T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/1142 Esas
KARAR NO: 2025/882
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/12/2024
KARAR TARİHİ: 09/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... işletme A.Ş.'nin 2013 yılında turizm sektöründe faaliyet göstermek üzere kurulduğunu, ...Hotel bir ... otel işletmesi A.Ş.'nin iştiraki olduğunu, bugüne kadar sayısız organizasyona ev sahipliği yaptığını ve alanında son derece başarılı bir şirket olduğunu, davalı şirketin de 2017 yılından beri ... Tiyotra da sahne olan sanatçıları müvekkilinin şirketinin iştiraki olan otelinde konaklatmak üzere rezervasyonlarının olduğunu, davalı şirket konaklama sonrası oluştan tutarın bir kısmını muhasebe hesaplarından veya kesilen faturalardan da görüleceği üzere ödemediğini, müvekkili şirketi tarafından bu dönemde sürekli olarak fatura alacağının belirlenmesine rağmen davalı şirket tarafından ödemeni müvekkili şirkete yapılmadığını, bu sürecin akabinde müvekkili şirket tarafından 22/12/2023 tarihinde Ankara ... Noterliği'nden firmaya ihtarname çekildiğini, oluşan alacağın faizi ile birlikte ödenmesinin talep edildiğini, söz konusu ihtarname sonrasında 15/05/2024 tarihinde İzmir ... İcra Dairesi'nden ...esas sayılı takibe geçildiğini, söz konusu faturalara ve muavin defterine bakıldığında davalı şirketin borcunu ödemediğinin açık olduğunu, davacı müvekkili şirket ile davalı şirket arasında gerek sunulan hizmetler gerekse kesilen faturalarla ilgili çok sayıda sözlü görüşmeler ve yazılı olarak maileşmelerin mevcut olduğunu, 8 günlük süre içerisinde faturalara herhangi bir itirazda bulunmayan davalı şirket nedense tarafımızca bu fatura alacaklarına ilişkin olarak başlatmış olduğumuz icra takibine itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu, davalının yaptığı bu itirazın haksız ve yersiz olduğunu, davalı taraf ile arabuluculuk kapsamında yapılan arabuluculuk görüşmesinden de olumlu sonuç alınmadığını belirterek davamızın kabulü ile davalı şirket tarafından borca ve icra takibine yapılan haksız itirazın iptaline ve İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün cari hesap ekstresi/fatura alacağına dayalı başlatılan... esas sayılı icra takibinin devamına, takibin haksız olarak durdurulmuş olması sebebiyle kötü niyetli borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hüküm kurulmasına, yargılama harç ve giderleri ile yasal vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dosyası kapsamında davacının iddialarının kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı tarafça İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına konu edilen borcun niteliği göz önüne alındığında görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu, öncelikle usul bakımından mahkemenin görevine itiraz ettiklerini, davacı şirketin müvekkili şirket ile arasında mevcut ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin kendisine borçlu olduğunu iddia ederek , müvekkili aleyhine İzmir...İcra Müdürlüğü'nün.. esas sayılı takip dosyası üzerinden ilamsız icra takibine başlandığını, ancak müvekkili şirketin davalı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, sırf müvekkilini zarara uğratmak maksadıyla kötü niyetli olarak müvekkili aleyhine icra takibini başlattığını, ancak müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, davacının müvekkili şirketten herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, müvekkili şirket ile davacı arasında herhangi bir sözleşme, hizmet alımının olmadığını, bu nedenle davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafından tanzim edilen dava dilekçesinde alacağın likit olduğu ve bu itibarla asıl alacağa belli oranda faiz işletilmesi gerektiğini ve itirazlarının kaldırılması gerektiğini talep edildiğini, ancak davacının talep ettiği faiz türünün tarafımızca kabulünün mümkün olmadığını, söz konusu faiz talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davacı tarafça açılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptalinin ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddine, müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir borcunun bulunmaması sebebiyle davanın reddine, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraftan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, konaklama hizmetinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibinde ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 18 adet faturadan kaynaklanan toplam 76.674,27-TL'nin talep edildiği, ödeme emrinin borçlu/davalıya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir.
Davalı vekilinin mahkememizin görevine ve yetkisine yaptığı itiraz incelendiğinde; davanın taraflarının tüzel kişi tacir olduğu bu hali ile nispi ticari dava (TTK m. 4/1.) niteliğinde ki eldeki uyuşmazlığın temelinin konaklama hizmetinden kaynaklandığı görüldüğünden mahkememizin görevine yapılan itiraza ve açıkça yetkili mahkeme cevap dilekçesinde bildirilmediğinden yetki yönünden yapılan itiraza itibar edilmemiştir.
Davacı vekili, davalının talebi üzerine 2017 yılından beri...Tiyotra da sahne olan sanatçıların müvekkilinin şirketinin iştiraki olan otelinde konakladığını ancak bir kısım ödemelerin yapılmadığını iddia etmekte, davalı vekili ise sözleşeme ilişkisini inkar ederek, davacının herhangi bir hizmet vermediğini, sunulan delillerde müvekkilinin imzasının bulunmadığını savunmaktadır.
Davanın tarafları tüzel kişi tacir olduğundan tutmakla yükümlü oldukları ticari defterlerinin incelenmesi için mahkememizce taraflara ön inceleme celsesinde ticari defterlerin bulunduğu adresleri bildirmek için kesin mehil verilmiş olup, davalı vekili süresi içerisinde ticari defterlerinin bulunduğu adresi bildirmediğinden tek taraflı ticari defter incelemesi yaptırılmıştır.
Davacının ticari defterlerinin incelenmesi için Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat sonucu Bilirkişinden alınan 30/05/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre;"Hukuki yorun ve değerlendirmesi yüce mahkemenize ait olmak üzere, bilirkişi olarak verilen görev çerçevesinde, dava dosyası kapsamında buluna bilgi ve belgeler ile davacının ticari defter kayıtları uyuşmazlık bağlamında incelenmiş ve değerlendirilmiştir.
Buna göre;
1-Davacının incelenen ticari defterlerinin, TTK’nın 64, 65. ve 82 maddesi ile HMK’nın 222. Maddesi hükümlerini karşılamakta olduğu,
Bu defterlere yapılan kayıtların “muhasebe ilke ve standartları” ile “Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği ve Tek Düzen Hesap Planı” öngörülerine uygun olarak yerine getirilmiş olduğu, bu nedenle lehlerine delil olarak kabul edilebileceği,
2-Davacının incelenen Yevmiye Defteri kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıya vermiş olduğu konaklama hizmeti nedeniyle, açık cari hesap bakiyesi üzerinden 58.600,03 TL. ve 5.950.- TL. vade farkı olmak üzere toplam 64.550,03TL. alacaklı olduğu,
Davacı, 22.12.2023 tarihinde Ankara ...Noterden...miye numaralı ihtarnamesi ile davalı firmaya 65.450,04 TL. cari hesap bakiyesi ile 11.224,23 TL reeskont avans faizi olmak üzere toplam 76. 674,27 TL. ödemesini ihtar etmiştir.
3- “…ihtarnamenin tebliğ edildiği tarihten 3 gün sonra başlamak üzere takip tarihine kadar olan avans faizin hesaplanması…” görevi uyarınca, 3095 sayılı Kanun çerçevesinde TCMB tarafından ilan edilen değişken oranlı avans faizi üzerinden;
İhtarnamenin tebliğ tarihi : 22.12.2023
Faiz hesabı başlangıç tarihi:26.12.2023
Takip Tarihi : 20.05.2024
Toplam Adat : 146 gün.
64.550,03 x 96x 44,25/36500 = 7.512,56 TL.
64.550,03 x50 x51,75/36500=4.575,98 TL. olmak üzere toplam 12.088,54 TL. temerrüt faizi hesaplanmıştır.
Davacının, talep edebileceği toplam alacak, 64.550,03 + 12.088,54 = 76.638,57 TL. olarak hesaplanmıştır."şeklinde rapor sunduğu görülmüştür.
Bilindiği üzere; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK m. 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (HMK m. 222/2) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Ek cümle: 22.07.2020 - 7251 S.K./23. Md) Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (HMK m. 222/3) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK m. 222/4) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. (HMK m. 222/5)Bu kapsamda ticari defterlerin sahibi lehine delil olması için kural olarak işin ticari olması, her iki tarafın tacir olması ve iki tarafında ticari defterlerinin incelenmesi ya da belirli şartlara göre tek başına ona dayanması gerekir.
Somut olayda, satıcı/davacı tarafından takibe konu edilen cari hesaba işlenen 17 adet faturanın ticari defterlerlere kaydedilip kaydedilmediğinin incelenmesi için davalı tarafa mahkememizce verilen kesin mehile rağmen ticari defterlerin bulunduğu adresin bildirilmediği, davalının celp edilen B/A formlarına göre takibe konu cari hesabı oluşturan 16 det faturanın (konaklama hizmetine konu) davalı tarafça vergi dairesine beyan edildiği, incelenen davacı ticari defterlerine göre davalının 64.550,03 borç bakiyesi verdiği, somut olaya uygun emsal nitelikli Yargıtay 19. H.D.' nin 2018/2293 Esas, 2019/4962 Karar sayılı ilamı incelendiğinde, "Mahkemece taraflara usulüne uygun şekilde tarafların ticari defterlerinin ibrazı için süre verilmeli ve ibraz edilen ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmalıdır. Ayrıca davacının takip dayanağı yaptığı faturada da davalı müşterinin vergi dairesi ve vergi numarası bulunmaktadır. Bu bilgilerden hareketle davalının bu fatura ile ilgili -BA- “Büyük Alış” beyannamesi verip vermediği sorulmalı, böyle bir beyanname vermiş ise malları teslim almış sayılacağı değerlendirilmelidir. " şeklinde içtihat oluşturduğu görülmektedir. Bu nedenle davacının düzenlediği ve satım sözleşmesine ile takibe konu faturalara (vade farkı dışında) ilişkin davalının bu fatura ile ilgili -BA- “Büyük Alış” beyannamesi verdiği, celp edilen vergi kayıtlarından ve HMK' nun 222. Maddesine göre davalı ticari defterlerinin incelemeye hazır edilmediği görüldüğünden davacının sözleşme ilişkisini ve konaklama hizmetini ifa ettiğini kesin delil ile kanıtladığı, ancak konaklama hizmeti dışında dışında vade farkı yönünden taraflar arasında teamülün bulunmadığı, asıl faturaların döviz cinsinden de düzenlenmediği görüldüğünden hatırlatılan yemin hakkı da taraflarca kullanılmadığından, ihtarname ile temerrüte düşen davalının toplam işlemiş faiz ile birlikte 69.574,29 TL borçlu olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne, kabul edilen miktar faturaya dayandığından likit olarak değerlendirilerek davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiştir. Reddedilen miktar yönünden davacının takip başlatmakta kötü niyetli olduğuna yönelik savunma dışında somut bir delil davalı tarafça sunulmadığından davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı/borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü' nü...Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu KISMEN itirazın iptali ile takibin 58.600,03 TL asıl alacak ve 10.974,26 TL işlemi faiz olmak üzere toplam 69.574,29 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin ( 7.099,98 TL ) istemin reddine,
2-Davalının sorumlu olduğu 69.574,29 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 13.914,85.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gereken 4.752,61 TL karar ve ilam harcının yatan 926,04 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 3.826,57 TL' nin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 926,04 TL ve 427,60 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 300,00 TL posta ve diğer giderler ile 10.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 10.300,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 9.346,22 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 7.099,98 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
8-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin her iki tarafta oturuma katıldığından kabul red oranı nazara alınarak 333,36 TL' sinin davacıdan, bakiye kalan 3.266,64 TL' nin ise davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
9-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/10/2025
Katip...
¸e-imzalıdır
Hakim...
¸e-imzalıdır