T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/216 Esas
KARAR NO : 2024/546
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 07/03/2024
KARAR TARİHİ : 11/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davacı müvekkil şirketin alacağının tahsilini teminen davalı-borçlu aleyhine başlattığımız İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasında, davalı; yetkiye, asıl alacağa, takip dayanağına, faize ve tüm ferilere itiraz etmiş olup işbu itirazın iptali davasını açma zorunluluğumuz doğmuştur.
Dava konusu hasar gören, İzmir Gaziemir'de bulunan ...de ...Yapı Marketler Tic. A.Ş. mağazası olarak faaliyet göstermekte olup davacı müvekkil şirkete, 01.01.2022 - 01.01.2023 tarihleri arasında,... poliçe nolu "İşyeri Abonman Sigorta Poliçesi" ile sigortalıdır. 27.05.2022 tarihinde, bahsi geçen ve davalı-borçlu yönetiminde olan...nin -3. Katının tavanından geçen ve mağazanın WC bölümüne ait olan pis su gider borusunun patlaması sonucu sızan gider sularının müvekkil şirkete sigortalı firmanın muhtelif mobilya ürünlerine sirayet etmesi sonucu hasar aldığı ve zarar gördüğü, ekte de yer alan, ekspertiz raporuyla tespit edilmiştir. İşbu dava konusu hasar nedeniyle, davacı müvekkil şirketçe dava dışı sigortalı...Yapı Marketler Tic. A.Ş.'ye, 05.09.2022 tarihinde 22.322,42 TL hasar ödemesi yapılmış olup müvekkil şirket hasar bedelini ödemekle mukavele şartlarına ve TTK 1472. maddesi hükmüne göre sigortalısının yerine kaim olmuş ve sigortalının zarara sebebiyet verenler aleyhine mevcut her türlü talep ve dava hakları şirketimize intikal etmiştir. Alacağımız TTK’nın sigorta hukukuna ilişkin hükümlerine dayalı kanundan doğan bir ticari alacak niteliğinde bulunduğundan alacağın muaccel olduğu ödeme gününden itibaren avans faiziyle birlikte ödenmesi gerekmektedir. İşbu dava öncesi yapılan ödemenin tahsilini teminen, 17.01.2024 tarihinde İzmir Arabuluculuk Bürosunu...E. Sayılı dosyasında yaptığımız arabuluculuk başvurusunda da anlaşma sağlanamamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı - borçlunun haksız ve yersiz itirazlarının iptali gerekmektedir. Davalı borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asgari %20’den aşağı olmamak üzere davalının-borçlunun davacı müvekkil sigorta şirketine inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz." şeklinde talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Dava; haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksundur. Davanın reddi gerekmektedir. Şöyle ki; Davalı müvekkil... Gayrimenkul Yatırım A.Ş'ye açılan itirazın iptali davası husumeten yanlış yöneltilmiştir. Davacının bahsettiği İzmir ... AVM, davalı... Gayrimenkul Yatırım A.Ş'ye ait değildir. Müvekkil şirket alışveriş merkezinin yönetiminden de sorumlu değildir. Dava ... Grubu şirketlerinden müvekkil şirkete yanlış olarak yönetilmiş olup müvekkilin dava konusu olayla ilgili hukuken bir dahli ve sorumluluğu da bulunmamaktadır. Dolayısıyla dava, davacı tarafça yanlış husumet gösterilmek üzere ... Gayrimenkul Yatırım A.Ş’ye açılmış olup davanın müvekkil şirket yönünden husumet nedeniyle reddi gerekir. İzmir... AVM'nin mal sahibi olan şirket ile sigortalı şirket arasındaki hukuki ilişki kira sözleşmesine dayanmaktadır. HMK'nın 4. maddesine göre kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalara bakmakla görevli olan mahkemeler, sulh hukuk mahkemeleridir. Bu nedenle sigortacı tarafından halefiyet yoluyla açılan davanın sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğinden davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddi gerekmektedir. İzmir... AVM içerisinde yer alan ...mağazasına ait gider borusunun su sızdırması neticesinde borunun hemen altında yer alan ürünler zarar görmüştür. Bu hususta ...Yapı Marketler A. Ş., sigorta şirketine başvurarak alınan eksper raporu neticesinde zararının tazminini sağlamıştır. İşbu eksper raporunu kabul etmediğimizi şimdiden belirtmekle birlikte zararı karşılayan sigorta şirketi, karşılamış olduğu zarar miktarını müvekkilden rücu etmek istemiş ve İzmir... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile müvekkil aleyhinde icra takibi başlatmıştır. Müvekkil davalının icra takibine itiraz etmesi üzerine ise sayın Mahkemeniz dosyası ile itirazın iptali davası açılmıştır. Usuli itirazlarımız baki kalmak kaydıyla davanın esasına da itiraz etmekteyiz. Şöyle ki; Söz konusu olay, davacı sigorta şirketinin İzmir... Outlet AVM'deki sigortalısı ...Yapı Marketler Tic. A. Ş. mağazasının -3 katında yer alan ve "kiralanan mağazanın içerisinde ve kiracının hakimiyet alanında yer alan" pis su gider borusundan sızan suların mobilya ürünlerine sirayet ederek hasar vermesinden kaynaklanmıştır. Belirtmek gerekir ki dava dışı sigortalı ...Yapı Marketler Tic. A. Ş., müvekkil şirkete ait AVM'de kiracı sıfatı ile ticari hayatını devam ettirmektedir. Davacı şirketin, dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu fotoğraflardan da görüleceği üzere söz konusu hasar, sigortalı şirketin kiracısı olduğu mağazanın içerisinde yer alan ve tamamen söz konusu mağazanın kontrolü ve sorumluluğunda, onun hakimiyet alanında ve davalı müvekkilin sorumlu olduğu ana yapı ve ortak tesisatlar dışında gerçekleşen sızıntılardan kaynaklanmıştır. Hasara sebebiyet veren su sızıntısının kaynağı olan borular, dava dilekçesinde belirtildiği gibi tavandan geçmemektedir. Aksine borular, dava dışı sigortalıya ait kiralananın içerisinde ve hakimiyet alanında yer almaktadır. Dolayısıyla söz konusu hasarın tazmini müvekkilden talep edilemeyecektir. Eksper raporunda; söz konusu hasarın sigortalı firmanın -3. katta depo bölümü tavanından geçen ve mağazanın WC bölümüne ait olan pis su gider borusunun patlaması neticesinde sızan suların sirayeti ile meydana geldiği görüş ve kanaatine varıldığı belirtilerek söz konusu hasarda müvekkil şirkete rücu edilebileceği kanaatine varılmıştır. Ancak bahse konu su sızıntısının oluşumunda ve sigortalının mallarında gerçekleşen hasarda müvekkilin kusur veya kusursuz sorumluluğu bulunmamaktadır. Hasar, AVM'ye ait pis su hattından sızan su neticesinde meydana gelmemiş olup kiralanan alan içerisinde yer alan ve kiracının hakimiyeti altında bulunan borudan kaynaklanan su sızıntısı nedeniyle gerçekleşmiştir. Bu durum karşı tarafın dava dilekçesi ekinde sunulu fotoğraflardan da açıkça görülmektedir. AVM yönetimi ile ...mağazası arasında kira sözleşmesi bulunmaktadır. AVM içerisinde faaliyet gösteren kiracılara ait mağazalarda AVM'nin genel işleyiş ve düzenine aykırılık oluşturmayan bir durumun alışveriş merkezi yönetimince kontrol edilmesi ve denetlenmesi bu anlamda kiracıların faaliyetlerine müdahale edilmesi mümkün değildir. Söz konusu olayda ...mağazası içerisinde yer alan gider borusunun patlaması neticesinde su akıntısı gerçekleşmiş olup mağaza yöneticileri işbu durumdan ne müvekkil şirketi ne de AVM yönetimini haberdar etmemiştir. Müvekkil şirket veyahut AVM yönetiminin böylesi bir sorunu kendilerine haber verilmeden öğrenme olanakları da bulunmadığından boruda yer alan sıkıntının giderilme imkanı bulunmamıştır. Bu durumda, kiralayanı haberdar etmeyen kiracı ...mağazası yasal sorumlu olup müvekkil şirkete kusuru olmayan bir durum nedeniyle sorumluluk yüklenemeyecektir. Söz konusu olayda ana yapıdan kaynaklanan herhangi bir zarar söz konusu olmamış iddia edildiği üzere kiralanan alan içerisinde yer alan pis su gider borusundan kaynaklanan su sızıntısı nedeniyle zarar oluşmuştur. Sigorta şirketi, zararın oluşumunda sorumluluğu bulunmayan üçüncü kişiye rücu edemeyeceğinden davanın reddi gerekmektedir. Ayrıca belirtmek gerekir ki davacının sigortalısı şirket, su akıntısı esnasında depoda bulunan malların su ile temasını keserek zararın oluşmasını ortadan kaldırabilecek yahut en azından azalmasını sağlayabilecekken bunu yapmayarak zararın artmasına bizzat sebebiyet vermiştir. Bu nedenle davacının sigortalısı şirketin de ilgili olayda ağır kusuru olduğunu söylemek gerekecektir. Hukukun genel prensiplerinden olan “kimse kendi kusurundan yararlanamaz” ilkesi, kişinin kendi kusuruna dayanarak hak elde etmesini engeller. Davacı sigorta şirketi, rücu ilkesi gereğince işbu davayı sigortalısı şirketin yerini alarak ikame ettiğinden kimse kendi kusurundan yararlanamaz ilkesi doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Eksper raporu alınırken müvekkil şirkete yahut AVM'nin mal sahibi olan şirkete herhangi bir surette haber verilmemiş olup tamamen sigorta şirketi ile anlaşmalı olan eskper tarafından rapor alınmıştır. Ücretini dahi davacı tarafın ödemiş olduğu eksper şirketinden alınan raporun kabulü tarafımızca mümkün olmayıp tarafsız bir şekilde düzenlenecek bilirkişi raporu doğrultusunda kusur oranlarının belirlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle yoklukta düzenlenen davacı tarafından sunulu eksper raporunu hiçbir surette kabul etmemekteyiz, rapora itiraz ediyoruz. AVM yönetimi tarafından ortak tesisatlara ilişkin düzenli olarak kontroller gerçekleştirilmekte olup bu doğrultuda mal sahibi şirket; üzerine düşen kontrol, gözetim ve denetim görevini yerine getirmektedir. Bu nedenle herhangi bir kusurundan bahsedilemeyecektir. Davalı müvekkil şirket ise AVM'nin yalnızca inşaatını gerçekleştirmiş olup AVM ile başkaca bir ilişiği bulunmadığından kusurundan bahsedilmesi söz konusu değildir. Davanın öncelikle görevsizlik nedeniyle reddine, davanın öncelikle müvekkil yönünden husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, sayın Mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, haksız ve kötü niyetli takip sebebiyle davacı alacaklı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükümedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekil olarak dileriz." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dava, TTK' nun 1472. Maddesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğü' nün... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine " 27.05.2022 tarihinde, yönetiminde olduğunuz... gaziemir alışveriş merkezinde bulunan müvekkil şirkete işyeri abonman sigorta poliçesi ile sigortalı ...yapı marketleri isimli mağazada, alışveriş merkezinin -3. kattaki depo bölümü tavanından geçen ve mağazanın wc bölümüne ait olan pis su gider borusunun patlaması neticesinde sızan suların sigortalı mağazaya sirayet etmesi ile sigortalı mağazada muhtelif hasarlar meydana gelmiş olup, işbu hasar nedeniyle müvekkil şirketçe sigortalı firmaya 05.09.2022 tarihinde 22.322,42 tl ödeme yapılmıştır. Mağaza yönetimi olarak meydana gelen hasardan sorumluluğunuz sabit olup, TTK 1472 uyarınca, yapılan ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tarafınızdan rücuen tahsili" dayanak gösterilerek toplam 23.600,00 TL' nin talep edildiği, ödeme emrinin borçlu/davalıya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Dava, 1 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir.
Davacı sigorta şirketi, kiracı konumunda bulunan sigortalı şirkete "İş Yeri Abonman Sigorta Poliçesi" kapsamında risk periyodu içerisinde gerçekleşen su basması sonucu ödeme yaptığı bu hali sigortalının halefi konumunda bulunduğu sabittir. Davacı davasının dayanağını davalının yönetiminde bulunan AVM' de gerçekleşen pis su gider borusunun patlamasına dayandırmaktadır.
Mahkememizce davalının sorumluluğu yönetimden kaynaklandığından ve görev hususu kamu düzenini ilgilendirdiğinden resen ilgili tapu müdürülüğüne müzekkere yazılmış ve gelen yazı cevabına göre taşınmazda kat irtifakı ve/veya kat mülkiyetinin bulunmadığı görülmüştür. Bu nedenle sigortalı ile zarar verdiği iddia edilen davalı tüzel kişi tacir olduğundan mahkememizin görevli olduğu kanaatine varılmıştır.
Somut olayda tazmini istenilen bedelin, kiracı konumunda olan sigortalının işyerinin bulunduğu AVM yönetiminin görevini yapmamasına dayandırıldığı görülmektedir. Oysaki cevap dilekçesinin ekinde yer alan kira sözleşmesinin taraflarının davalı ve sigortalı şirket olmadığı, söz konusu AVM' nin bulunduğu taşınmazda kat irtifakı ve/veya kat mülkiyetinin de yer almadığı bu hali ile yönetimden bahsedilemeyeceği, her ne kadar davalı vekili kira sözleşmesinde kiraya veren şirket ile davalı şirket grup şirketi olduğundan organik bağa ilişkin iddia ileri sürülmüş ise de, iş bu iddianın basit yargılama tabi olan eldeki davada dava dilekçesi ile ileri sürülmediği cevaba karşı sunulan dilekçede iddia edildiği, ayrıca davacının sigortaladığı işyerine ilişkin kira sözleşmesine ulaşabileceği kanaatine varılmakla, davalının dava konusu maddi zarara ilişkin sorumluluğunun bulunmadığı bu hali ile husumetinin olmadığı anlaşılmakla davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcının (427,60 TL) başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubuna,
3-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT madde 7/2 ve 13 uyarınca (nispi) hesap ve takdir edilen 4.357,77 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/06/2024
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır