T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/315 Esas
KARAR NO : 2025/508
DAVA : İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/04/2024
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı/borçlunun araç satım işiyle ilgilendiğini, müvekkilinin kardeşi ...vasıtasıyla davalı ile tanıştığını ve kendisinden araç satım almaya karar verdiğini, tarafların yapmış oldukları pazarlık sonucunda anlaştıklarını ve müvekkilinin bu pazarlık neticesinde 200.000,00-TL ve 70.000,00-TL bedelli olmak üzere iki adet senet imzalayarak davalıya verdiğini,iş bu senetlerin vadesi geldiğinde ise müvekkilinin banka kanalıyla ödemeleri gerçekleştirdiğini, müvekkili 24.02.2023 tarihinde kendisine ait... TR... Iban nolu hesabından, davalı/borçlunun... TR... hesabına açıklama kısmında senede istinaden demek suretiyle 70.000-TL ödediğini, müvekkili yine 03.03.2023 tarihinde aynı hesaba senede istinaden açıklaması ile 200.000-TL daha havale yaptığını, müvekkili davalı ile kendisini tanıştıran kardeşi...'un davalının tefecilik yaptığını (araç ticaretini göstermelik kullanarak baskı ve tehdit yoluyla çeşitli miktarlarda paralar aldığını ve bir çok insanı, örgütlü bir şekilde mağdur ettiğini) öğrendiğini, bunun üzerine müvekkili, davalıyla bir araya gelerek ya pazarlığı yapılan aracı vermesini ya da ödemiş olduğu paranın iadesini istediğini, davalı işbu bedeli müvekkiline iade edeceğini söylemiş ancak müvekkilini aylarca oyalayarak herhangi bir ödeme yapmadığını, hatta davalı/borçlu hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının... soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma yapıldığını da öğrendiğini, alacağına kavuşamayan müvekkili son çare olarak 288.495,62-TL’nin tahsili için 06.12.2023 tarihinde İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasıyla takip başlatığını, ardından davalı ... ödeme emrine haksız şekilde itiraz ettiğini ve takibin 14.12.2023 tarihinde durduğunu,13.02.2024 tarihinde İzmir Arabuluculuk bürosuna... sayılı dosyası ile ticari dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu, yapılan görüşmelerde taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını belirterek davalı/borçlunun haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına; haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunan davalı/borçlunn aleyhine alacağın %20 sinden az olamamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı/borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın usulden reddinin gerektiğini, davalı müvekkili ile davacı taraf arasında bulunan ilişki bir ticari ilişki niteliğini taşımadığını, taraflar arasında araç satımına veya herhangi başka bir ticari faaliyete ilişkin bağ bulunmadığını, tarafların çeşitli alım-satım işlemleri gerçekleştirseler de müvekkilinin nispi ticari dava açabilmesi için gerekli olan ticari sıfata haiz olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte tarafların arasında alım-satım ilişkisi dahi mutlak ticari dava açılması için TTK'da hüküm altına alınmış şartların oluşmadığının görüleceğini, dolayısıyla iş bu uyuşmazlığın görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesinin olmayacağını, müvekkilinin ne davacı ne de davacının kardeşi ile araç satımına ilişkin hiç bir anlaşma yapmadığını, davacı ile müvekkili arasında alım, satım ve ticari hiç bir ticari ilişki olmadığını, davacının dilekçesinde ifa ettiği 70.000-TL ve 200.000-TL tutarlı ödemeler, davacının keşide ettiği ve müvekkilinin kendisine ciro edilen senette istinaden müvekkilinin hukuka uygun olarak talep ettiği ödemeler olduğunu, müvekkilinin borçlu olmasının söz konusu olmadığını aksine müvekkilinin alacaklı konumda olduğunu, müvekkilinin icra takibine haklı olarak itiraz ettiğini davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının tefecilikle ilgili suç istinadının asılsız ve gerçek dışı olduğunu, davacının icra takibini başlatmakta haksız olduğunu, davanın usulden, aksi halde esastan reddine, davacı kötü niyetli olduğundan davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, icra takibinde ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine iki adet havale dekontuna ilişkin toplam 288.495,62-TL üzerinden takibe başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı tarafından ödeme emrine itiraz edildiği ve itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Dava bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir.
Davacı vekili, taraflar arasında araç satım sözleşmesinin bulunduğunu, sözleşme kapsamında 70.000,00 TL ve 200.000,00 TL bedelli iki adet bononun müvekkili tarafından davalı lehine keşide edildiğini, bono bedellerinin takip dayanağı havale belgeleri ile davalıya ödendiğini ancak aracın devrinin yapılmadığını bu nedenle ödenen bedellerin iadesinin gerektiğini iddia etmekte,
Davalı vekili ise, taraflar arasında araç satımına ilişkin sözleşmenin bulunmadığını, davacı tarafından yapılan ödemelerin davacının keşideci, dava dışı 3. Şahsın lehtar konumunda yer aldığı dava dilekçesinde belirtilmeyen başka bir bono için yapıldığını savunmaktadır.
Dosyaya sunulan deliller,
-davacı vekili davalı hakkında tefecilikten soruşturma yürütüldüğünü belirtmiş olup, mahkememizce celp edilen İzmir CBS' nin... soruşturma numaralı dosyası incelendiğinde, dava dışı...' nın şikayetçi, dosyamız davalısı ile başkaca kişilerin şüpheli konumunda yer aldığı, davacının soruşturma dosyasında bulunmadığı ve 22/11/2024 tarihinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına kararının verildiği,
-takip dayanağı dekontlar incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına 24/02/2023 tarihinde 70.000,00 TL ve 03/03/2023 tarihinde 200.000,00 TL ödemenin gerçekleştiği, her iki havale işleminin açıklama kısmında da "...SENEDİNE İSTİNADEN" ibaresinin yazılı olduğu,
-cevap dilekçesinde ki savunmaya konu bono incelendiğinde, keşidecinin davacı, lehtarın dava dışı 3. Kişi olduğu, ödeme tarihinin 22/02/2023, bedelinin ise 325.000,00 TL olduğu görülmüştür.
Tüm bu nedenler ile, davacı vekili başlatmış olduğu icra takibinde takip dayanağı olarak dekontları göstermiş ve dekontların açıklama bölümünde "... senedine istinaden" ibaresinin yazılı olduğu görüldüğünden iş bu dekontların davacının keşideci konumunda yer aldığı bonolara ilişkin ödeme belgesi olduğu sabittir. İhtilaf yapılan her iki ödemenin de satım sözleşmesinden mi kaynaklandığı, satım sözleşmesinden kaynaklanmış ise davacının davalıya iki adet bono keşide edip etmediği hususunda toplanmaktadır. Mahkememizce davacı vekiline iddiaya konu edilen bonoların keşide edildiğini delillendirmek ve İzmir CBS' nin ... soruşturma numaralı dosyasının dava dosyamız ile ilişiğini açıklamak üzere mehil verilmiş olup, sunulan dilekçe ile birlikte dosya bir bütün olarak ele alındığında, davacının iddiaya konu ettiği iki adet bononun keşide edildiğini ilişkin somut bir delilin dosyada bulunmadığı, davacının yaptığı havale işlem tarihlerinin davalının savunmasına konu ettiği bononun vade tarihi ile örtüştüğü, aksi düşünülse dahi sebepten soyut olan bononun davalının inkar ettiği taşınır satışına yönelik düzenlendiğine ilişkin herhangi bir delilin dosyada bulunmadığı, İzmir CBS' nin... soruşturma numaralı dosyasında davacının şikayetçi konumunda yer almadığı ve soruşturmanın dosyamız ile ilişiğinin bulunmadığı görülmekle, davacının iddiasına konu bonoların keşide edildiği ispat edilemediği gibi, taraflar arasında araç satışına yönelik sözleşme ilişkisi de ispat edilemediğinden, yapılan ödemelerin savunmaya konu başkaca bir bono için yapıldığı kanaatine varılarak davanın ve takip başlatmakta davacının kötü niyetli olduğunu gösterir bir delil sunulmadığından davalının tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının tazminat isteminin REDDİNE,
3-Alınması gereken karar ve ilam harcının (615,40 TL) başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubuna, artan 2.868,91 TL harcın davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 46.159,30 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/05/2025
Katip ...
E imza
Hakim ...
eimza