T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/1150 Esas
KARAR NO: 2025/3
DAVA: Sözleşmenin İptali
DAVA TARİHİ: 26/12/2024
KARAR TARİHİ: 02/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı, dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ...ın 28/02/2024 tarihinde Dikili Öğretmenevinde ihale almak, kafe-restoran işletmek üzere adi ortaklık sözleşmesi yaptıklarını, iş bu sözleşmenin 4. Maddesinde "davalı ...ın işletme müdürü olarak sorumlu olduğu", 6. Maddesinde "işletmenin vergi kaydı ve kira sözleşmesi Hız Çağrı Hizmetleri'ne ait olmak olsa da taraflar işletmeye ...larak ortaktır. İşletme net kârı şirket hesabına aktarılamaz, ortaklar arasında eşit olarak dağıtılır." hükmünün kararlaştırıldığını, davalıların sözleşmede aldıkları yönetim hakkını, ortaklık menfaatine kullanmadıklarını, kendisinden bilgi sakladıklarını, ortaklığı kötü yönettiklerini, ortaklığın işlettiği borçların kısmen kendisi tarafından ödendiğini beyanı ile TBK nun 629. Maddesi uyarına, adi ortaklık sözleşmesinin 4. Ve 6. Maddelerindeki temsile ilişkin hükümlerinin iptali ile adi ortaklık temsilinin değiştirilmesine, temsilcinin azline, yerine davacı veyahutta mahkemenin uygun gördüğü üçüncü bir kişinin temsilci olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
DELİLLER :Davacı iddiasını ispata yönelik olarak; 28/02/2024 tarihli ortaklık sözleşmesi, 28/02/2024 tarihli kiralama sözleşmesi, ticaret sicil kayıtları,...'a ait imza sirküleri, ... Cafe'ye ait muhasebe kayıtları, ortak olarak işletme kurulumu için davacı tarafça yapılan harcamalara ve fazladan yapmak zorunda olduğu ödemelere ilişkin dekontlar, whatsapp yazışmaları, 21/10/2024 tarihli ihtarname, bilirkişi incelemesi, Dikili CBS nin... soruşturma sayılı dosyası, tanık, yemin ve sair tüm delillere dayandığı görülmüştür.
DEĞERLENDİRME:Dava; adi ortak yöneticisinin azli istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere,
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı ile davalı ... arasında adi ortaklık sözleşmesinden doğan ticari ilişki olup olmadığı, var ise iş bu sözleşme kapsamında davalılara adi ortaklığın temsil ve yönetme yetkisinin verilip verilmediği, verilmiş ise davalıların iş bu yetkiyi, kanuna, sözleşme ve dürüstlük kurallarına uygun olarak kullanıp kullanmadıkları, azilleri için haklı nedenler olup olmadığı noktasında toplanmıştır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 625/1 maddesinde, yönetim, sözleşme veya kararla yalnızca bir veya birden çok ortağa ya da üçüncü bir kişiye bırakılmış olmadıkça, bütün ortaklar ortaklığı yönetme hakkına sahip olduğu hükmünün düzenlendiği, iş bu düzenlemeye göre, gerek sözleşme ve karar, gerekse de kanundan dolayı yönetim yetkisine sahip olan yöneticinin, adi ortakları ile olan iş ilişkisinde TBK nun vekalete ilişkin hükümlerinin, üçüncü kişilerle olan ilişkilerinde ise Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerinde düzenlenen temsile ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği, gerek doktrinde ve gerekse de Yargıtay içtihatlarında kabul edilmiş olup, gerek sözleşme, gerek adi ortaklık kararı ve gerekse de kanundan dolayı yöneticisi olan ortak veya üçüncü bir şahsın yönetim yetkisi, TBK nun 629. Maddesi uyarınca, ortaklardan biri tarafından haklı bir sebeple kaldırılabilir. İş bu yetkinin kullanılması herhangi bir şekil şartına veyahutta mahkemeye müracaat ile mahkeme hükmüne hacet olmaksızın, tek taraflı irade beyanının karşı tarafa ulaştırılması ile mümkün olup ve yine adi ortaklık sözleşmesinde aksi öngörülmemiş ise adi ortaklık sözleşmesindeki değişiklikler bütün ortakların katılımı ve oybirliği ile yapılabileceğinden, haklı olmayan sebepler ile yönetim yetkisi, gerek diğer ortaklardan birinin veyahutta ortakların kararı ile geri alınan yöneticinin, yetkisinin kaldırılmasında haklı nedenler olmadığı iddiası ile bu yönde alınan kararın iptalini talep edebileceği, somut uyuşmazlıkta davacının ortağı olduğunu iddia ettiği, adi ortaklık yöneticilerinin haklı nedenlerle azilleri ile iş bu husustaki ortaklık sözleşmesinde değişiklik yapılmasına ilişkin isteminde, bu kapsamda hukuki yarar bulunmadığı, iş bu istemin tek taraflı irade açıklaması ve bu açıklamanın karşı tarafa ulaşması ile hüküm ve sonuçlarını doğuracağı, HMK nun 114/1.d maddesinde, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartı olarak düzenlenmiş olup, HMK nun 115. Maddesine göre de mahkemenin, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırıp, dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde davanın usulden reddine karar vereceği düzenlenmiş olup, iş bu husustaki dava şartı noksanlığı sonradan giderilebilecek noksanlıklardan olmadığından, davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere;
Davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE
Davacı tarafça peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davacı tarafça peşin yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair tarafların yokluğunda, kararın itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi. 02/01/2025
Başkan ...
E imza
Üye ...
eimza
Üye...
eimza
Katip...
eimza