T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/985 Esas
KARAR NO : 2025/807
DAVA : Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/02/2023
KARAR TARİHİ : 23/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... d.iş sayılı kararı ile müvekkili şirket adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczedildiğini, akabinde haczi kesin hacze çevirebilmek ve söz konusu malları muhafaza altına alarak satışını gerçekleştirebilmek amacıyla İzmir... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe başlandığını, ödeme emrinin tarafımıza tebliğ sonrası süresi içinde İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinin...esas sayılı dosyası ikame edilerek takibe dayanak edilen senetler üzerindeki imzaya itiraz edildiğini, ve 15/02/2022 tarihinde İİK'nun md.263 gereği 26.715,00-TL teminatın müdürlük hesabına depo edildiğini, İzmir... İcra Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda takibe dayanak edilen senet üzerindeki imzanın müvekkili şirket yetkilisi ...a ait olmadığı sübutuna ermiş, böylelikle davalının başlatmış olduğu takibin kötü niyetli olduğu ve müvekkili şirketin alacaklarına haksız haciz uygulandığının ortaya çıktığını, mahkeme tarafından itirazım kabul edilerek takibin durduğunu, ödeme tarihi ile iade tarihi arasından 9 aylık sürede müvekkilinin alacağı ülkemizde kısa vadede yaşanan döviz kuru dalgalanmaları ve enflasyon bazlı değişimler hasebiyle Türk Lirası bazında değer kaybettiğini, alım gücünde de azalma meydana geldiğini belirterek öncelikle İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyada bulunan teminatın yargılama sonuçlanıncaya dek davalıya iade edilmemesi için mahkemeye müzekkere yazılmasına, davamızın kabulü ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla ve alacağımız belirli hale geldiğinde arttırılmak üzere belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000.000-TL'nin davalıdan alınarak tarafımıza verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... inşaat firması adı altında inşaat işi ile uğraşmakta ve kurum ihalelerine katıldığını ve kazandığı bazı kurum ihalesini davacıya devrettiğini, bu devir karşılığında davacı firma ile müvekkili arasında daha önce iş yapıldığını ve aralarında bir güven ilişkisi olması nedeniyle bu devir karşılığında davacından senetler alındığını, davacı tarafından müvekkile verilen bu senetler firma kaşesi üzerinde yazılı...nş. Ve Tur San Tic. Ltd Şirketi adı altında müvekkiline ciro edildiğini, davacının geçici ihale kabul belgesini müvekkiline getirdiğini, davacı hesabına müvekkili tarafından 313.872.00-TL ödeme gönderildiğini, ancak ihale şartlarının davacı şirket tarafından tamamlanmadığını öğrendiklerini ve ihaleyi veren kurum işin tamamlanmasını müvekkilininden istediğini, müvekkiline verilen senetlerin İzmir... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davacının imzaya itirazı ile takibe konu senetlerdeki imzaların davaya konu açılan takibi ve ihtiyati haciz dosyaları neticesinde davacının açtığı imzaya itiraz davasında imzaların davacı şirket yetkililerine ait olmadığının ortaya çıktığını, şirket yetkililerinden...ın yurt dışında olduğunu, imzanın da diğer ortak ...a ait olmadığının tespit edildiğini, bu hususta davacı şirket yetkilileri hakkında İzmir C.Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunduklarını, üzerindeki kaşesi ile birlikte imza bulunan senetlerdeki imzaların davacı şirket yetkililerine ait olup olmadığının müvekkilinin bilmesinin mümkün olmadığını, fazlasıyla zarara uğrayan müvekkili olmasına rağmen kötü niyetli olarak iş bu haksız davayı açtıklarını, belirterek davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Açılan dava öncelikle mahkememizin... Esasına kaydedilmiş ve 16/05/2023 tarihinde Bursa BAM. ... H.D. ...Karar sayılı ilamı emsal alınarak İİK' nun 259/son maddesi uyarınca dava dosyasının İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi' ne gönderilmesine karar verilmiş, gönderilen dava dosyası İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi' nde... Esas numarasını almış ve 05/07/2023 tarihinde dava dosyasının mahkememize gönderilmesine karar verilmiştir. HMK' nun 21 ve 22. Maddelerinde yetki ile göreve ilişkin yargı yerinin belirleneceği düzenlenmiş ise de, mahkememizce ve İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi' nce verilen gönderme kararları kesin mahiyette olduğundan eldeki dava dosyasında uyuşmazlığın hangi mahkeme tarafından hükme bağlanacağını belirlemek için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi' ne gönderilmiş olup, İzmir BAM... HD.... Karar sayılı ilamı ile; "Karşılıklı gönderme kararı veren İzmir.... Asliye Ticaret Mahkemesi ve İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi arasında iş dağılımı ilişkisi bulunmamaktadır. Yargı yeri belirlenmesi koşulları oluşmamıştır. Ancak mahkemelerin verdikleri gönderme kararı ile davadan el çektikleri ve işin görülmesinin sürüncemede bırakılmaması için Dairemizce yargı yeri belirlenmesi gerekmiştir.
İİK'nun 259/4.maddesi "Tazminat davası ihtiyati haczi koyan mahkemede dahi görülür." şeklinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeden açıkça anlaşılacağı üzere tazminat davasının ihtiyati haczi koyan mahkemede de görüleceği düzenlenmiştir. İhtiyati haczi koyan mahkemenin görevli olduğu düzenlenmemiştir. Bu durumda, mahkemeler arasında da iş dağılımı ilişkisi olduğundan, açılan davanın ilk açıldığı mahkemece görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 21.ve 22. maddeleri gereğince, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE," şeklinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 362/1-c maddesi uyarınca temyiz kanun yolu kapalı olmak üzere karar verilmiş ve verilen karar sonucu dava dosyası mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmiştir.
Dava; haksız ihtiyati haciz nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkinin imzasının bulunmadığı kambiyo senedi dayanak yapılarak haciz işlemi uygulandığını, iş bu haciz sebebiyle müvekkil tarafından bir miktar paranın icra müdürlüğüne depo edildiğini, yine müvekkilinin alacağının İİK' nın 89/1. Maddesi uyarınca icra dairesine Bornova Belediyesi tarafından gönderildiğini, icra veznesine giren paralar nedeniyle enflasyon ve döviz kurunda yaşanan dalgalanmalar ile yeni iş fırsatlarını kaçıran müvekkilinin zarara uğradığını iddia etmekte, davalı vekili taraflar arsında ticari ilişkinin bulunduğunu ve bu ilişki kapsamında senetlerin verildiğini, suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin senet üzerinde ki imzanın davacı şirket temsilcisinin eli ürünü olmadığını bilemeyeceğini savunmaktadır.
Dava ve cevap dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde haksız hacze konu İzmir... İcra Müdürlüğü' nin ...Esas sayılı takip doyasının dayanağı yapılan bono da yer alan keşideci/davacı imzasının davacı şirket temsilcisine ait olmadığı hususunda ihtilaf bulunmamakta olup, taraflar arasındaki ihtilaf bononun ticari ilişki kapsamında düzenlenip düzenlenmediği, düzenlenmemiş ise davacının zararının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
İzmir .... İcra Müdürlüğü' nin... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davalı tarafından davacı aleyhine, davacının keşideci, davalının ise lehtar konumunda yer aldığı bono dayanak yapılarak takibin başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu tarafından imza itirazında bulunduğu, imza itirazını incelemeye yetkili İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi... Esas sayılı dava dosyasında yaptığı yargılama sonucunda bonoda keşideci imzasının şirket temsilcisi tarafından atılmadığının belirlendiği ve takibin durdurulduğu, verilen kararın tarafların istinaf kanun yolu başvurusu bulunmaması nedeniyle kesinleştiği,
-28/02/2022 tarihinde Bornova Belediyesi tarafından 88.453,72 TL,
-15/02/2022 tarihinde borçlu dosyamız davacısı tarafından 26.715,00 TL teminat yatırıldığı ve belirtilen tutarların 02/11/2022 tarihinde borçlu dosyamız davacısına iade edildiği görülmüştür.
Davalı vekilinin savunmasına konu ettiği, İzmir CBS' nin... soruşturma numaralı dosyası incelendiğinde, 26/09/2024 tarihinde şikayete konu edilen bonoda yer alan keşideci imzasının şirket temsilcisi ile ...' a ait olmaması nediyle KYOK kararı verildiği, verilen karara karşı başvurulan itiraz yolu sonucu kararın kesinleştiği görülmüştür.
Davacının iddiasına konu zararın tespiti için bilirkişinden heyetinden alınan 06/08/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "Yapılan incelemede davacının ;
*-01.01.2022 — 31.03.2022 tarih aralığında 1.237,00 TL ticari bilanço zararına ulaştığı, bu dönemde herhangi bir satışının bulunmadığı, ticari zarar olan 1.237,00 TL nın tamamının genel yönetim giderleri olduğu,
*01.01.2022 — 30.06.2022 tarih aralığında 5.487,00 TL ticari bilanço zararına ulaştığı, bu dönemde herhangi bir satışının bulunmadığı, ticari zarar olan 5.487,00 TL nın tamamının genel yönetim giderleri olduğu,
*01.01.2022 — 30.09.2022 tarih aralığında bir önceki dönem ile aynı şekilde 5.487,00 TL ticari bilanço zararına ulaştığı, bu dönemde herhangi bir satışının bulunmadığı, ticari zarar olan 5.487,00 TL nın tamamının genel yönetim giderleri olduğu,
*01.01.2022 — 31.12.2022 tarih aralığında 8.687,00 TL ticari bilanço zararına ulaştığı, bu dönemde herhangi bir satışının bulunmadığı, ticari zarar olan 8.687,00 TL nın tamamının genel yönetim giderleri olduğu,
Yukarıdaki detaylarda görüldüğü üzere davacının 2022 yılında ticari bilanço karının bulunmadığı bu nedenle karında azalma olmadığı, ticari bilanço zararının ise ilk 3 aylık dönemde 1.237,00 TL, yıllık dönemde ise 8.687,00 TL olduğu görülmektedir.
Davalı şirketin sayın mahkeme ticari defterlerini sunmadığı ve yerini bildirmediği görüldüğünden davalı ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamamıştır.
İnşaat Mühendisi bilirkişi incelemeleri neticesinde
Davalı vekilinin vermiş olduğu 24/09/2022 tarihli cevap dilekçesinde belirtilen hususların teyidi hususunda Karar Sayın Mahkemenize ait olmak üzere Davaya konu inşaattın ihalesi ile ilgili bilgilerin ihale makamı olan 57. Topçu Tugay Komutanlığı yazılarak, "1980 EPV -KRS -200 ALBÜM NUMARALI BİNANIN B1-B3 BLOK HELA VE DUŞ YERLERİNİN İÇ CEPHE BAKIM VE ONARIMI İLE ÇATI ONARIMI işine ait ; Yapım İşleri Geçici kabul tutanağının, Şayet varsa Yüklenici bildirilen Geçici Kabul Tutanağında belirtilen eksik işler listesinin eksik iş bedel ve % sinin bildirilmesi,Kesin kabul tutanağının Yükleyiciye yapılan toplam hakediş miktarının,Var ise işi yapan alt müteahhit -taşeron firmanın bildirilmesi, gelecek cevabı yazıya göre işin yapımında davacı tarafın işi eksik yapıp yapmadığı hususunda değerlendirme yapılabilecektir" şeklinde rapor sundukları görülmüştür.
Tüm bu nedenler ile; haksız hacze konu edilen takip dosyasına ödenen bedellerin davacı tarafa iade edildiği, ödenen bedeller ile iade tarihleri arasında yaklaşık olarak 9 ay bulunduğu, bu süre zarfında davacının kaçırdığı iş fırsatlarına yönelik dosyaya somut delil sunulmadığı gibi incelenen davacı ticari defterlerinde de aksi durumun tespit edilemediği, her ne kadar davacı vekili mahkememize sunulan bilirkişi raporuna karşı yapmış olduğu itiraz dilekçesinde denkleştirici adalet ilkesine göre zararın hesaplanmasını belirtmiş ise de,
-Geçerli bir sebebe dayanmaksızın bir kişinin mal varlığından diğerinin mal varlığına kayan değerlerin eksiksiz iadesi denkleştirici adalet düşüncesine dayanır. Denkleştirici adalet ilkesi ise, haklı bir sebep olmaksızın başkasının mal varlığından istifade ederek kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği bu kazanımı geri verme zorunda olduğunu ve gerçek bir eski hale getirme yükümlülüğü bulunduğunu ifade edeceğinden(Yargıtay 13. H.D. 2017/6393 E, 2019/809 K.), davalının icra veznesine giren bedeller yönünden mal varlığında bir artışın oluşabilmesi için iş bu bedellerin alacaklı/davalıya ödenmesi gerekmekte olup, takip dosyasında ödenen bedeller alacaklı/davalıya verilmediğinden davacının denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplama yapılması isteminin,
-enflasyon ve döviz kurunda yaşanan dalgalanma nedeniyle zarar tazmini isteminin ise; ülkemizdeki belirli dönemlerdeki ekonomik koşullarda mevcut olumsuzluklardan hareketle, davacı durumuna özgü şekilde açık ve somut olarak oluşan bir zarar olgusuna dair bir iddiada bulunulmadığı gibi bu yönde ispata yeter herhangi bir delil de sunulmadığından, açılan davada sadece, ekonomik koşullardaki olumsuzluklardan hareketle davacının durumunda olan bir bireyin elindeki varlığını koruma amacıyla belirli yatırımlara yönlendireceğine dair faraziyeye dayalı olarak aşkın (munzam) zararın ortaya çıktığı ileri sürüldüğünden TBK’nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın (munzam) zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacıların durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekir. Burada kanıtlanacak olgular; ekonomik şartlar sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar gibi genel ve soyut hususlardan ziyade geç ödeme nedeniyle davacının kendisinin, şahsen ve somut olarak uğradığı zarardır. Ancak yapılan yargılama sırasında, davacı tarafından yukarıda belirtildiği şekilde bir zarar olgusunun ileri sürülüp yasal çerçevede ispatlandığı söylenemeyeceğinden Yargıtay 11. Hukuk Dairesi' nin de istikrar bulmuş emsal kararları da (2022/874 Esas, 2023/3446 Karar - 2021/6204 Esas, 2023/1610 Karar) dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcının (615,40 TL) başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 435,50 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin (her iki tarafta katılım sağladığından) davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/09/2025
Katip...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır