T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/334 Esas
KARAR NO : 2025/694
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 15/04/2024
KARAR TARİHİ : 17/07/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Müvekkili... İçecek Gıda Dağıtım Tur. Ve Tic. Ltd Şti.'ye ait ... plakalı aracın, müvekkili ...'ın sevk ve idaresinde iken 04/07/2022 günü Balıkesir ili Savaştepe ilçesi İzmir-İstanbul otoyolunun 266. Km. sinde bulunan (İzmir istikametine giderken)... Dinlenme Tesisleri civarında mütevaffa ...'in kullandığı ... plakalı araca arkadan vurması sonucu davaya konu kaza meydana geldiğini, kazaya ilişkin CD Çözümleme tutanağına göre; "... yönetimindeki ... plakalı...marka aracın İzmir-İstanbul Otoyolu 266. Km ye kadar geldiği esnada aracın hızının çok düştüğü, aracın neredeyse durma seviyesine kadar geldiği görüldünü, aynı Şeritte arkadan ilerleyen ... yönetimindeki ... plakalı aracın, önünde ilerleyen ... Plakalı araca arkadan çarptığı görüldüğünün tespit edildiğini, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Kanunda beliritlen sürücünün 56/1.c ( önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek ( "Yakın Takip") kuralını ihlal ettiği, Diğer ... plakali araç sürücüsü ...'in de yine aynı konumda belirtilen sürücü kusurlarından 56/1. (d) Yavaş sürme ve yavaşlama başlıklı "Sürücülerin; araçlarını zorunlu bir neden olmadıkça, diğer araçların ilerleyişine engel olacak şekilde veya işaretle belirtilen hız sınırının çok altında sürmeleri, güvenlik nedeni veya verilen herhangi bir talimata uyulması dışında, başkalarını rahatsız edecek veya tehlikeye sokacak şekilde gereksiz ani yavaşlamaları yasaktır" maddesini ihlal ettiği kaza yerinde yapılan incelemelerden anlaşılmıştır" şeklinde olduğunu, kaza neticesinde mütevaffa ...'in kullandığı ... plakalı araçta bulunan...'in ...'in, ...'in, ...'in ve ...'un vefat ettiğini, Müvekkili Araç Sürücü ... ölenlerin yakınlarının zararlarını karşılamak istediğini,...'e Kazada ölen oğlu ...'e ilişkin Destekten Yoksun Kalma Tazminatı olarak ve Torunları... , ... ve Gelini ... için Manevi Tazminat olarak Toplam 400.000 TL ödendiğini,...'na ise; Kazada ölen oğlu ...'e ilişkin Destekten Yoksun Kalma Tazminatı olarak ve Torunları... , ... ve Gelini ... için Manevi Tazminat olmak üzere 550.000 TL ödendiğini,...'e ödenen 400.000 TL ve... adına vekili Av. ...'a ödenen 550.000TL için Müvekkil ... Sigorta alacaklarını temlik aldığını,... İçecek Gıda Dağıtım Ltd. Şti'ye ait araç Davalı yan ... Katılım Sigorta A.Ş. tarafından gerek ZMMS gerekse İMMS poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, gerek ZMMS Gerekse İMMS sigorta poliçeleri kapsamında müvekkiller tarafından ödenen bedellerin rücu edilmesine ilişkin ... Katılı Sigorta A.Ş.'ne talepte bulunulduğunu, Müvekkili şirkete ait ... plakalı araç diğer davalı ... Katılım Sigorta A.Ş.'den 31.01.2022 -31.01.2023 tarihleri arasında... numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik; ... Yönünden 100, 00 TL destekten yoksun kalma tazminatı , 100.000 TL manevi tazminat ... Yönünden 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı , 100.000 TL manevi tazminat Toplam 200.200,00- TL alacağın sigorta başvuru tarihi olan 21.11.2023 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, dava değeri arttırım dilekçesi ile;... Yönünden destekten yoksun kalma tazminatını 413.174,66 TL ye arttırdıklarını,... destekten yoksun kalma tazminatını 163.036,59 TL ye arttırdıklarını, ... Yönünden 413.174,66 TL TL destekten yoksun kalma tazminatı , 100.000 TL manevi tazminat, ... Yönünden 163.036,59 TL destekten yoksun kalma tazminatı , 100.000 TL manevi tazminat alacağının sigorta başvuru tarihi olan 21.11.2023 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davanın HMK 107. md. gereği belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını, sigortalı ile sigortacının sorumlulukları aynı olmadığından ve sigortalının sorumlu olduğu bazı hallerde işletene rücu hakkı da bulunduğundan, öncelikle meydana gelen hasarın teminatımız dahilinde olup olmadığının tespiti gerektiğini, öncelikle trafik sigortası teminatının tüketilmesi gerektiğini, davanın kabülü anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirket faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, bu nedenlerle haksız olarak açılan davanın reddini, davacının davasının ispatı halinde; müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, Davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir.
DELİLER: ZMMS poliçesi, kaza tutanağı, Balıkesir...Ağır Ceza Mahkemesi'nin... sayılı dosyası, bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir.
Adli Trafik bilirkişiden alınan 08/08/2024 Tarihli rapora göre göre; "... Bilirkişi Daire Başkanlığı tarafından Bilirkişinin uyacağı rehber ilkeler ve Bilirkişi Raporlarında bulunması gereken standartlar başlığında 07.09.2020 tarihinde 32 maddelik bir talimat yayımlanmıştır. Bu talimatın 27 maddesinde açıkça belirtilen " Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmesiyle mümkündür ve sadece hâkimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hâkimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli tali kusurlu kusursuz yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hâkimin yerine geçmeye ifade eder" denilmektedir. Yine bu husus İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından da tarafımıza bildirilmiştir. Bu gerekçe ile tebliğ gününden itibaren raporlarda kusur dağılım yüzdesi yapılmamaktadır.
Bu hali ile;
... plaka sayılı davacı araç sürücüsü ...’ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/b ve 56/c maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna tamamen hatası ile Etken Olduğu.
... plaka sayılı dava dışı müteveffa araç sürücüsü ... kazanın oluşumuna etken faktörü ve kural ihlali olmadığı.
Dava dışı müteveffa yolcu ..., Dava dışı müteveffa yolcu..., Dava dışı müteveffa yolcu ..., Dava dışı müteveffa yolcu... ve Dava dışı yolcu ... dava dışı sürücü idaresindeki araçta yolcu konumunda olup meydana gelen kazanın oluşmasında etken kural ihlalleri ve faktörleri olmadığı..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Aktüerya bilirkişisinden alınan 02/01/2025 tarihli rapora göre; "...1-04.07.2022 Tarihli trafik kazasında ölen ...’in desteğinden yoksun kalan anne ve babasının kazaya neden olan...plakalı araç sürücüsü ...’ın asli tam kusurlu oluşuna göre destekten yoksun kalma tazminatları;
Anne... için 189.497,21.-TL Baba... için 70.393,63.-TL tutarında hesaplanmıştır.
2-Hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatlarının zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamında bulunduğu,
3- Davacının hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatlarını zarar görenlere ödemiş ve zarar görenlerin sigorta tazminatı alacaklarını temlik almış olduğundan davalı sigorta şirketinden talep edebileceği,
4-Zarar görenlere davacının ödediği manevi tazminatların Sayın Mahkemece değerlendirileceği görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Aktüerya bilirkişisinden alınan 12/05/2025 tarihli ek rapora göre; "...04.07.2022 tarihinde meydana gelen kaza sonucu hayatını kaybeden ...’in geride kalan murislerinin;
a-) Kendilerine ödeme yapılan 2022 yılı itibariyle tespit olunan;
- Babası...’in DYK tazminatı alacağının 163.036,59 TL olduğu,
- Annesi...’nun DYK tazminatı alacağının 413.174,66 TL olduğu,
b-) 2025 yılı güncel hesaplama tarihi itibariyle tespit olunan;
- Babası...’in DYK tazminatı alacağının 633.762,62 TL olduğu,
- Annesi...’nun DYK tazminatı alacağının 1.766.840,34 TL olduğu kanaatiyle, Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygı ile sunulur.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, kusurlu araç sürücüsünün trafik kazası neticesinde zarar görenlere yaptığı ödemenin, aracın sigortacısından tahsili talepli tazminat davasıdır.
2-Uyuşmazlık konusu davacı...'ın sürücüsü olduğu, dava dışı... İçecek Gıda Dağıtım Tur.ve Tic.Ltd.Şti.'nin maliki olduğu ... plaka sayılı araç ile müteveffa ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç arasında gerçekleşen 04.07.2022 tarihli trafik kazasının oluşumundaki kusur dağılımları, ...'in anne ve babası olan... ile...'in destek zararlarının oluşup oluşmadığı, davacı tarafça yapılan maddi ve manevi tazminat ödemelerinin zarar veren aracın KZMMS ve İMMS sigortacısı olan davalıdan tahsilinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmıştır.
3-Davacı tarafça dava dilekçesi ekinde 06/10/2022 ve 10/11/2022 tarihli temlik sözleşmelerine dayanılmış ise de; 7251 sayılı Kanun'un 57. maddesi ile 22.07.2020 tarihinde 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'na eklenen Ek Madde 6 gereğince sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlardan ya da hesaptan talep edilecek tazminat alacağının sadece hak sahibine veya avukatına ödeneceği, hiç kimseye devredilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Anılan düzenlenme çerçevesinde, sigorta ilişkinden kaynaklı tazminat alacağının temlikinin yasaklandığı, davacının hak sahibi veya avukatı konumunda olmadığından temlik yasağı kapsamında sigorta şirketinden temlik sözleşmesine dayalı olarak tazminat alacağı talep edemeyeceği değerlendirilmiştir. Her ne kadar davacının temlik sözleşmesine dayalı olarak alacak talebinde bulunması mümkün değil ise de davacının aynı zamanda zarar veren sigortalı aracın sürücüsü olduğu ve davalı sigorta şirketiyle birlikte zarar görenlere karşı müşterek ve müteselsin sorumluluk altında olduğu, müteselsil sorumlulardan birinin gerçekleştirdiği ödemeyi diğer zarar sorumlularına rücu edebileceği, davalı sigorta şirketinin Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. ve devamı maddeleri uyarınca oluşan zararlardan sorumlu olduğu, Karayolları Trafik Kanunu'na tabi sigorta sözleşmelerinde diğer sigorta türlerinden farklı olarak araç sürücüsü kusurlu olsa dahi ancak Genel Şartlar'da düzenlenen rücu şartlarının gerçekleşmesi halinde zararın araç işleteni ve sürücüsü üzerinde bırakılabileceği, bunun dışında kusur oranlarına bakılmaksızın sigorta şirketinin karşıladığı zarar üzerinde kalacağı gibi araç işleteni ve sürücüsünün zarar görene kendiliğinden yaptığı ödemeleri sigorta şirketinden talep edebilecekleri dikkate alındığında davacının temlik sözleşmesi dışında Karayolları Trafik Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri çerçevesinde sigorta şirketinden ödediği tazminatı talep etme hakkı bulunduğundan davanın reddine karar verilmemiş ve KTK ile genel hükümler dairesinde sigorta şirketinden talepte bulunulup bulunulamayacağı hususu değerlendirilmiştir.(Benzer yönde değerlendirme için bkz: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/17-858 Esas 2022/159 Karar sayılı 17/02/2022 tarihli ilamı)
4-Somut uyuşmazlıkta dava konusu kazanın gerçekleşmesi sonrasında trafik ekiplerince düzenlenen kaza tespit tutanağında davacı...'ın KTK'nın 56/1.c maddesine yönelik, müteveffa ...'in ise 56/1.d maddelerine yönelik kural ihlali nedeniyle kusurlu oldukları yönünde tespitte bulunulduğu, mahkememizce alınan 08/08/2023 tarihli adli trafik bilirkişi raporunda ise kazanın oluşumunda davacı araç sürücüsünün KTK'nın 52/b ve 56/c maddelerine yönelik kural ihlali bulunduğu, müteveffa ...'in ise kural ihlali bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Dosyaya celp edilen Balıkesir ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasında hükme esas alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 24/08/2022 tarihli raporunda "Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A) Şüpheli sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu,
B)-Müteveffa sürücü ...'in kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur."
Şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.
Buna göre, her ne kadar kaza tespit tutanağında müteveffa araç sürücüsüne de kusur verilmiş ise de ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunda "Olay mahalli yerleşim yeri dışı otoyol olması, mahalde belirtilen hız limiti, vakit gece ve aydınlatma bulunması, yolun düz ve eğimsiz olduğu ve görüşün açık olduğu yönündeki tespitler, çarpma noktasının sağ şerit üzerinde olması, çarpma öncesine ait fren izi bulunmaması, çarpma öncesine ait araçların hız durumlarını gösterir kamera görüntüleri, araçlardaki hasar durumu da dikkate alındığında; her ne kadar olay mahalli otoyol olarak belirtilmiş ve müteveffa sürücü idaresindeki otomobil ile mahal şartlarının altında bir hızla seyretmekte iken kaza meydana geldiği yönünde taraf iddiası bulunmakta ise de; görüntülerden müteveffa sürücü idaresindeki aracın mahalle yaklaşırken hızını kademeli olarak fren tatbiki ile azalttığı görülmekle, heyetimiz söz konusu hususun kazanın oluşumunda etkenliği bulunmadığı, dava konusu kazanın şüpheli sürücünün idaresindeki araçla seyri sırasında dikkatini yola vermemesi, görüş mesafesini yeterince kontrol etmeyip, kendisiyle aynı istikamette önünde seyreden aracın seyir durumunu dikkate almadan bu araca mevcut hızıyla tehlikeli şekilde yaklaşıp zamanında tedbir alamadan arkadan çarpması ile meydana geldiği, bu haliyle kazanın şüpheli sürücünün dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde seyri neticesinde gerçekleştiği kanaatine varılmış, yukarıda ‘’OLAY’’kısmında açıklandığı biçimde gerçekleşen kazada, aşağıdaki şekilde rapor tanzim edilmiştir." şeklinde açıklandığı üzere müteveffa araç sürücüsünün kademeli olarak hızını azalttığı sırada davacı araç sürücüsünün arkadan çarpması suretiyle gerçekleşen kazada müteveffaya atfı kabil kusur bulunmadığının kabulü gerektiği değerlendirildiğinden dava konusu trafik kazasının davacı araç sürücüsünün asli ve %100 oranında kusuruyla meydana geldiği kabul edilmiştir.
5-Davalı şirket zarar veren ... plaka sayılı aracın 31/01/2022-31/01/2023 tarihleri aralığında KZMMS sigorta poliçesiyle sigortacısı olduğu ayrıca aynı aracın yine 31/01/2022-31/01/2023 tarihleri aralığında İhtiyari Mali Sorumluluk Katılım Sigorta Poliçesi ile sigortacısı olduğu, İMMS sigorta poliçesinde sınırsız olarak maddi ve manevi zarar teminatı bulunduğu görülmüştür.
Davalı sigorta şirketi zarar görenlere karşı araç sürücüsü ve işleteninin sorumluluk esaslarına göre tazminat taleplerini karşılaması gerektiğinden davacı araç sürücüsünün davalıdan talep edebileceği maddi tazminat miktarları ödemiş olduğu tazminat miktarları aşılmamak kaydıyla zarar görenlere ödenmesi gereken tazminat miktarlarıdır.
Mahkememizce müteveffa ...'in nüfus kayıt örneği dosya arasına alınmış ve davacının ödeme tarihi itibariyle destek zararlarının hesaplanması hususunda bilirkişi raporu alınmıştır. Dosyaya sunulan 02/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda anne... için 189.497,21-TL, baba... için 70.393,63-TL maddi tazminat hesaplaması yapılmış ise de, zarar hesaplamasının asgari ücret düzeyindeki gelir dikkate alınarak gerçekleştirildiği, oysa müteveffanın asgari ücret düzeyi üzerinde gelir elde ettiği ve ödeme tarihinde alabileceği ücret miktarı üzerinden değerlendirme yapılması gerektiği gözetilerek mahkememizce müteveffanın son olarak çalıştığı işyerine müzekkere yazılarak vefat gerçekleşmemiş olması halinde...'e ödenecek ücret miktarı tespit edilerek 2022 yılı için ortalama olarak asgari ücretin 1,36 katı fazlası ücret elde ettiği gözetilerek bu miktar baz alınmak suretiyle zarar hesaplaması yapılmış, TRH-2010 yaşam tablosuna göre ödeme tarihi 2022 yılı itibariyle dava dışı anne...'ya 413.174,66-TL ve baba...'e 163.036,59-TL maddi tazminat ödemesi yapılması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Davacı vekili tarafından rapor tarihi itibariyle tespit edilen tazminat miktarlarının hükme esas alınması gerektiği ileri sürülmüş ise de, yukarıda açıklandığı üzere davacının hak sahibinin sigorta teminatına ilişkin alacaklarını temlik alabilecek kişilerden olmadığı, yalnızca KTK ve TBK hükümleri gereğince müteselsil sorumlu olarak kendi ödemiş olduğu tutarı, ödeme tarihindeki miktarlar üzerinden yapılacak değerlendirmeye göre sigorta şirketinden talep edebileceği, dosyaya sunulan rapor içeriğinin Yargıtay uygulamasına ve yerleşik yargısal içtihatlara uygun olduğu gözetilerek bilirkişi raporunda yer alan hesaplamalar hükme esas alınmıştır.
6-Davacının delil olarak dayandığı 14/11/2023 tarihli yazılı başvuru dilekçesinde;
a-...'na 350.000,00-TL maddi zarar tazminatı,
-Müteveffalar ... için 100.000,00-TL,... için 40.000,00-TL, ... için 40.000,00-TL ve ... için 20.000,00-TL olmak üzere toplam 200.000,00-TL manevi tazminat,
b-...'e 400.000,00-TL maddi vve manevi tazminat ödemesi yapıldığı,
Yönünde talepte bulunduğu, dava dışı beyanların davacının maddi tazminat talepleri yönünden bağlayıcı olacağı, nitekim dava dilekçesinde de aynı şekilde anlatım yer aldığı görülmüştür.
Zarar gören... yönünden davacının davalı sigorta şirketinden talep edebileceği tazminat miktarlarının incelenmesinde, mahkememizce her ne kadar 413.174,66-TL maddi zarar hesaplaması yapılmış ise de davacının dava öncesi sigorta şirketine ilettiği zarar talebinde açıkça 350.000,00-TL maddi tazminat ödemesi yapıldığı belirtildiğinden davacı tarafın bu beyan ve açıklamasıyla bağlı olduğu gözetilerek davalıdan ancak ödeme yaptığını beyan ettiği 350.000,00-TL'yi talep edebileceği, fazlasına dair kısım yönünden ise talepte bulunma hak ve yetkisinin bulunmadığı, temlik yasağı kapsamında bu zararı sigorta şirketinden talep edebilecek kişilerden olmadığı değerlendirilmiştir.
Manevi tazminat istemi yönünden dava öncesinde...'na 200.000,00-TL ödeme yapıldığı anlaşılmış ise de dava dilekçesinde açıkça 100.000,00-TL manevi tazminat talep edildiği görülmüştür.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Somut uyuşmazlıkta davacı şirketin ve davacı araç sürücüsünün ekonomik ve sosyal durumu ile müteveffalar ile zarar gören arasındaki yakın akrabalık ilişkilerinin oluşturduğu elem ve acıya göre davacının gerçekleştirdiği 200.000,00-TL manevi tazminat miktarının yerinde olduğu, davalı sigorta şirketinin İMMS sigorta poliçesi kapsamında zarardan sorumlu olduğu anlaşılmış ancak taleple bağlılık ilkesi gözetilerek 100.000,00-TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Zarar gören... yönünden davacı tarafça toplam 400.000,00-TL ödeme gerçekleştirildiği görülmüştür. Davacı tarafça ödemenin hangi miktarının maddi hangi kısmının manevi olduğunun ayrıştırılmadığı görülmüş ise de zarar görenlere bu şekilde toplu bir ödeme gerçekleştirildiği dikkate alındığında bunun ayrıca gösterilmesinin gerekmeyeceği değerlendirilmiş, zarar gören ödenmesi gerektiği tespit edilen 163.036,59-TL maddi tazminat ile yine talep edilen 100.000,00-TL manevi tazminatın tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile müteveffa ile zarar gören arasındaki yakın akrabalık ilişkisine göre makul düzeyde olduğu anlaşıldığından iki talebin bu yönlerden kabulüne karar verilmiştir.
7-Davacı vekilinin 26/06/2025 tarihli değer artırım dilekçesiyle dava değeri...'na ödenen maddi tazminat yönünden 413.174,66-TL'ye,...'e ödenen maddi tazminat yönünden ise 163.036,59-TL'ye yükseltilmiştir. Manevi tazminat istemleri ise her iki zarar gören yönünden ayrı ayrı 100.000,00-TL olarak dava dilekçesinde talep edilmiştir.
Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davacının sigorta şirketinden zarar görenler adına sigorta tazminatı talep edebilecek kişilerden olmadığından sigorta şirketinden talep edebileceği maddi tazminat miktarının kendi ödemiş olduğu zarar miktarı aşılmamak kaydıyla zarar görenin talep edebileceği maddi tazminat miktarıyla sınırlı olduğu, davacının ödediği maddi tazminat miktarının 350.000,00-TL'nin üzerinde kalan kısım yönünden davacının alacağı sigorta şirketinden talep etme hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından davanın 350.000,00-TL'lik kısmının kabulüne, fazlasına dair kısım yönünden ise aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafça dava öncesi sigorta şirketine zararın karşılanması talebiyle 20/11/2023 tarihinde yazılı başvuru gerçekleştirildiği, yazılı başvuru evraklarında davalı şirkete 15 iş günü süre tanındığı anlaşıldığından davalı şirketin 19/12/2023 itibariyle temerrüde düştüğü gözetilerek temerrüt tarihi itibariyle faize hükmedilmiştir.
Davacı tarafça dava dilekçesi ve değer artırım dilekçesinde tazminat alacaklarına avans faizi işletilmesi talep edilmiştir. Her ne kadar sigortalı araç ticari nitelikte ise de yukarıda defaatle açıklandığı üzere davacının zarar görenlerin alacaklarını temlik alan sıfatıyla davalıdan talep edemeyeceği, davacının KTK ve TBK'nın müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümleri çerçevesinde sigorta şirketinden kendi ödemiş olduğu zararı talep edebileceği, davacının gerçek kişi araç sürücüsü olduğu ve sigorta şirketiyle arasında ticari nitelikte bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı dikkate alındığında tazminatlara ticari faiz işletilmesini talep edemeyeceği değerlendirildiğinden tazminat miktarlarına temerrüt tarihinden itibaren ayrı ayrı avans faizi işletilmiştir.
8-Bilindiği üzere KZMMS ile İMMS poliçeleri arasında sıralı sorumluluk esası bulunduğundan ve davalı şirket tarafından maddi tazminat poliçe limitinden eksilme oluşturan bir ödeme yapıldığına dair delil sunulmadığından maddi tazminat istemlerine KZMMS poliçe limiti dikkate alınarak hüküm kurulmuş, manevi tazminat istemleri ise yalnızca İMMS poliçesinin konusunu oluşturduğundan ve sınırsız İMMS poliçe sorumluluğu bulunduğundan ayrıca bir poliçe limiti sınırlaması yapılmaksızın tahsil hükmü kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
A-Dava dışı...'ya ödenen bedel yönünden 350.000,00-TL maddi tazminatın davalı şirketin ZMMS poliçe sorumluluk limiti 1.000.000,00-TL aşılmamak kaydıyla temerrüt tarihi 19/12/2023'ten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlasına dair istemin aktif husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
B-Dava dışı...'e ödenen bedel yönünden 163.036,59-TL maddi tazminatın davalı şirketin ZMMS poliçe sorumluluk limiti 1.000.000,00-TL aşılmamak kaydıyla temerrüt tarihi 19/12/2023'ten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
C-Dava dışı...'ya ödenen manevi tazminat yönünden 100.000,00-TL manevi tazminatın davalı şirketin İMMS sorumluluğu kapsamında temerrüt tarihi 19/12/2023'ten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
D-Dava dışı...'e ödenen manevi tazminat yönünden 100.000,00-TL manevi tazminatın davalı şirketin İMMS sorumluluğu kapsamında temerrüt tarihi 19/12/2023'ten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 48.707,52-TL harçtan peşin olarak alınan 683,79-TL ile tamamlama harcı olarak alınan 1.967,36-TL harcın mahsubu ile bakiye 46.057,37-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına kabul edilen maddi tazminat yönünden takdir edilen 80.955,49-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2.maddesi uyarınca davalı yararına reddedilen edilen maddi tazminat yönünden takdir edilen 10.107,95-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat yönünden davacı yararına takdir edilen 32.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 683,79-TL ile tamamlama harcı olarak alınan 1.967,36-TL toplamı 2.651,15-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı, 251,00-TL posta ücreti, tebligat ücreti, 10.500,00-TL bilirkişi ücreti toplamı 11.178,60-TL yargılama giderinin davanın ret ve kabul oranına göre taktiren 10.268,79-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
9-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan, 3.490,72-TL'sinin davalıdan, 309,28-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/07/2025
Katip...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır