SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderinin 3.043,14 TL olduğu,
- Kök raporda tespit olunan FTR uygulamasından kaynaklı tedavi giderinin 2.184,00 TL olduğu,
- Kök raporda tespit olunan tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım giderinin 1.000,00 TL olabileceği,
Davacının toplam maddi tazminat alacağının 342.917,76 TL'ye tekabül etti;
Davalı tarafın kusuru oranında (... zararın 222.896,54 TL'sinden sorumluluğunun olduğu, davalı sigorta şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğu ve ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 500.000,00 TL olduğu kanaatiyle,
Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Saygı ile sunulur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Zarar hesabını içeren rapor güncelliğini yitirdiğinden yani asgari ücrette değişikliğe gidildiğinden tekrardan ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, Aktüerya uzman bilirkişiden alınan 02/03/2025 tarihli 2. ek raporun sonuç kısmına göre; "05.01.2022 tarihinde yaralanan ...'un geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 15.737,58 TL olduğu,
Sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 399.504,71 TL olduğu,
-Ek raporda tespit olunan bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 2.502,00 TL olduğu,
-Ek raporda tespit olunan SGK sorumluluğunda olmayan belgeli tedavi giderinin 6.110,00 TL olduğu,
-Kök raporda tespit olunan SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderinin 3.043,14 TL olduğu,
- Kök raporda tespit olunan FTR uygulamasından kaynaklı tedavi giderinin 2.184,00 TL olduğu,
- Kök raporda tespit olunan tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım giderinin 1.000,00 TL olabileceği,
Davacının toplam maddi tazminat alacağının 430.081,43 TL'ye tekabül ettiği,
Davalı tarafın kusuru oranında (9465) zararın 279.552,92 TL'sinden sorumluluğunun olduğu, davalı sigorta şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğu ve ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 500.000,00 TL olduğu kanaatiyle,
Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Saygı ile sunulur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizce aldırılan raporda bilirkişi tarafından bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu (Bknz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi' nin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas 2021/34 Karar sayılı İlamı) ile hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle (Bknz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi' nin 14/01/2021 tarih ve 2019/3292 Esas 2021/1848 Karar sayılı ilamı) asgari ücret baz alınarak ve mahkememiz ara kararlarını karşılar nitelikte hesaplama yapıldığından hükme esas alınmıştır.
Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile toplam 222.896,54-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davanın belirsiz alacak davası olarak açılması halinde davacının öncelikle talep sonucunu belirlemesi, talebin belirlenmesinden sonra alacağın belirlenen miktardan daha fazla olduğunun anlaşılması halinde davacının ıslah yolu ile dava değerini arttırması gerekecektir. Yargıtay uygulamalarına göre trafik kazalarında yaralanmadan kaynaklanan tazminat davalarının belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olduğu kabul edilmiştir. (Yargıtay 17 HD 2015/14980 E 2018/8201 K )
Bedel arttırım dilekçesinin sunulmasından sonra asgari ücretin güncellendiği yeni yıl itibari ile aktüerya bilirkişisinden aldırılan 2. Ek rapor sonucu davacı vekili ıslah dilekçesi sunarak toplam 279.552,92-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Somut olayda; 05/01/2022 tarihli trafik kazasında... plakalı aracın sigorta şirketi ve işleteni, davalı sürücü...' nun kusuru oranında sorumlu olacağından, davalı sürücü...' nun %65 oranında davacının ise %35 oranında kusurlu olduğu, kusurlu eylem sonucu davacının maluliyet oranının %6, iyileşme süresinin 111 gün, bakıcıya ihtiyaç duyacağı sürenin ise 15 gün olduğu sabit olmakla zararın tespiti amacı ile aldırılan aktüerya bilirkişi raporunda ki hesaplamalar az evvel yukarıda da belirtildiği üzere hükme esas alınarak davacının maddi tazminat davasının kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşeceğinden bu tarihten, diğer davalılar ise kaza tarihinde temerrüte düşeceğinden kaza tarihinden itibaren zarar veren araç kamyonet ise de dava dilekçesinde yasal faiz talep edildiğinden, bedel arttırım ve ıslah dilekçelerinde avans faiz talebi bulunmadığından yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Arabuluculuk ücreti yönünden;6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar, sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar, Yargıtay 4. H.D. 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar ).
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
-10.229,42 TL geçici işgöremezlik,
-259.678,06 TL kalıcı işgöremezlik,
-9.645,44 TL tedavi ve bakıcı gideri olmak üzere toplam 279.552,92 TL tazminatın davalı... ve...' den kaza tarihi olan 05/01/2022, sigorta şirketinden ise (poliçe limiti (tedavi, geçici işgöremezlik-500.000,00 TL ve 500.000,00 TL sakatlık) ile sınırlı olmak üzere) 21/04/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 19.096,25 TL karar ve ilam harcının yatan 4.986,40 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 14.109,85 TL' nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 4.986,40 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı ve 1.274,90 TL keşif harcı, 4.855,25 TL posta ve diğer giderler, 2.250,00 TL ATK faturası ile 13.500,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 27.046,45 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 44.728,47 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
5-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı...vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır