T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/997 Esas
KARAR NO : 2025/535
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 04/12/2023
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Olay günü 09:30 sıralarında davalı sigorta şirketinin sigortalısı... plaka araç ile Karabağlar ilçesi Aşık Veysel Mahallesi 5823 Sokak üzerinde seyir halinde iken, No:5 önüne geldiğinde, aracının sağ yan ve dikiz aynası ile, sokak kenarında yürümekte olan müvekkili ...'a çarptığını, gerçekleşen kaza sonrasında araç sürücüsünün kaza anında polise veya ambulansa haber vermeyip müvekkilini olay yerinden alarak hastaneye bırakıp kaçtığını, İzmir Cumhuriyet Başsavcılı... sayılı soruşturma dosyası kapsamında alınan 01.11.2022 tarihli bilirkişi raporunda sürücünün sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile 5823 sokak üzerinde seyir halinde iken no:5 önüne geldiğinde aracının sağ yan ve dikiz aynası ile sokak üzerinde yürümekte olan yaya ...'a çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğinin tespit edildiğini, Bozyaka Eğitim Araştırma Hastanesi'nde 08/11/2021 tarihinde Ortepedi servisinde yapılan ameliyat raporunda müvekkilinin sol kolunda kırık redüksiyon sonrası 1 adet raius volar plak ve 10 adet vida ile osteosentez sağlandığı sonrasında sağ ön kol 1/3 distaldorsomedialden girildiği kırık hattına ulaşıldığı kırık uçların temizlendiğini, yine kırık redüksiyonu sonrası 1 adet plak ile 5 adet vida ile osteosentez sağlandığının belirtildiğini, İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesi... E sayılı ceza dosyası derdest olup, Müvekkilinin 6 ay boyunca hiçbir şekilde çalışamadığını, şu anda çalışacak durumda olmadığını, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 01.11.2022 tarihli bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 100 TL sürekli iş görmezlik bedelinin, 100 TL geçici iş görmezlik bedelinin ve 100 TL hastane giderleri olmak üzere 300 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek olan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla geçici iş görmezlik bedeli 10.000,00-TL'nin kaza tarihi itibari ile işleyecek faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı şirkete dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak davaya cevap vermedikleri görülmüştür.
DELİLLER: Hastane tedavi evrakları, SGK kayıtları, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı bilirkişi raporu, sağlık kurulu raporu, bilirkişi raporu bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Tarafların kusur durumlarının tespiti bilirkişiden alınan 24/05/2024 tarihli rapora göre; "...A-Kazaya etken Trafik kural ihlalleri;
1-) Elle sürülen hurda yüklü el arabası sürücüsü davacı ...’ın, kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nın 69, 46 /A ve 47/C hükümlerini ihlal ettiği
2-) Davalı ... Katılım Sigorta A.Ş. nezdinde 30.09.2021/2022 tarihleri arasında... sayılı ZMS (trafik) poliçesiyle ... adına kayıtlı... plakalı 1996 model... marka açık kasa kamyonetin sürücüsünün kimin olduğu hususu mahkemenizin takdirine bırakılarak, kamyonet sürücüsünün kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK nın 52/B, hükmünü ihlal ettiği.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Davacının maluliyet oranının tespiti için Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan rapora göre; "...
Bu bulgulara dayanılarak 29.07. 1991 doğumlu ...'ta 04.11.2021 tarihli trafik kazasına bağlı olarak oluşan engellilik oranı, istem yazınızda belirtilen “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” (Resmi Gazete, 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı) dikkate alınarak değerlendirildiğinde; şahsın engellilik oranına neden olacak bir arızasının bulunmadığı, dolayısıyla engellilik oranının %0 (yüzdesifir) olduğu mütalaasına varılmıştır.
Tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) ay olarak kabulünün uygun olacağı, ancak kesin iyileşme süresinin varsa kişinin takip ve tedavisini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir. raporu ile belirlenebileceği mütalaasına ." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş gücü kaybı ve geçici iş gücü kaybı zararları ile hastane giderlerinin, zarar veren aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tazmini talepli maddi tazminat davasıdır.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımı, davacının kaza nedeniyle sürekli maluliyet ve geçici iş gücü kaybı meydana gelip gelmediği, davacının SGK sorumluluğu dışında kalan hastane gideri bulunup bulunmadığı ve bu tazminat kalemlerinden dolayı davacının talep edebileceği maddi tazminatın miktarı noktalarında toplanmaktadır.
3-Dosya kapsamının incelenmesinden 04/11/2021 tarihli trafik kazasında davacının tek şeritli yolda el çekmeli hurda arabasıyla yürüdüğü sırada davalının sigortalısı olan... plaka sayılı aracın davacıya çarpması suretiyle gerçekleştiği,... plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde kaza tarihini de kapsar şekilde 30/09/2021-30/09/2022 tarihleri aralığında KZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu görülmüştür.
4-Dava şartları ve ilk itirazlar yönünden yapılan incelemede;
Davacı vekilinin zararın karşılanması talebiyle 09/06/2023 tarihli dilekçenin davalı şirkete gönderildiği, davalı şirkete evrakın hangi tarihte geldiğine dair bir kayıt bulunmamakla birlikte dilekçe tarihinde evrakın davalıya ulaştığı kabul edilmiş ve 8 iş günü yasal sürenin sonunda 22/06/2023 tarihinde temerrüde düştüğü, KTK 97. Maddesinde düzenlenen özel başvuru şartının yerine getirilmiş olduğu görülmüştür.
5-Mahkememizce kaza tespit tutanağı, poliçe, ceza dosyası, davacının görmüş olduğu tedavilere ilişkin hastane kayıtları, hasar dosyası, maluliyet raporu, kusura yönelik bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
6-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
90. Maddesinde, "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun... öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun... düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
7-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
8-Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımı noktasındadır.
Mahkememizce dosya kapsamı, ceza yargılaması dosyasında yer alan ifade tutanakları ve diğer deliller dikkate alınarak kusur dağılımı hususunda rapor düzenlenmesi için dosya adli trafik bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 24/05/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davacı ...'ın KTK'nın 69, 46/a ve 47/c maddelerine yönelik kural ihlali bulunduğu, davalının sigortalısı araç sürücüsünün ise KTK'nın 52/b maddesine yönelik kural ihlalinin bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Davacı vekilince rapora karşı sair itirazlar ileri sürülmüş ise de, davacının motorsuz el ile hareket ettirilen aracıyla ters yönde seyir halinde olması nedeniyle kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği, davalının sigortalısı araç sürücüsü yönünden ise meskun mahal içerisinde davacı ve davacının hakimiyetinde olan hurda arabasını kolaylıkla görebileceği halde bu hususta gerekli dikkat ve özeni göstermeyip hızını azaltarak geçişini gerçekleştirmesi gerektiği halde bu hususlarda gerekli dikkat ve özeni göstermedikleri anlaşıldığından eşit kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdikleri değerlendirilmiş, bu haliyle davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün %50 kusur oranına isabet eden oranda zarardan sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
9-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda kaza tarihi 04/11/2021 olup davacının maluliyetine ilişkin değerlendirmelerinErişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Davacının maluliyetinin tespiti yönünden Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı öğretim üyelerinden oluşan heyete sevk edilmiş, dosyaya sunulan 25/10/2024 tarihli maluliyet raporunda davacının sürekli iş gücü kaybının bulunmadığı(%0) ve 4 ay süreyle geçici iş göremezlik süresinin bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Taraf vekillerince rapora karşı somut bir itiraz ileri sürülmediği gibi mahkememizce resen yapılan incelemede de bir hukuka aykırılığın tespit edilemediği, davacının kaza sonucu gerçekleştirilen tedavilerine ilişkin kayıtlar ve fiziki muayenesi sonucu sürekli iş gücü kaybı bulunmadığının tespit edildiği, tespit ve değerlendirmeye esas alınan yönetmeliğin kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken yönetmelik olduğu ve resen dikkate alınması gereken bir hata veya eksiklik bulunmadığı gözetilerek davacının kaza nedeniyle sürekli maluliyetinin bulunmadığı ve 4 ay süreyle geçici olarak iş gücü kaybına uğradığı kabul edilmiştir.
10-6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50. maddesinin; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler", Türk Borçlar Kanununun 51. Maddesinin ise; "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler" hükümlerinin haiz olduğu, bu çerçevede davacının 4 aylık geçici iş göremezlik süresinde SGK tarafından geçici iş göremezlik ödeneği almadığı, 4 aylık süreye isabet eden günler için 2021 yılı asgari ücret miktarı brüt 3.577,50-TL üzerinden 1 ay 27 gün karşılığı 6.797,25-TL zararın oluştuğu, 2022 yılı asgari ücret miktarı brüt 5.004,00-TL üzerinden 2 ay 3 gün karşılığı 10.512,00-TL zararın oluştuğu, toplam 4 aylık süre için davacının 17.309,25-TL toplam geçici iş gücü kaybı zararı oluştuğu ve davalının sigortalısı araç sürücüsünün kusuruna isabet eden 8.654,62-TL talep edebileceği tespit ve kabul edilmiştir.
Davacı vekilinin 08/05/2025 tarihli ıslah dilekçesiyle geçici iş gücü kaybı zararı talebi 10.000,00-TL'ye yükseltilmiştir. Mahkememizce dava yukarıda kabul edilen 8.654,62-TL üzerinden kısmen kabul edilmiş, fazlasına dair istemin ise reddine karar verilmiştir.
11-Davacı tarafça tedavi gideri zararı talep edilmiş ise de 6111 kanunla değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır" hükmü uyarınca kaza sonrası davacının ameliyat vb. Giderlerinin SGK tarafından karşılanacağı, davacının SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerine ilişkin gerekli açıklamayı yapması için yargılamanın 07/03/2024 tarihli 1 nolu celsesinde davacı vekiline kesin süre verildiği ancak davacı tarafça bu hususta bir beyan ve açıklamada bulunulmadığı, dosya kapsamına göre davacının tedavi gideri talebine yönelik somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle ayrıca bir inceleme yapılamayacağı, davacının SGK sorumluluğu kapsamı dışında kalan bir tedavi gideri zararı mevcut ise bunu açıkça göstermek zorunda olduğu halde bu hususta gerekli yükümlülüğün yerine getirilmemesi nedeniyle inceleme yapılamadığı gözetilerek bu yöndeki talebin ispat edilemediği kabul edilmiş ve kısmen ret kararı verilmiştir.
11-Tazminat miktarına davacı tarafça dava öncesinde 08/06/2023 tarihli dilekçeyle yazılı başvuruda bulunulduğu ve davalı sigorta şirketinin 8 iş günü yasal ödeme süresi sonunda 22/06/2023 tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü gözetilerek 22/06/2023 tarihinden itibaren faiz işletilmiştir. Davacı tarafça alacağa en yüksek faizin uygulanması talep edilmiş ise de aracın ticari nitelikte olması nedeniyle ticari faiz talep edilebileceği ancak açıkça bu hususta bir talep bulunmadığı, açık talep bulunmaksızın mahkememizce resen ticari faize hükmedilemeyeceği, haksız fiil kaynaklı alacak isteminde en yüksek faiz oranı şeklinde istemin ticari faiz uygulanmasına yeterli olmadığı kanaatiyle yasal faize hükmedilmiştir.
12-Her ne kadar davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de ,"6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur. "(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2024/762 Esas 2024/687 Karar sayılı 25/04/2024 tarihli ilamı)
Yukarıda alıntılanan istinaf ilamı ve Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre, sigorta şirketine yazılı başvuru dava şartının bulunduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvuru şartı zorunlu olmadığı halde davacı tarafça bu yola gidilmesi halinde bu tutarın davacıya yükletilmesi gerekmektedir. Zira dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya ödenen ücretin davalıya yükletilebilmesi için uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması gerekmekte olup, yukarıda da açıklandığı üzere somut uyuşmazlıkta alternatif uyuşmazlık çözüm yolu benimsendiğinden ayrıca arabuluculuk başvurusunda bulunulmasına gerek bulunmadığı halde arabuluculuk başvurusu yoluna gidilerek yargılama gideri sarfiyatı yapıldığı anlaşıldığından, mahkememizce Yargıtay ve istinaf uygulaması dikkate alınarak, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 8.654,62-TL geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi tazminatın davalıdan poliçe limiti sorumluluk sınırları aşılmamak kaydıyla temerrüt tarihi 22/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlasına dair istemin reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın peşin olarak alınan 269,85-TL ile ıslah harcı olarak alınan 428,00-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 82,45-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat yönünden davacı yararına takdir edilen 8.654,62-TL. vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat uyarınca davalılar yararına takdir edilen 1.545,38-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL. ile ıslah harcı olarak yatırılan 428,00-TL toplamı 697,85-TL harçtan, iadesine karar verilen 82,45-TL harcın mahsubu ile 615,40-TL. harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan 269,85-TL. başvuru harcı ile 202,75-TL posta ve tebligat ücreti, 1.750,00-TL bilirkişi ücreti, toplamı 2.222,60-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 1.885,85-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, davalı şirket yönünden miktar itibariyle kesin, davacı yönünden gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır