T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/267 Esas
KARAR NO : 2025/30
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 22/03/2024
KARAR TARİHİ : 14/01/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; Müvekkiline ait ... plakalı araç ile...plakalı araç arasında 07.11.2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası gerçekleşmiş olup gerçekleşen kazada müvekkiline ait araçta değer kaybı zararı oluştuğunu, işbu dava bu değer kaybı zararının tazmini ve değer kaybının tespiti için aldırdığımız ekspertiz raporu ücretinin talep edilmesi için açıldığını, Müvekkiline ait ... plakalı araç ile ...plakalı araç arasında 07.11.2023 tarihinde çarpışmaları nedeniyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında kaza tespit tutanağı uyarınca ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkiline ait... plakalı aracın kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, 07.11.2023 tarihli kaza neticesinde müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının tespiti için eksper...a dosya teslim edildiğini ve eksper dosyaya tespit raporunu sunduğunu, raporda da görüleceği üzere müvekkili aracında 100.000,00-TL değer kaybı tespit ediliğini, ekspere hizmet bedeli olarak 889,76 TL ödendiğini, bu zararın tazmin edilmesi amacıyla davalı sigorta şirketine 12.08.2023 tarihinde yapılan yazılı olarak başvurulduğunu, başvuru neticesinde sigorta şirketi tarafından müvekkilin zararı karşılanmadığını, ilgili kusurlu araç kaza tarihini kapsar şekilde ... poliçe numarası ile ... Sigorta A.Ş'nin teminatı kapsamında olduğunu, Trafik Sigortası Genel Şartları A.1 maddesi uyarınca sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine göre temin edeceğini, değer kaybı zararının tespiti için ekspere ödenen 889,76 TL hizmet bedelinin de karşılanmadığını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davamızda şimdilik 100,00 TL değer kaybı tazminatının davalıdan (teminat limitleri dahilinde ve temerrüt tarihinden itibaren) kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, Ekspertiz hizmet bedeli olarak ödenen 889,76 TL'nin yargılama gideri olarak dahil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; 41.561,56 TL değer kaybı zararımızın kaza tarihi olan 07/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, 889,76 TL ekspertiz hizmet bedelinin yargılama giderlerinden sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; ... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde ... poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 10/08/2023 - 10/08/2024 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 120.000,00-TL olduğunu, poliçe limitini bildirmelerinin davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, davacı tarafın iddiasına dayanak olarak gösterdiği delillerin tamamının tarafımıza tebliğ edilmesi gerekmekte ve taraflarınca talep olunduğunu, huzurdaki davanın yetkili mahkemede açılmadığını, sigorta şirketine başvuru şartı sağlanmadığını, dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketi tarafından, davaya konu araç için değer kaybı tazminatı ödenmiş olup; davacıya karşı bakiye tazminat ödeme borcu kalmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, değer kaybı hesaplamasının maddi olaya uygun olarak yapılması gerektiğini, araç kilometresi yüksek ise veya daha önce benzer hasarlara maruz kaldı ise değer kaybından söz edilemeyeceğini, itirazları baki kalmak kaydıyla; değer kaybı bedelinin genel şartlara göre hesaplanması gerektiğini, davacının görevlendirdiği eksper raporu esas alınarak karar verilemeyeceğini, Yargılama sırasında konusunda uzman bilirkişi eliyle rapor alınmasını, kazadaki kusur oranlarının tespit edilmesi, aracın rayiç değeri, geçmiş kazaları ve tamir gören kalemlerinin değerlendirmede dikkate alınmasını, hasar kalemlerinin tespit edilmesi ve de kaza ile uyumlu olup – olmadığının belirlenmesini, değerlendirme yapılırken de müvekkil şirketin indirim – iskonto hakkının gözetilmesini talep ettiklerini, eksper görevlendirilmesi davacının isteği ile yapıldığını, davanın sigortalı... Akaryakıt Nakliyat Turizm İnşaat Otomotiv Mermer Gıda Sanayi Ve Ticaret Şirketi'ne ihbarına, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 13/08/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "... S O N U Ç: 07.11.2023 tarihinde Davacıya ait olup kendi sevk ve idaresindeki... plakalı otomobil ile Davalı ... Sigorta A.Ş.’ ne ZMMS trafik sigortalı ve dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki...plakalı kamyon arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle;
1)... Plaka sayılı davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü ...2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/b ve 56/a maddelerini ihlal ettiğinden dolayı KAZANIN OLUŞUMUNA TAMAMEN HATASI İLE ETKEN OLDUĞU,
2)... Plaka sayılı davacı araç sürücüsü ... meydana gelen KAZANIN OLUŞUMUNA ETKEN KURAL İHLALİ OLMADIĞI,
3) Davacıya ait ...plakalı 2022 Model ... ve 1.5 Dream Multıdrıve S otomobilde bahse konu trafik kazası sebebiyle yukarıda belirtilen Serbest Piyasa Şartlarına göre; Aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. El rayiç değeri arasındaki fark nedeniyle 95.000,00-TL Değer Kaybı meydana gelmiş olacağı,
4) Davalı Sigorta Şirketi tarafından davacıya 27/02/2024 tarihinde 35.458,50 TL değer kaybı ödemesi yapmış olduğu beyan edilmiş olup, dosyada dekontu görülememiştir.
Sayın Mahkemece bu ödemenin kabulü halinde, davacının bakiye değer kaybı tazminatı alacağının; 59.541,50 TL olarak hesap edilmiş olduğu,
5) Dosya muhtevasında bulunan 889,76 TL tutarındaki “Ekspertiz Hizmet Bedeli” faturasının 2023 yılı “Ekspertiz Ücret Tarifesine” göre kadri maruf olduğu ve ödenip ödenmemesi hususunun Sayın Mahkemenin takdirine bırakılmış olduğu," şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan değer kaybı zararının karşılanması talepli maddi tazminat davasıdır.
2-Dava konusu uyuşmazlık, davacıya ait... plaka sayılı araç ile davalının KZMMS sigorta poliçesiyle sigortalısı olan... plaka sayılı araçlar arasında 07/11/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımı, davacıya ait araçta değer kaybı zararı oluşup oluşmayacağı ve davalıdan tahsili talebi noktalarında toplanmıştır.
3-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
4-Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.
Dosyaya getirtilen sigorta poliçesine göre davacıya ait araca zarar verdiği ileri sürülen...plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde kaza tarihini kapsar şekilde 10/08/2023-10/08/2024 tarihleri aralığında vadesi bulunan KZMMS sigorta poliçesiyle sigortalı olduğu, kaza tarihi itibariyle davalı şirketin poliçeden dolayı araç başına 120.000,00-TL'ye kadar sorumluluk limiti bulunduğu görülmüştür.
5-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
6-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
7-Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık kazanın meydana gelmesindeki kusur dağılımı noktasındadır.
Mahkememizce adli trafik bilirkişiden dava konusu kazanın gerçekleşmesindeki kural ihlalleri ve kusur dağılımı tespiti için rapor alınmış, dosyaya sunulan 13/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazanın davalı şirketin sigortalısı aracın dava dışı sürücüsü...'un KTK'nın 52/b ve 56/a maddelerine yönelik kural ihlali nedeniyle meydana geldiği, davacı araç sürücüsünün kural ihlali ve kazaya etkisinin bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora karşı davalı vekili tarafından itirazda bulunulmuş ise de, kazaya karışan araçların sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağına göre dava konusu kazanın sağ şeritte meydana gelmiş olduğu ve mahkememize sunulan kusur raporunda yer alan adli trafik bilirkişinin kaza tespit tutanağı ve kaza sonrası fotoğraflar üzerinden gerçekleştirdiği değerlendirmelerin kaza oluş şekline uygun olduğu, davacıya ait aracın kendi şeridinde seyrettiği sırada gerçekleşen kazada davacı araç sürücüsüne atfı kabil bir kusur bulunmadığı ve kazanın davalının sigortalısı araç sürücüsünün asli ve %100 kusuruyla meydana geldiği değerlendirilmiş, her ne kadar Tramer kayıtlarında sigorta şirketleri arasında kusur belirlenmesi noktasında anlaşmazlık oluşması üzerine SBM komisyonu tarafından kusur dağılımı %50-%50 olarak gerçekleştirilmiş ise de, kusur dağılımına ilişkin dosyada Tramer görüşünü yansıtan bir gerekçenin bulunmadığı gibi, kusur değerlendirmesinin münhasıran hakimin tasarruf ve değerlendirmesinde bir husus olduğu, bu hususta bilirkişi raporu alınması kural ihlallerinin tespiti yönünden gerekli ise de nihai değerlendirmenin ve kusur dağılımının hakim tarafından belirleneceği, mahkememizce kaza sonrası fotoğraflar ve kaza tespit tutanağına göre şeridinde seyreden davacıya ait aracın sağa dönüşü sırasında gerçekleşen kazada, özellikle iki tarafın birlikte düzenlediği kaza tutanağında çarpma noktasının sağ şerit içerisinde olduğunun çizimde açıkça belirtilmiş olması karşısında salt kusur oranının farklı gösterilmiş olmasının çelişki olarak değerlendirilemeyeceği, zira kendi şeridinde seyreden ve davalının sigortalısına göre daha önde olduğu anlaşılan aracın, davalının sigortalısı aracın dar bir kavisle dönmesinden kaynaklanan kazada kusurunun bulunmadığı, davalının sigortalısı aracın şerit ihlali gerçekleştirerek kural ihlalinde bulunduğu net bir şekilde tespit edildiğinden ayrıca yeni bir rapor alınmasına ve kusur değerlendirmesi yapılmasına gerek görülmemiş, davalının sigortalısı araç sürücüsü asli ve %100 oranında kusurlu kabul edilmiştir.
8-Davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı zararının tespiti yönünden dosya araç hasarları konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 13/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait aracın kaza tarihindeki hasarsız değerinin 1.100.000,00-TL olduğu, kaza sonrasında onarımının ekonomik olduğu ve kaza nedeniyle 95.000,00-TL değer kaybı zararına uğradığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporuna karşı davalı vekili tarafından itirazlar ileri sürülmüş ise de, davacıya ait araçta gerçekleşen hasar ve onarım gören parçalar ile aracın marka, model, segment ve kullanım ömrüne göre piyasa şartları ve dosya kapsamına uygun olduğu değerlendirilen 95.000,00-TL değer kaybı zararının yerinde olduğu anlaşıldığından davacıya ait aracın 95.000,00-TL değer kaybı zararına uğradığı, davacıya dava öncesinde ödenen 35.458,50-TL kısmi ödeme sonrasında davacının bakiye değer kaybı zararının 59.541,50-TL olduğu kabul edilmiştir.
9-Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu zorunlu mali sorumluluk sigortasından kaynaklanmakta olup, kaza tarihinde sorumluluk üst sınırı araç başına 120.000,00-TL olduğundan dava öncesi ve dava sırasında gerçekleşen ödemelerin mahsubu gerekmektedir.
Cevap dilekçesi ve aşamalarda sunulan ödeme belgelerinin incelenmesinde, davalı şirket tarafından davacıya ait aracın Kasko sigortacısı olan ... Sigorta Anonim Şirketi'ne 18/12/2023 tarihinde 17.168,00-TL ve davacıya değer kaybı zararına istinaden 27/02/2024 tarihinde 35.458,50-TL olmak üzere toplam 52.626,50-TL ödeme yapıldığı ve bakiye poliçe limitinin 67.373,50-TL olduğu anlaşıldığından davalının ancak 67.373,50-TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulabileceği görülmüştür.
Davacı vekilinin 23/08/2024 tarihli değer artırım dilekçesi ile dava değerinin 30.816,57-TL'ye yükseltildiği, değer artırımı sonrasında ise 04/11/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle talebin 41.561,56-TL'ye yükseltildiği görülmüştür.
Talep edilen toplam değer kaybı tazminatının poliçe limitleri içerisinde kaldığı, davalı tarafça poliçe limitlerini daha çok azaltan başkaca bir ödeme gösterilmediği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş ve 41.561,56-TL değer kaybından kaynaklanan maddi tazminatın, 29/01/2024 tarihli yazılı başvuru sonrası 8 iş günü sonunda oluşan temerrüt tarihi 09/02/2024 tarihinden itibaren, zarar veren aracın ticari nitelikte olduğu gözetilerek avans faiz türü üzerinden belirlenecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı tarafça ekspertiz ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesi talep edilmiştir.
Ekspertiz ücreti veya uzman görüşü alınması davacının dava öncesinde haklılığının tespitine yönelik yaptırabileceği dava hazırlık aşamasına dair giderlerden olup yerleşik yargısal uygulamada yargılama gideri olarak karşı tarafa yükletilebileceği kabul edilmektedir. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça dava öncesinde 23/01/2024 tarihli 889,76-TL tutarlı ekspertiz ücreti faturasının ve ekspertiz raporunun dosyaya sunulduğu, ekspertiz hizmetinin niteliğinin ve fiyatlandırmasının piyasa koşullarına uygun miktarda olduğu gözetilerek yargılama giderlerine dahil edilmesine karar verilmiştir.
10-Her ne kadar davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de;
"6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar sayılı ilamı)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur. "(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2024/762 Esas 2024/687 Karar sayılı 25/04/2024 tarihli ilamı)
Yukarıda alıntılanan Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre, sigorta şirketine yazılı başvuru dava şartının bulunduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvuru şartı zorunlu olmadığı halde davacı tarafça bu yola gidilmesi halinde bu tutarın davacıya yükletilmesi gerekmektedir. Zira dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya ödenen ücretin davalıya yükletilebilmesi için uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması gerekmekte olup, yukarıda da açıklandığı üzere somut uyuşmazlıkta alternatif uyuşmazlık çözüm yolu benimsendiğinden ayrıca arabuluculuk başvurusunda bulunulmasına gerek bulunmadığı halde arabuluculuk başvurusu yoluna gidilerek yargılama gideri sarfiyatı yapıldığı anlaşıldığından, mahkememizce Yargıtay ve istinaf uygulaması dikkate alınarak, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, 41.561,56-TL değer kaybı zararından kaynaklanan maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin bakiye poliçe sorumluluk limiti 67.373,50-TL aşılmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına temerrüt tarihi 09.02.2024 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.839,07-TL harçtan peşin olarak alınan 427,60-TL ile ıslah harcı olarak alınan 184,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.227,47-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 184,00-TL toplamı 611,60-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı, 78,00-TL posta ve tebligat ücreti, 5.600,00-TL bilirkişi ücreti ve yargılama gideri kapsamına alınan 889,76-TL ekspertiz ücreti toplamı 6.995,36-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/01/2025
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır