T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/284 Esas
KARAR NO : 2025/46
DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/06/2016
KARAR TARİHİ : 16/01/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile asıl borçlu ve dava dışı şirket... Petrol Gıda İnşaat Ltd Şti lehine ...di kulandırıldığını, sözkonusu kredi limitinin 05/06/2006 tarihinde 80.000,00.-TL’ye, 15/04/2010 tarihinde 100.000,00.-TL‘ye 24/12/2010 tarihinde 150.000,00.-TL ‘ye ve en son 28/03/2012 tarihinde 250.000,00.-TL‘ye çıkarıldığını, kredi sözleşmesini davalılar ...’nin müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kefalet miktarlarının her birisi için ayrı ayrı 104.000,00 TL olduğnu , sözkonusu kredi borcunun ödenmmemesi nedeniyle kat ihtarının gönderildiğini ve kefiller hakkında İzmir... ATM’nin ... D.İş sayılı dosyası üzerinden ihtiyati haciz kararı alındığını ve İzmir ...İcra Md’nün ...sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalılar ...nin itirazı ile takibin durduğunu, kefillerin bu itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalıların yetki itirazının doğru olmadıını, zira genel kredi sözleşmesinde İzmir mahkemelerinin yetkili olduğunu,zamanaşımı iddialarının da doğru olmadığını, bu nedenlerle davalılar ...’nin itirazlarının iptaline ve icratakibinin devamına, kötü niyetli davalılar aleyhine %20’den aşağı olmamakk üzere ayrı ayrı icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıların Ödemişte ikamet ettiğini, davacı bankanın da Ödemiş Şb’sinde kredi sözleşmesinin akdedildiğini, bu nedenlerle yetkili mahkemenin Ödemiş Mahkemeleri olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını ayrıca davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, esas bakımından ise müvekkilinin davacı bankaya ne de kredi çekene bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin 11/08/2004 tarihli ... sayılı genel ticari kredi sözleşmesi ile...’e kefil olduğunu, müvekkilinin kefil olduğu miktarın 35.000.00 TL olduğunu, ondan sonra arttırılan limitlerden dolayı sorumluluğunun bulunmadığını, icra takibine konu edilen meblağın 11/08/2004 tarihli kredi sözleşmesine dayanılan kredi olmadığını, zira bu kredi sözleşmesinin bedelinin ödenip kapandığını, limit arttırımlarından bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine ve %20’den aşağı olmamak kaydı ile tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; İzmir mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, Ödemiş mahkemelerinin yetkili olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını ayrıca talebin zamanaşmına uğradığını, davalı müvekkilinin bankaya hiçbir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin 2004 yılında temel alınan kredi sözleşmesine kefil olmadığını, zira sözleşmede imzasının da bulunmadığını, kaldı ki bu kredi sözleşmesinin borcunun ödendiğini, davanın öncelikle usulden, mümkün olmaması halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Yargıtay ... H.D.' nin... Karar sayılı bozma ilamı öncesinde mahkememizce aldırılan bilirkişi raporları;
Bilirkişi heyetinden alınan 14/09/2017 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "A- Davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile sorumlu oldukları 11.08.2004 ta.Genel Ticari Kredi Sözleşmesi ve 05.06.2006 tarihinde artırılan limite dayalı olarak asıl borçluya kullandırılan kredi borçlarının ödenmiş olduğu;
B- Dava konusunu oluşturan ve asıl borçlu tarafından kullanılan kredilerin önceki kredi borçları kapandıktan sonraki tarihli oldukları;
C- Özetle dava konuşu kredi borçlarının, Davacı banka ile dava dışı şirket arasında akdedilen Genel Ticari Kredi Sözleşmesinin 15.04.2010 ve 28.03.2012 tarihli limit artırımlarından sonra kullandırıldığının tespit edildiği;
D- Davalıların ise 15.04.2010 ve 28.03.2012 tarihli sözleşmenin limit artırımlarına ilişkin olarak müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunmadığı bu nedenle davaya konu banka alacağından müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olmadıkları kanaatine varıldığı;
E- Sayın Mahkemece aksi kanaate varılması halinde ise; sorumluluklarının 104.000,00 TL kredi miktarı ile sınırlı olduğu;
Bu nedenle her ne kadar asıl borçlunun takip tarihi itibariyle sorumlu olacağı miktar 352.891.50-TL ise de,
Davalıların takip tarihi itibariyle 151.465,20-TL sından sorumlu bulunabilecekleri;
Son karar Sayın Mahkemenize ait olmak üzere saygı ile sunulur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi heyetinden alınan 08/02/2018 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmına göre; "Banka alacağından Davalılar ...'nin tahsilinde tekerrür olmamak kaydı ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla ayrı ayrı sorumlu oldukları tespit edilmiştir.
Davacı bankanın takip tarihinden itibaren davalılar yönünden 104.000 TL asıl alacağa sözleşmek hükümleri ve banka faiz tebliği gereğince yıllık %36 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisini uygulama ve talep yetkisinin bulunduğu kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi heyetinden alınan 16/07/2018 tarihli bilirkişi 2. ek raporunun sonuç kısmına göre; "Gerek Kök rapor ve gerekse 1. Ek raporda yapılan tespitlerde Davaya konu kredilerin, Davalıların, dava dışı asıl borçlu şirket ile banka arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin imzalarının bulunmadığı limit artırımından sonra kullandırıldığı belirtilmiş ve kredilerin kullandırıldıkları tarih dikkate alındığında davayı konu krediler yönünden davalıların kefalet sorumluluklarının bulunmadığı,
Sayın mahkemece Aksi kanaatte olunması halinde, davalıların 104.000.-TL kefalet limitleri doğrultusunda sorumluluklarının devam ettiği,
Gerek Kök rapor Ve gerekse 1. Ek raporda yapılan tespitlerde değişikliği gerektirecek bir hususun bulunmadığı belirlenmiş nihai takdir sayın mahkemeye bırakılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Dava, kredi alacağından kaynaklanan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Açılan dava öncelikle mahkememizin... Esasına kaydedilmiş olup, 13/12/2018 tarihinde ; " Davanın REDDİNE, 159.450,00-TL'nin %20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak kötü niyet tazminatı talep eden davalı...a verilmesine," şeklinde hüküm kurulmuştur.
Mahkememizce verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiş olup, İzmir BAM...HD... Karar sayılı ilamı ile başvurunun esastan reddine karar vermiş ve verilen kararın temiz kanun yoluna taşımış temyiz incelemesi sonucu Yargıtay ... H.D.' nin...Karar sayılı ilamı ile;
"Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında genel kredi sözleşmesi bulunmaktadır. Genel kredi sözleşmesi bir çerçeve sözleşme olup bu sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin bir an için ödenerek borç bakiyesinin sıfır olması kefillerin kefaletini sona erdirmez ve tekrar kullandırılan kredilerde yine kefalet miktarı ile sorumlu olmaya devam ederler. Genel kredi sözleşmesinde limit artışları olması durumunda ise bu artışlardan imzası olmayan kefil sorumlu olmasa da imzasının bulunduğu limit dahilinde kefil sorumlu olmaya devam eder.
Yapılan açıklamalar doğrultusunda dava konusu olaya dönersek, takibe konu edilen kredi alacağı davalı kefillerin imzaladığı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanıyorsa davalılar imzalarının olduğu limit kapsamında sorumlu olacaktır. Bu nedenle mahkemece limit artışından sonra kullanılan kredilerden davalılarının sorumlu olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiştir. O halde mahkemece konusunda uzman bankacı bir bilirkişi görevlendirilip banka kayıtları üzerinde yerinde de inceleme yaptırılarak borcun hangi sözleşmeden doğduğu belirlenerek, takibe konu alacağın kefillerin imzasının bulunduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanması durumunda davalıların sorumlu olmayı kabul ettiği limit dahilinde sorumluluğun devam ettiği dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir. "şeklinde karar verilmiştir.
Bozma ilamı taraflara tebliğ edilerek diyecekleri sorulmuş ve 27/06/2024 tarihli celsede mahkememizce bozma ilamına uyulmuştur. Uyma kararı ile birlikte bozma ilamı doğrultusunda rapor alınması için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve Bilirkişiden alınan 20/09/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Yapılan tespitlerin detayları üst kısımda açıklanmış olup buna göre,
Sözleşmelerin Hukuki Takdiri ve Nihai Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere;
Sayın Mahkemece,
1-..'nolu 28.03.2012 tarihli 250.000 TL toplam limitli GSK'nin,...'nolu GKS'nin devamı olduğu ve tek bir genel kredi sözleşmesi gibi kabul edildiğinde (kefillerin imzasının da bulunduğu tek bir genel kredi sözleşmesi olarak kabul edildiğinde), 30.11.2012 tarihinde ve 24.04.2014 tarihlerinde kullanılan takibe konu kredilerden dolayı davalıların sorumlulukları;
27.04.2016 takip tarihinden itibaren,
104.000,00 TL Asıl alacak
39.843,55 TL Faiz
1.992,17 TL %5bsmv
400,00 TL vekalet ücreti
146.235,72 TL olması gerektiği görüşüne varılmıştır.
Takipten itibaren %36 temerrüt faizi ve faizin %5BSMV'si uygulanması gerektiği belirlenmiştir.
2-28.03.2012 tarihli(...'nolu) 250.000 TL'lık genel kredi sözleşmesi ayrı(yeni bir sözleşme) kabul edildiğinde (...'nolu sözleşmenin devamı olmadığı kabul edildiğinde) ve takibe konu kullandırılan kredilerinde 28.03.2012 tarihinden sonra (kefillerin imzasının bulunmadığı 28.03.2012 tarihli GKS'ye istinaden verildiği) 30.11.2012 ve 24.04.2014 tarihlerinde verildiği de dikkate alındığında davalı kefillerin sorumluluğunun bulunmaması gerektiği görüşüne varılmaktadır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Sunulan rapor mahkememiz ara kararını ve bozma ilamını karşılamadığından yeniden rapor aldırılmasına karar verilmiş olup,
Bilirkişiden alınan 01/11/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Sayın Mahkemeniz nezdindeki... E Dosyasına ve Davacı bankaca, dava dışı borçlu ..., ..., ..., ... mirasçıları ... ..., ... ve davalı kefil ..., davalı kefil ...akkında İzmir ... İcra Müdürlüğü... Esas Sayılı dosyası ile 27.04.2016 tarihinde açılan ilamsız icra takip dosyasına konu edilen rotatif kredi riski ile ilgili olarak 104.000,00 TL anapara, 44.824,00 TL faiz, 2.241,20 TL BSMV ve 400,00 TL İhtiyati Haciz Vekalet Ücreti olmak üzere toplam 151.465,20 TL banka alacağı bulunduğu, davalı...e'nin tahsilde mükerrerlik olmaması kaydıyla ayrı ayrı 151.465,20 TL tutarında davacı bankaya borçlu olduğu hesap ve tespit edilmiştir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkemenin, Yargıtay'ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Yargıtay İBK 9.5.1960 tarih 21/9, RG. 28.6.1960-10537) Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usuli kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Kazanılmış haklar Hukuk Devleti kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasanın 2. maddesinde açıklanan "Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir" hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez.
Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada, ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir (Yargıtay HGK. nun 12.07.2006 gün ve 2006/4-519-527 sayılı, 31.05.2006 gün ve 2006/10-307-337 sayılı ve 10.05.2006 gün ve 2006/4-230-288 sayılı ilamı).
Tüm bu nedenler ile; mahkememizce yapılan yargılamada Yargıtay ... H.D.' nin ... Karar sayılı bozma ilamına uyulmuş olmakla bozma ilamı doğrultusunda raporlar aldırılmış ancak ilk aldırılan bilirkişi raporunda borç miktarının hangi sözleşmeden kaynaklandığı yönünden açık ve anlaşılır bir açıklama ile değerlendirme yapılmadığı görüldüğünden yeniden konusunda uzman bankacı bir bilirkişiden rapor aldırılmasına karar verilmiş ve sunulan bilirkişi raporuna göre asıl borçlu ile davacı banka arasında ... nolu genel kredi sözleşmesinin akdedildiği, birden fazla kez limit arttırımın yapıldığı, davalıların 06/06/2006 tarihinde 104.000,00 TL limit ile müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imza attıkları, akabinde davalıların imzalarının bulunmadığı ... nolu genel kredi sözleşmesinin düzenlendiği, iş bu sözleşmenin 48. Maddesinde;... nolu genel kredi sözleşmesinin (ve limit arttırımlarına yönelik taahhütlerin) iş bu sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olarak belirlendiği bu hali ile davalıların kefaletinin yer aldığı sözleşme ile... nolu genel kredi sözleşmesi arasında bağlantının bulunduğu ve davalıların sorumluluklarının devam ettiği kanaatine varılarak bilirkişi tarafından yapılan hesaplama hükme esas alınmış ve davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Kabul edilen bedel likit olduğundan davalılar aleyhine tazminata da karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalıların/borçluların İzmir... İcra Müdürlüğü' nün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN iptali ile takibin
104.000,00 TL Asıl alacak
44.824,00 TL Faiz
2.241,20 TL BSMV
400,00 TL Vekalet ücreti
Olmak üzere toplam 151.465,20 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davalıların sorumlu olduğu 151.465,20 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 30.293,04.-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 10.346,58 TL karar ve ilam harcının yatan 2.723,01 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 7.623,57 TL' nin davalılardan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 2.723,01 TL ve 29,20 TL başvurma harcının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 331,50 TL posta ve diğer giderler ile 10.720,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 11.051,50 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 10.498,07 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
-Davalı ... tarafından yatırılan ve harcanan 80,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 4,01TL' sinin davacıdan alınarak ismi belirtilen davalıya verilmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
-Davalı ... tarafından yatırılan ve harcanan 80,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 4,01TL' sinin davacıdan alınarak ismi belirtilen davalıya verilmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 7.984,80 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
8-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2025
Katip...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır