T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/1033 Esas
KARAR NO: 2025/274
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/11/2024
KARAR TARİHİ: 13/03/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; Müvekkilin, davalı ile aralarındaki iş gereğince davalı yandan 30.06.2024 tarihli... numaralı 132.487,61-TL tutarlı faturaya dayalı alacağının mevcut olduğunu, Müvekkilinin verdiği hizmet karşılığında, davalı taraftan anılan fatura bedelinin ödememiş olduğunu, davalı aleyhine 02.09.2024 tarihinde İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile borcun tahsili için icra takibine girişildiğini, Davalı tarafça 04.09.2024 tarihinde borca haksız olarak itiraz edilerek takibin durdurulduğunu Davalı tarafça yapılan itiraz üzerine arabuluculuk görüşmelerinin yapıldığını 27.09.2024 tarihli son tutanak ile anlaşma sağlanamadığını ve işbu davayı ikame ettiklerini Taraflar arasında bir ticari ilişki olduğunu ve takip tarihi itibariyle müvekkilin davalı adına kestiği "Nakliye" işinin karşılığı olarak 30.06.2024 tarihli ... numaralı 132.487,61-TL tutarlı faturaya dayalı alacağı olduğunu davalı yanca takibe, takip dayanağına ve borca, istenen faize, faiz oranlarına ve ferilerine haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu Tüm bu nedenlerle davalı yanın borca itirazının haksız olduğunu davalı yanın İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın itirazın iptali ile asıl alacak miktarı olan 132.487,61-TL üzerinden belirlenecek olan icra vekalet ücreti ve yargılama gideri ile asıl alacak ve bu alacağa işlemiş olan faiz üzerinden takibin devamı ile bundan cihetle alacağın %20’sinden az olmamak üzere aleyhine icra inkâr tazminatına hükmolunmasını yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı borçlu üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Davacı ile müvekkil şirket arasında akdedilen 18/10/2023 tarihli Ürün Taşıma Sözleşmesinin 22. Maddesinde, sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu imza altına alındığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmede hukuki uyuşmazlıklara ilişkin bir yetki anlaşması bulunduğundan dolayı işbu davanın öncelikle yetkisizlikten reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
2-Taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklanmakta olup davacı tarafça 19/12/2024 tarihli delil dilekçesi ekinde sunulan sözleşmede sayfaların bir kısmının eksik olduğu, sözleşmenin Gizlilik başlıklı 15.maddesine dair 15.6. Alt maddeden sonra ilerleyen maddeleri içeren sayfaların yer almadığı, bir sonraki sayfada doğrudan 23.maddeye geçildiği, davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde sunulan ve eksik olan 16 ile 22.maddeleri de içeren eksik sözleşme sayfasında yer alan 22.maddede İstanbul Mahkeme ve İcra Daireleri'nin yetkili kılındığının belirtildiği görülmüştür.
Davalı tarafça cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunulmuştur.
3-Uyuşmazlık taraflar arasında düzenlenen 18/10/2023 tarihli sözleşmeden kaynaklanmakta olup, sözleşmenin 22.maddesiyle yetki şartı düzenlenmiş ve yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğu belirtilmiştir. Ayrıca sözleşmenin 23.maddesiyle süre 1 yıl olarak belirlenmiş ve sözleşmenin yazılı olarak uzatılabileceği görülmüştür. Takip konusu fatura tarihi 30/06/2024 olup sözleşme süresi içerisinde tanzim edildiği anlaşılmıştır.
4-Davalı vekilinin cevap dilekçesinde yetki ilk itirazı ileri sürülmüş ve yetkili mahkeme olarak İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi gösterilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 17.maddesinin ikinci cümlesine göre, “Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır”. Bu hükme göre, yetki sözleşmesi (veya yetki şartı) yapan taraflar, aksine bir düzenleme yapmamışlarsa, dava sadece yetki sözleşmesinde kararlaştırılmış olan mahkemede açılabilir. Diğer bir deyişle, aksi belirtilmediği sürece, HMK, yetki sözleşmesinde gösterilen mahkemenin münhasır yetkili mahkeme olacağını kabul etmiştir. Bu şekilde yapılmış olan yetki sözleşmesinin, münhasır yetkili olacağı, madde gerekçesinde de açıkça belirtilmiştir. Görüldüğü üzere, taraflar, salt bir münhasır yetki sözleşmesiyle, kanunun öngörmüş olduğu genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırmış olmaktadırlar. Taraflar, bu sonucun ortaya çıkmasını istemiyorsa, yani genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisinin devam etmesini istiyorlarsa yetki sözleşmesinde bunu ayrıca belirtmek zorundadırlar. Buna göre, münhasır yetki sözleşmesinden kasıt, tarafların yetki sözleşmesi ile kararlaştırılan mahkemeden başka bir mahkemede dava açılamaması üzerinde anlaşmalarıdır. (Bkz: Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin 2018/3072 Esas 2019/8546 Karar sayılı 30/10/2019 tarihli kararı)
5-Yukarıda alıntılanan Yargıtay 3.Hukuk Dairesi kararında da vurgulandığı üzere HMK ile birlikte hukukumuzda münhasır yetki sözleşmesi esas alınmış olup taraflarca aksi belirtilmedikçe yetki sözleşmesiyle gösterilen mahkeme münhasır yetkili hale gelmekte, genel yetkili mahkemelerin yetkisi ortadan kalkmaktadır.
7-Somut olayda taraflar arasında yetki sözleşmesi düzenlendiği, yetki sözleşmesinin şekil şartlarına uygun olduğu, tarafların yetki sözleşmesi yapma ehliyetlerinin bulunduğu anlaşılmaktadır. 18/10/2023 tarihli taşıma sözleşmesinin 22. maddesi ile İstanbul Mahkemeleri yetkili kılınmış olup, taraflarca yetkili olacağı kararlaştırılan mahkemenin münhasır yetkili hale geleceği, genel veya özel yetkili mahkemelerin yetkilerinin ortadan kalkacağı, somut olayda yetki sözleşmesinde genel yetkili mahkemelerin yetkisinin devam edeceğine dair bir kayıt bulunmadığı gözetildiğinde sözleşmeden doğduğu anlaşılan uyuşmazlıkta yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davalının süresinde yapmış olduğu yetki ilk itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
Yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine,
2-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde taraflardan birinin başvurması halinde dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, kesinleşmeden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse davanın açılmamış sayılacağının İHTARINA,
3-Yargılama giderleri ve harçlar hususunun yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı taktirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır