T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/22 Esas
KARAR NO : 2024/668
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 09/01/2024
KARAR TARİHİ : 09/07/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; 09/05/2023 tarihinde İstanbul ili, Küçükçekmece ilçesinde sürücü ..., idaresindeki ...plakalı araç ile dikkatsiz ve özensizlikle takip mesafesini korumayarak, davacıya ait ... plakalı araca arkadan çarpmak suretiyle maddi hasarlı trafik kazasına ve davacı aracında maddi hasar ile değer kaybı oluşmasına neden olduğunu, kazanın oluşumunda takip mesafesini korumayan davalı sürücü %100 oranında kusurlu olduğu, davalı tarafından kullanılan ... plakalı aracın diğer davalı ...' e ait olduğu ve... Sigorta A.ş.'ye...poliçe numarası ile sigorta ettirildiğini, araç sürücüsünün, malikinin ve sigortacının Borçlar kanunu ve K.Y.T.K. Zorunlu Mali mesuliyet Sigortası hükümleri gereği kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu, davacı Türkiye de kısa süreli tatil amaçlı bulunduğundan ötürü hasar tespitini Almanya’ya döndüğünde yaptırabildiğini, bu tespite göre müvekkilinin uğradığı maddi zarar; 5.734,42-EURO hasar bedeli ve 5.511,00-EURO değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 21.245,42-EURO olduğunu, sigorta şirketine göndermiş olduğumuz başvuru dilekçemiz 08/09/2023'de tebliğ edildiğini, sigorta şirketi tarafından hiç bir ödeme yapılmadığını, sigortaya yapılan müracaata karşı hasarımız karşılanmadığı için arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak arabuluculuk sürecinde de anlaşmaya varılamadığını, açıklamaya çalıştığı nedenlerle; (Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla)15.734,42-EURO hasar bedeli ve 5.511,00-EURO değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 21.245,42-EURO'nun; kaza tarihi olan 09/05/2023 tarihinden itibaren (sigorta şirketin yönünden temerrüt tarihi olan 21/09/2023 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan (sigorta şirketi yönünden poliçe teminat limitinin temerrüt tarihindeki EURO karşılığı ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili edilerek davacıya verilmesini, araçta oluşan zarar dışında, zararın tazmini için sarf edilen hasar tespit gideri olan 2.522,21-EURO ve tercüme gideri olan 3.600-TL'nin, yargılama sırasında yapılacak mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin de yine tüm davalılara müştereken ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Sigorta Şirket Vekilinin Cevap Dilekçesinin Özeti: Davalı Şirket genel müdürlük adresi Sarıyer/ İSTANBUL olduğunu, bu sebeple yetkili mahkeme İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, Sayın Mahkeme'ce yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini, davacı tarafın aracı ticari değil, hususi bir araç olduğunu, bu kapsamda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi değil, Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, muaccel olmayan bir borç için işbu davanın ikame edilmesi hukuka aykırı olup davanın usulden reddine karar verilmesini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının Ek-1’inde düzenlenen değer kaybı şartları Teminat Dışı Haller’e 20.03.2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar ile gelen madde uyarınca “8) Yabancı plakalı araçların Türkiye’de karıştığı kazalarda yabancı plakalı araçlar için yapılan değer kaybı talepleri.” Teminat dışı bırakıldığını, başvuru kapsamında üzerine düşen bir sorumluluk bulunmadığı dikkate alınarak başvurunun reddi, poliçe tanzim tarihi olan 09.01.2023 tarihi göz önünde bulundurulduğunda değer kaybı hesaplamasında genel şartlar göz önünde bulundurularak hesaplama yapılması gerektiğini, davalı şirketin sorumluluğu yalnızca poliçe limiti ile sınırlıdır olduğunu, mevcut poliçede limit 108,000.00-TL olduğunu, davalı şirket, sigortalının mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan sorumluluğundan sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, ancak kusurun gerçeğe en yakın şekilde tespit edilebilmesi bakımından hem Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nin hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden seçilecek uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, talep edilen bedelin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, davacının talebi fahiş olduğunu, aleyhe hüküm kurulması halinde parça ve işçilik iskontosu uygulanmalı bu oran da en az yüzde otuz olması gerektiğini, davalı şirketin KDV ödemesinden sorumluluğu bulunmadığını, KDV dahil şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırılık teşkil edecek olduğunu, baro pulu ve vekâlet harcından müvekkili şirket sorumlu tutulmaması gerektiğini, bu giderler vekaleti sunan avukata ait olduğu, arz edilen nedenlerle ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile; Sayın Mahkeme nezdinde açılmış olan davanın öncelikle görevsizlik itirazının kabul edilerek görevli mahkemeye gönderilmesine, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise yetki itirazı kabul edilerek yetkili mahkemeye gönderilmesine, Yine Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise usule yönelik cevaplarımız dikkate alınarak usulden reddini, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise esasa yönelik cevaplarımız dikkate alınarak esastan reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Vekilinin Cevap Dilekçesinin Özeti: Sayın Mahkemenizde ikame edilen dava kanunda belirtilen sürelerde açılmamış olduğunu, Sayın Mahkemenizce işbu hususun gözetilerek söz konusu davanın usulden reddine karar verilmesini, davacı yanca açılan davanın İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmasının mümkün olmadığını, HMK m. 16 gereğince Davanın zarar görenin yerleşim yerinde açılmış olduğunu kabul ettiğinde dahi Davanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde Açılması gerektiğini, çünkü zarar gören davacının yerleşim yeri olan Esenler/İstanbul, Bakırköy adliyesi yetki alanına girmesi gerektiğini, bunun yanında kazanın meydana geldiği yer bile ( İstanbul Küçükçekmece ilçesi) işbu davalar bakımından Bakırköy Adliyesi yetki alanına girdiğini, bu nedenlerle söz konusu derdest dava hakkında yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi gerektiğini, davacı taraf meydana gelen hasar dolayısıyla dava yoluna başvurmadan önce kaza dolayısıyla meydana gelen tazminat taleplerinin davalı trafik sigortasının olduğu ... Sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiğini, 05.09.2023 tarihinde davalı sigorta poliçesinin olduğu ... SİGORTA A.Ş' ye hasar ve değer kaybına ilişkin tazminat taleplerini içerir başvuruda bulunmuşsa da; Sigorta şirketine başvuru sırasında ibraz edilmesi gerekli olan evrakları eksik olarak ibraz ettiğini, işbu husus Sigorta şirketi tarafından da açıkça belirtildiğini, sigorta şirketine zorunlu başvuru koşulunu yerine getirmeden Sayın Mahkemenizde dava ikame edilmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde ortada kusur tespitine ilişkin hiçbir bilgi ve belge olmamasına araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu ifade etmişse de; söz konusu iddia ve beyanların tarafımızca kabulünün mümkün olmadığını, kaza tespit tutanağı incelendiğinde davacı yanın kusurundan da bahsedileceği açıkken müvekkiline at araç sürücüsünün %100 kusurlu olarak gösterilmeye çalışılması hakkaniyetle bağdaşmadığını, bunun yanında davalıya ait aracın sürücüsü %100 kusurlu olsa dahi bu hususun kesin ve somut delillerle ortaya konulması, çevresel faktörlerde dikkate alınarak kusur oranının tespiti amacıyla inceleme yapılması gerektiğini, davacı yanın somut bir tespit olmadan davalıya ait araç sürücüsünün salt %100 kusurlu olduğuna ilişkin beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, davacı tarafından, her ne kadar hasar bedeline ilişkin rapor hazırlanmış olsa da söz konusu raporun gerçeklikten uzak fahiş miktarlar içerdiği açık olup, Sayın Mahkemece hasar bedeli ile değer kaybına ilişkin rapor alınması gerektiğini, sayın mahkeme tarafından alınacak rapor sonucunda da davacı yanın haksız çıkar elde etmeye yönelik olduğu açıkça ortaya çıkacak olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen alacak miktarı ile işbu alacak miktarının ferilerine açıkça itiraz ettiğini, ayrıca davacı yanın, Hasar tespit bedeli ve tercüme masraflarına ilişkin talepler bakımından davalıdan talep edebilmesi söz konusu olmadığını, bu nedenle işbu taleplerinde reddine karar verilmesi gerektiğini, izah edilen ve Sayın Mahkemenizce res’en gözetilecek gerekçelerle öncelikle yetki itirazının kabulüne, davacının haksız ve kötü niyetli davasının öncelikle usulden reddine, usuli itirazlarımız dikkate alınarak davanın usulden reddine karar verilmesini, sayın mahkemece davanın esasına girilmesi yönünde karar verilecek olursa esasa ilişkin itirazları dikkate alınarak haksız ve mesnetsiz olan davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Karşı tarafın delilerine karşı delil ibraz etme hakkımız saklı kalmak kaydıyla; Maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı; Sigorta poliçesi; Sigortaya müracaat dilekçesi Sürücülere ait kimlik ve araçlara ait ruhsat suretleri; Hasarın tespitine ilişkin bilirkişi raporu ve tercümesi; Araç Fotoğrafları; Bilirkişi İncelemesi; Tercüme ücreti makbuzu; Ve sair yasal deliller delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 28/05/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...: Sayın Mahkemenizce Bilirkişi incelemesinde bulunulmak üzere tarafımıza tevdi edilmiş olan... E. sayılı dosya muhtevasında bulunan tüm bilgi ve belgeler yukarıda zikredildiği şekilde ayrıntılı olarak incelenmiş olup davacı aracının yabancı plakalı araç oluşu da dikkate alınarak kaza tarihi itibariyle ileri sürdüğü zarar kalemleri ile ekspertiz ücreti hakkındaki nihai görüşümüz aşağıda sunulmuştur.
1)... plaka sayılı davalı araç sürücüsü...2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/b maddesini ihlal ettiğinden dolayı KAZANIN OLUŞUMUNA TAMAMEN HATASI İLE ETKEN OLDUĞU,
2)... plaka sayılı davacı araç sürücüsü... KAZANIN OLUŞUMUNA ETKEN FAKTÖRÜ VE KURAL İHLALİ OLMADIĞI,
3)... plakalı ...marka davacı aracının arka kısımlarında
meydana gelen hasarların Bahse Konu Trafik Kazası İle Uyumlu Olduğu,
4) Dava konusu ... plakalı, 2021... marka otomobilde meydana gelen Toplam Hasar Miktarının dosya muhtevasında bulunan bilgi ve belgeler üzerinde yapılan incelemeler, yapılan piyasa-doküman araştırmalarına göre (Yedek Parça bedeli + İşçilik + KDV dahil) 15.734,42 EUR olduğu,
5)Davacıya ait ...plakalı 2021 Model ... marka araçta bahse konu trafik kazası sebebiyle, Serbest Piyasa Şartlarına göre; Aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. El rayiç değeri arasındaki fark nedeniyle 5.511,00 EUR Değer Kaybı meydana gelmiş olacağı,
6) ... plakalı aracın Almanya’ da yaptırılmış olan “Hasar Ekspertiz Ücreti” için belirlenen ve dosyada 15.06.2023 tarih ve... no.lu fatura ile davacı adına fatura edilmiş 2.165,21 EUR tutarındaki, ... Motorlu Araç Bilirkişi Bürosu tarafından Davacı ...adına düzenlenmiş olan ekspertiz ücretinin o ülke koşullarına göre makul olup, kadri maruf bulunduğu, Yönündeki görüşlerimizi konunun hukuki ve nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Saygıyla Arz Ederiz..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, davacı ...'e ait ... plaka sayılı araç ile davalı ...n sürücüsü, davalı ...n maliği ve davalı ... Sigorta A.Ş.'nin KZMMS sigorta poliçesi ile sigortalısı olan ... plaka sayılı araç arasında 09/05/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacıya ait araçta oluşan hasarın onarım bedelinden ve değer kaybı zararından kaynaklanan maddi zararın tahsili talepli maddi tazminat davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde dava konusu kazanın davalı araç sürücüsünün asli kusuruyla gerçekleştiğini, davacıya ait aracın kaza nedeniyle 15.734,42-Euro hasar bedeli ve 5.511,00-Euro değer kaybı zararına uğradığını, davacıya ait aracın davacının sürekli olarak ikamet ettiği Almanya'da onarılacağı için Almanya ülkesindeki fiyatlarla zararın tazmin edilmesi gerektiğini ileri sürerek zararın tüm davalılardan tahsili talep edilmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmuş, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının taleplerinin muaccel olmadığını, değer kaybı zararının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, genel şartlara göre zarar hesaplaması yapılması gerektiğini, davalının KDV'den sorumlu olmadığını, parça ve işçiliklerin KDV hariç iskontolu fiyatlar üzerinden hesaplanması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı...vekili cevap dilekçesinde, yetki itirazında bulunmuş, davacının sigorta şirketine yazılı başvuru şartı yerine getirilmeden açıldığı, davalının sahibi olduğu araç sürücüsünün kusurunun ispatı gerektiği, davacının taleplerinin fahiş nitelikte olduğu savunularak davanın reddi talep edilmiştir.
2-Dava şartları ve ilk itirazlar yönünden yapılan incelemede;
Davacı vekilinin bakiye zararın karşılanması talebiyle yazılı başvuru evrakını davalı şirkete posta yoluyla gönderdiği ve evrakın 08/09/2023 tarihinde davalı sigorta şirketine teslim edildiği, KTK 97. Maddesinde düzenlenen özel başvuru şartının yerine getirilmiş olduğu görülmüştür.
Yetki itirazı yönünden yapılan incelemede, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110/2. Maddesi "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birin-de açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." şeklinde düzenlenmiş olup, davalılardan ... Sigorta A.Ş.'nin mahkememiz yargı çevresi içerisinde Ege Bölge Müdürlüğü bulunduğu ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre sigorta şirketinin Şube Müdürlüğü'ne göre daha geniş yetkileri bulunan bölge müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemelerinin de yetkili olacağı gözetilerek yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
3-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi,...n zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
4-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
5-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
6-Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden...n Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
7-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
8-Sorumluluğun meydana gelişinde tarafların öncelikle kusur durumlarının belirlenmesi gerekmektedir. Tarafların kusur durumlarına ilişkin yapılan bilirkişi incelemesinde dosyaya sunulan 28/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu kazanın davalı araç sürücüsü ...in 2918 sayılı KTK'nın 52/B maddesini ihlal ettiği, davacı araç sürücüsünün kazanın gerçekleşmesine etken olan bir kural ihlalinin bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Dosya kapsamı, tarafların iddia, savunma ve itirazları ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu kazanın davacıya ait aracın park halinde bulunduğu sırada gerçekleştiği, KTK'nın 52/B maddesine göre davalı araç sürücüsünün sağa dönüş esnasında önünde duraklamakta olan araca gerekli dikkate ve özeni göstermemesi nedeniyle asli ve tam kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsünün kazanın gerçekleşmesine etkili bir kusur ve kural ihlalinin bulunmadığı anlaşıldığından davalıların kusur sorumluluğunun %100 olduğu kabul edilmiştir.
9-Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrar kazanmış uygulamasına göre (Örn:2021/26157 E. 2022/1048 K.) sürekli olarak yabancı ülkelerde ikamet eden kişilerin yine yabancı plakalı araçlarının Türkiye'de uğradığı zararların kendi ülkelerinde onarımının yapılabileceği, zarar görenin aracını Türkiye'de onarmaya zorlanamayacağı, bu hususta zararın tespitinde araç şayet onarımı mümkün ve ekonomik ise sürekli ikamet edilen ülke rayicindeki onarım bedeli, şayet aracın onarımı ekonomik değil ise sovtaj değerinin araç rayiç değerinden düşülmesi suretiyle tespit edilecek gerçek zararın baz alınması gerekmektedir. Şayet araç sürekli ikamet edilen ülkeye götürülmeksizin Türkiye'de bırakılmış ve Gümrük İdaresi'ne terk edilmiş ise zarar miktarı sürekli ikamet edilen ülkedeki aracın rayiç değeri ile Türkiye'deki onarım bedelinden hangisi daha düşük ise bu miktar baz alınarak zararın hesaplanması gerekmektedir.
Kusur durumlarının tespiti sonrasında ise haksız fiil tazminatının şartlarından olan zarar yönünden yapılan incelemede dosyaya sunulan 28/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait aracın kaza tarihi itibariyle kazasız rayiç değerinin 123.990,00-Euro olduğu, aracın onarımının 15.734,42-Euro olacağı, onarım bedeli ve rayiç değere göre aracın onarımının ekonomik olduğu, aracın onarım sonrasında 5.511,00-Euro değer kaybına uğrayacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davalı... Sigorta A.Ş. Vekilinin ve davalı ... vekilinin itiraz dilekçesi sunmuş oldukları görülmüştür.
Mahkememizce davacı tarafça sunulan ekspertiz raporu, dosya kapsamı ve mahkememizce alınan bilirkişi raporu birlikte incelendiğinde, dava konusu kaza ile onarımı gerektiği belirtilen parçaların uyumlu oldukları, davacının Almanya ülkesi rayiç fiyatlarına göre aracın onarımını yaptırabileceği ve davalılardan zararını Almanya'da sarf edeceği bedel üzerinden karşılaması gerektiği, davacı tarafça araç üzerinde fiziki inceleme yapılarak düzenlenmiş ekspertiz raporunun dosyaya sunulduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporunun da ekspertiz raporunu doğruladığı, davacının araçta zarar oluşmasıyla birlikte aracın onarım bedeli kadar maddi zararının oluşacağı, davacının bu zararını davalılardan talep edebilmesi için fatura karşılığı onarım yaptırmasının gerekmediği, araçta oluşan zararı hiç onarmasa bile aracın mevcut haliyle hasara uğramış olmasının davacının malvarlığında bir eksilme oluştuğu anlamına geleceği ve bu eksilmenin onarım bedeli miktarı olarak belirlendiği değerlendirildiğinden davalı itirazlarının yeniden rapor alınmasını gerektiren bir eksiklik işaret etmediği, bu haliyle bilirkişi raporu ile tespit edilen 15.734,42-Euro hasar onarım bedelinin yerinde olduğu gözetilerek bu miktarda davacının hasar zararı oluştuğu kabul edilmiştir.
Değer kaybı zararı yönünden yapılan incelemede, davacıya ait aracın ... marka ve 2021 model olduğu, aracın rayiç değerinin 123.990,00-Euro olduğu dikkate alındığında gerçekleşen onarımdan dolayı belirli parçalarındaki orjinalliğin bozulacağı ve yine boya gereksiniminden dolayı değerinde bir miktar eksilme meydana geleceği, sunulan ekspertiz raporu ve mahkememizce alınan bilirkişi raporunda ittifakla değer kaybı zararı miktarının 5.511,00-Euro olduğu anlaşılmakla bu miktar ülkemiz rayiç değerleri açısından oldukça yüksek ise de davacının sürekli ikamet ettiği ve aracın tescilli olduğu Almanya ülkesi rayiçlerine göre makul görülmekle davacıya ait aracın 5.511,00-Euro değer kaybı zararına uğradığı kabul edilmiştir.
Davalı sigorta şirketinin sorumluluk sınırı poliçe teminat limiti olan 120.000,00-TL olup, davalı sigorta şirketi tarafından dava öncesinde ödeme yapılmadığı gözetilerek her iki zarardan poliçe limiti 120.000,00-TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmuştur.
Değer kaybı zararı yönünden, her ne kadar Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nda yabancı plakalı araçların Türkiye'de karıştığı kazalar için yabancı plakalı araçlara ilişkin değer kaybı talepleri teminat dışı olarak düzenlenmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih ve E:2019/40, K:2020/40 sayılı kararı ile; 2918 sayılı Kanun'un 14/04/2016 tarih ve 6704 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle değişik 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan "ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresi ile ikinci cümlesinde yer alan "ve genel şartlarda" ibaresinin iptaline karar verilmiştir. İptal kararı sonrası Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından 04/12/2021 tarihli ve 31679 sayılı Resmi Gazete yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar'ın ekinde yeni bir değer kaybı hesaplama tablosu yayımlandığı ve yeni şartlara göre yabancı plakalı araçlar için herhangi bir kısıtlama öngörülmediği dikkate alınarak değer kaybı zararı yönünden poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığına dair savunmalar yerinde görülmemiştir.
10-Davalı sigorta şirketinin yazılı başvuru sonrası temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edildiği anlaşıldığından davalı sigorta şirketi yönünden 21/09/2023 tarihinden, davalı araç maliki ve davalı araç sürücüsü yönünden haksız fiil tarihinden itibaren sorumluluk doğduğundan haksız fiil tarihi olan 09/05/2023'ten itibaren faize hükmedilmiştir. Dava konusu alacak yabancı para cinsi olmakla yürütülecek faiz türü olarak 3095 sayılı yasasının 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak değişken oranlı faiz belirlenmiştir.
11-Davacı tarafça ayrıca ekspertiz ücreti talebinde bulunulmuş olup, yerleşik yargısal uygulamalar doğrultusunda dava öncesi aracın hasarının tespitine yönelik yaptırılan ekspertiz incelemelerinin yargılama giderlerinden sayılabileceği, somut olayda Almanya ülkesinde yaptırılan ekspertiz incelemesinin emsal nitelikte dosyalarda alınan ekspertiz hizmet ücretleri ile uyumlu olduğu, bu tutarın da yargılama giderleri kapsamına dahil edilebileceği gözetilerek ekspertiz ücretine ilişkin gider dava tarihindeki kur üzerinden yargılama giderine dahil edilmiştir.
12-Davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Davalı... Sigorta A.Ş. Aleyhinde poliçe limiti nedeniyle 120.000,00-TL ile sınırlı olarak hüküm kurulmuş olup vekalet ücreti ve yargılama harçlarından aleyhinde kurulan hükümle orantılı olarak sorumluluk yüklenmiştir. Yargılama giderleri yönünden ise, ihtiyari dava arkadaşlarına farklı dava dosyalarında ayrı ayrı dava açılması halinde yargılama giderlerinin tümünden davacıya karşı sorumlu tutulacaklarına göre, davalı sigorta şirketine salt diğer sorumlularla birlikte dava açıldığı ve kendisine karşı diğerlerinden daha az miktarda aleyhte hüküm kurulduğunda daha az yargılama giderine hükmedilmesinin hukuka uygun olmadığı değerlendirilmiştir. Zira 6100 sayılı HMK'nın 326/1. ve 2. Fıkrası düzenlemelerine göre ancak taraflardan birinin kısmen haklı çıkması halinde yargılama giderlerinin paylaştırılması gerekmekte olup, davalı sigorta şirketinin dava değeri yönünden kısmen haklı çıktığından dolayı değil poliçe limitinden kaynaklanan sınırlı sorumluluğundan dolayı 120.000,00-TL ile sınırlı bir sorumluluk öngörüldüğü, davacıya karşı davalı sigorta şirketinin yargılama giderlerinin tümünden sorumlu olacağı değerlendirildiğinden yargılama giderlerinin tümünden diğer davalılarla birlikte müşterek ve müteselsil sorumluluk hükmü kurulmuştur.
12-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutar yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE,
a-15.734,42-Euro hasar zararından kaynaklanan maddi tazminatın, davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluğu 120.000,00-TL poliçe limitini (değer kaybı zararından...n tazminat ile birlikte) aşmamak üzere davalılar ... ve ... yönünden haksız fiil tarihi 09/05/2023, davalı... Sigorta Anonim Şirketi yönünden temerrüt tarihi 21/09/2023 tarihden itibaen 3095 sayılı yasanın 4/A maddesine göre işletilecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı TL olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine,
b-5.511,00-Euro değer kaybı zararından kaynaklanan maddi tazminatın, davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluğu 120.000,00-TL poliçe limitini (hasar zararından...n tazminat ile birlikte) aşmamak üzere davalılar ... ve ... yönünden haksız fiil tarihi 09/05/2023, davalı... Sigorta Anonim Şirketi yönünden temerrüt tarihi 21/09/2023 tarihden itibaen 3095 sayılı yasanın 4/A maddesine göre işletilecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı TL olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine,
c-Ekspertiz ücreti ve tercüme giderinin yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 47.620,67-TL harçtan peşin olarak alınan 11.905,17-TL harcın mahsubu ile bakiye 35.715,50-TL harcın davalılar ... ve ...den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 103.597,63-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluğunun 19.200,00-TL ile sınırlı tutulmasına,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 11.905,17-TL davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluğu 8.197,2-TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına,
5-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı, 387,75-TL posta ve tebligat ücreti, 5.600,00-TL bilirkişi ücreti, yargılama gideri kapsamına alınan 2.522,21-Eurox32,8130-TL=82.761,27-TL ekspertiz ücreti ve 3.600,00-TL tercüme gideri toplamı 92.776,62-TL yargılama giderinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır