T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2024/345 Esas
KARAR NO : 2025/226
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/12/2018
KARAR TARİHİ : 04/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; davalının İzmir... İcra Dairesi'nin... sayılı dosyası ile aleyhlerine yürüttükleri takibe itiraz ederek takibi durdurduklarını, davalı tarafın müvekkilinden mal ve hizmet aldığını, karşılığında da müvekkilinin davalıya faturalar düzenlediğini, davalı taraf adına düzenlenen fatura bedellerinin bir kısmını ödediğini bakiye kalan 24.752,00-TL yi ise ödemediğini, bunun üzerine de davalı aleyhine icra takibine başlanıldığını, davalı tarafın takibe "müvekkile borcu olmadığı gerekçesiyle" itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının müvekkiline borçlu olduğunu tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğundan bahisle; İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... sayılı takip dosyasıyla başlatılan takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalı borçlunun itirazında haksız ve kötüniyetli olduğundan asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere tazminat ödetilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirketin davacıya tamamen evrak üzerinde bir takım mali kayıtlar ile borçlandırıldığı, söz konusu ticari satışa ilişkin olarak mal teslimlerine ilişkin muhasebe kayıtlarının müvekkili şirkette bulunmadığını, söz konusu borçlanmanın tamamen hatır ilişki ile eski müdür ... tarafından yatarılarak müvekkili şirkete zarar verilmek amacıyla icra takibine başlatılması sebebiyle davacının davasının reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:
Dava İİK 67. Maddesi uyarınca açılmış İtirazın İptali Davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, İzmir ... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasına dayanak yapılan açık hesap ilişkisinde (dava dilekçesinde her ne kadar cari hesap olarak adlandırmış ise de dosyaya sunulmuş bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından ilişki açık hesap olarak nitelendirilmiştir) davacının takip miktarınca alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Cari Hesap Sözleşmesi; her iki tarafın karşılıklı birbirine uygun irade beyanıyla kurulur. TTK m. 89/2; “Bu sözleşme yazılı yapılmadıkça geçerli olmaz.” hükmünü haizdir. Cari hesap sözleşmesinin yazılı olarak yapılması bir geçerlilik şartı olup ispat şartı değildir.
Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesine rastlanmamıştır. Taraflar arasında cari hesap benzeri ticari bir münasebet bulunmakta olup bu ticari münasebet Açık Hesap ilişkisidir.
Açık Hesap İlişkisi; önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıkları bir ticari münasebet türüdür.
Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır:
"1- Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2- Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
3- İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
Madde metninde de açıklandığı üzere ticari defterlerin bir tarafın kendi lehine delil olarak kabul edilmesi için öncelikle usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırılmış olması gerekmektedir. Bunun yanında ticari ilişkinin karşı tarafının aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterindeki kayıtların bu deftere aykırı olmaması veya karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Somut olayda; Ödeme emrinde belirtilen borca karşı yapılan itirazın 29.03.2018 tarihinde yapıldığı, takibin 30.03.2018 tarihinde durdurulduğu, itiraza ilişkin alacaklı dilekçesinin borçluya tebliğe çıkarıldığına dair takip dosyası kapsamında her hangi bir belge, bilgi veya tebliğ mazbatasının bulunmadığı, ancak mahkememizde görülmekte olan işbu itirazın iptali davasının 06.12.2018 tarihinde açılmış olduğu ve her halukarda İcra İflas Kanunu md. 67'de öngörülen 1 yıllık süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Bilirkişi 02/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda;
1) Davacı şirketin 2016, 2017, 2018 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK 64/3, Maddesine göre noterden açılış onaylarının, 2016 ve 2017 yılına ait vevmiye defterlerinin kapanış onayının yaptırılmış olduğu, 2018 yılına ait vevmive defterinin kapanış onayının yaptırılmamış olduğu,
2) Davacı taraf her ne kadar ticari defterlerini inceleme yapılmak üzere ibraz etsede, istenen diğer evrak ve belgeleri (fatura, sevk irsaliyesi, muavin defter dökümleri) sunmadığından ve iş bu belge ve evrakların eksikliğinde yapılan inceleme doğru ve net bir sonuç veremeyeceğinden davacı tarafin kavıtlarının incelenememiş olduğu,
3) Davalı şirketin 2016, 2017 ve 2018 yılına ait Ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK 64/3. Maddesine göre noterden açılış onaylarının yaptırılmış olduğu, 2016 yılına ait yevmiye defterlerinin kapanış Onayının yaptırılmamış olduğu, 2017 ve 2018 yıllarına ait yevmiye defterlerinin kapanış Onayının vaptırılmış olduğu ancak tespit ve değerlendirme bölümünde açıklandığı üzere, doğru, tam, eksiksiz bilgi ve kayıt içermediğinden, Takdiri Savın Mahkemenize ait olmak üzere, 2016-2017-2018 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma niteliği taşımadığı,
4) Davalı yanın "davacı şirket ile davalı şirket arasında olduğu iddia edilen ticari ilişkinin tamamen davacı ile davalı şirket eski müdürü ... arasındaki organik bağdan kaynaklı resmi olmayan bir ticari ilişkinin ürünü olduğu" iddiasının dinlenebilir olup olmadığı hususu mahkememize ait olmak üzere davalının incelenen ticari defter kayıtlarına göre aksi ispatlanmadıkça takip ve dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 26.499,82-TL alacaklı olduğu kanaatine vardığını bildirmiştir.
Bilirkişi 16/03/2020 tarihli ek raporda; Davacı ve davalı şirketin ticari defter kayıtlarının birbirleri ile uyumlu olmadığı, 29.11.2019 tarihli kök raporumda davalı şirketin incelenen ticari defterlerine göre takip ve dava tarihi itibari ile davacının davalıdan 26.499,82.-TL alacaklı olduğu, davacı vekilin sunmuş olduğu 2016-2017-2018 yılı davalı şirkete ait kayıtları gösteren muavin defter dökümlerine göre; aksi ispatlanmadıkça, takip ve dava tarihi itibari ile davacı şirketin davalı şirkete 306,80.-TL borç olduğu, 20.12.2018 tarihinde davalıya ait cari hesaba 20.12.2018 tarihinde 306,80.-TL borç kaydı yapılarak cari hesabın kapatılmış olduğu yönünden kanaatini bildirmiştir.
Yukarıdaki bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak mahkememizce ...verilmiş olup, verilen bu red kararı İzmir BAM... HD'nin 25/09/2024 tarih ve... sayılı kararı ile Kaldırılmıştır.
Kaldırma kararına gerekçe olarak da; "Davacı ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme neticesinde alınan raporda, takip ve dava tarihi itibari ile davacı şirketin davalı şirkete 306,80.-TL borç olduğu, 20.12.2018 tarihinde davalıya ait cari hesaba 20.12.2018 tarihinde 306,80.-TL borç kaydı yapılarak cari hesabın kapatılmış olduğu, davalının incelenen ticari defter kayıtlarına göre takip ve dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 26.499,82-TL alacaklı olduğu yönünde görüş bildirilmiş olup, aradaki farklılığın neden kaynaklandığı belirlenmemiştir. Bu durumda mahkemece taraf defterlerindeki farklılığın neden kaynaklandığı konusunda davacı itirazlarını da kapsar şekilde her iki taraf ticari defterleri karşılaştırılmak suretiyle rapor veya ek rapor alınmaksızın yetersiz bilirkişi raporu ile sonuca gidilmesi doğru olmamıştır."
Dosya yeni esasa kaydedilerek yargılamaya devam olunmuş, BAM kararında belirtildiği şekilde ek rapor aldırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan 19/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Tarafların ticari defter kayıtları arasında farklar mevcut olduğu tespit edilmiştir. İşbu farkların sebepleri detaylı olarak tespit ve değerlendirmeler kısmında açıklanmış olup,
davacı yan tarafından düzenlenen 4 adet faturann davalı yan kayıtlarında olmaması, davalı
yan tarafından düzenlenen iade faturasının davacı yan kayıtlarında olmaması ve tarafların
cari hesapları azaltıcı ve arttıcı kayıtlar atmış olması, işbu kayıtlara ait tevsik edici belge
sunulmadığından bu kayıtlara ilişkin yorum Sayın Mahkemenize bırakılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Davacı yan tarafından düzenlenen 4 adet faturanın davalı yan kayıtlarında olmaması, davalı
yan tarafından düzenlenen iade faturasının davacı yan kayıtlarında olmaması ve tarafların
cari hesapları azaltıcı ve arttıcı kayıtlar atmış olması, işbu kayıtlara ait tevsik edici belge sunulmaması nedeniyle davacının icra takip talebinde belirttiği cari hesap alacağını ispata yarar kayda rastlanmadığı anlaşılmakla aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.Davanın REDDİNE,
2- İİK 67. madde gereğince alacağın %20'si oranında hesaplanan 4.950,40- TL kötü niyet tazminatına davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın, peşin alınan 615,40-TL'den mahsubu eksik kalan 316,45-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 24.752,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 04/03/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza