T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/989 Esas
KARAR NO : 2024/587
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/12/2023
KARAR TARİHİ : 27/06/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; 01.02.2023 tarihinde sürücü ... İzmir- Karabağlar’ da bulunan 4026 Sokak'tan yine yolun solundaki aracın yol izni vermesi üzerine çıkış yaparken, 4012 Sokak istikametinde ters şeritten sollama yaparak gelen ... plakalı aracın davacıya ait aracı görmemesi üzerine maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacıya ait araç sürücüsü her ne kadar tutanakta sehven "4026 sokaktan çıkış yaparken sağ taraftaki araç yol verdi" demişse de, olayın krokisinden ve trafiğin akış yönünden de anlaşıldığı üzere sol taraftaki aracın yol vermesi ile davacıya ait araç sürücüsü dönüş aldığını, davacıya ait aracın sürücüsü bu kazada kusursuz olup sollamanın yasak olduğu iki yönlü trafiğin aktığı yoldan, ters şeritte görüşün kısıtlı olduğu yerden, önündeki arabaları kontrol etmeden sollama yapan ... plakalı araç sürücüsü ...ise %100 kusurlu olduğunu, davacıya ait araçta meydana gelen maddi hasar talebi ve değer kaybı için davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, ancak kazada davacıya ait araç kusurlu bulunduğu gerekçesiyle başvurunun sonuçlandığını, tarafların ortak imza altına aldığı kaza tespit tutanağındaki kaza taslağı çiziminde davalı taraf sürücüsünün %100 kusurlu olduğu bariz olduğunu, ... plakalı araç kaza tarihini kapsar şekilde... poliçe numarası ile ... Sigorta A.Ş'nin ZMSS teminatı kapsamında olduğunu, 01.02.2023 tarihli kaza neticesinde davacı aracında 8.614,00 TL'lik hasar meydana geldiğini, davacı aracı kendisi onarmış işbu hasar bedeli ile ilgili sigortaya başvurduğunu, ancak kusurlu bulunan tarafın kendisinin olduğunun beyan edilmesi üzerine, davacı hasar bedeli veyahut değer kaybı bedeli ödemesi yapılmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107. madde uyarınca belirlenebilir olduğunda artırılmak üzere 100,00 TL değer kaybı tazminatının ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile kısmi alacak olan 100,00 TL hasar bedelinin kaza tarihinden tarihin den itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte araç maliki ve sürücüsü olan davalılar ile davalı sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müşterek ve müteselsil sorumlu davalılardan, 8.614,00 TL hasar onarım bedelinin sigorta şirketi için ihbar tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası olan 27.09.2023 tarihinden, diğer davalılar yönünden haksız fiil tarihi olan 01.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile, 15.000,00 TL değer kaybı bedelinin sigorta şirketi için ihbar tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası olan 21.03.2023 tarihinden, diğer davalılar yönünden haksız fiil tarihi olan 01.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, bu sebeple davanın görevsizlik nedeniyle reddini ve davalı şirketin ticari merkezi olan yer mahkemesinin yetkili olmasından dolayı Anadolu Asliye Ticaret mahkemesine gönderilmesini, ticari dava olan işbu davada, davacı taraf öncesinde arabulucuk yoluna başvurmadığından, dava şartı yokluğu nedeniyle huzurdaki davanın reddini talep ettiklerini, trafik sigortası genel şartları’nın a.6.b maddesinde de belirtildiği üzere hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri teminat dışında kalan hallerden olduğunu, kaza tespit tutanağı uygulamasına göre davalı şirketçe sigortalanan araç sürücüsünün, işbu kazada, sigortalı aracın kusurunun bulunmadığını, davalı şirket tarafından yapılan ihbar akabinde incelemeler neticesinde sigortalı araç sürücüsünün kazada kusursuz olduğu tespiti yapıldığını, bu sebeple öncelikle başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, kaldı ki davalı şirket, KTK uyarınca sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacağından davacının kusuru aşan taleplerinin reddi gerektiğini, davacının gerçek zararının tespiti için dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesini, bilirkişi incelemesinde dava konusu araçta meydana gelen zararın tespitinde, 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe giren güncel Trafik Sigortası Genel Şartları A.5. kapsama giren teminat türleri maddesi doğrultusunda Trafik Sigortası Genel Şartları Ek-1’de yer alan hesaplama yönteminin esas alınması davacı tarafın zararını ispat açısından araç görülmeksizin, yalnızca belge üzerinden inceleme ile düzenlenen ve herhangi bir ekspertiz raporu niteliğinde dahi olmayan hasar tespit formunun kabulü mümkün olmadığını, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...ve Davalı...’ye dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak davaya cevap vermedikleri görülmüştür.
DELİLLER: Kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, poliçe, bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 07/04/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...Trafik kuralları ihlali yönünden;
-... plaka sayılı davalı sürücü ...’ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 56/a-2 ve 52/b maddelerini ihlal ettiği, kazanın oluşunda tamamen Etken Olduğu,
... plaka sayılı davacı taraf araç sürücüsü ... kazanın oluşunda Etken kural ihlali olmadığı, görüş ve kanaatine varılmıştır.
-Hasar onarım bedeli yönünden:
... plaka sayılı ... PANELVAN GRAND COMFORT 6M3 1.6 DCI 115 2016 model kamyonette, 01.02.2023 riziko tarihi itibarıyla dava konu olaya bağlı meydana gelen hasar onarım bedeli 8.614,00 TL. olarak hesaplanmıştır.
Değer kaybı bedeli yönünden:
Somut olayda... plaka sayılı...GRAND COMFORT 6M3 1.6 DCI 115 2016 model kamyonette, 01.02.2023 riziko tarihi itibarıyla dava konu olaya bağlı piyasa rayiçlerine göre 15.000,00 TL. değer kaybı meydana geldiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Somut olayda davalı ... Sigorta A.Ş. kazada kusurlu olan... plaka sayılı aracın ...numaralı poliçesi kapsamında, düzenleme tarihi itibarıyla KZMM Sigortasını tanzim eden şirket olup, ... plaka sayılı araçta meydana gelen zararı (Heyetimiz Trafik Uzmanı tarafından ... plaka sayılı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde Etken Olmadığı belirlendiğinden Sn. Mahkemenin takdir edeceği sigortalısının kusuru oranında) sigortacısının sorumluluk riski ve K.T.K 85/1 ve 91 kapsamında 8.614,00 TL. olarak hesaplanan hasar onarım bedelinden ve 15.000,00 TL. olarak hesaplanan değer kaybı bedelinden poliçe limitiyle sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Dosya kapsamında davalı sigorta şirketine hasar ve değer kaybı ihbarı yapıldığı belirtilmiş ancak, dosya kapsamında ihbar ve ihbarın tebliğ edildiği konulu herhangi bir bilgi ve belge yer almamakta olup, bu nedenle nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmakla davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibarıyla -ödenmeyen borç miktarı bakımından- temerrüde düşeceği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Hukuki değerlendirmenin ve nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmakla tespit, görüş ve kanaatimizi saygılarımızla arz ederiz..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan bakiye hasar onarım bedeli zararının, değer kaybı zararının tahsili talepli maddi tazminat davasıdır.
2-Dava konusu uyuşmazlık davacıya ait ... plaka sayılı araç ile davalıların maliki, sürücüsü ve ZMMS sigortacısı oldukları... plaka sayılı araç arasında meydana gelen 01/02/2023 tarihli trafik kazasında kusur dağılımı, kaza nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasarın onarım bedeli, onarım sonrası aracın değer kaybı zararının karşılanması talebi noktalarında toplanmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır.
Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
3-Dava konusu uyuşmazlıkta davalılar arasında zarar verdiği ileri sürülen aracın sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş.'nin de bulunduğu ve uyuşmazlıkta sigorta hukuku uygulanacağı, bu haliyle uyuşmazlığın çözümünde Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen sigorta hukukunun uygulanacak olması nedeniyle mutlak ticari dava niteliğinde olduğu ve bu itibarla uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesi görev alanına girdiği değerlendirilmiştir.
4-Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.
Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur.
Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir.
Somut olayda, davalı ... Sigorta A.Ş.... plaka sayılı aracın 28/12/2022-28/12/2023 tarihleri aralığında KZMMS sigorta poliçesi ile sigortacısı olduğu, kaza tarihi 01/02/2023 itibariyle davalı sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan sorumluluk üst sınırının 120.000,00-TL olduğu görülmüştür.
5-Haksız fiil sorumluluğunun tespiti bakımından öncelikle zarara sebebiyet veren trafik kazasının gerçekleşmesinde tarafların kusur durumlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkememizce kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamında toplanan deliller çerçevesinde kusur durumlarının ve kural ihlallerinin tespiti için adli trafik bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 07/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazanın davalı araç sürücüsü ...ın KTK'nın 52/b ve 56/a-2 maddelerine yönelik kural ihlalinden dolayı meydana geldiği, davacıya ait araç sürücüsü...'nin kural ihlali bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine ve vekili olmayan davalılara ayrı ayrı tebliğ edilmiş, rapora karşı süresi içerisinde herhangi bir itiraz sunulmadığı görülmüştür. Mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirmede bilirkişi raporuna iştirak edilmemiştir. Şöyle ki, dava konusu kazanın davacıya ait araca yol veren dava dışı aracın önünden geçerek karşı şeritten sola dönmek üzere yola katılım yapan davacıya ait araca, davalı araç sürücüsünün kendisine ait şeritte davacıya yol veren diğer araçları ters şeritten solladığı sırada davacıya ait araca çarptığı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 54/1-b-4 hükmü uyarınca "4. Kavşaklarda, demiryolu geçitlerinde ve bunların yaklaşımında," sürücülerin önlerindeki aracı geçmeleri yasaklanmış olup, dava konusu kazanın kavşak geçişinde davalı araç sürücüsünün araç geçişi gerçekleştirmesinden dolayı gerçekleştiği ve KTK 84/1-e maddesi uyarınca geçme yasağı bulunan yerlerde geçmenin asli kusurlardan sayıldığı gözetilerek dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davalı araç sürücüsü ...'ın asli kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği, davacıya ait araç sürücüsünün ise kendisine geçiş hakkı tanındığı sırada yola ve devamında diğer şerit üzerinden katılım yaparak seyrine devam etmesinde bir kural ihlali bulunmadığından kusurunun bulunmadığı değerlendirildiğinden dava konusu kazanın davalı araç sürücüsünün asli ve %100 kusuruyla gerçekleştiği kabul edilmiştir.
6-Davacının kaza sonucu oluşan zararının tespiti için otomotiv konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 07/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle davacıya ait aracın hasar onarım bedelinin KDV dahil 8.614,00-TL olduğu, onarımın ekonomik olduğu, aracın 15.000,00-TL değer kaybına uğrayacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporuna karşı taraflarca herhangi bir itiraz ileri sürülmemiştir. Bilirkişi raporu teknik bir uzmanlık gerektiren hasar ve değer kaybının tespitine yönelik olarak alınmış olup taraflarca rapora karşı itiraz edilmemesi halinde raporda gösterilen bilirkişi tespitleri taraflar aleyhinde diğer taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşturacaktır. Bilirkişi raporuna her iki tarafça itiraz edilmemiş olduğu ve mahkememizce resen gözetilmesi gereken kamu düzeninden kaynaklanan bir hata veya eksiklik bulunmadığı gözetilerek davacıya ait aracın 8.614,00-TL bedel ile onarılabileceği ve aracın onarım sonrasında 15.000,00-TL değer kaybına uğrayacağı kabul edilmiştir.
Davalı sigorta şirketi tarafından poliçe teminatında eksilme yaratacak bir ödeme yapıldığına dair delil sunulmadığı anlaşıldığından 120.000,00-TL poliçe teminatı dahilinde davalı sigorta şirketinin diğer davalılarla birlikte zararın tamamından sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
7-Davacı tarafça dava değeri 09/05/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değeri hasar onarım bedeli yönünden 8.614,00-TL'ye, değer kaybı zararı yönünden 15.000,00-TL'ye yükseltilmiş, davalı araç sürücüsü ve maliki yönünden kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi talep edilmiştir.
Mahkememizce bilirkişi raporuyla davacının maddi zararı onarım bedeli yönünden 8.614,00-TL ve değer kaybı zararı yönünden 15.000,00-TL olarak belirlendiğinden ıslah doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı araç sürücüsü ve maliki kaza tarihinden itibaren faiz sorumluluğu altında olduğundan kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir. Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu ise ihbar sonrası temerrüt koşullarının oluşması ile başlayacağından dava öncesi davacının hasar bedeli yönünden yazılı başvuru tarihi 14/09/2023 tarihine 8 iş günü eklenerek temerrüt tarihi 27/09/2023 tarihinden itibaren, değer kaybı zararı yönünden yazılı başvuru tarihi 08/03/2023 tarihine 8 iş günü eklenerek tespit edilen temerrüt tarihi 21/03/2023 tarihinden itibaren faiz işletilmiştir.
Faiz türü yönünden yapılan değerlendirmede, davacı tarafça avans faizi talep edilmiş ise de, taraflar arasındaki uyuşmazlık ticari nitelikte olmayıp haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Davalı aracın ruhsat kaydının hususi olduğu ve ticari amaçlı kullanıldığına dair dosyaya yansıyan bir delil bulunmadığı da dikkate alınarak tazminat miktarlarına yasal faiz uygulanmıştır.
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın yargılama giderleri kapsamında değerlendirilerek haklılık durumuna göre tahsili yönünde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, 8.614,00-TL hasar bedeli ve 15.000,00-TL değer kaybı zararı olmak üzere toplam 23.614,00-TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin bakiye poliçe limiti ile sınırlı tutulması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarlarına davalılar ...ve...yönünden kaza tarihi 01/02/2023, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden hasar bedeli için 27/09/2023, değer kaybı zararı için 21/03/2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.613,07-TL harçtan peşin olarak alınan 269,85-TL, ıslah harcı olarak alınan 146,00-TL ile tamamlama harcı olarak alınan 255,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 942,22-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL, ıslah harcı olarak alınan 146,00-TL ile tamamlama harcı olarak alınan 255,00-TL toplamı 670,85-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça sarf edilen 269,85-TL başvuru harcı ile 739,25-TL posta ve tebligat ücreti, 5.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.509,10-TL yargılama giderinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
27/06/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır