T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2024/324 Esas
KARAR NO : 2025/484
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/04/2024
KARAR TARİHİ : 15/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; "...Müvekkilimizin alacağının tahsilini sağlamak amacı ile İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçilmiş ancak söz konusu icra takibine borçlu kötü niyetli olarak itiraz etmiş ve iş bu itiraz neticesinde icra takibi İcra Müdürlüğü tarafından durdurulmuştur. Ancak davalı yanın itirazı, tamamen kötüniyetli olup alacağımızın tahsilinin geciktirilmesine yöneliktir. Bu bağlamda davalı şirket ile müvekkilim arasındaki ticari ilişkiden dolayı müvekkilim üzerine düşen edimleri yerine getirmiş olmasına rağmen davalı yan bakiye ödemeyi gerçekleştirmemiştir. Ancak buna rağmen davalı-borçlu tarafından İzmir...İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile başlanan icra takibine haksız ve yersiz bir şekilde itiraz edilerek icra takibi durdurulmuştur. Davalı yan itirazı tamamen kötü niyetli olup alacağımızın tahsilinin geciktirilmesine yöneliktir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi, 6102 S. TTK Geçici 12. Maddesi, 6325 S. Kanunun 18/A maddesi gereğince; konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olmasına bağlı olarak. İzmir...cra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı icra takip dosyasında itirazın iptali davası açılmadan önce dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya başvurulmuş ancak herhangi bir anlaşma sağlanamamıştır. Buna ilişkin düzenlenen son tutanak aslı ektedir. Davalı yan sırf zaman kazanmak amacı ile müvekkilin alacağının tahsilini geciktirmeyi amaçlamaktadır. Zira taraflar arasındaki ticari ilişki nedeni ile müvekkilimiz üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmiştir. Ancak davalı yan üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemiştir. Y argılama sırasında toplanacak deliller ile de söz konusu durum açığa çıkacaktır. Yasal dayanaktan yoksun kötü niyetli olarak yapılan borçlu itirazının iptali ve takibin devamına karar verilmesini sağlamak amacıyla Sayın Mahkemenize müracaat etmek gerekmiştir. Haksız ve yasal dayanaktan yoksun İTİRAZIN İPTALİNE; TAKİBİN DEVAMINA,Alacağın 6 20'ından az olmamak üzere İCRA İNKAR TAZMİNATINA HÜKMEDİLMESİNE, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine kararverilmesini vekaleten saygılarımızla arz ve talep ederiz." şeklinde talep ve dava ettiği görülmüştür.
SAVUNMA : Davalı tarafın mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; "...Dava haksız bir dava olup reddedilmelidir. Şöyle ki; Davacı icra dosyası içeriği borç dayanağı faturada belirtilen 550 "Alüminyum Kapakları" tam ve eksiksiz teslim etmemiş olup davacının 72 tane alüminyum kapak teslim borcu bulunmaktadır. Davacı taraf iade fatura kesilmemesini 72 tane eksiği tamamlayacağını taahhüt etmiş ancak bugüne kadar ısrarla kendisinden konu mallar talep edilmişse de şirketimize teslim edilen her hangi bir alüminyum kapı bulunmamaktadır. Davacı kapıları eksiksiz ve tam sayıda teslim ettiğine ilişkin teslim belgesi (irsaliye) dahi sunmamıştır. Sadece fatura düzenlemek ve muhasebeye işlemek tek başına yeterli delil değildir. Müvekkil şirket teslim edilen malların bedelini ödemiş ancak fatura bakiyesi bedeli konu alüminyum kapıların eksik olan 72 tanesi teslim edildiğinde kısacası davacının edimini yerine getirdiğinde ödeyeceğini davacıya açıklamıştır. Zaten fatura tarihinin 22.09.2022 tarihi olmasına karşın davacının 04.12.2023 tarihinde icra takibi ile kısacası fatura tarihinden 1 sene 2 aydan fazla bir süre sonra böyle bir bedeli talep etmesi ticari hayatın olağan akışına aykırıdır. Davacı halen 72 adet alüminyum kapı teslim edecektir. Malları tam ve eksiksiz teslim etmediğinden iade faturası ile muhasebe kayıtlarını düzeltmek yerine haksız ve karşılığı olmayan bir alacağı talep etmektedir. İşbu sebeple haksız ve mesmu olamayan davanın REDDİ gerekir. Haksız ve yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE,
Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz." şeklinde talep ettiği görülmüştür.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :
> Dava; İİK 67. Maddesi uyarınca açılmış İtirazın İptali Davasıdır.
> Uyuşmazlık; faturada belirtilen mal/hizmetin davalı tarafça alınıp alınmadığı ve buna bağlı olarak davacıya borcu bulunup bulunmadığına ilişkindir.
> Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir.
Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır.
> İİK'nın 67/1 maddesi "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmünü içermektedir. Bu hükme göre; itirazın iptali davalarında 1 yıllık hak düşürücü süre itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlamaktadır. İtiraz tebliğ edilmedikçe bu süre başlamaz. Ayrıca icra dosyasında alacaklının icra işlemleri yapmış olması itirazın tebliği anlamına gelmemektedir. Bu nedenlerle davalı tarafından yapılan borca itiraz gereği icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, yapılan incelemede takip dosyasında borçlunun itirazına ilişkin dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmesi talebi içerir herhangi bir dilekçe yahut tebliğ edildiğine dair bir tebliğ mazbatası bulunmadığı görülmüştür. Buna göre 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemediği ve işbu davanın hak düşürücü süre dolmadan açılmış olduğu anlaşılmaktadır.
> Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır.
Mahkememizce alınan 18/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda;
1-Davacı ...'a ait 2021-2022-2023 yılı ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, defterlerin açılış onaylarının ve yevmiye defteri yılsonu kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, tespit edildiğinden davacının ticari defterlerinin DELİL NİTELİĞİNİN MEVCUT OLDUĞU yönünde kanaate varılmış olup, takdir Yüce Mahkeme'ye bırakılmıştır.
Davacı ... 2024 yılı inceleme dönemlerinde Resmi Defterlerin E-Defter şeklinde tutulduğu, inceleme dönemlerine ait E Defterlerin Berat ve onaylarının zamanında gönderildiği, kayıtların usulüne uygun tutulduğu, Davacının ticari defterlerinin DELİL NİTELİĞİNİN MEVCUT OLDUĞU yönünde kanaate varılmış olup, takdir Yüce Mahkeme'ye bırakılmıştır.
Yukarıda ayrıntısı ve yevmiye madde numarası belirtilen 32 adet e-arşiv faturanın davacı ... kayıtlarında 600-Yurtiçi Satışlar hesabı adı altında 600.018.001 Satış Faturaları alt hesabına kaydedilmiş olduğu, bu faturaya isabet eden KDV tutarının 391-Hesaplanan KDV hesabı adı altında 391.018.001 9618 Hesaplanan Kdv alt hesabına kaydedildiği, bu hesapların karşılığında da 120-Alıcılar hesabı adı altında 120.001.081...Dekorasyon Proje ve İnş Hizm San Tic Ltd Şti alt hesabına kaydedildiği, 32 Adet 1.483.399,97-TL tutarındaki e-arşiv faturanın davacının ticari defter kayıtlarında mevcut olduğu, 32 adet e-arşiv faturaya karşılık 1.408.010,00-TL tahsilatın mevcut olduğu, kalan alacak bakiyesinin 1.483.399,97 - 1.408.010,00 = 75.389,97-TL olduğu,
... ... 2023 Yılı (yevmiye madde numarası 226) Aralık Ayı kapanış fişinde de üzere ... ...'un...Dekorasyon firmasından 75.389,97-TL bakiye ALACAĞIN olduğu,
.. ... 2024 Yılı (yevmiye madde numarası 1) Ocak Ayı açılış fişinde görüldüğü üzere .. ...'un...Dekorasyon firmasından 75.389,97-TL bakiye ALACAĞIN olduğu,
2- Davalı...Dekorasyon Proje ve İnş. Hizm. San. Ve Tic. Ltd. Şti'ne ait 2021 yılı ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, defterlerin açılış onaylarının ve yevmiye defteri yılsonu kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, tespit edildiğinden davalının ticari defterlerinin DELİL NİTELİĞİNİN MEVCUT OLDUĞU yönünde kanaate varılmış olup, takdir Yüce Mahkeme'ye bırakılmıştır.
Davalı...Dekorasyon Proje ve İnş. Hizm. San. Ve Tic. Ltd. Şti.2022-2023-2024 Yılı inceleme dönemlerinde Resmi Defterlerin E-Defter şeklinde tutulduğu, inceleme dönemlerine ait E Defterlerin Berat ve onaylarının zamanında gönderildiği, kayıtların usulüne uygun tutulduğu, Davalının ticari defterlerinin DELİL NİTELİĞİNİN MEVCUT OLDUĞU yönünde kanaate varılmış olup, takdir Yüce Mahkeme'ye bırakılmıştır.
Yukarıda ayrıntısı ve yevmiye madde numarası belirtilen 32 adet e-arşiv faturanın davalı...Dekorasyon San. ve Tic. Ltd. Şti kayıtlarında 740-Hizmet Üretim Maliyeti hesabı adı altında 740.01.10 Mordoğan Hizmet Üretim Maliyeti alt hesabına kaydedilmiş olduğu, bu faturaya isabet eden KDV tutarının191-İndirilecek Katma Değer Vergisi hesabı adı altında 191.108.18 9618 İndirilecek Kdv Yurtiçi Tevkifatsız Alımlar İçin Ödenen alt hesabına kaydedildiği, bu hesapların karşılığında da 159-Verilen Sipariş Avansları hesabı adı altında 159.95 ... alt hesabına ve 320-Satıcılar hesabı adı altında 320.447 .. ... alt hesabına kaydedildiği, 32 Adet 1.483.399,97-TL tutarındaki e-arşiv faturanın davalının ticari defter kayıtlarında mevcut olduğu, 32 adet e-arşiv faturaya karşılık 1.408.010,00-TL ödemenin mevcut olduğu, kalan borç bakiyesinin 1.483.399,97 - 1.408.010,00 = 75.389,97-TL olduğu,
Pim Dekorasyon 2023 Yılı (yevmiye madde no...) Kapanış fişinde görüldüğü üzere...Dekorasyon firmasının Mood Mob. ...'a 75.389,97-TL bakiye BORCUN devrettiği,...Dekorasyon 2024 Yılı (yevmiye madde no 1) Ocak Ayı açılış fişinde görüldüğü üzere...Dekorasyon firmasının... ...'a 75.389,97-TL bakiye BORCUN devrettiği,
Faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini veya faturalara karşılık iade faturası düzenlendiğine ilişkin dosyaya sunulan herhangi bir belgenin bulunmadığı,
3- Dosya içinde bulunan İzmir...İcra Dairesi ...esas sayılı dosyasının incelenmesinde, 7 Örnek İcra takibinin 04/12/2023 tarihinde başladığı, alacaklının davacı ..., borçlunun davalı...Dekorasyon Proje ve İnş. Hizm. San. Ve Tic. Ltd. Şti. olduğu, İcra Takibinde; 22/09/2022 tarihli 575.000,00-TL bedelli fatura ve cari hesap alacağından kaynaklı 75.389,97-TL asıl alacağın olduğu,
4- Davalı ... Dekorasyon Proje ve İnş. Hizm. San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin, Davacı...a 04.12.2023 icra takip tarihi itibariyle davalının davacıya 75.389,97-TL tutarında bakiye BORCUN bulunduğu,
Davacı ...un, Davalı ... Dekorasyon Proje ve İnş. Hizm. San. ve icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 75.389,97 TL ALACAKLI olduğu, şeklinde görüş ve kanaat belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Davanın konusu itibariyle Mutlak Ticari Davalardan olmadığı, ancak davacının bilanço esasına göre defter kayıtlarını tutmakta olduğu dolayısıyla tacir olduğu, davalının ise şirket olması nedeniyle her iki tarafın da tacir olduğu ve işin ticari iş olduğu, bu nedenle davanın nisbi ticari dava olduğu anlaşılmıştır.
Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan FATURA içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır:
"1- Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2- Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
3- İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
Tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğu ve birbirini doğruladığı bilirkişi raporu içeriğinden anlaşılmaktadır.
Davacının ticari defter ve kayıtlarının takibe konu fatura alacağını doğruladığı, davalının defter ve kayıtlarının ise davacının kayıtları ile uyumlu olduğu, TAKİBE KONU FATURANIN DAVALI TİCARİ DEFTERLERİNDE KAYITLI OLDUĞU, davacının davalıdan 75.389,97-TL tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporu Mahkememizce de benimsenerek davanın kabulü yönünde aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-. Davanın KISMEN KABULÜ ile;
Davalının İzmir... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZININ KISMEN İPTALİNE, takibin 75.389,97-TL asıl alacak üzerinden devamına,
Fazlaya dair istemin REDDİNE,
2- Alacak likid nitelikte görüldüğünden İİK madde 67 gereğince hüküm altına alınan alacak miktarının % 20'si oranında hesaplanan 15.078,00-TL İcra İnkar Tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,.
3- Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 5.149,88-TL harçtan peşin alınan 821,41-TL nin mahsubu ile bakiye 4.328,47-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6- Davacı tarafından yatırılan Başvurma Harcı, Peşin Harç ve Vekalet Harcından oluşan toplam 1.309,81-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7- Davacı tarafından yapılan 3.500,00-TL bilirkişi ücretinin ve 164,00-TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 3.664,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.15/05/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza
T A S H İ H Ş E R H İ
Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir. (HMK 304. M.)
Dosya kapsamı incelendiğinde tevzi formunda dava değerinin 75.389,97-TL olduğu dava dilekçesinde de dava değeri olarak aynı meblağın gösterilmiş olduğu ve yargılama neticesinde de dava değeri olan 75.389,97-TL asıl alacak üzerinden takibin devamına karar verildiği, ancak hüküm kısmında SEHVEN "Davanın Kısmen Kabulüne" ifadesinin kullanıldığı görülmekle hükmünresen aşağıdaki şekilde tashihine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Mahkememizin 15/05/2025 tarih ...Karar sayılı ilamında hüküm fıkrasının 1. Bendinin;
"1-. Davanın KABULÜ ile;
Davalının İzmir... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZININ KISMEN İPTALİNE, takibin 75.389,97-TL asıl alacak üzerinden devamına,
Fazlaya dair istemin REDDİNE," şeklinde TASHİHİNE;
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.27/06/2025
Katip...
¸e-imza
Hakim...
¸e-imza