T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/252 Esas
KARAR NO : 2024/746
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/03/2024
KARAR TARİHİ : 02/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma denetim ve danışmanlık hizmeti veren bir firma olduğunu, ticaret hayatında uzmanlık gerektiren konularda alanında uzman ve yetkin kişiler ile danışmanlık hizmeti vermediğini, davalı borçlu ile aralarında 25/04/2018 tarihinde imzalanan danışmanlık hizmet sözleşmesine dayanan ticari ilişkinin mevcut olduğunu, iş bu sözleşme kapsamında davalı firmanın Sosyal Güvenlik Kurumundan teşvik alacak-borç ilişkisi doğduğunu, bu alacakları noktasında danışmanlık hizmeti müvekkili firmaca verildiğini, taraflar arasında alacak-borç ilişkisinin doğduğunu, bu alacakların fatura ve cari kayıtlara yansıtıldığını, tarafların arasında ticari ilişkisinin varlığı konusunda bir ihtilafın olmadığını, zira davalı borçlu taraf borca itirazında taraflar arasında imzalanan sözleşmeye yönelik hiçbir itirazda bulunmadığını, müvekkili sözleşme gereğince davalı borçlu tarafa ilgili yasalarca tanınmış teşvik hakları konusunda danışmanlık ve sosyal güvenlik kurumundan varsa bu yönde alacağı için çalışma yapma borcu altına girdiğini, davalı borçlunun oluru ile müvekkili Sosyal Güvenlik Kurumu sistemi üzerinden ilgili firma personelinin durumlarını öğrendikten sonra her personel için lehe olan teşvik çalışmasını yaptığını, müvekkili firmanın yaptığı bu çalışmaları Sosyal Güvenlik Kurumu sisteminin V2 ekranına yüklediğini, müvekkili firma firma, borçlu şirkete karşı yukarıda belirttiğimiz şekilde borcunu ifa etmiş ve borçlu şirkete de borcunun ifası için hizmetinin faturasını gönderdiğini, müvekkili sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen, borçlu taraf üzerine düşen borcu ifa etmeyerek müvekkilini mağdur ettiğini, bunun üzerine davalı- borçlu aleyhine takip işlemine başlandığını, davalı, borcunun olduğunu bilmesine rağmen icra takibine itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğunu, müvekkili adına işbu davayı açmak zaruri hale geldiğini, dava dilekçemiz bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı borçlu taraf, takibi uzatmak ve zaman kazanmak amacıyla takibe usul ve yasalara aykırı itiraz ettiğini, itirazların hiçbiri gerçeği yansıtmadığı gibi hukuki bir karşılığı da olmadığını belirterek,İzmir ... İcra Dairesinin.... sayılı dosyasına vaki itirazının 128.980,58 tl üzerinden iptali ile takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle 128.980,58 TL’nin %20’sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek olan icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine, davalı borçlu... Otomotiv Sistemleri Sanayi ve Ticaret A Ş.'nin geçmiş dönem teşvikleri kapsamında alacak kazanıp kazanmadığının, kazanmış ise tutarının ne kadar olduğunun ve bu alacağın ilgili firmaya ödenip ödenmediğinin, İstanbul Ümraniye Sosyal Güvenlik Merkezi... iş yeri nolu dosyası üzerinden, İzmir Serbest Bölge Sosyal Güvenlik Merkezi ... iş yeri nolu dosyası üzerinden, İzmir Menderes Sosyal Güvenlik Merkezi... iş yeri nolu dosyası üzerinden, sorulmasını, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uzun yıllardır otomotiv endüstrisinde faaliyet göstermekte olup, bünyesinde bir çok çalışan barındırdığını, müvekkili şirketin, Sosyal Güvenlik Kurumundan teşvik alacakları noktasında danışmanlık hizmeti almak üzere davacı firma ile aralarında 25.04.2018 tarihinde Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi kurulduğunu, müvekkili şirket ile davacı firma arasında düzenlenen ve imzalanan hizmet sözleşmesinin Ücretin Tutarı Ve Ödeme Şekli başlıklı 7. maddesinin 7-1. fıkrası; "Söz konusu ücret, "MÜŞTERİ" tarafından; “MÜŞTERİ” nin hesabına Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından prim iadesinin kesinleşerek ilk taksitinin yatırıldığı tarihten ya da müşteri ile Kurum arasındaki alacağın kesinleşip mahsuplaşılması halinde ilk mahsup tarihinden itibaren (5 ) gün içinde "DANIŞMANIN" VAKIFBANK ALSANCAK ŞUBESİ TR... nolu hesabına ödenecektir." şeklinde düzenlendiğini, dava konusu Sözleşme kapsamında; müvekkili şirketin sözleşmeden kaynaklanan borcu ancak Sosyal Güvenlik Kurum nezdinde prim iadesinin kesinleşmesi ile müvekkil şirketin hesabına yatırılması ile doğacağı kararlaştırıldığını, bu kapsamda dava tarihi itibariyle primin müvekkili şirket hesabına yatırılmamış olması nedeniyle muaccel bir borç bulunmadığını, müvekkili şirket hesabına dava tarihinden önce hiçbir ödeme yapılmamış olduğundan huzurdaki davanın ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, davanın tüm talepleri ile beraber reddine, davacının % 20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, 25/04/2018 tarihli danışmanlık hizmet sözleşmesi kapsamında hizmet sunan davacı tarafından düzenlenen fatura bedelinin tahsili için başlatılan icra takibinde ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 24/05/2018 tarihli danışmanlık sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağından kaynaklanan 128.980,58-TL'nin talep ettiği ödeme emrinin borçlu/davalıya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Dava 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir.
Davacı vekilinin 23/07/2024 tarihli uyap sistemi üzerinden gönderdiği dilekçe ile 19/07/2024 tarihli Anlaşma, Sulh , Feragat ve İbra Protokolü çerçevesinde davalı taraf ile anlaştıklarını, davalıya karşı açmış olduğu mahkememiz dava dosyasında feragat ettiklerini, feragat istemimiz hakkında karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.
Davalı vekili 23/07/2024 tarihli uyap sistemi üzerinden gönderdiği dilekçe ile davacı yan tarafından 23/07/2024 tarihli feragat dilekçesi sunduklarını, ilgili dilekçe kapsamında davacı yan huzurdaki davadan feragat ettiğini beyan ettiklerini, bu kapsamda davacı yanın dilekçesi uyarınca işlem yapılmasını, taraflar arasındaki mutabakat gereğince karşı yan vekalet ücreti talebinin bulunmadığını beyan ettikleri anlaşılmıştır.
Somut olayda dava açıldıktan sonra tarafların anlaşma sağladıkları anlaşma doğrultusunda ödemenin yapıldığı görülmekle, tarafların sulh oldukları, HMK'nun 313 vd maddelerine göre Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurda bir sözleşmedir.(2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Sulh, ilgili davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.
Davacı vekilinin 23/07/2024 tarihli dilekçesi ekinde yer alan 19/07/2024 tarihli "Anlaşma, Sulh, Feragat ve İbra protokolü" başlıklı ibra sözleşmesine göre taraflar borç ve alacaklarını ödedikleri, birbirlerinden hiç bir hak ve alacaklarının kalmadıklarını, ayrıca davalının davacı tarafça verilecek feragat dilekçesi sonrası feragat kabul edeceğini, mahkeme masrafı ve avukatlık ücreti talep etmeyeceği belirtildiğinden taraflar lehine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmetmeyerek sulh protokolü kapsamında davadan vazgeçileceği açıkça belirtildiğinden aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın feragat nedeniyle reddine,
2-Alınması gereken karar ve ilam hancının (427.60-TL) başlangıçta yatan peşin alınan 1.557,77-TL'den mahsubu ile fazla alınan 1.130,17-TL harcın kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- Sulh protokolü doğrultusunda taraflara vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-6325 sayılı HUAK uyarınca suç üstü ödendiğinden karşılanan 3.600-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
6-Yargılama sonucu ve re'sen yapılacak gider olmadığı takdirde gerekirse re'sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK'nun 333.maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırına iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. 02/09/2024
Katip ...
eimza
Hakim ...
E imza