T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2024/106 Esas
KARAR NO : 2024/1091
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/02/2024
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; "... 08.12.2021 Tarihinde saat 12:50 sıralarında İzmir ili Bornova ilçesinde ...Sigorta A.Ş. Tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi tanzim edilmiş ... Yönetim adına kayıtlı ve sürücü... sevk ve idaresinde bulunan... plaka sayılı aracı ile seyir halinde iken, müvekkil... adına kayıtlı ve ...sevk ve idaresinde bulunan ...plaka sayılı araç ile çarpışması sonucu maddi hasarlı hasar meydana gelmiştir Kusur dağılımının hatalı olması sebebiyle tarafımızca... sicil numaralı trafik bilirkişisi...den bilirkişi raporu alınmıştır. Bu rapora göre... plakalı aracın, 2918 sayılı karayolları trafik kanunu madde 47 ve 84 kurallarını ihlal ederek %50 kusurlu olduğunu tespit etmiştir. Ancak söz konusu rapor tarafımızca tahkim komisyonuna sunulmuş olmasına rağmen rapor dikkate alınmamış ve kazaya karışan sürücüler açısından kusur dağılımı yapılamamıştır. meydana gelen kaza sonrası trafik ekiplerince tanzim edilen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı tetkik edildiğinde "Kazanın oluşumun da her iki sürücününde sarıda geçtiğini beyan etmesi üzerine kusur dağılımı yapılamamıştır." beyanı sebebi ile kazaya ilişkin ekte sunulan... Trafik Astb. Adli Trafik Bilirkişisi (Sicil no:...)... tarafından tanzim edilen Trafik Kazası Analiz Raporu incelendiğinde,sigortalı araca ait...plaka sayılı araç sürücüsünün 47/1-A maddesi gereğince “Trafik ışıklarına uymak zorundadırlar.” ile 84/1-A maddesi gereğince “Kırmızı ışıklı trafik işaretinde geçme hallerin de asli kusurlu sayılırlar.” kurallarını ihlal ettiğinden %50 oranında asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir.Müvekkile ait... plaka sayılı araç sürücüsünün ise 47/1-A maddesi gereğince “ Trafik ışıklarına uymak zorundadırlar.” Ve 84/1-A maddesi gereğince “Kırmızı ışıklı trafik işaretinde geçme hallerinde asli kusurlu sayılırlar." kurallarını ihlal ettiğinden %50 oranında asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir.Bu kusur raporu ve gerekli diğer evrakla...plakalı aracın kaza tarihinde ...nolu Zorunlu Trafik Sigortası poliçesi ile sigortalandığı... Sigorta A.Ş.'ye kusur değişimi ve hasar ödemesi talebiyle ibraz edilmiş ancak olumlu dönüş olmayınca Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulmuş nolu dosya açılmıştır. Ancak dosyanın Sigorta Tahkim Komisyonunda çözülebilecek nitelikte olmaması sebebiyle dosyadan el çekilmiştir. Söz konusu dosya kapsamında bilirkişi raporu alınmış müvekkilin aracındaki hasarın KDV dahil iskontosuz 42.216,14 TL olduğu tespiti yapılmış ancak kusur durumu halen belirsiz olması sebebiyle alacağın miktarı da belirsizliğini korumaktadır
Davalı yan müvekkilin aracında meydana gelen hasarı KDV dahil olarak ödemek zorundadır. KDV, Katma Değer Kanunu 1. Maddesinde sayılmış olan hizmetler karşılığında kesilen bir dolaylı vergi türüdür. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları da bu yöndedir. Zarar, KDV dahil ödenmelidir. Sigortacı, poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olarak, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın, onarıma dair fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisini de (3065 Sayılı KDV Kanunu uyarınca) zarar görene ödemek zorundadır. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı’nın... sayılı tebliği ile Başbakanlık Hazine Müsteşarlığınca tüm sigorta şirketlerine yapılan... sayı ve tarihli yazıda KDV dahil edilerek ödeme yapılması duyurulmuştur. Nitekim Yargıtay... HD. 17.02.2004, ... ilamında: “… Davacının sigortalısının, verilen zararın onarımı için satın alacağı malzeme ve onarım için gerekli işçilik hizmeti de anılan yasa maddesi gereğince Katma Değer Vergisi’ne tabidir. Fatura ibraz edilmemesi, davacının sigortalısının yapacağı malzeme ve işçilik gideri için KDV talep etmesine engel değildir. …” Yargıtay ... HD. 22.12.2005, E.... ilamında: “… Sigortacı kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken sigorta ettirenin gerçek zararını gidermekle yükümlü olduğundan aracın tamiri sonucu kanun gereği ödenmek zorunda bulunan ve bu nedenle sigorta ettirenin gerçek zararını oluşturan katma değer vergisi’nin de hesaplanarak ödenmesi gereken tazminat miktarına dahil edilmesi gerekirken …” denilmektedir. Sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı gidermekle yükümlü olduğundan, hasar bedeli sebebiyle zarar gören araç sahibinin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu gereğince ödemesi gereken KDV’yi de ödemekle yükümlüdür. (Yarg. 11. HD. 4.3.1997 tarih, 1997/745-1346 sayılı kararı; Işıl Ulaş, Uygulamalı Sigorta Hukuku, Ankara, 2007, 570).
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 49 ve devamı maddelerinde “Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri” üst başlığı altında haksız fiile ilişkin düzenlemeler yapılmıştır. Anılan Kanunun “Sorumluluk” başlıklı 49. maddesi; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” Düzenlemesi mevcuttur. Görüldüğü üzere gerek kasten gerek ihmal ya da tedbirsizlik ile haksız bir şekilde bir kimseye zarar veren kişi o zararı tazmine mecburdur.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası; işletenin, KTK 85/1 maddesinden kaynaklanan sorumluluğunu karşılamak amacıyla aynı yasanın 91/f.1 maddesi uyarınca yapılan mecburi sigortadır. Bir başka deyişle KTK’nın 91'inci maddesi gereğince araç işleteninin aynı yasanın 85/1 maddesinden kaynaklanan sorumluluğu karşılamak üzere yapılan Trafik Sigortası zarar sigortası olup sigortacı limit ile belirtilen miktarı değil, gerçekleşen zararın poliçe limiti sınırları içerisinde sigortalısının kusuruna isabet eden miktarını ödemekle yükümlüdür. Yine Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının “Hasar halinde, hasar gören orijinal parça, onarımı mümkün değilse orijinal parça ile değiştirilir” hükmü ile yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda düzenleme yapılmış ve gerçek zararın giderilmesi öngörülmüştür.
Sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı gidermekle yükümlü olduğundan, hasar bedeli sebebiyle zarar gören araç sahibine 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu gereğince KDV’yi de ödemekle yükümlüdür. 6102 Sayılı TTK’nın 1459. maddesi hükmü uyarınca, sigortacı, sigortalının uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlüdür. Davalı sigortacı, başvuranın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olduğundan, davalı sigorta şirketi ile anlaşmalı veya yetkili servisler arasında iskonto uygulanmasına yönelik anlaşmalar başvuranı bağlamayacaktır. Bu durumda yedek parça ve işçilik bedellerinde anlaşmalı servis iskontosu uygulanmadığında ve de KDV dahil edilerek tespit edilecek bedel, gerçek zarar bedeli olacaktır.
Sonuç olarak; hasar bedeli hesaplanırken iskonto uygulanması ve KDV dahil edilmemesi hukuka aykırıdır. Nitekim 6102 Sayılı TTK’nın 1459’uncu maddesi hükmü uyarınca, sigortacı, sigortalının uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlüdür. Davalı sigortacı, başvuranın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olduğundan, davalı sigorta şirketi ile anlaşmalı veya yetkili servisler arasında iskonto uygulanmasına yönelik anlaşmalar başvuranı bağlamayacaktır. Yedek parça ve işçilik bedellerinde anlaşmalı servis iskontosu uygulanmadığında ve de bu bedele KDV dahil edilerek tespit edilecek bedel gerçek zarar bedeli olacaktır. Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... K. Sayılı ilamında “6762 sayılı TTK'nın 1283. maddesi hükmü uyarınca, sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hasar bedeli tespit edilirken davalı ... şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma gereği olduğu belirtilen %10 iskonto esas alınarak yedek parça ve işçilik bedellerinin rayiç değerinde indirim uygulanması doğru değildir” gerekçesiyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Ayrıntıları yine Yargıtay ... Hukuk Dairesinin...K. Sayılı bozma ilamında açıklandığı üzere 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 1. maddesine göre Türkiye'de yapılan sınai, ticari, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyet çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabidir.
Davacının aracına verilen zararı gidermek için gerekli onarım, parça ve işçilik hizmeti de anılan yasa gereğince KDV'ye tabidir. Bu nedenle davacı lehine KDV dahil edilerek hasar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Nitekim bahsi geçen Yargıtay ilamında KDV dahil edilmeden tazminata hükmedilmesine dair yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İskonto uygulanmasının hukuka aykırı olduğu ile ilgili Yargıtay içtihatlarından başka örnekler de mevcuttur. Örneğin; Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... K sayılı kararı; "mahkemece, davacının onarımı yaptıracağı yeri belirleme konusunda serbest olduğu, onarımı yapan servisin sigortacının anlaşmalı servisi olmadığı, bu nedenle anlaşmalı servisin yaptığı iskontonun yapılmadığı, anlaşmalı servis iskontosu uygulanmadığında davacının talep edebileceği hasar bedelinin... Başkanlığı'nın 20.01.2015 tarihli raporuyla 42.395,83 TL. Saptandığı, bu bedelin davacının talep edebileceği gerçek zarar olduğu hususları gözetilerek rapor doğrultusunda davacı lehine tazminata hükmolunması gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir" şeklinde hüküm kurulmuştur. Yine Yargıtay ... Hukuk Dairesinin... K. sayılı kararı; "Davalı ile anlaşmalı ya da yetkili servisleri arasında yapılan anlaşmalara göre iskonto uygulanması, davacı sigortalıyı bağlamaz. Davacı aracını kendi imkanları ile bir başka serviste tamir ettirmiş ve bu servis tarafından iskonto yapılmamıştır. Dosya kapsamına göre, ekspertiz raporunda belirtilen 2.097 TL iskonto yapılmadan, davacının gerçek zararının tespiti gerekir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda öncelikle davacı talebi gibi, tamir faturalarında yazılı yedek parçaların parça kodlu fiyat listesinin yetkili servisten getirilmesi, daha sonra önceki bilirkişi kurulundan tüm dosya kapsamı birlikte gözetilerek, davaya konu kaza sebebiyle davacı aracında meydana gelen gerçek zarar miktarının tespiti (ekspertiz raporunda yapılan parça iskontusu uygulanmadan) hususunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir" şeklinde hüküm kurulmuştur. Bunun yanında Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... K. Sayılı kararı; "Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tüm sigorta şirketlerinin servislerle yaptıkları anlaşmalarda en az %10 oranında yedek parça iskontosu yaptıkları belirtilerek parça bedelinden %10 iskonto yapılarak 5.358,19 TL parça bedeli bulunmuş, buna 1.950 TL işçilik ve KDV eklenerek bulunan 8.623,66 TL'sından çıkan parçaların hurda değeri adı altında 2.366 TL indirilerek 6.200 TL onarım gideri tespit edilmiştir. Hem yedek parça fiyatından %10 iskonto yapılması, hem de toplam onarım giderinden hurda değeri olarak 2.366 TL mahsup edilmesi uygun ve doğru görülmemiştir" gerekçesiyle yerel mahkeme kararlarının bozulmasına karar verilmiştir. Bu bağlamda güncel bir karar olarak Yargıtay 4’üncü Hukuk Dairesi tarafından “Somut olayda hükme esas alınan 30.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda parça bedellerinden %5 iskonto yapılarak hasar tespit edilmiştir. Davalı ile anlaşmalı ya da yetkili servisleri arasında yapılan anlaşmalara göre iskonto uygulanması, davacı sigortalıyı bağlamaz. Dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda belirtilen %5 oranında iskonto yapılmadan, davacının gerçek zararının tespiti gerekir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda önceki bilirkişiden tüm dosya kapsamı birlikte gözetilerek, davaya konu kaza sebebiyle davacı aracında meydana gelen gerçek zarar miktarının tespiti (%5 parça iskontusu uygulanmadan) hususunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir” şeklinde hüküm kurulmuş uygulanan %5 iskonto dahi gerçek zararın karşılanması gerekliliği bağlamında hukuka aykırı bulunmuştur. Anlaşıldığı üzere; Yargıtay’ın istikrar kazanmış uygulamalarına göre KDV dahil edilerek tazminata hükmedilmesi için fatura ibrazına gerek yoktur. Çünkü hasar tazminatından maksat; davacının bir şekilde tamire edilen aracı için ödediği meblağın kendisine ödenmesi değil; davacının aracını layıkıyla ve orijinal bir şekilde yaptırmak istediğinde ülkemiz şartlarında bir servise ödeyeceği toplam meblağın ne olduğudur. Bahsi geçen Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği gibi; anlaşmalı servis iskontosu olmadan ve KDV dahil edilerek elde edilen bu meblağ gerçek zarardır.
Davalının trafik kurallarını ihlal etmek suretiyle gerçekleştirdiği haksız fiille müvekkilimin aracının uğradığı maddi hasar arasındaki illiyet bağı ortaya koyduğumuz delillerin ışığında açıkça ortadadır.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.2. Tazminat Ve Giderlerin Ödenmesi 2.1. ''Sigortacı; hak sahibinin, kaza veya zararın tespit edilebilmesi için bu genel şartlar ekinde yer alan gerekli tüm belgeleri sigortacının merkez veya şubelerinden birine ilettiği tarihten itibaren sekiz işgünü içinde tazminatı hak sahibine öder. Sigortacının kendisine iletilen belgelere haklı olarak itiraz etmesi veya kendisinin hak sahibinden ya da başka bir kurumdan haklı olarak yeni bir belge talep etmesi halinde söz konusu süre yeni talep edilen belgenin sigortacının merkez veya şubelerinden birine iletilmesinden sonra başlar. Sigortacı hak sahibinden münhasıran hak sahibinin tazminat hakkını etkileyen bilgi ve belgeleri talep edebilir.'' hükmünü amirdir. Bu sebeple sigorta şirketine başvurulan 07/02/2022 tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası olan 17/02/2022 tarihinden itibaren avans faizi talebimiz de mevcuttur.
HMK m. 107; “Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.” hükmünü amirdir. Ayrıca dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporunda her ne kadar hasar miktarı tespiti yapılmış olsa da kusur durumu belirsizliğini koruduğu için davanın değerinin tespitinin tarafımızca yapılması mümkün değildir. Bu sebeple davamız belirsiz alacak olarak açılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlığın "Trafik sözleşmesinden kaynaklı olması" sebebiyle Ticaret Mahkemesinde dava açmadan evvel Arabuluculuğun dava şartı olması sebebiyle arabuluculuk yoluna başvurulmuş ve anlaşamam tutanağı tutulmuştur.
Yukarıdaki değerlendirmeler çerçevesinde ve dosya kapsamındaki bilgi-belgelere göre; vekil edene ait aracın bakiye değer kaybının müvekkilime ödenmesi gerekmektedir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.2. Tazminat Ve Giderlerin Ödenmesi 2.1. ''Sigortacı; hak sahibinin, kaza veya zararın tespit edilebilmesi için bu genel şartlar ekinde yer alan gerekli tüm belgeleri sigortacının merkez veya şubelerinden birine ilettiği tarihten itibaren sekiz işgünü içinde tazminatı hak sahibine öder. Sigortacının kendisine iletilen belgelere haklı olarak itiraz etmesi veya kendisinin hak sahibinden ya da başka bir kurumdan haklı olarak yeni bir belge talep etmesi halinde söz konusu süre yeni talep edilen belgenin sigortacının merkez veya şubelerinden birine iletilmesinden sonra başlar. Sigortacı hak sahibinden münhasıran hak sahibinin tazminat hakkını etkileyen bilgi ve belgeleri talep edebilir.'' hükmünü amirdir. Bu sebeple sigorta şirketine başvurulan 23/12/2022 tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası olan 04/01/2023 tarihinden itibaren avans faizi talebimiz de mevcuttur.-...sayılı Sigorta Tahkim Komisyonu dosyalarının getirtilmesine,
... plakalı araçların karışmış olduğu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı vs. Evrakların emniyetten istenmesine, ... plakalı aracın sahiplik bilgilerinin Noterler Birliğinden istenmesine,
... plakalı araçların 08.12.2021 tarihindeki kazalarına ilişkin hasar dosyasının...Sigorta A.Ş.'den istenmesine,... nolu poliçenin aslının davalı yan sigorta şirketinden istenmesine, DAVANIN KABULÜ İLE tüm kalemlerdeki taleplerimize dair fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile;
hasar tazminatı için 04/01/2023 tarihinden itibaren 100,00 TL tazminatın (belirsiz alacak olarak) davalılardan alınarak vekil edene ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekil eden adına sayın mahkemenizden saygı ile talep ederiz " şeklinde talep ettiği görülmüştür.
SAVUNMA : Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; "... işbu davada görev itirazımız bulunmaktadır. Davacı tacir değildir. Kendi iddiasına göre de yaptığını beyan ettiği iş/eylemleri (mahkemece inceleme yapılması halinde söz konusu işleri yapmadığı da ortaya çıkacaktır.) müvekkil şirketin yetkilisinin ve kızının ticari olmayan eylemleri için yapmıştır. DAVACI DAVA DİLEKÇESİNDE TALEP ETTİĞİ MİKTARLARA İLİŞKİN İŞ/EYLEMLERİ MÜVEKKİL ŞİRKET ADINA YAPMADIĞINI KABUL ETMİŞTİR. BU SEBEPTEN HUSUMET İTİRAZIMIZ BULUNMAKTADIR. " şeklinde talep ettiği görülmüştür.
GEREKÇE : Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.
Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
Somut olayda; Davalının tacir olup olmadığı ve uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olup olmadığının tespiti için Ticaret Sicil Müdürlüğü, Esnaf Odası ve Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılmıştır. Gelen müzekkere cevaplarından davalının ticaret siciline kaydının bulunmadığı, ancak esnaf odasında kaydının bulunduğu görülmüştür. Ayrıca Vergi Dairesi'nden gelen cevabi yazıda ise davalının herhangi bir gelir türünden faal mükellefiyet kaydının bulunmadığı bildirilmiştir.
Eldeki dava Türk Ticaret Kanunu'nda belirtilen mutlak ticari dava niteliğinde de değildir.
Bu durumda mahkememizce, HMK'nın 114/1-c, 115/2. maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.Davacının davalıya karşı açmış olduğu dava da HMK.114/1-c, 115/2 madddesi gereği GÖREVE İLİŞKİN DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2- HMK'nun 20. maddesi uyarınca bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,
3- Bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4- Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemede nazara alınmasına,
Dair; davacı ve davalı vekillerinin yüzlerine karşı, tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 05/12/2024
Katip...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza