T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/297 Esas
KARAR NO: 2024/618
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/03/2024
KARAR TARİHİ: 02/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " 04.11.2023 tarihinde, sürücü... sevk ve idaresindeki... plakalı aracı ile ...Bulvar üzerinde seyir halindeyken 510. Sokak kavşağına geldiği esnada, trafik işaretleri ile sola dönüşü yasaklanmış yerden hızlıca manevra yaparak sola dönmek isterken, aracın sağ ön kısımlarıyla, müvekkil sürücü... sevk ve idaresindeki... plakalı motosikletin ön kısımlarına çarpması ve müvekkilin savrulması sonucunda maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir.... plaka sayılı motorsiklet sürücüsü müvekkil... ağır yaralanmıştır. Husumet, davalı ... Sigorta A.Ş.'ye, davaya konu trafik kazasında asli kusurlu olan... plakalı aracın kaza tarihinde yürürlükte olan ... no’lu ZMMS poliçesi nedeniyle yöneltilmiştir. Dava açılmadan arabuluculuk yoluna gidilmiş, dava şartı yerine getirilmiş ve fakat anlaşma sağlanamamıştır. Kaza sebebiyle ağır yaralanan ...'in sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketince ödenmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız ve zararın tespit edilmesine mukabil müddeabihi artırmak hakkımızın baki kalması kaydıyla; (HMK m.107) haklı davamızın kabulüne; geçici talep sonucumuz 1.000,00-TL'den az olmamak üzere sürekli iş göremezlik tazminatının, davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan 05.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Müvekkil sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmamıştır, dava şartı noksanlığı nedeniyle dava usulden reddedilmelidir; müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlıdır. Davacının sürekli malul olup olmadığı adli tıp kurumu tarafından tespit edildikten ve alınan kusur raporunda sigortalımıza kusur atfedilmesi üzerine yapılacak tazminat hesaplamasında esas alınacak unsurlar, genel şartlar'da açıkça belirlenmiş olup, yapılacak hesaplamada genel şart hükümlerinin esas alınması gerekir. Davacının dava konusu kaza nedeniyle sosyal güvenlik kurumundan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti gerekecektir. Davacının resmi geliri çerçevesinde hesaplama yapılmalıdır. Usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın reddi ile mahkeme aksi kanaatte ise açıklanan hususların dikkate alınmasına, yargılama gider ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz." şeklinde talepte bulunduğu görülmüştür.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekili 08/05/2024 tarihli uyap sistemi üzerinden gönderdiği dilekçe ile sulh protokolü kapsamında müvekkili sigorta şirketi tarafından ödeme yapılması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini, davacı vekili ise; 02/07/2024 tarihli celsede müvekkiline yapılan ödeme ile davanın esasen konusuz kaldığını, davadan feragat ettiklerini, davalıdan hiçbir masraf yargılama giderleri vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, ancak arabuluculuk ücretinin yargıtay içtihatları gereği davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Tüm bu nedenler ile; 6100 sayılı HMK'nun 307 vd.maddelerinde feragatin davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanması, feragatin dilekçe ile ya da yargılama sırasında sözlü olarak hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilmesi, kesin hüküm gibi sonuç doğurması, karşı tarafın yahut mahkemenin muvafakatine bağlı olmaması, yargılama giderleri açısından ise feragat eden tarafın aleyhine hüküm verilmiş gibi sonuç doğurmasını düzenlediği; davacı vekilinin usulüne uygun olarak davadan feragat ettiğini bildirdiği anlaşılmakla davanın feragat nedeniyle reddine yönelik olarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Davacı taraf açıkça maddi tazminat davasından feragat ettiğini belirttiğinden mahkememizce maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine yönünde hüküm kurulmuş ise de; Yargıtay ...HD'nin ...K sayılı 13/10/2016 tarihli kararında vurgulandığı gibi somut olayda davacı vekilinin feragat beyanı niteliği itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 307.maddesinde gösterilen biçimde teknik anlamda bir feragat değildir. Zira davacı vekili hakkın özünden feragat etmemiş sigorta şirketinin sulh sözleşmesi (dosyaya sunulmuş olan) gereğince ödeme yapması üzerine davadan feragat etmiştir. Diğer bir anlatımla feragat ödemeye dayalıdır. Bu durumda 6100 sayılı HMK'nın 331.maddesi gereğince ödenen tutarlar bakımından davanın konusuz kaldığı açıktır.
Yargılama giderleri davada haksız çıkan taraftan alınır (HMK m. 326). Hakim, Türk Hukukunu re’sen uygular (HMK m. 33). Mahkeme Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun emredici düzenlemelerinin gereğini yerine getirmek zorundadır (HGK 13.03.2013 tarih, 2013/802 esas, 2013/347 karar). Somut olayda; açılan maddi tazminat davasında, dava esasen konusuz kaldığından davalı sigorta şirketi aleyhine yargılama giderlerine hükmetmek gerekmekte ise de, yapılan sulh sözleşmesi ve davacı vekilinin yargılama gideri talebinin bulunmamasına yönelik talebi birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiştir.
Arabuluculuk ücreti yönünden;
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay .. Hukuk Dairesinin... Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM ... H.D. ... Karar ).
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın feragat nedeniyle 1/3'ü olan 143,53-TL harcın, peşin alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 285,06-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı vekiline iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır