T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2024/348 Esas
KARAR NO : 2025/544
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 17/04/2024
KARAR TARİHİ : 03/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; " ... Müvekkil hakkında İzmir... İcra Müdürlüğünün...kip dosyasında icra takibi başlatılmıştır. İcra takibine konu edilen alacak kaynağı 30.04.2023 tarihinde düzenlenen kaza tutanağına istinaden sigorta şirketinin müşterisi ...n tek taraflı beyanı doğrultusunda emniyet tarafından düzenlenmiştir. Müvekkilim kaza tarihinde böyle bir kazaya sebebiyet verdiğine dair davacı tarafta herhangi bir delil bulunmamaktadır. Her ne kadar kaza tespit tutanağında KGYS kameralarına bakıldığı ve müvekkilim kusurlu olduğu yönünde tespitte bulunulmuş ise de ne müvekkil daha sonrasında polisler tarafından durdurulmuş ne de bu görüntüleri müvekkilim görmüştür. Öncelikle bu kamera kayıtlarının mahkemeniz dosyasına getirilmesi ve alanında uzman bir bilirkişiye dosyanın tevdii edilerek kazanın oluşumunda müvekkilimin mi yoksa diğer şoförün mü kusurlu olduğu hususunda rapor alınması gerekmektedir. Yine davacı sigorta şirketi tarafından hasar ödemesi olarak 67.732,48-TL'nin kaza yapan araç sahibine ödendiğini ve müvekkilimizin kusurlu olması nedeni ile bu bedelin müvekkilimden tahsilini talep etmektedir. Davacı sigorta şirketi tarafından hasar ödemesinin neye göre yapıldığı, hangi parçaların değişti hangilerinin onarıldığı icra dosyasında açıkça belirtilmemiştir. Sigorta Bilgi Merkezinden... plakalı aracın geçmiş hasarlarına ilişkin dosyaları ile davada konu edilen kazadaki hasar dosyasının getirtilmesi ve sonrasında bilirkişilerce hasar bedelinin tespit edilmesi gerekmektedir. Müvekkilim kazanın oluşumunda hiçbir kusurunun olmadığı düşünmekte ve davacı tarafından açılan İzmir... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığını tespitine karar verilmesini talep etmekteyiz. Anılan sebeplere binaen, Davanın KABULÜ ile İzmir... İcra Müdürlüğünün...esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığımızın tespitine, Müvekkilimin hak kaybına uğramaması adına takibin dava sonuna kadar Tedbiren Durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
GEREKÇE :
Dava; ZMMS Sözleşmesi kapsamında davalı sigorta şirketinin, sigortalısının dava dışı tarafa verdiği zararlara yönelik olarak yaptığı ödemeyi sigortalısı olan davacıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B.4/f hükmü kapsamında zarar veren araç sürücüsünün olay yerini terk etmiş olması nedeniyle sigorta şirketinin rücu hakkına dayanarak başlatmış olduğu icra takibinde sorumlu olmadığı iddiası ile açmış olduğu Menfi Tespit Davasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır.
Mutlak ticari davalar; tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir.
Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Yine Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan biri tüketici ise ilgili diğer kanunlarda düzenleme olsa dahi yapılan işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Somut olayda; davacı, kendi ZMMS sigortacısı olan davalıya karşı dava açmıştır ve taraflar arasında sözleşme ilişkisi mevcuttur. Davalı gerçek kişi olup, davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan araç, kullanım amacı "Hususi" olan bir otomobil bulunduğuna göre davacı gerçek kişi tüketici konumundadır ve davalı sigorta şirketi ile aralarında akdedilen sigorta sözleşmesi bir tüketici işlemidir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/18198 esas ve 2018/3955 karar sayılı emsal içtihadı). O halde, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerekir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.Davacının davalıya karşı açmış olduğu dava da HMK.114/1-c, 115/2 madddesi gereği GÖREVE İLİŞKİN DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2- HMK'nun 20. maddesi uyarınca bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İZMİR NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,
3- Bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4- Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemede nazara alınmasına,
Dair; davacı asil ve davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 03/06/2025
Katip...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza