T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/122 Esas
KARAR NO : 2025/229
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/04/2019
KARAR TARİHİ : 05/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; 1997 yılından bu yana Uşak İli ve ilçeleri ile Kütahya ilinin Simav, Gediz, Şaphane, Pazarlar ilçelerinde kesintisiz olarak 22 yıldır müvekkilin... ve... marka ürünlerinin bayii olarak çalışmakta iken, müvekkil tarafından hiçbir geçerli sebep yok iken, haksız ve hukuksuz bir işlemle Uşak bölge bayiliğinin iptal edildiğini ve planlı bir şekilde davacının itibarının zedelendiğini, 1997 yılında yapılan bayilik sözleşmesi süresiz bir sözleşme iken, eski genel müdür ...n göreve başlamasını takip eden yıllarda, tüm bayilere tek taraflı ve tek nüsha olarak sözleşmeler düzenlendiğini, süre kısıtı konularak 1 yıllık sözleşme yapıldığını, TBK 28. Maddede aşırı yararlanma gabin hükmüne dayandığını, müvekkil şirketçe bayilerine vade farkı ve borç yapılandırma vade farkı faturalarının kesildiğini ve sömürüldüğünü, teminat nakde çevrileceği zorlaması sonucu Ulusal Bayi Toplantılarında iki dakika içinde sözleşmelerin imza edilmek zorunda bırakıldığını, bu sözleşmelerin geçerli olmadığını, hedeflere dayalı 2'şer aylık kesin siparişler alındığını, hedef altında sipariş girildiğinde Bölge Satış Müdürlüğünce sipariş onayı yapılmadığını, tefeci faizi gibi faizler işletildiğini, 2007-2008 yıllarında yapmış olduğu Euro kampanyalı satışlar sonucundaki traktörlerin müvekkil tarafından rehinlidir ibaresiyle ruhsatlandırıldığını, 2008 yılında ekonomik krizle birlikte, Euro'nun aşırı değerlenmesi sebebiyle çiftçiden tahsilat yapılamadığını, alacağın tahsili imkansız hale geldikten sonra 2010-2013 yıllarında Euro üzerinden vade farklarıyla direk bayilerin cari hesaplarına borç kaydedilerek, bayilerin zarara uğratıldığını ...isimli bayiden müvekkil şirketin aldığı teminatlar toplamı ile ...firmasının daha önce bayiliğini yaptığı ... isimli firmaya verdiği teminat farkının davacının iş hacmine göre belirlendiğini, davacının servis ustalarıyla müvekkil şirket yetkililerince iletişime geçilip 6 ay sonra kurdurdukları yeni oluşumda çalıştırılmaya başlandığını, davacı şirketin hem kuvvetli portföyünü, hem de yetiştirdiği kalifiye personeli haksız rekabet yaparak çalıştırmaya başladığını, 26.10.2018 tarihinde davacıya ve diğer bir çok bayiye cari hesap borcuna ilişkin ihtarname gönderildiğini, 08.11.2018 tarihli cevabi ihtarname ile borcun ödenmesi için 2018 yılı sonuna kadar süre verilmesini talep ettiğini, 15.11.2018 tarihinde müvekkil şirketin yeniden ihtarname keşide ederek borcun ödenmesi için 3 işgünlük süre verdiğini ve bu süreye uymayarak sözleşmeyi feshettiğini, ihtarnamede belirtilen tutarın üzerinde tahsilat yapıldığını, bedelsiz kalmış teminat mektupları iade edilmeyerek tekrar tahsil edilmeye çalışıldığını, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının ... sor. Nolu dosyasında şikayetin bulunduğunu ve soruşturmanın sürdüğünü, bir hukuk devletinde karşılıklı mutabakat olmadan tek taraflı olarak sözleşmenin sonlandırılamayacağını, bayilerin kısmen veya tamamen haberdar bile olmadıkları cari borçlarına karşılık ayrı ayrı 10'ar adet ve seri şekilde aylık ödemeli çekler alındığını, bayilere çok yüksek faiz oranlarına itiraz etme hakkı tanınmadığını, diğer bayilere borç yapılandırma vade farkı altında kesilen faturaların bulunduğunu, belirli bayiler üzerinden 2 el traktör işi yapanlara ve hatta bazı bayileri marifetiyle rakip marka bayilerine düşük fiyatlı traktörler vermek suretiyle tüm bayileri ciddi zarara uğrattığını, hızlı satılabilen modeller sipariş edilmesine rağmen, stokta bulunmadığı gerekçesiyle siparişlerin karşılanmadığını, primlerin ödenmediğini veya eksik ödendiğini, piyasanın kötü olduğu aylarda, daha önce veremediği traktörleri metazori yöntemlerle fatura ettiğini, 2018 yılı 2. Ve 3. Dönem hesap mutabakatının davacı tarafından imza edilmediğini, servis ve yedek parça bayiliği de iptal edildiğinden zarara uğradığını, davacı aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, müvekkil şirketin davacı tarafından bedeli ödenen tabela ve reklam unsurlarını rıza dışında söktüğünü belirterek; tek taraflı olarak feshin iptali ve sözleşmenin geçerli olduğunun tespitine, bayilik hizmetlerinin gabin oluşturmayacak ve eşitlik ilkesi işleyecek şekilde devamına, bayiliklerin geçerli olduğunun tespitine, haksız sözleşme feshi sebebiyle uğranılan zararın tazminine, sözleşmenin ve bayiliklerin devamının mümkün olmaması halinde nakde çevrilen teminat mektupları nedeniyle uğranılan maddi zarar için şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın ödenmesine, traktör, yedek parça, ekipman ve servis iptali nedeniyle oluşan maddi zarar için 1.000 TL. maddi zararın tazminine, haksız ve yersiz bayilik iptali nedeniyle yosun kalacağı gelirden (kar kaybından) oluşan zarara mahsuben 1.000,00-TL'nin tahsiline, tabela ve reklam unsurları için 1.000,00-TL. maddi zararın tazminine, fazladan tahsil edilen bedellerin tespiti ile maddi zarara mahsuben 1.000,00-TL. zararın tazminine, portföy ve katma değer nedeniyle şimdilik 1.000,00-TL. portföy tazminatının tahsiline, ödenmeyen prim alacaklarına mahsuben 1.000,00-TL zararın tazminine, ticari itibar kaybı sebebiyle maddi zarara mahsuben 1.000,00-TL'nin tazminine, vade farkı faturaları nedeniyle 1.000,00-TL'nin tazminine, teminat mektuplarından mükerrer tahsilat nedeniyle 1.000,00-TL'nin tazminine, 1.1.2018-31.12.2018 takvim yılında bayilerine kestiği vade farkı faturaları toplamının, özellikle, kasten davacıyı hedef alarak yaptığı hukuksuz fiiline dayalı, diğer tüm bayilerine baskı, korkutma ve gabin olarak kullanarak borç yapılandırma vade farkı adı altında tahsil ettiği bedellerin bilirkişi incelemesi ile tespitini, bilirkişi incelemelerinin Sayıştay Denetçilerinden oluşacak en az üç kişilik bilirkişi heyeti marifetiyle yaptırılmasını talep ve dava ettiği görülmüştür.
Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 11/07/2024 tarihli değer arttırım dilekçesinde özetle; 20.05.2024 tarihli bilirkişi raporu kesinleşmediği için tam ve kesin dava değerlerinin belli olmadığını, ancak dosya değer itibarı ile heyete tevdi edilecek olmakla heyet tarafından yeniden veya ek rapor alınması durumunda dava değerlerini tekrar belirleme hakları saklı kalmak üzere şimdilik dava değerini 20.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda sonuç kısmında yazılı olduğu şekilde 6.916.977,87-TL olarak belirlediklerini ve mahkemeye şimdilik bu şekilde dava değerini bildirdiklerini, bildirilen 6.916.977,87-TL dava değeri üzerinden eksik harcı da dosyaya tamamlama harcı olarak yatırdıklarını beyan ettiği görülmüştür.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle; davacının 2007-2008 yıllarında gerçekleştiğini iddia ettiği vakıaların doğru olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydı ile, bu olayların üstünden 12 sene geçtiğini, dolayısıyla, davacının gabin iddiasının bu açıdan kabulünün mümkün olmadığını, davacının bazı taleplerinin, usul yönünden işbu davanın konusunu oluşturamayacağını, bu taleplerin peşinen reddi gerektiğini, davacının taleplerinin çelişkili ve mükerrer olduğunu, bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, bayinin sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini ihlal ederek bayilik ilişkisini çekilmez hale getirmesi nedeniyle bayilik ilişkisine devam edilmesinin beklenemeyeceğini, davacının, müvekkil şirket tarafından ihtarnamelerde verilen süreleri birbirine karıştırarak, sayın mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını ve sürelere uyulmadığı gibi izlenim oluşturduğunu, davacının sözleşmelerin tek taraflı irade ile sona erdirilemeyeceği iddiasının her türlü hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı, borcunun bulunduğunu ikrar ettiğini, davacının bilmediğini iddia ettiği faturaları tebliğ aldığını ve süresi içinde itiraz etmediğini, dolayısıyla, işbu faturaların kesinleştiğini, gabin ile ilgili davacı iddialarının hak düşürücü süre sebebiyle düştüğünü ve 22 yıldır devam eden ilişkide gabin iddiasında bulunmanın hakkın kötüye kullanımı teşkil ettiğine ilişkin itirazları saklı kalmak kaydı ile; gabinin gerek objektif, gerekse sübjektif koşullarının gerçekleşmediğini, bunun yanı sıra basiretli tacir sıfatına sahip davacının gabin iddiasında bulunarak faize ve vade farkına itiraz etmesinin de mümkün olmadığını, genel müdür ataması veya görevden alınması ile bayilik sözleşmelerinin hiçbir bağlantısının bulunmadığını, kaldı ki, müvekkil şirket oldukça köklü bir geçmişe sahip olan yıllardır süregelen yönetim ve pazar politikası bulunan Türkiye'nin önde gelen şirketlerinden olup, ... eski genel müdürünün tek bir bayi için köklü sistemini değiştirmesinin mümkün olmadığını, iddiaların asılsız ve yersiz olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede vade farkı ile temerrüt faizine ilişkin düzenlemelerin TTK ve BK hükümlerine uygun uygulanan faizlerin sömürü mahiyetinde olduğu iddiasının haksız olduğunu, sözleşmelerin davacıya verilmediği iddiasının doğru olmadığını, sözleşmelerin belirli süreli olarak düzenlenmesi rekabet mevzuatı çercevesinde zorunluluk olduğunu, davacı tarafın müvekkil şirket tarafından teminat mektuplarının verilen sürelere riayet edilmeksizin nakde çevrilerek alacağından fazla tutarı tahsil ettiği hususu gerçeği yansıtmamakta olup, davacı müvekkil şirket tarafından gönderilen ihtarnameleri çarpıtarak karıştırdığını ve sayın mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, müvekkil şirketin mükerrer tahsilat yaptığı ve davacının tüm borcunun teminat mektuplarında belirtilen tutar kadar olduğu iddiası gerçeği yansıtmamakta olup, müvekkil şirketin gerek BK madde 100 gerekse de taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince yapılan ödemeyi öncelikle borcun fer'ilerinden mahsup etme hakkının mevcut olduğunu, bu sebeple, davacı tarafından anılı teminat mektuplarına haksız olarak tedbir konulduğunu, müvekkil şirketin davacıdan alacağının bulunmamasına rağmen teminat mektuplarını iade etmekten imtina ettiği iddiası yerinde olmayıp reddi gerektiğini, davacının buyback riskleri mevcut olduğundan ve borçları devam ettiğinden teminat mektupları haklı sebeple, kendisine iade edilmemiş olup, davacının gerçeği saptıran iddialarda bulunduğunu, müvekkil şirket tarafından çalışma koşullarının tek taraflı değiştirildiği iddiası, davacı tarafından keşide edilen ihtarname içeriği ile çeliştiği gibi, doğru da olmadığını, müvekkil şirket tarafından haksız borçlandırma politikalarının uygulandığı hususunun doğru olmadığını, davacının iddia ettiği gibi bayiliğin devamlılığının yedek parça bayiliği şartına bağlayıp davacıyı yedek parça bayisi olmaya zorladığı iddiasının doğru olmadığını, davacının belirttiği gibi kasıtlı olarak davacı şirkete yapılandırma yapılmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, yapılandırma yapılabilmesi için bayinin bir talebinin mevcut olması gerektiği gibi bayinin bu yönde bir talebinin mevcut olmadığını, ... Firması ile ilgili iddiaların da tümüyle gerçek dışı olduğunu, TTK madde 122 uyarınca, bayilik sözleşmelerinde tekel hakkı bulunması halinde ve hakkaniyet gerektirdiği takdirde denkleştirme tazminatı talep edilebileceğini, müvekkil şirketin davacının bayilik yaptığı bölgelerde başka bayileri ve dağıtım ağları da mevcut olduğundan bu koşulun yerine gelmediğini, davanın reddi gerektiğini, TTK 122/3 uyarınca haklı sebeple fesih söz konusu olduğundan, davacının portföy tazminatı talep hakkı bulunmadığını, denkleştirme istemine ilişkin TTK 122/1'in koşullarının gerçekleşmediğini, taraflar arasındaki ilişkinin, konsinye satış olarak işlemediğini, davacı aleyhine fatura tarihinden itibaren de yüksek oranlarda faiz uygulanmak suretiyle haksız ve mesnetsiz borçlandırma politikaları izlendiği iddiasının doğru olmadığını, tersine, müvekkil, ürünün türüne göre, ticari koşullar çerçevesinde fatura tarihinden itibaren 7-105 gün arası otomatik olarak süre tanındığını ve hiçbir faiz uygulamadığını, ancak, valör tarihi gelmesine rağmen ödeme yapılmaması halinde faiz uyguladığını, stok fazlası satış, siparişlerin sevk edilmediği, satışı zor malların gönderildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının iddia ettiği prim yönünden koşullar oluşmadığını, davacının tabela, yazı, ekipman vb. malzemeleri müvekkil şirketin haksız olarak söktüğü iddiasının yersiz ve asılsız olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin sona ermesinden sonra davacıya ihtar edilmesine rağmen, sözleşmeye aykırı olarak müvekkile ait olan tabelaların indirilmediğini ve teslim edilmediğini; bunun üzerine müvekkilin, mülkiyeti kendisine ait olan tabelaları bizzat sökmek zorunda kaldığını, davacı vekilinin hakaret ve iftira içerikli iddialarının mesleki savunma sınırlarını aştığını, davacının, büyük bir gizlilik içinde yapılması gereken, içeriğinin ifşa edilmemesi gereken ve davaya konu edilerek delil olarak ileri sürülmemesi gereken arabulucu görüşmesi sırlarını bir avukat olarak davada ifşa ederek kanuna, mesleki kurallara ve hakkaniyete aykırı davrandığını, bunun yanı sıra, görüşme içeriğini saptırarak kendi lehine delil yaratmaya çalıştığını, kanunda bu suçun cezası açık olduğundan kendisine karşı şikayet yoluna başvurma haklarını saklı tuttuklarını, davacı, müvekkilin tek tek bütün yönetim kurulu üyelerine ve üst düzey yöneticilerine şahsen ihtarname göndererek ve savcılık şikayetinde bulunarak müvekkil şirketin prestijini ve Türkiye pazarında yıllardır sağladığı imajını yok etmeye çalışarak gerek şirketi gerekse de Türkiye çapında bilinmişliği olan yönetim kurulu üyelerinin itibarını zedelemeye çalıştığını, açıklanan nedenlerle; cevap dilekçesinin dosyaya kabulü ile, zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden davanın reddine, davacı taleplerinin çelişkili ve mükerrer olması nedeniyle davanın reddine, esasa girildiği takdirde davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, yargılama harç ve giderlerinin ve avukatlık ücretlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
DELİLLER :Davacı vekili iddiasını ispata yönelik olarak; davalı şirket ile davacı müvekkil şirket arasında ilk bayilik tarihinden bu yana imzalanan tüm bayilik sözleşmeleri, davacı müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtları, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları, bilirkişi incelemesi,tanık anlatımları, davalı ve davacı şirket maliye ve muhasebe kayıtları,davalı şirketçe 2018 yılından geriye doğru tüm yıllarda tüm Newholland ve Case bayilerine kestiği ‘Vade Farkı’ faturaları ,davalı şirketçe özellikle 2018 yılı Kasım ve Aralık aylarında olmak üzere 2018 yılından geriye doğru tüm yıllarda ve tüm Newholland ve Case bayilerine kestiği ’Borç Yapılandırma Vade Farkı’ faturaları, Uşak Merkez İlçesi,Banaz,Sivaslı,Ulubey Eşme İlçeleri ile Kütahya İli Simav,Gediz İlçeleri Trafik Tescil Şube Müdürlüğü tescil kayıtları ,TÜİK verileri, nakde çevrilen teminat mektuplarına ilişkin kayıtlar da dahil olmak üzere taraflar arasındaki ticari ilişkiye dair tüm banka ve ödeme kayıtları, teminat mektupları, davalı şirket yönetiminde yapılan değişikliklere ilişkin davalı şirket kayıtları, Manisa Asliye Hukuk Mahkemesinin tedbir kararı, Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne Demtrak şirketince davalı şirket aleyhine açılan emsal dosya ve içeriği dosya numarası,arabuluculukta anlaşma sağlanamadığına dair son tutanak, davalı şirket tarafından davacı müvekkil şirket aleyhine yapılan İzmir...İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı dosyası ve bu dosyaya itiraz üzerine aleyhe açılan İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas Sayılı dava dosyası ve bu dosya içerisinde bulunan tüm deliller,müvekkil şirket tarafından davalı şirket yetkilileri hakkında Manisa Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan şikayetle ilgili ... Sayılı soruşturma dosyası, davalı şirket ile müvekkil şirket arasındaki mail ve yazışmalara ilişkin kayıtlar, Çivril Noterliğinin 08.11.2018 gün ve... ihtarnameye cevap ve karşı ihtarnamesi, Ankara... Noterliğinin 26.10.2018 gün ve... yev. Sayılı ihtarnamesi, Ankara .... Noterliğinin 15.11.2018 gün v... yev. Sayılı ihtarnamesi,davacı müvekkil şirket ile davalı şirket arasındaki diğer karşılıklı ihtarnameler ve ihtarnamelere cevaplar, davalı şirketin .Taraflar arasında 2017 ve 2018 yılı cari hesap mutabakatlarının karşılıklı olarak imzalanıp imzalanmadığına ilişkin kayıt ve belgeler, davalı tarafça rızamız dışında sökülüp götürülen reklam ve tabela unsurlarının bedellerinin tarafımıza fatura edilip ödendiğine dair... Reklamcılık Yapı Dekorasyon Proje Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş.tarafından müvekkile kesilen 21.04.2010 gün ve... nolu fatura ... israliye nolu fatura ile 22.04.2010 gün ve...fatura ... irsaliye nolu fatura , Davalı şirket tarafından davacı müvekkil şirkete kesilen 2017 ve 2018 yılına ilişkin vade farkı ve yapılandırma faturaları da dahil olmak üzere 2018 yılındn geriye doğru tüm bayilik süresine ilişkin tüm fatura örneklerinin ve sevk irsaliyelerinin asıllarının bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davalı şirketten istenmesi, Yargıtay emsal kararları, yemin, müvekkil şirket ile davalı şirket arasındaki telefon, whatsapp ve mesajlaşma kayıtları, mail kayıtları, her türlü teknolojik yazışma, ve davalı bilgisayarları üzerinde müvekkil şirkete ait işlemlerle ilgili veriler ve sair delillere dayandığı görülmüştür.
Davalı vekili savunmasını ve iddialarını ispat yönünde; 27 Nisan 2018 tarih ve... referans numaralı iadeli taahhütlü mektup, Ankara... Noterliği'nin 1 Ağustos 2018 tarih ve... yevmiye no.lu, 02 Ağustos tebliğ tarihli ihtarname, bayiden gelen daha önce vermiş olduğu taahhüdü ve sözünü tutmadığına dair mail, Ankara... Noterliği'nin 26 Ekim 2018 tarihli,... yevmiye no.lu gecikmiş borç ihtarnamesi, Çivril Noterliği'nin 08 Kasım 2018 tarih,... yevmiye no.lu cevabı ihtarname, Ankara... Noterliği'nin 15 Kasım 2018 tarih ve... yevmiye no.lu fesih ihtarnamesi, davacı tarafından kabul edilen imzalı 2018/2 dönem hesap mutabakatı, mail ve kargo ile gönderilen 30.09.2018 tarihli cari hesap mutabakatı, rehin kaldırma örneği, Uşak Tarım Müdürlüğü ve Simav İlçe Tarım Müdürlüğü için talep edilen ve gönderilen bayilik sözleşmesi, tüm bayilere imza sürecine ilişkin bilgilendirmeyi de içeren mail, ...oplantısı maili, memorandum kayıtları, Uşak ... TT Stok Yükü, Ankara.. Noterliği'nin 28 Şubat 2019 tarihli ...ye no.lu tabelaların kaldırılması talebi ihtarnamesi, 22 Nisan 2019 tarihinde dahi tabelaların kaldırılmadığına dair fotoğraflar, tabelaların kaldırıldığına ve zarar verilmediğine dair fotoğrafları, Uşak... Noterliği'nin 17.12.2018 tarih ve...evmiye no.lu ihtarnamesi, Ankara... Noterliği'nin 21.12.2018 tarih ve ...yevmiye no.lu ihtarname, taraflara ait ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi incelemesi, keşif, tespit tutanakları, her türlü e-posta yazışması, tanık beyanları, yemin ve sair her türlü delile dayandığı görülmüştür.
İş bu davanın İzmir .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas numarası ile açıldığı, mahkemenin 07/10/2019 tarih ve... Karar sayılı ilamı ile dosyanın mahkememizi... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, iş bu dosyada yapılan yargılama sırasında 08/02/2024 tarihli ara kararı ile birleşen dosyanın tefriki ile mahkememizin en son esası olan ... Esas sırasına kaydı yapılmıştır.
Tefrik kararından önce mahkememizin ... Esas sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sırasında taraflarca dosyaya temini talep edilen bilgi ve belgelerin dosyaya teminine müteakiben, uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, dava dosyasının SMMM..., öğretim üyesi Doç. Dr....t, E ...Denetçileri ...den oluşan heyete tevdi ile rapor aldırılması hususunda Uşak ... Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazıldığı, bilirkişiler tarafından dosyaya sunulan 20/05/2021 tarihli raporda özetle; davacı karşı davalı ... şirketinin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, ... şirketinin 2015-2016-2017-2018 ve 2019 yıllarında E-Defter Mükellefi olduğundan dolayı açılış ve kapanış tasdiklerine tabi olmadığı, ... şirketinin E-defter kayıtlarından 2017 yılı 10. Dahil olmak üzere 2018 yılı 9. Ay dahil E-defter kayıtları ile birlikte muhasebe kayıtlarının tutulduğu bilgisayar kayıtlarının teknik problemlerden dolayı veri kaybına uğradığı ve geri getirilemediği, bu kayıtlara ulaşılamadığı şirket yetkilisi tarafından beyan ve ifade edilmiş olduğunu, bilirkişi olarak yaptıkları incelemede de bu aylara ait verilere bilgisayar ve E-Defter ortamında ulaşılamamış olmakla birlikte fiziki olarak mevcut ve var oldukları, bu faturaların beyanname ve bildirimlere dahil edilmiş olduklarının tespit edildiğini, muhasebe kayıtlarına ulaşılan ve incelemeye tabi tutulan diğer yıllara ve aylara ait muhasebe kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, inceleme konusu iş ve işlemlere ilişkin kayıtların ilgili mevzuat hükümlerine uygun olduğunun tespit edildiği, ... A.Ş. firmasının ... Itd. firmasına kesmiş olduğu 1-28.09.2018 tarihli, ... nolu 154 948,97 TL Veri kaybı dönemi 2-31.10.2018 tarihli,... nolu 8.159,90 TL Muhasebe kaydı var 3-31.10.2018 tarihli,...nolu 179.563,79 TL Muhasebe kaydı var. 3 adet faturanın hangi vadesi geçmiş fatura bedellerine istinaden kesildiği, vade süresinin ne kadar geçtiği, vade farkı oranının ne olduğu gibi bilgilere ulaşılamadığını, muhasebe kayıtlarının bu şekilde olduğunu, ilk fatura tarihi itibari ile ... şirketinin 6.588.134,09 TL borçlu olduğu, 10. Ay fatura tarihi itibari ile de 6.523.763,01 TL borçlu olduğunın tespit edildiğini, icra takip tarihi olan 26.12.2018 tarihi itibari ile de ... şirketinin 76.130,73 TL borçlu olduğunun tespit edildiğini, ilk faturadan icra takip tarihine kadarki geçen süre için ... şirketinin yaklaşık 6.500.000,00 TL ödeme yaptığının kayıtlardan görüldüğünü, şirketler arasındaki ticari alışveriş rakamlarının tespiti ayrıntıları ile faturalar ve kayıtlar üzerinden tespit edilebildiği kadarı ile yine ... firmasının ilgili yıllar itibari ile ciro rakamlarının da tespit edildiğini, ... firmasının 2015 yılı ortalama cari hesap alacağı aylık bazda ortalama 5.565.000,00-TL iken bu rakam 2016 yılında ortalama 5.921.000,00-TL olarak hesaplandığını, 2015 ve 2016 yıllarında ... firmasına vade farkı faturası veya gecikme faizi v.s.fatura olduğu tespitinin yapılamadığını, buna rağmen 2017 ve 2018 yıllarında ...firmasına kesilen vade farkı faturalarının dökümünün çıkarıldığını, bu vade farkı faturalarının oranlarının ve hangi fatura ve mallara istinaden kesildiğinin faturalar üzerinden tespit edilemediğini rapor ve beyan ettikleri görülmüştür.
Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak 3 adet emekli sayıştay denetçisi, 1 adet SMMM ve 1 sektör bilirkişisinden oluşan 5 kişilik heyete tevdii ile ; davacı-birleşen dosya davalısı şirketin ticari defter ve kayıtları ile bayilik sistemlerinin incelenerek dava konusu vade farkı faturaları, vade farkı faturalarının dosyamız davalısı dışında diğer davalılara da uygulanıp uygulanmadığı, birleşen dosya dava dilekçesi ile talep edilen davalıya ait teminat mektuplarının bedeli tahsil edilmiş borçlara istinaden mükerrer olarak nakde çevrilip çevrilmediği, dosyada sunulu davalı ticari defterleri yönünden alınan bilirkişi raporu da irdelenmek sureti ile incelenen davalı defterleri ve davacı ticari defterleri karşılaştırılarak var ise aradaki farkların hangi sebeplerden kaynaklandığı, davacı şirketin davalı şirketi ödeme güçlüğü içerisinde bırakacak, diğer bayilere uygulanandan farklı bir kısım uygulamalarının bulunup bulunmadığı hususları başta olmak üzere dava ve birleşen dosya dava dilekçesinde talep edilen hususlarda hukuki değerlendirme yapılmaksızın yalnızca şirketin defter ve kayıtları ile yerinde inceleme sonucu elde edilecek verilerle değerlendirme yapılması hususunda dava dosyasının bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya ibraz edilen 08/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Asıl Dava İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi... E. Yönünden Yapılan Tespitler: davacı-birleşen dosya davalısı şirketin ticari defter ve kayıtları ile bayilik sistemlerinin incelenerek dava konusu vade farkı faturaları, vade farkı faturalarının dosya davalısı dışında diğer Müşterilerine (davalılara) de uygulandığı ve uygulamanın 2018 yılında başlamadığı ve önceki yıllarda da davalıya uygulandığının tespit edildiğini, birleşen dosya dava dilekçesi ile talep edilen davalıya ait teminat mektuplarının bedeli tahsil edilmiş borçlara istinaden mükerrer olarak nakde çevrilmediğini, borçlarına mahsup edildiği, dosyada sunulu davalı ticari defterleri yönünden alınan bilirkişi raporu irdelendiğinde incelenen davalı defterleri, davalı bakiyesi ile davacı bakiyesinin, icra takibi sonrası bakiyenin (5.821,20 TL) aynı olduğu. Ancak bakiyesinin aynı olmakla birlikte davalının 2018 yılı Ticari Defterleri kayıtları ile Davacı Ticari Defter kayıtlarındaki işlem tutarların farklı tutarlarda olduğunun görüldüğünü, davacı şirketin davalı şirketi ödeme güçlüğü içerisinde bırakacak, diğer bayilere uygulanandan farklı bir kısım uygulamalarının mevcut olmadığını " rapor ve beyan ettikleri görülmüştür.
Dosyanın talimat yoluyla yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilerek, davacı vekilinin ve davalı vekilinini itiraz, talep ve açıklamalarını karşılar ek rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya ibraz edilen 21/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı-birleşen dosya davalısı şirketin ticari defter ve kayıtları ile bayilik sistemlerinin incelenerek dava konusu vade farkı faturalarının dosya davalısı dışında diğer davalılara da uygulandığı, davacı şirketin davalı şirketi ödeme güçlüğü içerisinde bırakacak, diğer bayilere uygulanandan farklı uygulamalarda bulunmadığı, birleşen dosya dava dilekçesi ile talep edilen davalıya ait teminat mektuplarının bedeli tahsil edilmiş borçlara istinaden mükerrer olarak nakde çevrilmediği, bilirkişi raporlarındaki çelişkinin icra takibi yapıldıktan sonra tahakkuk eden 5.821,20-t bakiyeden ve icra takibi ile ve işbu itirazın iptali davası ile ilgili olmadığı, davalının icra takip tarihinde takip konusu tutarda borcu olduğunun tespit edildiği, buna göre itirazın iptalinin takdirinin sayın mahkemede olduğunu rapor ve beyan ettikleri görülmüştür.
Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yeniden talimat yazılarak, portföy tazminatı talebi, fesih nedeniyle gelir kaybına ilişkin zarar talebi, vade farkı faturaları nedeniyle oluşan borç miktarının belirlenmesi hususlarında ek rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya ibraz edilen 24/05/2024 tarihli ek raporda özetle; portföy tazminatının 1.406.126,25-TL, fesih nedeniyle gelir kaybına ilişkin zararın 4,500,000,00-TL, vade farkı faturaları nedeniyle oluşan borcun 1.010.851,62-TL olmak üzere toplam 6.916.977,87-TL olduğunu rapor ve beyan ettikleri görülmüştür.
DELİLLER: Bilirkişi raporu, davacı ve davalı şirket ticari defter ve kayıtları ile bunların incelenmesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporları, ihtarname ve bayilik sözleşmeleri delil olarak değerlendirilmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, bayilik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle sözleşmenin feshinin iptali, haksız fesih tazminatı, teminat senetlerinin nakde çevrilmesi nedeniyle oluşan zararların tazmini, kar kaybı zararının tazmini, reklam ve tabela zararı, fazla tahsilatın iadesi, portföy tazminatı ve sair zararlarının tazmini talebine ilişkindir.
Davacı... Otomotiv Kuyumculuk Petrol Dayanıklı Tüketim Malları Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı sırasına kayıtlı dava ile sözleşmenin feshinin iptali, haksız fesih tazminatı, teminat senetlerinin nakde çevrilmesi nedeniyle oluşan zararların tazmini, kar kaybı zararının tazmini, reklam ve tabela zararı, fazla tahsilatın iadesi, portföy tazminatı ve sair zararlarının tazmini talebiyle dava ikamet etmiş ve mahkememizin ... Esas sayılı dava dosyasında birleştirilmiş ise de yargılama sırasında toplanan delillere göre...Esas sayılı dava dosyasının konusuna göre hüküm kurmaya elverişli delillerin toplanmış olması, buna karşı birleşen(İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı) dava dosyasında ise henüz yeterli delilin toplanmadığı dikkate alınarak tefrik kararı verilerek dava mahkememizin... Esas sayılı sırasına kaydedilmiş ve yargılamaya devam olunmuştur.
Davacı tarafça dava dilekçesiyle davalı bayilik veren şirketin davacı bayiyi tek taraflı olarak ödeyemeyeceği düzeyde borçlandırdığı, ticari örf ve adete aykırı davranışlarla davacının ticari itibarını sarstığı ve aşırı yararlanma içeren davranışları neticesinde davacı şirketin borçlarını ödeyemez duruma geldiğini, sözleşmelerin tek taraflı olarak düzenlenip imzalanması nedeniyle geçersiz olduğunu, davalı şirketin cari hesaplara yüksek oranda faizler işlettiğini, davalı şirketin fesih ihtarnamesinde gösterilen süreye uymadan teminat mektuplarının nakde çevrilmesine yönelik işlemler başlattığı, davalı şirketin teminat mektuplarının nakde çevrilmesiyle ihtarnamede gösterilen borç miktarının üzerinde tahsilat yaptığını, davalı şirketin uzun yıllar süren bayilik sözleşmesini tek taraflı bir irade beyanı feshedemeyeceğini, davalı şirketin davacı şirkete uyguladığı fesih politikasıyla diğer bayiler üzerinde korku uyandırarak büyük miktarda tahsilat yaptığını, davalı şirketin bayilerin borçlarını yapılandırarak borç yapılandırma vade farkı adı altında büyük miktarda kazanç elde ettiğini, davalı şirketin daha önce nakden tahsil edilen teminat mektuplarının nakde çevrilmesi için yeniden işlem başlattığını bununla ilgili Manisa C.Başsavcılığı'nın... Soruşturma sayılı ceza soruşturmasının devam ettiğini, davalı şirketin satışı zor olan ve piyasada talep edilmeyen traktörleri kendi tercihiyle bayilere gönderdiğini ve bunlardan dolayı ayrıca vade farkı faturası düzenleyip haksız kar elde ettiğin, davalının haksız eylem ve işlemleriyle bayinin bir bayiden çok müşteriye dönüştürüldüğünü, davalı şirket tarafından bayiliğin ancak servis ve yedek parça bayiliği ile birlikte sürdürülebileceğine dair baskısı nedeniyle servis ve yedek parça bayiliğinin de davacı şirkete yüklendiği ve davacı şirketin bu yönden de zarara uğradığı, bunun dışında davalı şirket tarafından davacı tarafça ücreti karşılanan tabela ve reklam unsurlarının rıza dışında söküldüğünü ve götürüldüğünü ve sair hususları savunarak sözleşmenin feshinin iptali, haksız fesih tazminatı, teminat senetlerinin nakde çevrilmesi nedeniyle oluşan zararların tazmini, kar kaybı zararının tazmini, reklam ve tabela zararı, ödenmeyen prim alacaklarının tahsili, fazla tahsilatın iadesi, portföy tazminatı ve sair zararlarının tazmini talep etmiştir.
Davacı tarafça sözleşmenin davalı şirketin tek taraflı iradesiyle, gabin niteliğinde ve aşırı yararlanma amacıyla imzalattırıldığı ve aşırı bir sömürü içermesi nedeniyle geçersiz olduğu ileri sürülmüş ise de, dosya kapsamına göre davacı ile davalı şirket arasında 20 yılı aşan bir ticari ilişki bulunduğu, 6098 sayılı TBK'nın 28.maddesi "Bir sözleşmede Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir.
Zarar gören bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği; zor durumda kalmada ise, bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir." hükmünü haiz olmakla, somut uyuşmazlıkta davacının bayilik süresi dikkate alındığında tecrübesiz olduğundan söz edilemeyeceği, sözleşme imzalandığı tarihte zor bir durumda olduğuna dair bir delil de bulunmadığı, davacı ile davalı arasında süren ticari ilişki nedeniyle davacının borç bakiyesinin artmış olmasının tek başına zorda kalma durumu olarak değerlendirilemeyeceği, zira böyle bir halde borçlu tarafın imzaladığı tüm sözleşmelerin gabin iddiasıyla geçersizliği sonucunun ortaya çıkabileceği, ahde vefa ilkeleri gereğince tacirin basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğüne uygun şekilde borçlu olsa dahi imzaladığı sözleşmenin kendisine getireceği külfetleri gözeterek hareket etmesi gerektiği, sözleşmenin karşı tarafına borcunun bulunmasının gabin iddiasının ispatı için yeterli olamayacağı değerlendirildiğinden gabine yönelik iddianın ispat edilemediği kabul edilmiştir.
Davacının sözleşmenin feshinin geçersizliğinin tespitine yönelik talebinin incelenmesinde; Taraflar arasındaki bayilik sözleşmeleri kapsamında süren ticari ilişkide cari hesap sözleşmesi kapsamında cari hesap ilişkisinin kurulduğu, davalı şirket tarafından Ankara...Noterliği'nin 26/10/2018 tarihli... Yevmiye nolu ihtarnamesiyle 23/10/2018 tarihi itibariyle vadesi gelmiş borç miktarının 5.974.704,00-TL olarak gösterildiği ve 15 gün içerisinde sözleşmenin feshedilerek teminat mektuplarının nakde çevrileceğinin ve borcun tahsili için yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği, davacı şirketin Çivril Noterliği'nin 08/11/2018 tarihli cevabi ihtarnamesinde borcun 2018 yılı sonuna kadar ödenmesi hususunda ek süre talep edildiği, davalı şirketin Ankara ....Noterliği'nin 15/11/2018 tarih...yevmiye sayılı fesih ihtarnamesiyle verilen 15 günlük süre içerisinde borcun ödenmemesi nedeniyle tüm bayilik sözleşmelerinin feshedildiğinin bildirildiği görülmüştür.
Davacı tarafça bayilik sözleşmelerinin haksız şekilde feshedildiği ileri sürülmüş ise de, mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde alınan bilirkişi raporlarında ittifakla davacı şirketin davalı şirkete 31/10/2018 tarihi itibariyle 6.523.763,01-TL borçlu olduğunun tespit edildiği, davalı şirket tarafından fesih ihtarnamesinden önce posta yoluyla 27/04/2018 tarihli vadesi gelmiş borçların ödenmesi talepli yazı gönderildiği, davacı şirket adına...m.tr e-posta adresinden ....com.tr ve c...com.tr adreslerine gönderilen 29/06/2018 tarihli e-postada daha önce ödenmesi taahhüt edildiği anlaşılan 2.000.000,00-TL ödemenin gerçekleştirilememe sebeplerinin açıklandığı ve Temmuz ayında tüm borç ve risklerin kapatılacağının taahhüt edildiği, davalı şirketin Ankara..Noterliği'nin 01/08/2018 tarihli... yevmiye nolu ihtarnamesiyle ödenmeyen borç bakiyesinin ödenmesi hususunda davacı şirkete ihtarname gönderildiği, sonraki süreçte de borç bakiyesinin ödenmemesi üzerine 26/10/2018 tarihli borç bakiyesi gösterir ihtarnamenin ve devamında 15/11/2018 tarihli fesih ihtarnamesinin gönderildiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları itibariyle davalı şirket tarafından gerek davacı şirkete gerekse davacı şirket dışındaki diğer bayilere 2018 yılı öncesinde de vade farkı faturalarının uygulandığının ve davacı şirkete karşı diğer bayilerden farklı olarak ödeme güçlüğü içerisinde bırakacak uygulamaların bulunmadığının tespit edildiği(08/09/2022 tarihli bilirkişi heyet raporu) bu haliyle gerek karşılıklı ihtarnameler gerekse bilirkişi raporuyla davalının 15/11/2018 tarihli fesih ihtarnamesinin gönderildiği tarih itibariyle davacının yıllık dönemsel karının çok üzerinde miktarda borç bakiyesi bulunduğu, her ne kadar davacı tarafça taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin 22 yıldan fazla sürdüğü ve tek taraflı bir irade beyanıyla sözleşmenin feshedilemeyeceği ileri sürülmüş ise de incelenen ticari defter ve kayıtlara göre davacının borçlu olduğu ve borç miktarının 2018 yılı içerisinde uzun bir süre boyunca ödenmesinin ihtarnamelerle talep edildiği halde gerçekleşmediği, 2018 yılı Nisan ayından Kasım ayına kadar geçen sürede borç ödemesinin gerçekleşmediği dikkate alındığında davalı şirket tarafından ani ve kötü niyetli bir fesih gerçekleştirildiğinin söylenemeyeceği değerlendirildiğinden haksız feshe yönelik istemlerin reddine karar verilmiştir.
Davacının portföy tazminatı taleplerinin değerlendirilmesinde; TTK'nın 122/3. Maddesi uyarınca bayinin feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmişse veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse, acente denkleştirme isteminde bulunamaz. Acentenin portföy tazminatı talep edebilmesi için dört koşulun gerçekleşmesi gerekir;
1-Acentelik sözleşmesinin denkleştirme talep edecek şekilde sona ermiş olması,
2-Acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra müvekkilin, acentenin çabasıyla oluşturulan yeni müşteri çevresinden önemli menfaatler elde etmeye devam etmesi,
3-Sözleşmenin sona ermiş olması nedeniyle acentenin, müvekkiline devrettiği yeni müşteri çevresinden gelir elde etme imkanını kaybetmiş olması,
4-Acenteye denkleştirme ödenmesinin hakkaniyete uygun (hakkaniyetin bir gereği) olması gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta yukarıda açıklandığı üzere davalı bayilik veren tarafından sözleşmenin davacının cari hesap borç bakiyesinin verilen süre ve ihtarlara rağmen ödenmemesi nedeniyle haklı nedenle feshedildiğinden bayinin denkleştirme tazminatı talebinde bulunabilmesi mümkün olmadığından davanın bu kısım yönünden de reddi gerekmiştir.
Davacı tarafça teminat senetlerinin nakde çevrilmesi nedeniyle oluşan zararların tazmini talep edilmiş ise de, mahkememizce alınan 08/09/2022 tarihli bilirkişi raporu ve diğer raporlar üzerinde yapılan incelemeye göre davacıya ait teminat mektuplarının mükerrer olarak tahsil edilmediği, yapılan tahsilatların cari hesap borç bakiyesinden düşülmüş olduğu anlaşıldığından taleplerin bu yönden reddine karar verilmiştir.
Davacının kar kaybı talebinin değerlendirilmesinde;
Kar kaybı, kardan mahrum kalma karşılığı meydana gelen zarardır. Genelde sözleşmeyi kusuruyla fesheden taraftan istenir. Aslında kâr kaybı açısından kârdan yoksun kalan tarafın malvarlığında kusurlu fesihten önce ve sonra bir değişiklik yoktur. Burada kârdan yoksun kalan, kusurlu fesih yüzünden mal varlığında ileride meydana gelecek çoğalmadan mahrum kalır. Kâr kaybı zararının müspet zarar kapsamında bulunduğu şüphesizdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.05.2010 gün ve 2010/14-244-260 sayılı ilamı). Kâr mahrumiyeti talep edilebilmesi için borca aykırı davranılması ve bu borca aykırı davranış nedeniyle sözleşmenin feshedilmiş olması ya da haklı sebep olmadan sözleşmenin feshedilmiş olması gerekmektedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının bayilik sözleşmelerini feshi haklı nedene dayandığı kabul edildiğinden davacının kar kaybı talebinde bulunamayacağı değerlendirilmiştir.
Davacı tarafça ödenmeyen prim alacakları bulunduğu iddiası ileri sürülmüş ise de, dosya kapsamına göre tarafların ticari defterlerinin gerek alış ve satış faturaları gerekse prim faturaları yönünden uyumlu olduğu, davacı şirketin ticari defterlerine kaydettiği ve ticari ilişkinin süresi boyunca itirazda bulunmadığı prim miktarlarını benimsemiş olduğunun kabulü gerektiği, davalının satış miktarları itibariyle ilgili dönem sonunda düzenlenen prim alacaklarına istinaden daha fazla prim hakedişi bulunduğuna dair ihtirazı kayıt bulunmaksızın düzenlenen faturaları kaydetmekle bu hususta fazlasına dair talepte bulunamayacağı değerlendirildiğinden talebin bu yönden reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafça davalının davacıdan gerçekleştirdiği fazla miktardaki tahsilatların ve vade farkı faturaları nedeniyle oluşan zararların tazmini talep edilmiştir.
Davacının fazla tahsilata ilişkin talepte bulunduğu ancak mahkememizce gerek davacı şirketin gerekse davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında gerçekleştirilen karşılıklı incelemelerde fazla bir tahsilatın tespit edilemediği ve davacı tarafça bu hususta somut bir delil de gösterilmediği dikkate alınarak davanın bu kısım yönünden de reddine karar verilmiştir.
Davacının vade farkı faturaları nedeniyle tahsil edilen paranın iadesine yönelik talebinin incelenmesinde, taraflar arasında düzenlenen cari hesap sözleşmesi ile üç ayda bir faizlerin ana paraya eklenerek faiz yürütülebileceği hususunda düzenleme yapıldığı ve sözleşme hükmüne göre düzenlenen vade farkı alacaklarının asıl alacağa dahil olduğu, mahkememizce davalı ticari defterlerinde yapılan incelemelerde tüm bayilere benzer yönde vade farkı faturalarının düzenlendiği, fesih tarihinden önceki dönemlerde de benzer şekilde vade farkı faturalarının düzenlenmiş olduğu ve bunların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, dolayısıyla taraflar arasındaki ticari ilişkide gerek sözleşme hükümlerine göre gerekse tarafların itirazsız ve nizasız olarak yıllar içerisinde vade farkı faturası uygulamasını benimsedikleri dolayısıyla davacı şirketin cari hesap bakiyesine dayalı aleyhinde düzenlenen vade farkı faturalarını itirazsız olarak ticari defterlerine düzenli olarak işlediği ve davacının diğer bayilere de benzer şekilde uygulamada bulunduğu gözetilerek vade farkı faturalarından dolayı ödenen bedellerin iadesinin talep edilemeyeceği değerlendirilmiştir.
Davacının bir diğer talebi davalı tarafça sökülen ve maliyetinin davacı tarafa karşılandığı ileri sürülen tabela bedellerine ilişkindir. Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde, bayilik veren davalı tarafça imal edilip davacıya teslim edilen tabelaların davacı tarafça sökülmemesi nedeniyle davacı şirket yetkililerinin gözetimi altında söküldüğü, bedelini davacı şirketin ödediği tabelalara ise davalı tarafça müdahale edilmediğinin belirtildiği, davalı şirketin bedeli davacı tarafça ödenmiş ve davacı mülkiyetinde olan tabelalarla ilgili hangi tarihte, ne şekilde söküldüğüne dair bir tutanak, görüntü veya kolluk şikayetinin bulunmadığı, davacının bayilik sözleşmesinin feshi sonrasında gerek sözleşme hükümleri gerekse marka kullanım hakkının bir gereği olarak bayiliği bulunmayan davacı şirkete ait işyerlerinde davalı şirkete ait markaların reklam tabelalarının kaldırılmasının istenebileceği, davalı tarafça cevap dilekçesiyle bu hususun ikrar edildiği ve bu taleplere istinaden gönderilen ihtarnamelerin cevap dilekçesine eklenmiş olduğu, davacı şirket tarafından reklam tabelalarının davalı şirketçe indirildiği ileri sürülmesine karşı bu hususta tutanak veya bir kolluk şikayetinin bulunmadığının görüldüğü, davalı şirketin bedeli davacı tarafça ödenen reklam unsurlarının davacının kendisi tarafından kaldırıldığı beyanlarının aksini gösterir somut bir delil bulunmadığı gözetilerek bu yöndeki talebin de reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere;
Davanın REDDİNE
Davacı tarafça peşin yatırılan 118.295,48-TL harçtan 615,40-TL maktu red karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 117.680,08-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesap edilen 611.509,34-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davacı tarafça peşin yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair davacı şirket yetkilisi ...le taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.05/03/2025
Başkan ...
E imza
Üye ...
E imza
Üye...
E imza
Katip ...
E imza