T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/1081 Esas
KARAR NO: 2025/343
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 09/12/2024
KARAR TARİHİ: 10/04/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; Müvekkili şirket nezdinde ... sayılı Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalanmış olan davalıya ait "..." plaka sayılı araç; 13.08.2021 tarihinde olay yerini terk eden belirsiz sürücü sevk ve idaresindeyken araca bağlı römorktan yola dökülmüş olan kaygan sıvı madde sebebiyle... plakalı motosiklet aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve... plakalı araçta yolcu ve sürücü olarak seyahat etmekte olan ... ve ...ın yaralanmalarına sebebiyet verdiğini, işbu kazada... plakalı araç sahibi %100 kusurlu bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından söz konusu kaza neticesinde ...ın yaralanmasına istinaden 21.07.2023 tarihinde 415.830,45-TL ve...ın yaralanmasına istinaden ise 25.04.2023 tarihinde 54.700,00-TL tazminat ödemesi yaptığını, müvekkili sigorta şirketi tarafından ödenen tutarları davalının olay yerini terk etmesi sebebine dayanarak rücuen tazmini talepli başlatılan icra dosyasına yapılan itirazın iptali gerektiğini, mezkur olayda müvekkili şirket, dava dışı taraflara ödemiş olduğu bedelin davalı taraftan rücuen tazmini talebi amacıyla toplam 470.530,45-TL asıl alacak için İstanbul...cra Dairesi... Esas sayılı dosya ile takip başlattığını, akabinde borçlu, yasal süresi içerisinde işbu dosyada borca, takibe ve tüm işlemlere itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının haksız ve mesnetsiz olan itirazının iptalini talep etmek gereği hasıl olduğunu, buna istinaden davalı tarafa karşı zorunlu dava şartı olan arabuluculuk başvurusu yapılmış olsa da görüşme sonucunda anlaşma sağlanamadığını, ayrıca davacı borca itirazında haksız ve kötü niyetle hareket etmekte olup itiraz, müvekkili şirketin alacağını daha geç elde etmesine neden olabilmek için yapıldığını, bu nedenle davalı aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesini, davalı tarafından hasız bir şekilde itiraz edilerek durdurulan İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas numaralı takibe itirazın kaldırılarak takibin devamına, davalı aleyhinde %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini, yukarıda detaylıca arz ve izah ettiğimiz nedenler ve Mahkemenizce resen gözetilecek hususlarla, öncelikle davalı üzerindeki kayıtlı menkuller/gayrimenkullere ihtiyati haciz konulmasını, davanın kabulü ile borçlunun haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazlarının iptali ve takiplerin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Davacı tarafın iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen hususları ve talep edilen "borca itirazımızın iptali ile icra takibinin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesi " talebini kabul etmediklerini, davacı tarafın dilekçesinde belirtilen hususların gerçeği yansıtmadığını, ayrıca olayda sigorta şirketinin müvekkiline rücu etme şartlarının gerçekleşmediğini, davacı taraf her ne kadar dilekçesinde kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağına göre davalının işleteni olan aracın sürücüsü kazanın meydana gelmesinde kusurlu bulunduğunu belirtmiş ise de ekte kaza tespit tutanağından da görüleceği üzere " Bu kazanın oluşumunda olay yeri incelemesi ve sürücü beyanlarından sürücü...'ın 2918 sayılı KTK'nın 52/1-B (Aracın hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) maddesini ihlal ettiğini ,... plaka sayılı tespit edilmeyen çekici sürücüsünün aynı kanunun 30/1-A (servis freni, lastikleri, dış ışık donanımından yakını ve uzağı gösteren ışıklarile park, fren ve dönüş ışıkları noksan, bozuk veya teknik şartlara aykırı olan araçları kullanmak) maddesini ihlal ettiği görüş ve kanaatine ulaşıldığı" şeklinde tutanak tutulduğunu, sadece müvekkiline değil iki tarafa da kusur atfı yapıldığını, müvekkiline ait aracın sürücüsünün olay yerini terketme durumunun kesinlikle söz konusu olmadığını, usul ve yasaya aykırılık teşkil eden davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: İstanbul ... İcra Dairesi ... dosyası, Hasar dosyası, poliçe, kaza tespit tutanağı ve Bergama ...Asliye Ceza Mahkemesi'nin... Esas sayılı ceza dava dosyası delil olarak değerlendirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, KZMMS sigorta poliçesiyle davacının sigortalısı aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucu sigortacının 3.kişiye ödediği maddi tazminatın sigortalı araç malikine rücu talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı şirkete ait ...plaka sayılı araçtan teknik bir arıza nedeniyle yola yağ dökülmesi nedeniyle dava dışı ... plaka sayılı motosikletin kayıp düşmesine ve dava dışı ... ve ...nmasına sebebiyet veren 13/08/2021 tarihli trafik kazası nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından ...n yaralanmasına istinaden ödenen 415.830,45-TL ile...ın yaralanmasına istinaden ödenen 54.700,00-TL'nin davalıdan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.f maddesi çerçevesinde rücu edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
3-Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.f maddesinde, tazminatı gerektiren olayda, bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır.
Genel Şartlar'ın B.4.F. Maddesi ile bir trafik kazası sonrasında araç sürücüsünün kişilerin can güvenliğinin korunması ve sağlık yardımı maksatlı zorunlu haller dışında olay yerinin terk edilmiş olması rücu sebebi olarak düzenlenmiş olup, düzenleme ile özellikle genel şartlarda yer alan diğer rücu şartlarının tespitinin zorlaştırıldığı ve imkansız hale getirilmesinin önüne geçilmek istendiği anlaşılmaktadır. Zira, örneğin alkol etkisinde sürüş gerçekleştiren bir kimsenin veya yeterli sürücü belgesi olmayan bir kimsenin kaza yerini terk etmesi halinde sigortacının rücuya ilişkin haklarını kullanması mümkün olmayacaktır. Bu nedenle zorunluluk halleri dışında sürücünün olay yerini terk etmiş olması başlıca bir rücu sebebi olarak kabul edilmiş olup olay yerini terk olgusunun gerçekleşmesi halinde sigortacının ayrıca diğer rücu şartlarının gerçekleştiğini ispat külfeti bulunmamaktadır.
4-Somut uyuşmazlıkta her ne kadar davalını sigortalısı aracın kaza sonrası olay yerinde bulunmadığı kaza tespit tutanağı ve ceza yargılaması dosyasıyla sabit ise de, rücu talebine konu trafik kazasının sigortalı aracın teknik aksamından yola yağ dökülmesi sonucu gerçekleştiği, araç sürücüsü dava dışı ... hakkında kazadan dolayı taksirle yaralama suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, Bergama...Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasına sunulan ATK Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nin 13/12/2024 tarihli raporunda "Sanık sürücü ... idaresindeki... plakalı kamyon ile seyri sırasında, aracında meydana gelen teknik arızadan kaynaklı kaplamaya kaygan sıvı döküldüğü anlaşılmış, seyir halinde iken sanık sürücünün sıvının döküldüğünü fark etmesinin ve tedbir almasının mümkün olmadığı, araçta seyir haline geçmeden önce yağ dökülmesine sebebiyet verecek bir arıza bulunduğu yönünde bir veri bulunmadığı da değerlendirilmekle, dava konusu kazada atfı kabil kusuru bulunmadığı kanaatine varılmıştır" şeklinde teknik değerlendirme yapılarak beraatine karar verildiği, kararın 05/02/2025 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Buna göre, her ne kadar davalı şirkete ait...plaka sayılı aracın kaza sonrasında kaza mahallinde bulunmadığı sabit ise de, ceza soruşturması dosyasında yer alan kolluk araştırma tutanaklarında kazaya sebebiyet veren davalıya ait aracın Mobese kameraları vasıtasıyla tespit edildiği, araç sürücüsünün kaza gerçekleştiğini bildiğine dair herhangi bir delilin bulunmadığı, 13/01/2021 tarihli Mobese görüntülerinin incelenmesine dair tutanakta "Kamyonun kavşaktan geçişi sırasında ortasından yola şerit halinde siyah madde bırakarak geçiş yaptığı görülmüş." şeklinde yağ dökülmesinin tariflendiği, gerek ceza yargılaması dosyasında gerekse mahkememiz dava dosyası içeriğinde yer alan bilgi ve belgelerde araç sürücüsünün kazanın gerçekleştiğini farkettiğine dair bir delilin bulunmadığı, müştekilerin ve sanık araç sürücüsünün tüm beyanlarının incelenmesinde kazanın gerçekleştiği sırada davalı şirkete ait aracın kaza mahallinde olduğuna dair bir beyanın yer almadığı, rücu koşullarının gerçekleşebilmesi için araç sürücüsünün bir kaza olduğunu bildiği halde olay yerini terk iradesi göstermesinin gerektiği, somut uyuşmazlıkta ise kazaya sebebiyet veren yağ dökülmesi vakıasının gerçekleşmesiyle kazanın gerçekleşmesi arasında belirli bir sürenin geçtiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla davalıya ait araç sürücüsünün kaza mahallinden ayrıldığı sırada henüz trafik kazası gerçekleşmemiş olması nedeniyle olay yerini terk iradesi oluştuğunun kabul edilemeyeceği, araçtan yola yağ dökülmesi tehlike sorumluluğu kapsamında sürücü ve araç işleteninin zararları tazmin sorumluluğunu gerektirmekte ise de bu durumun sigorta şirketine rücu hakkı vermeyeceği değerlendirildiğinden terke dayalı rücu koşullarının oluşmadığı kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir.
5-Davalı tarafça kötü niyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise de davacı sigorta şirketinin kötü niyetli olarak icra takibinde bulunduğuna dair somut bir delilin bulunmadığı ve davalı lehine tazminat koşullarının oluşmadığı gözetilerek kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin olarak alınan 5.857,85-TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 5.242,45-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin e duruşma üzerinden yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/04/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır