T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/1163 Esas
KARAR NO: 2025/655
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/12/2024
KARAR TARİHİ: 03/07/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; 25.07.2024 tarihinde,...aracaoğlu sevk ve idaresindeki... plakalı aracın, müvekkiline ait...plakalı yabancı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Davanın, kusurlu sürücü ve kusursuz sorumlu malik ile ... Sigorta A.Ş’ye karşı açıldığını, davalı şirket ile kusurlu araç arasında kaza tarihi itibarıyla geçerli ZMMS poliçesi bulunduğunu, iş bu sebeple davalı şirketin de, bu kazadan dolayı teminatlar dahilinde sorumlu olduğunu, Müvekkilinin, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun, Yargıtay'ın ve Bölge Adliye Mahkemelerinin bir çok kararında belirtildiği gibi, seçimlik hakkını kullanarak, aracı ile ikametgahı ve aracının plakasının kayıtlı olduğu Almanya'ya döndüğünü ve burada bulunan... März tarafından 22.10.2024 tarihinde düzenlenen teknik maliyet ekspertiz raporuna göre; Hasar miktarının, KDV dahil 8.804,35-Euro olarak belirlendiğini, aracın tamir süresi boyunca günlük kullanım kaybı 59,00 Euro olup, onarım süresi 5 iş günü olduğundan 295,00 Euro ikame araç bedeli söz konusu olduğunu, ekspertiz raporu için 1.491,67 Euro ücret ödendiğini, davalı sigorta şirketine, 27.10.2024 tarihinde, şirketin '...com '' mail adresine bildirim yapıldığını, Kanun gereği 8 iş günü içinde ödeme zorunluluğu olduğundan sigorta şirketi 07.11.2024 tarihinde temerrüde düştüğünü, davalı sigorta şirketi, kaza tarihi itibarıyla 200.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, şirket, yönünden taleplerini, ZMMS teminat limiti olan 200.000,00-TL'yi aşmamak üzere sınırlı olduklarını, fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve netice-i talep artırım ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla, her ne kadar ekte sunulu raporlarla belirlenmiş ise de, bilirkişi marifetiyle sonuca ulaşılacağından ve dolayısıyla yargılama gerektirdiğinden; belirsiz alacak olarak şimdilik 40,00 Euro hasar tazminatının; davalı sürücü ve davalı araç sahibinden, kaza tarihi olan 25.07.2024 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden ise, zmms teminat limitleri (200.000,00 TL) ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan (27.10.2024 + 8 iş günü) 07.11.2024 tarihinden itibaren, müşterek ve müteselsilen, yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline, belirsiz alacak olarak şimdilik, 10,00 Euro ikame araç bedelinin; sadece davalı sürücü ve davalı araç malikinden, kaza tarihi olan 25.07.2024 tarihinden itibaren, müşterek ve müteselsilen, yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline, Alman BVSK listesine göre orantılı olarak belirlenmiş, TTK 1426 gereği ve davacı tarafından ödenmiş olan 1.491,67 Euro ekspertiz rapor ücretinin, tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen karar tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak yargılama giderlerinden sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, dava değeri arttırım dilekçesi ile; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, Toplam 8.414,45 -Euro hasar tazminatının; davalı sigorta şirketi yönünden temerrüde düştüğü 07.11.2024 tarihinden itibaren teminat limiti olan 200.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere, davalı şahıslar yönünden ise, kaza tarihi olan 25.07.2024 tarihinden itibaren, müşterek ve müteselsilen 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak ödenmesine, 295,00-Euro ikame araç bedelinin; sadece davalı şahıslardan, kaza tarihi olan 25.07.2024 tarihinden itibaren, müşterek ve müteselsilen 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak ödenmesine, Yüksek mahkeme kararlarında belirtildiği gibi, TTK m 1426 gereği ve müvekkil tarafından ödenmiş, ücret dayanağı ve faturası dosyaya ibraz edilmiş olan 1.491,67 Euro ekspertiz rapor ücretinin tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen, karar tarihindeki TC Merkez Bankası Efektif Satış kuru karşılığı TL olarak yargılama giderlerinden sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... ve ...vekili, cevap dilekçesinde; aracın yurtdışına hasarlı şekilde nasıl götürüldüğü kaza tarihi ile yurtdışında onarım yapıldığı iddia edilen tarih aralığının (temmuz- ekim ) 3 ayı geçmiş olmasının açıklanması gerektiğini başvuran tarafından araçta meydana gelen hasarın yurtdışında onarıldığı belirtilerek buna göre yabancı para birimi üzerinden hesaplama yapılması istendiğini, oysa araç Türkiye'de hasar gördüğü, hasarlı iken Türkiye’de olduğu ve yurtdışına onarım yapmadan götürmesi imkânsızlık teşkil ettiğinden Türk Lirası üzerinden gerçekleştirilen onarım faturalarının esas alınması gerektiğini, davacının yapmış olduğu masraflara ilişkin fatura sunmamış olup davayı kabul anlamına gelmemekle beraber meydana gelen hasardan öncelikle sigorta limiti dahilinde Sigorta Şirketinin sorumlu olduğunu, davacının ödemiş olduğu gerçek hasar bedelinin faturası ile delillendirilmesi gerekmekte olup müvekkili davalıların ancak fatura bedelini ödeme tarihindeki kurdan ödemekle sorumlu olacaklarını, davayı kabul etmemekle beraber hasar bedeli talebinde bulunan davacının kazadan kaynaklanan zararının genel şartlara uygun olarak tespiti gerektiğini, davacı her ne kadar seçimlik hakkını kullanarak aracı yurt dışında tamir ettirmmiş ise de bir hakkın kullanılmasının açıkça başkalarına zarar vermekteyse hukuk düzeni tarafından korunmayacağını, eksper ücreti bakımından müvekkilin ödeme yapma zorunluluğunun bulunmadığını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Sigorta A.Ş. Vekili, cevap dilekçesinde; aracın onarılmadan yurtdışına nasıl götürüldüğünün açıklanması gerektiğini, Euro üzerinden hesaplama yapılamayacağını, kaldı ki, hasarlı halde yurtdışına götürüldü ise dahi; davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, yabancı para bakımından fiili ödeme günündeki kur üzerinden karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini, zararın Türk Lirası olarak hesaplanması, aksi halde ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte geçerli olan kur esas alınarak Türk Lirası karşılığı üzerinden verilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; hasar bedeli talebinde bulunan davacının kazadan kaynaklanan zararının genel şartlara uygun olarak tespitinin gerektiğini, davacı her ne kadar seçimlik hakkını kullanarak aracı yurt dışında tamir ettirmmişse de bir hakkın kullanılması açıkça başkalarına zarar vermekteyse hukuk düzeni tarafından korunmayacağını, müvekkili şirketin eksper ücreti bakımından sorumluluğu bulunmadığını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 25/05/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...SONUÇ: Sayın Mahkemenizce Bilirkişi incelemesinde bulunulmak üzere tarafımıza tevdi edilmiş olan... E. sayılı dosya muhtevasında bulunan tüm bilgi ve belgeler yukarıda zikredildiği şekilde ayrıntılı olarak incelenmiş olup davacı aracının yabancı plakalı araç oluşu da dikkate alınarak kaza tarihi itibariyle ileri sürdüğü zarar kalemleri hakkındaki nihai görüşümüz aşağıda sunulmuştur.
1)... plaka sayılı davalı araç sürücüsü ...2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/b ve 56/c maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna TAMAMEN HATASI İLE ETKEN OLDUĞU.
2)... plakalı sayılı davacı araç sürücüsü ... kazanın oluşumuna ETKEN FAKTÖRÜ VE HATASI OLMADIĞI.
3) ... plakalı ...marka davacı aracının arka kısımlarında meydana gelen hasarların Bahse Konu Trafik Kazası İle Uyumlu Olduğu,
4) Dava konusu...plakalı, ... marka...e meydana gelen Toplam Hasar Miktarının dosya muhtevasında bulunan bilgi ve belgeler üzerinde yapılan incelemeler, yapılan piyasa-doküman araştırmalarına göre Y. Parça bedeli + işçilik + KDV dahil 8.414,45 EUR olduğu,
5) Dava konusu aracın onarımı için makul onarım süresi 5 İş Günü olarak kabul edilmiş ve benzer aynı özelliklere sahip bir aracın kaza tarihi itibariyle 5 günlük kiralama bedelinin 59,00 Euro/gün hesabı ile araç mahrumiyet bedelinin 295,00 Euro hesap edilmiş olduğu," şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, davacıya ait ... plaka sayılı araç ile davalı ...'nun maliki, davalı...n sürücüsü ve davalı ... Sigorta A.Ş.'nin KZMMS sigorta poliçesiyle sigortalısı olan... plaka sayılı araç arasında 25/07/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacıya ait araçta oluşan hasarın onarım bedeli ve aracın kullanılamamasından kaynaklanan maddi zararın tahsili talepli maddi tazminat davasıdır.
2-Dava şartları ve ilk itirazlar yönünden yapılan incelemede;
Davacı vekilinin maddi zararın karşılanması talebiyle yazılı başvuru evrakını davalı şirkete posta yoluyla 27/10/2024 tarihinde e-posta yoluyla davalı şirkete gönderdiği, 8 iş günü ödeme süresinin sona ermesinden sonra davanın ikame edildiği ve KTK 97. Maddesinde düzenlenen özel başvuru şartının yerine getirilmiş olduğu görülmüştür.
Yetki itirazı yönünden yapılan incelemede, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110/2. Maddesi "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birin-de açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." şeklinde düzenlenmiş olup, davalı ...Sigorta A.Ş.'nin mahkememiz yargı çevresi içerisinde "... Mah. ... Cad. No:... ...Plaza Bornova-İZMİR" adresinde Ege Bölge Müdürlüğü bulunduğu ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre sigorta şirketinin Şube Müdürlüğü'ne göre daha geniş yetkileri bulunan bölge müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemelerinin de yetkili olacağı gözetilerek yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
3-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
4-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
5-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
6-Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
7-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
8-Sorumluluğun meydana gelişinde tarafların öncelikle kusur durumlarının belirlenmesi gerekmektedir. Tarafların kusur durumlarına ilişkin yapılan bilirkişi incelemesinde dosyaya sunulan 25/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu kazanın davalı araç sürücüsü...'nun KTK'nın 52/b ve 56/c maddelerini ihlal etmesinden dolayı meydana geldiği, davacı araç sürücüsünün ise kural ihlalinin bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Dosya kapsamı, tarafların iddia, savunma ve itirazları ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu kazanın davacıya ait aracın seyir halinde olduğu sırada davalının sevk ve idaresinde olan araçla arkadan çarpması suretiyle meydana geldiği, KTK'nın 52/b ve c maddelerinde düzenlenen "Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun ge-rektirdiği şartlara uydurmak," ve "Diğer bir aracı izlerken yukarıdaki fıkrada belirlenen durumları göz önünde tutarak güvenli bir mesafe bırakmak," kurallarını ihlal ederek kazaya asli ve tam kusuruyla sebebiyet verdiği, davacıya ait aracın durmasının veya yavaşlamasının kusur durumuna etkisinin bulunmayacağı anlaşıldığından, davacıya ait araca arkadan çarpma suretiyle sebebiyet verilen kazada davalı ...asli ve %100 oranında kusurlu kabul edilmiştir.
9-Yargıtay...Hukuk Dairesi'nin istikrar kazanmış uygulamasına göre (Örn:2021/26157 E. 2022/1048 K.) sürekli olarak yabancı ülkelerde ikamet eden kişilerin yine yabancı plakalı araçlarının Türkiye'de uğradığı zararların kendi ülkelerinde onarımının yapılabileceği, zarar görenin aracını Türkiye'de onarmaya zorlanamayacağı, bu hususta zararın tespitinde araç şayet onarımı mümkün ve ekonomik ise sürekli ikamet edilen ülke rayicindeki onarım bedeli, şayet aracın onarımı ekonomik değil ise sovtaj değerinin araç rayiç değerinden düşülmesi suretiyle tespit edilecek gerçek zararın baz alınması gerekmektedir. Şayet araç sürekli ikamet edilen ülkeye götürülmeksizin Türkiye'de bırakılmış ve Gümrük İdaresi'ne terk edilmiş ise zarar miktarı sürekli ikamet edilen ülkedeki aracın rayiç değeri ile Türkiye'deki onarım bedelinden hangisi daha düşük ise bu miktar baz alınarak zararın hesaplanması gerekmektedir.
Her ne kadar davalı tarafça davacıya ait aracın kasko sigortasının bulunup bulunmadığının araştırılması talep edilmiş ise de, davalı tarafça davacıya ait aracın kasko sigortasının bulunduğuna dair somut bir delil sunulmadığı, taraflarca temin edilebilecek belgelerin yurt dışı istinabe yoluyla temin edilemediği hususu dikkate alındığında davacıya ait aracın Almanya ülkesinde mukim bir kasko sigortası bulunup bulunmadığının salt soyut savunmaya dayalı olarak araştırılmasının çok güç ve uzun zaman gerektiren bir usul işlemi olduğu, bunun yanında davacı kasko şirketinden bir ödeme almış olsa dahi kasko şirketinin bu ödemeyi sorumlu araç maliki ve sigortasına rücu etmek üzere talepte bulunduğu takdirde davalılarca bu dosya kapsamında davacıya yapılacak ödemelerin davalı sorumluluğunu kasko şirketine karşı da sona erdireceği, bu halde davalıların sorumluluğu kusura dayandığından davacı sebepsiz zenginleşmiş olsa dahi bunun davalıların malvarlığından değil, var ise ödeme yapan kasko şirketine karşı gerçekleşeceği ve bu haliyle kasko ödemesine yönelik araştırma yapılmasında gerek fiili imkansızlık gerekse davalıların malvarlığından daha fazla bir eksilmeye yol açmayacağı için hukuki yarar bulunmadığı gözetilerek soyut nitelikteki savunma doğrultusunda bir araştırma yapılmasına gerek görülmemiştir.
Kusur durumlarının tespiti sonrasında ise haksız fiil tazminatının şartlarından olan zarar yönünden yapılan incelemede dosyaya sunulan 25/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait aracın kaza tarihi itibariyle kazasız rayiç değerinin 21.300,00-Euro olduğu, aracın onarımının KDV dahil 8.414,45-Euro olacağı, onarım bedeli ve rayiç değere göre aracın onarımının ekonomik olduğu, onarımın 5 iş günü süreceği ve bu sürede günlüğü 59,00-Euro bedel ile 295,00-Euro ikame araç zararı oluşacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davalı taraf vekillerince sair itirazlar sunulduğu görülmüştür. Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre aracın sürekli ikamet edilen ülke rayiçlerindeki fiyatlara göre onarım bedelinin belirlenmesinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı, gerek ekspertiz raporu gerekse mahkememize sunulan bilirkişi raporlarında yer alan onarımların kaza ile bağlantılı ve teknik yönden uyumlu oldukları, onarım gören parçaların sayısı azalmış ise de boya işlemini niteliği gereği tek bir parça dahi olsa 5 iş günü sürmesinin mümkün ve makul kabul edilebileceği, davacı bu süreçte farklı bir araç kiralamamış olsa dahi kendi aracını kullanmaktan yoksun kaldığı için zarar talebinde bulunabileceği gözetilerek davalı itirazları yerinde görülmemiş ve ek raporda gösterilen 8.414,45-Euro hasar onarım bedeli ve 295,00-Euro ikame araç zararı hükme esas alınmıştır.
Davacı vekilinin 11/06/2025 tarihli değer artırım dilekçesiyle dava değeri hasar onarım bedeli yönünden 8.414,45-Euro ve ikame araç zararı yönünden 295,00-Euro'ya yükseltilmiş, mahkememizce bilirkişi raporuyla tespit edilen bu miktarların dosya kapsamı ve gerçekleşen kaza şekli itibariyle uyumlu olduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı sigorta şirketinin sorumluluk sınırı poliçe teminat limiti 200.000,00-TL olup, davalı sigorta şirketi tarafından dava öncesinde ödeme yapılmadığı gözetilerek yalnızca hasar onarım bedeli zararından poliçe limiti 200.000,00-TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmuştur.
10-Davalı sigorta şirketinin yazılı başvuru sonrası temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edildiği anlaşıldığından davalı sigorta şirketi yönünden 07/11/2024 tarihinden, davalı araç maliki ve davalı araç sürücüsü yönünden haksız fiil tarihinden itibaren sorumluluk doğduğundan haksız fiil tarihi olan 25/07/2024 itibaren faize hükmedilmiştir. Dava konusu alacak yabancı para cinsi olmakla yürütülecek faiz türü olarak 3095 sayılı yasasının 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak değişken oranlı faiz belirlenmiştir.
11-Davacı tarafça ayrıca ekspertiz ücreti talebinde bulunulmuş olup, yerleşik yargısal uygulamalar doğrultusunda dava öncesi aracın hasarının tespitine yönelik yaptırılan ekspertiz incelemelerinin yargılama giderlerinden sayılabileceği, somut olayda Almanya ülkesinde yaptırılan ekspertiz incelemesinin emsal nitelikte dosyalarda alınan ekspertiz hizmet ücretleri ile uyumlu olduğu, bu tutarın da yargılama giderleri kapsamına dahil edilebileceği gözetilerek ekspertiz ücretine ilişkin gider dava tarihindeki kur üzerinden yargılama giderine dahil edilmiştir.
12-Davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Davalı... Sigorta A.Ş. Aleyhinde poliçe limiti nedeniyle 200.000,00-TL ile sınırlı olarak hüküm kurulmuş olup, emsal nitelikteki yargılama dosyalarında davalı sigorta şirketinin yargılama giderlerinden sorumluluğunun nasıl belirlenmesi gerektiği hususundaki: "Davalı sigorta şirketinin kaza tarihi olan 2020 yılı itibariyle poliçe limiti 41.000-TL olup, mahkemece de bu husus gözetilerek hüküm tesis edilmiş, birtakım yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden de poliçe limitindeki sorumluluğa orantılama yapılarak hüküm tesis edildiği anlaşılmış olup, hükmedilen tutara ve poliçe limitine göre harç ve vekalet ücreti yönünden hesapta bir hata yok ise de, yargılama giderleri (1.057,40-TL + 1.128,22-Euro) bakımından davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile orantılı olarak sorumlu olduğu belirtilmeksizin müteselsilen sorumlu tutulması doğru olmamış, yine davadan önce yasa gereği sigorta şirketine başvuru şartı bulunduğundan zorunlu arabuluculuk kapsamında olmadığı halde davacı tarafça arabuluculuğa başvurulmuş olması nedeniyle bu giderin davacı tarafa yüklenmesi de gerekmekle, bu yönler bakımından davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf itirazları haklı görülmüş, peşin harç bakımından dava tarihindeki kur itibariyle hükmedilen tutarın karşılığına ve peşin harç tutarına göre davalının da sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik görülmemiş, yukarıda belirtilen yanlışlığın giderilmesi ise yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2. madde uyarınca hükmün Dairemizce bu yön itibariyle düzeltilerek yeniden hüküm tesis edilmesi gerekmiştir."(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi...Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı 03/07/2024 tarihli ilamı) emsal nitelikteki istinaf ilamları dikkate alınarak davalı sigorta şirketinin yargılama giderlerinden toplam dava değeri ve poliçe limitleri dikkate alınarak belirlenmiş, arabuluculuk ücretinin ise yine istinaf ilamında gösterilen gerekçeler nedeniyle davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE,
A-8.414,45-Euro araç hasar zararından kaynaklanan maddi tazminatın davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden temerrüt tarihi olan 07.11.2024 tarihinden, davalılar ... ve ...an haksız fiil tarihi 25/07/2024 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereği işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kurunun TL karşılığının, davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluk miktarı poliçe limiti 200.000,00-TL'yi aşmamak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
B-295,00-Euro ikame araç zararının davalılar...dan haksız fiil tarihi 25/07/2024 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereği işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kurunun TL karşılığının müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 21.932,19-TL harçtan peşin olarak alınan 427,60-TL ile tamamlama harcı olarak alınan 6.626,21-TL harcın mahsubu ile bakiye 14.878,38-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, davalı sigorta şirketinin harcın yalnızca 6.608,19-TL'lik kısmıyla sınırlı olarak sorumlu tutulmasına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 51.370,84-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin vekalet ücretinin yalnızca 32.000,00-TL'lik kısmıyla sınırlı olarak sorumlu tutulmasına,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 6.626,21-TL toplamı 7.053,81-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı, 487,50-TL posta ve tebligat ücreti, 9.000,00-TL bilirkişi ücreti ve yargılama gideri kapsamına alınan 1.491,67x36,8643=54.989,37-TL ekspertiz ücreti toplamı 64.904,47-TL yargılama giderinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin yargılama giderlerinin yalnızca 40.430,39-TL'lik kısmıyla sınırlı olarak sorumlu tutulmasına,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar... vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/07/2025
Katip...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır