T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/113 Esas
KARAR NO : 2024/946
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 15/09/2014
KARAR TARİHİ : 22/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kullandığı... plakalı araca, davalıların sürücü, malik, trafik sigortacısı oldukları ... plakalı römorklu çekicinin, 20/09/2012 tarihinde saat 11:00-11:30 sıralarında çarptığını, çarpma sonucunda maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, kazada davalı ...' ın sollama yasağını ihlal ederek önündeki birçok aracı solladığını, davacının kullandığı aracın arkasından aynı istikametten 27 ton ağırlığı bulunmasına rağmen 80 km' den fazla hızla geldiğini, davacının kullandığı ... plakalı araca ilk önce çarpıp daha sonra önüne alarak yaklaşık 48 mt sürüklediğini, sonrasında aracın üzerine çıktığını ve 12 mt daha sürüklemeye devam ettiğini, bu sırada ...' a ait elektrik direğine de çarpıp yıkarak 6 mt daha gittiğini, davacının kullandığı aracın ise kamyonun elektrik direğine çarpması sırasında direğe takılarak kaldığını, kaza sırasında tırın dorsesinin kırılarak yan yatmış ve hayvan yemi yüklü tırdaki yemlerin davacının içinde bulunduğu aracın üzerine yığıldığını, kazanın tamamen davalı ...' ın kusuru ile meydana geldiğini, bu kazada davacının hayatta kalmasının tamamen şans olduğunu, düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı ile davalı...' ıh tam kusurlu bulunduğunu, davalının 20/09/2012 tarihinde Torbalı Emniyet Müdürlüğü'nde vermiş olduğu ifadesiyle de bunun ispatlandığını, kaza sonucunda davacının sağ ayağının ve sol omzunun kırıldığını, sol elinin parçalandığını, başından ve sol bacağından yaralandığını, davacının Rafineri Bölümünden mezun olduğunu, 2010 yılından beri çalışmakta olduğu firma bulunduğunu, aylık gelirinin 6.000 ila 7.000 arasında olduğunu, bu nedenle tahkikat sonucunda davacının kaza sonrasında kazanç kaybından kaynaklanan maddi zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere asgari 15.000 TL maddi tazminatın, olay tarihi olan 20/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, ayrıca davacının kaza nedeniyle oluşan yaralanmaları ve arazları sonucunda tedavi gördüğünü ve ilaç masrafları ile tedavi boyunca hastaneye gidip gelmesi nedeniyle masraflarının bulunduğunu, tedavi ve ulaşım masraflarından kaynaklanan maddi zararının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak suretiyle 500 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, davacının kaza sonrasında kendisine bir bakıcı tuttuğunu bakıcıya aylık 750 TL ödeme yaptığını bu yönden de bakıcı ücretinden kaynaklanan maddi zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere asgari 2.250 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsilini, bütün bu nedenlerle davacının tedavisinin devam ettiğinden ve vücudunda kalıcı arazların meydana gelip gelmeyeceği ve oranlarının zaman içerisinde belirli hale geleceğinden davacının kaza nedeniyle oluşan manevi zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere asgari 30.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi hariç) müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde müvekkil davalı...' ın kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu, davacının ise kusursuz olduğunun iddia edildiğini, davalı ...' ın sevk ve idaresindeki... plakalı aracı ile ...' ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı sollamak için boş olan sol şeride geçip seyrettiği sırada ...' ın aracının önünde giden ve davacı ... ün aracının... tekstile giden köy yoluna dönüş yapmak için aniden şeridin en soluna geçip yavaşladığını, davalı ...'ın kaza yapmamak için sola kaçtığını, davalı ...' ün köy yoluna dönüş yaparken Karayolu Trafik Kanunu ile ilgili yönetmeliklerinde yer alan kurallara uymaksızın dönüş yapmak istediği için asli kusurlu olduğunu, davacının öncelikle sola dönüş sinyali vermesi gerektiğini, hızını azaltmasını, sağ şeridin soluna yanaşması ve arkadan ve karşıdan gelen trafiği kontrol etmesi gerektiğini, davalı ...ın davacıya ait aracı görür görmez direksiyon tedbirine başvurduğunu, sola kırdığını, ...' ın ise sürekli telefonla konuştuğunu, sağa sola baktığını, dava dilekçesinde talep edilen maddi tazminatın fahiş olduğunu gerçeği yansıtmadığını, bakıcı tutulduğuna dair banka dekontunun istendiğini, davacının SGK lı olduğu için tedavi masrafının olmadığını, davacı meydana gelen kaza sebebiyle ayakta tedavi olduğunu, aynı gün hastaneden taburcu olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddini talep ettiklerini beyan etmişlerdir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi özetle; davalılardan ...' ın maliki bulunduğu... plakalı aracın ... Sigorta şirketine ... nolu trafik poliçesi ile başlangıcı 21/04/2012 tarihli 1 yıllığına sigortalı olduğunu, sigortalı aracın kusuru ile üçüncü kişilerin daimi sakat kalmasına sebebiyet vermesi halinde kişi başına 225.000,00 TL ile sınırlı sorumluluğu olduğunu, davacı tarafın istemiş olduğu tazminatın içeriğinin belli olmadığını, bu hususun açıklığa kavuşturulmasının gerektiğini, eğer istenen tazminatın daimi sakat kalma ise davacı tarafın sakatlık oranın öncelikle açıklığa kavuşturulması gerektiğini, davacı taraf tedavi giderlerini sigorta şirketinden talep ediyorsa bu taleplerin SGK tarafından karşılanmasının kanuni bir gereklilik olduğunu, sigorta şirketlerinin zarar görenin başvuru tarihinden itibaren 8 işgünü içerisinde temerrüde düşeceğini, davacı tarafça müvekkil şirkete yapılmış bir müracaat olmadığını, müvekkil sigorta şirketi aleyhinde hüküm tesis edilmesi halinde temerrüd tarihinin gözetilmesini talep edip,aleyhe açılan davanın reddini, müvekkil aleyhinde hüküm tesis edilmesi halinde kabul anlamına gelmemekle beraber temerrüd tarihinin gözönünde bulundurulmasını, manevi tazminat taleplerinin yasa gereğince Trafik poliçesi kapsamına girmediği için reddini, davacı delillerin ve müvekkil şirkete tebliğini talep ve dava etmişlerdir.
Dava, trafik kazası sonucu davacı sürücünün sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri, bakıcı gideri ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
Açılan dava öncelikle mahkememizin... esasına kaydedilmiş olup, 19/01/2016 tarihinde ; "Davanın KISMEN KABULÜ İLE; sürekli iş görememezlik zararı karşılığı 96.462,40.- TL, geçici iş görememezlik zararı karşılığı 10.500,00.- TL , tedavi giderleri karşılığı 500,00.-TL , bakıcı gideri karşılığı 2.250,00.- TL olmak üzere toplam 109.712,40.- TL maddi tazminatın davalılar ...'dan kaza tarihi olan 20/09/2012 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden ise dava tarihi olan 06/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına,
Davacının uğradığı manevi zarar karşılığı taktir olunan 15.000,00.- TL manevi tazminatın davalılar ...'dan kaza tarihi olan 20/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
Davacının fazlaya ilişkin geçici iş görememezlik zararı ile manevi tazminata ilişkin istemlerinin reddine," karar verilmiş, verilen karar temyiz edilmiş ve Yargıtay... H.D.... K. Sayılı ilamı ile;
"Maddi tazminatın (zararın) hesaplanmasında gelirin doğru olarak belirlenmesi önemli bir yer tutmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının gezici kimyasal madde satış mümessili olup vergi mükellefi olduğunu, 2010 yılından beri ...thalat firması ile acente sözleşmesi ile bağlı olarak çalıştığını aylık 2.000,00 TL maaşının bulunduğunu ve primlerle birlikte 6.000,00 TL-7.000,00 TL aylık gelirinin olduğunu iddia etmiştir. 16.12.2015 tarihli hesap bilirkişi raporunda; tanık beyanları, sosyal ekonomik durum araştırması, davacı tarafından ibraz edilen faturaların gelir kalemi olduğundan gider kalemleri belli olmadığından davacı hakkında yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasına göre davacının geliri 3.500,00 TL (asgari ücretin 4.7 katı) olarak tazminat hesabı yapılmış; mahkemece hükme esas alınmıştır. Ancak tazminata esas alınan davacının gelirinin belirlenmesine ilişkin araştırma yetersizdir.
Bu durumda mahkemece; vergi mükellefi olarak kimyasal madde satış mümessiliği yapan davacının gelirinin saptanması için; ilgili Vergi Dairesi'ne ve SGK'ya müzekkere yazılıp vergi kayıtları ve SGK kayıtlarının getirtilmesi, bu belgeler ile davacının ticari defterlerine ve...thalat adlı işyerine ait ticari defter ve kayıtları üzerinde kaza tarihine yakın zaman diliminde davacının elde ettiği gelirinin belirlenmesi konusunda mali müşavir bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılması; bu araştırmaların sonuçları dahilinde gerçek gelirin net biçimde saptanmasından sonra, çalışma tarzı da değerlendirilerek daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden, tazminat hesabı konusunda ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre (davacı vekili tarafından geçici işgöremezlik zararı yönünden temyiz edilmiş olmasına, davalılar ... vekilinin gelirin 2.000,00 TL üzerinden hesaplanması gerektiğinden bahisle temyiz edilmiş olmasına göre kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
" gerekçe göstererek mahkememizce verilen kararı bozmuş akabinde dosya mahkememizin 2019/215 esasına kaydedilmiş ve 24/05/2022 tarihinde ;
" Davanın KISMEN KABULÜ ile, sürekli iş görememezlik zararı karşılığı 96.462,40 TL, geçici iş göremezlik zararı karşılığı 10.500,00 TL, tedavi gideri karşılığı 500,00 TL, bakıcı gideri karşılığı 2.250,00TL olmak üzere toplam 109.712,40 TL maddi tazminatın davalılardan ...dan kaza tarihi olan 20/09/2012 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacı ödenmesine, davalı sigorta şirketinin poliçe limitiyle sorumluluğunun sınırlı tutulmasına,
Manevi zarar ile ilgili önceki hüküm kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına," şeklinde karar verilmiş, verilen karar tekrar temyiz edilmiş ve Yargıtay ... H.D.' nin ...Karar sayılı ilamı ile;
" Dairenin 12.02.2019 tarihli bozma ilamından önce yürütülen yargılamada alınıp hükme esas kabul edilen 16.12.2015 tarihli aktüerya raporunda, PMF progresif rant yöntemine göre, 2015 yılı verilerine göre davacı için 96.462,40 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanmış, mahkemece hüküm altına alınmıştır. Taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairenin bozma ilamında, kaza tarihindeki gelirin usulünce belirlenmesi hususu vurgulanarak, karar davalı taraf yararına bozulmuştur.
Bozma kapsamında yürütülen yargılamada; mahkemece alınan aktüer raporunda 2015 yılı verilerine göre TRH 2010 yaşam tablosu progresif rant yöntemine göre 94.742,91 TL hesaplanmış yanılgılı değerlendirme ile davacı taraf lehine kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle, ilk hükümdeki miktar hüküm altına alınmıştır.
Açıklanan vakıalar karşısında mahkemece; bozma öncesindeki ilk hükme esas alınan 16.12.2015 tarihli hesap raporundaki veriler, (hesaplama yöntemi olan PMF progresif rant yöntemi ve 2015 yılı verilerine göre) esas alınarak davalı taraf lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını sağlayacak biçimde ve sadece benimsenen 3.101,78 TL gelir esas alınması hususu suretiyle hesaplama yapılması gerekirken, usuli kazanılmış hakları ihlal edecek biçimde TRH 2010 yaşam tablosu progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılarak karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." gerekçe göstererek tekrar mahkememiz dava dosyasını bozmuştur.
Bozma ilamı ile duruşma gün ve saati taraflara tebliğ edilerek 04/04/2024 tarihli celsede bozma ilamına uyulmasına karar veril ve aynı celse bozma ilamında belirtilen şekilde bilirkişi ara kararı tesis edilmiştir.
Bilirkişiden alınan 28/06/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Sayın Mahkemece, görevlendirmede belirtildiği üzere Yargıtay... HD... K sayılı bozma ilamı doğrultusunda;
Tam Kusur haline göre
- Davacının gelirinin 3.101,78.-TL olduğu kabul edilerek,
- PMF 1931 yaşam tablosu ve
- Progresif rant yöntemi kullanılarak
- 2015 yılı verilerine göre
- Davacının Geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatının hesaplanması çerçevesinde
Tam maluliyet ile Geçici İş Göremezlik Zararı = 9.402,49.-TL hesap edildiği,
% 8 maluliyet ile
Bilinen aktif dönem = 10.656,56
Bilinmeyen aktif dönem = 68.500,08
Bilinmeyen pasif dönem = 7.592,24
Kalıcı İş Göremezlik Zararı = 86.748,88.-TL hesap edildiği
Hukuki değerlendirmenin ve nihai kararın takdiri Sayın Mahkemeye ait olmakla rapor saygı ile arz olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkemenin, Yargıtay'ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Yargıtay İBK 9.5.1960 tarih 21/9, RG. 28.6.1960-10537) Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usuli kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Kazanılmış haklar Hukuk Devleti kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasanın 2. maddesinde açıklanan "Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir" hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez.
Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada, ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir (Yargıtay HGK. nun 12.07.2006 gün ve 2006/4-519-527 sayılı, 31.05.2006 gün ve 2006/10-307-337 sayılı ve 10.05.2006 gün ve 2006/4-230-288 sayılı ilamı).
Tüm bu nedenler ile, mahkememizce verilen ikinci karara karşı başvurulan temyiz kanun yolu sonucunda Yargıtay... H.D.' nin... Karar sayılı bozma ilamında belirtilen şekilde mahkememizce davacının gelirinin 3.101,78 TL olduğu kabul edilerek geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatının PMF progresif rant yöntemi ve 2015 yılı verilerine göre yapılan bilirkişi hesaplaması hükme esas alınarak kazanılmış haklarda gözetilerek başkaca bir araştırma yapılmasına gerek görülmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, sürekli iş görememezlik zararı karşılığı 86.748,88.-TL,
geçici iş göremezlik zararı karşılığı 9.402,49 TL,
tedavi gideri karşılığı 500,00 TL,
bakıcı gideri karşılığı 2.250,00TL olmak üzere toplam 98.901,37 TL maddi tazminatın davalılardan ...'dan kaza tarihi olan 20/09/2012 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacı ödenmesine, davalı sigorta şirketinin poliçe limitiyle sorumluluğunun sınırlı tutulmasına,
-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Manevi zarar ile ilgili ilk hüküm kesinleştiğinden (mahkememizin... Karar sayılı ilamı) yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına,
3-Maddi tazminat yönünden alınması gereken 6.755,95 TL karar ve ilam harcının yatan 471,22 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile 6.284,73 TL' nin tüm davalılardan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
-Manevi tazminat yönünden alınması gereken 1.024.65 TL karar ve ilam harcının davalılar...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 471,22 TL ve 21,15 TL başvurma harcının tüm davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 1.352,90 TL posta ve diğer giderler ile 5.850,00 TL ATK ve bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 7.202,90 TL yargılama giderinin kabul red oranı ( 5.688,97 TL) nazara alınarak 4.926,32 TL'sinin tüm davalılardan, bakiye kalan 762,65 TL' nin ise davalılar...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
-Yargılama sırasında davalı ... tarafından yatırılan ve harcanan 114,70 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 24,10 TL' sinin davacıdan alınarak ismi belirtilen davalıya verilmesine,
-Yargılama sırasında davalı sigorta şirketi tarafından yatırılan ve harcanan 200,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 26,81 TL' sinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine,
6-MADDİ tazminat yönünden;
-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 15.311,03 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
7-MANEVİ tazminat yönünden;
-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 15.000,00 TL vekâlet ücretinin davalılar ...dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
-Davalılar ... kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 15.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
8-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
22/10/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır