T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/173 Esas
KARAR NO : 2024/948
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 22/02/2024
KARAR TARİHİ : 22/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı işçi ...'in İzmir Büyük Şehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü bünyesinde 10/10/2008 - 06/08/2023 tarihleri arasında çalıştığını, emeklilik nedeniyle iş akdinin sona erdiği ve kendisine 342.200,67.-TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı, dava dışı işçinin ...A.Ş.de çalışmış olduğu döneme ait 161.520,25.-TL kıdem tazminat farkının ilgili şirketten rücü edildiğini ve kalan 180.680,41.-TL bakiyenin davalı şirketler bünyesinde dava dışı işçinin çalıştıkları sürelerin tespit edilerek, ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, ... İNŞAAT AŞ.(ESKİ ÜVANI ...TAAH.A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde özet olarak; davanın tüm iddia ve taleplerine karşın davacı idarenin taleplerinin zaman aşımına uğradığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve sözleşme eki sayılan şartnamelerde işçilik alacakları ile ilgili olarak, alt işverenlerin hangi ödemelerden ne şekilde sorumlu olacağına ilişkin net açık bir hüküm yer almadığını, hizmet alım sözleşmelerinde bu hususların tereddüte mahal bırakmayacak şekilde açık net ve kesin bir şekilde kararlaştırılmış olması gerektiğini, bir an için davalı/müvekkil şirketin dava dışı işçiye yapılan ödemeler nedeniyle sorumluluğunun bulunduğu düşünülse bile, bu sorumluluk ancak dava dışı işçiyi çalıştırdığı süre ile sınırlı ve davacı asıl işveren ile birlikte yarı yarıya olacak şekilde söz konusu olabileceğini, Yargıtay...Hukuk Dairesi'nin 25.11.2013 tarih, ... K. Sayılı kararına göre; ihtilafın çözümünde asıl gözetilmesi gereken taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve sözleşmenin eki olan belgelerdir.Sözleşmede sorumluluğun yüklenici firmaya ait olacağına ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı için davacı idare müştereken ve müteselsilen sorumludur.(İş Kanunu 2.Md.) Bu nedenle müvekkil şirketler ödenen bedelin yarısından kendi dönemine ait kısım için sorumludur.'' bu nedenle davanın reddedilmesi talep edilmiştir.
Diğer davalılar herhangi bir savunmada bulunmamışlardır.
Bilirkişiden alınan 13/06/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "1-Davacı idarenin dava dışı işçi ...'e 04/10/2023 tarihinde 342.200,67.-TL kıdem tazminatı ödemesi yaptığı ve ... ... A.Ş.de çalışmış olduğu döneme ait 161.520,25.-TL kıdem tazminat farkının ilgili şirketten rücü edildiği,kalan 180.680,41.-TL bakiyenin,
2- Dava dışı işçiye yapılan ödemelerden;
-... İthalat İhracat Tem.Gıda İnşaat San.ve Tic.Ltd.Şti.ne isabet eden tutar 10.769,14.-TL
-...Tem.Tarım İnşaat Nak.Gıda San.ve Tic.Ltd.Şti.'ne isabet eden tutarın 10.769,14.-TL,
-... İnş.Özel Sağ.Yem.Hizm.Taş.Bilg.San.ve Tic.Ltd.Şti.ne isabet eden tutarın 10.769,14.-TL,
-Tasfiye Halinde Yeter Kar.Deri Gıda Tem.Fidan İnş.San.Tic.Ltd.Şti.ne isabet eden tutarın 10.769,15.-TL,
-... İnşaat A.Ş.(Eski Ünvanı ...Taahhüt A.Ş) isabet eden tutarın 57.921,70.-TL
-... Gıda Uluslar.Nak.Pet.Ürün.Tem.İşl.San.ve Tic.Ltd.Şti.ne isabet eden tutarın 25.503,36.-TL
- Sistem Hizmet Taah.A.Ş.(... Medikal Gıda Sağ.Hiz.Yat.Tic.Ltd.Şti.ne isabet eden tutarın 54.178,78.-TL olduğu tespit edilmiştir.
Görüş, tespit ve kanaatimi içeren raporumu, takdiri ve değerlendirmesi Sayın Mahkemenize ait olmak üzere arz ederim." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Davada uyuşmazlık, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu olayda da davacı Kurum ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenle işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işveren, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir.
Asıl işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, çoğunlukla işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Davalının “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifade ile davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverenden talep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu alt işverenler, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar. Yine, asıl işveren, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir davalı alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu tutarına oranı kadarını ilgili alt işverenlere rücu edebilir. Az yukarıda da değinildiği gibi, uyuşmazlığın İş Hukuku değil, Borçlar Hukuku hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, mahkemece “iş hukukunda geçerli olan mevzuat ve içtihatlara göre yapılan değerlendirmeler" rücu davalarında hükme esas alınamaz.
Kıdem tazminatı konusundaki 6552 sayılı Yasa'nın 8. maddesi ile değişik 4857 sayılı Yasa'nın 112. maddesinde öngörülen düzenleme, işçiyi güvence altına almak amacıyla konulmuş bir hüküm olup, emredici nitelikte bir hüküm değildir. Söz konusu yasal düzenleme, asıl ve alt işverenler yönünden, dış ilişki itibariyle işçiye karşı geçerli olup, asıl ve alt işverenler arasındaki iç ilişkideki sorumluluğu ortadan kaldıran bir düzenleme değildir (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 21/04/2016 tarihli 2016/7178 E. ve 2016/11227 K. sayılı ilamı da bu yöndedir). 6552 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik 4857 sayılı Kanun'un 112. maddesinde; (kamu) asıl işverenin, ödemiş olduğu kıdem tazminatı nedeniyle, alt işverenlere rücu hakkı bulunmadığına dair bir düzenleme de bulunmadığı gibi hükmün aksi yönünde taraflar her zaman sözleşme düzenleyebilirler. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesi halen yürürlükte olduğundan, aksinin kabulü de mümkün değildir (Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 10/11/2016 Tarih 2016/2166 Esas 2016/23195 Karar).
Somut olayda, dava dışı işçinin tüm davalılar nezdinde belirli süreler ile çalışmasının bulunduğu celp edilen SGK kayıtları ile mahkememize sunulan bilirkişi raporu ile sabit olmakla, dava dışı işçinin emekliliği sonucu davacı tarafından kıdem tazminatı ödemesi yaptığı ve yapılan ödemenin 161.520,25 TL' lik kısmının dava dışı 3. Şirketten tahsil edildiği, İşçinin davacı işveren ile bir ilişkisi bulunmadığından sözleşmede aksine bir hüküm bulunmaması halinde davalılar işçinin tüm sosyal ve maddi haklarından, kıdem tazminatı yönünden davalılar işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak sorumlu olacağından, mahkememizce 13/06/2024 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplama, dava dışı işçinin dosya arasında bulunan SGK kaydı ile uyumlu olduğundan ve bu verilere göre işçinin davalılar ile dava dışı 3. Kişide ki çalışma süreleri üzerinden hesaplama yapıldığından mahkememizce hükme esas alınarak davanın kabulüne, kabul edilen bedele dava tarihinden önce temerrüt gerçekleşmediğinden dava tarihinden itibaren taraflar tacir olduğundan avans faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
- ...İthalat İhracat Tem.Gıda İnşaat San.ve Tic.Ltd.Şti.ne isabet eden tutar 10.769,14.-TL
-...Tem.Tarım İnşaat Nak.Gıda San.ve Tic.Ltd.Şti.'ne isabet eden tutarın 10.769,14.-TL,
-... İnş. Özel Sağ. Yem. Hizm. Taş. Bilg. San.ve Tic.Ltd.Şti.ne isabet eden tutarın 10.769,14.-TL
-Tasfiye Halinde Yeter Kar.Deri Gıda Tem.Fidan İnş.San.Tic.Ltd.Şti.ne isabet eden tutarın 10.769,15.-TL
-... İnşaat A.Ş.(Eski Ünvanı ...Taahhüt A.Ş) isabet eden tutarın 57.921,70.-TL
-... Gıda Uluslar.Nak.Pet.Ürün.Tem.İşl.San.ve Tic.Ltd.Şti.ne isabet eden tutarın 25.503,36.-TL
-... Hizmet Taah.A.Ş.(... Medikal Gıda Sağ.Hiz.Yat.Tic.Ltd.Şti)'ne isabet eden tutarın 54.178,78.-TL'nin davalılardan dava tarihi olan 22/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline,
2-Alınması gereken 12.342,27 TL karar ve ilam harcının yatan 3.085,57 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan
- 551,72 TL' nin davalı ... İthalat İhracat .... Ltd.Şti' den,
- 551,72 TL' nin davalı ...Tem...Ltd.Şti.'' den,
- 551,72 TL' nin davalı ... İnş.... Ltd.Şti.' den,
- 551,72 TL' nin davalı Tasfiye Halinde Yeter Kar...Ltd.Şti.' den,
- 2.967,49 TL' nin davalı ...Ş.' den,
-1.306,60 TL' nin davalı ... Gıda Uluslar...Ltd.Şti.' den,
-2.775,72 TL' nin davalı ... Taah.A.Ş.' den alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 3.085,57 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 1.635 TL posta ve diğer giderler ile 4.500,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 9.648,17 TL yargılama giderinin, davalılardan kabul edilen bedeller üzerinden alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktarlar üzerinden hesap ve takdir edilen
- 10.769,14 TL' nin davalı ... İthalat İhracat .... Ltd.Şti' den,
- 10.769,14 TL' nin davalı ... Tem...Ltd.Şti.'' den,
- 10.769,14 TL' nin davalı ...İnş.... Ltd.Şti.' den,
- 10.769,14 TL' nin davalı Tasfiye Halinde Yeter Kar...Ltd.Şti.' den,
- 30.000,00 TL' nin davalı ...Ş.' den,
-25.503,36 TL' nin davalı ...Gıda Uluslar...Ltd.Şti.' den,
-30.000,00 TL' nin davalı ... Taah.A.Ş.' denalınarak davacıya ödenmesine,
5-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 4.000,00 TL arabuluculuk giderinin davalılardan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/10/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır