T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/618 Esas
KARAR NO : 2025/176
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/03/2022
KARAR TARİHİ : 20/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03/12/2021 tarihinde müvekkiline ait...plakalı aracın dava dışı sürücünün sevk ve idaresinde iken,... plakalı araç ile kaza yapması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde,... plakalı aracın asli kusurlu olduğunu, Davacıya ait aracın kasko sigortası poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenmiş olduğunu, kaza neticesinde ... Sigorta Ekspertizliği Ltd. Şti. Tarafından alınan ekspertiz raporunda oluşan hasar bedelinin KDV'li toplam 15.519,79-TL olarak hesaplandığını, davalı sigorta şirketinden bedelin bir kısım ödemesinin alındığını fakat bakiye hasar bedeli ve ekspertiz ücreti alacağı devam ettiğinden İzmir... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin takibe itiraz ettiğini, davacının aracında oluşan maddi zararda davalı sigorta şirketinin kasko poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere karşılama yükümlülüğünün bulunduğunu, TTK 1409. Maddesi uyarınca davalı sigorta şirketinin bakiye hasar bedeli ve ekspertiz ücretlerini ödemekle yükümlü olduğu belirterek; İzmir... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini ve avans faiziyle birlikte hesaplanacak miktar üzerinden takibin devamını, davalı aleyhine borcun tamamı üzerinden %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının sigortalı aracını kendi servisinde yaptırdığını ve yetkili servisin değişen parçaları kendisinin tedarik edeceğini bildirdiğini, davalı sigorta şirketinin herhangi bir parça tedariki göndermediğini, servisin talep ettiği hasar bedelinin sigortalıya 17.12.2021 tarihinde 7.109,00- TL olarak ödendiğini fakat davacı tarafın araçta oluşan hasarın daha fazla olduğunu iddia ederek davalı aleyhine İzmir...İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı dosyasından icra takibini başlattığını, Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan sigortanın... Genişletilmiş Kasko Poliçesi olup kullanım tipinin Kiralama Sözleşmesi olduğunu, iki tarafın da tacir olması sebebiyle davanın görevli Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, sözleşme gereği sigortalının uğradığı zararın sigortacı ile sigortalı arasında yapılacak anlaşmayla veya tayin edilecek sigorta eksperi vasıtasıyla tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafın Kloz ve Muafiyet şartlarına aykırı hareket ettiğini, genel şartlar gereğince davacı sigortalıya gerçek zararın ödendiğini, somut olayda başvuran tarafın başvuruya konu kaza sebebi ile aracın orijinal parçalar ile onarıldığına dair onarım faturası ve onarım fotoğrafı sunmadığını, Kiralama Klozu gereğince hasar anında kira sözleşmesi, kabis kaydının yapılması ve davacı tarafın hasar tazmini başvurusu yaptığı tarihte sigorta şirketine bu belgeleri sunması gerektiğini, davacının tek taraflı olarak yaptırmış olduğu ekspertiz masrafını kabul etmediklerini, başvuran tarafın KDV ödediğine ilişkin hiçbir belgeyi dosya kapsamına sunmadığını ve bu nedenlerle sigorta şirketinin hesaplanan hasar tutarıyla birlikte KDV’den sorumlu tutulmasının kabulünün mümkün olmadığını belirterek; öncelikle kasko poliçesinin ticari olması nedeni ile davanın görevsizlik nedeni ile reddini, davacının poliçe şartlarında mevcut kloz ve muafiyetlere uygun olarak gerçek zararı ödendiğinden davanın esastan reddini, davacı hakkında %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davalıya kasko sigortası ile sigortalı olan davacının aracında oluşan hasarın davalı tarafından eksik ödendiğinden bahisle açılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebi istemine ilişkindir.
Açılan dava öncelikle İzmir... Tüketici Mahkemesi'nin ... Esasına kaydedilmiş ve mahkemece 23/05/2024 tarihinde görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiş, davacı vekilinin süresinde yaptığı başvuru sonucu dosya İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilerek... esasına kaydı yapılmış, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde mahkemece görevsizlik üzerine dosyasının tevzi edilmesinden sonra 01/07/2024 tarihinde tensip zabtının düzenlendiğini, tensip zabtında davacı ve davalı olarak görülen kişilerin fiziki olarak İzmir ... Tüketici Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında davacı ve davalı tarafla uyuşmadığının görüldüğü, Uyap sistemi üzerinden yapılan kontrolde ...esas sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden gönderildiği, fiziki olarak ... esas sayılı gönderildiği tespit edildiğinden, fiziki olarak tevzi edilen dosya ile Uyap sistemi üzerinden tevzi edilen dosyaların farklı olduğu fiziki dosya üzerinden doğru dosyanın gönderildiği, uyap sistemi üzerinden gönderilen dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verildiği anlaşıldığından fiziki olarak gönderilen... karar sayılı dosya ile sistem üzerinden hatalı olarak gönderilen ... esas sayılı dosyalarının İzmir ... Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
İzmir.. Asliye Ticaret Mahkemesinin gönderme kararından sonra dosya İzmir ... Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmiş gerekli düzeltmeler yapıldıktan sonra, dosya mahkememize tevzi edilerek yukarıda belirtilen esasa kaydedilmiştir.
Davacı 03/12/2021 tarihli trafik kazasında... plakalı yarı aracın işleteni olup, davalı sigorta şirketi ise aracın genişletilmiş kasko sigorta poliçesini düzenleyendir.
Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen A/1 maddesine göre, gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3.kişilerin kötüniyet veya müziplikle yaptıkları hareketler aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 1409/1 ve 1410. maddeleri uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı Yasanın 1409/2. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte, sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5. maddesi ve 6102 sayılı TTK'nın 1446. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminatı içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer. Sigortacı, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde oluştuğunu ve bu oluş şeklinin sigorta teminatı dışında kaldığını soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlamak zorundadır.
Davacıya ait aracın davalı şirket nezdinde kaskolu olduğu ve 03/12/2021 tarihli rizikonun poliçenin yürürlük süresi içinde meydana geldiği uyuşmazlık konusu değildir. (Poliçe yürürlük 28.09.2021-2022- ... Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi).
Bu ilkeler doğrultusunda somut olaya baktığımızda; davalı yanca zararın teminat içerisinde yer almadığına yönelik savunma bulunmadığından ve 7.109,00 TL yapıldığı hususunda itiraz da olmadığından uyuşmazlık, meydana gelen riziko sonucu hasar miktarı noktasında toplanmaktadır.
İzmir... Tüketici mahkemesince 08/12/2022 tarihli celsesi 2 nolu ara karar gereği dosyanın uzman otomotiv uzmanı bilirkişi ile sigorta uzmanı bilirkişiler tevdi edilmesine karar verilmiş olup, Bilirkişilerden alınan 04/06/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre;
"Davaya konu... plakalı... marka otomobilin toplam gerçek hasar onarım bedelinin KDV hariç 12.602,37-TL, KDV dâhil 14.870,80-TL olduğu, Davacının ekspertiz ücreti olarak 323,91-TL ödediği, Davacı tarafın toplamda bakiye (7.761,80 TL. (bakiye gerçek hasar alacağı) 323,91 TL (ekspertiz ücreti) 8.085,71 TL. için davalı sigorta kooperatifine yönelebileceği, Davalı sigorta kooperatifin 28.12.2021 tarihinde temerrüde düştüğü" şekilde rapor sundukları görülmüştür.
Mahkememizin 26/11/2024 tarihli celsesi 1 nolu ara karar gereği, Görevsizlik kararı verilen mahkeme tarafından aldırılan bilirkişi raporunda tarafların kabulünde olan kasko poliçesinde yer alan %2 muafiyetin uygulanmadığı, araç rayicinin de belirlenmediği görülmekle bu hususta bilirkişilerden ek rapor aldırılmasına karar verildiğinden;
Bilirkişilerden alınan 20/12/2024 tarihli ek raporun sonuç kısmına göre,
"Davaya konu... plakalı ... marka otomobilin piyasa rayiç bedelinin 210.000,00-TL olabileceği,
Poliçe muafiyeti uygulandıktan sonra davacı tarafın davalılardan 7.788,30-TL alacaklı olabileceği "şeklinde ek rapor sundukları görülmüştür.
Sonuç itibari ile, taraflar arasındaki ... Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi' nden kaynaklanan bakiye tazminat bedelinin tahsili istemine ilişkin açılan eldeki davada, rizikonun risk periyodu içerisinde gerçekleştiği, araçta oluşan gerçek hasardan sigorta poliçesindeki teminat kapsamında davalının sorumlu olduğu, bu nedenle KDV eklenerek iskonto uygulanmadan bilirkişi tarafından hesaplanan bedel mahkememizce hükme esas alınmış olup, ek raporda mahkememizin ara kararı gereği aracın kaza tarihindeki rayiç bedeli bulunduğundan, davacı tarafından TTK' nun 1423/2. Maddesi gereği süresinde iptali istenmeyen poliçenin ön yüzünde açıkça yazılı bulunan genel muafiyet sebebiyle oluşan zarardan %2 oranında muafiyetin düşülmesi (araç rayiç değeri üzerinden) gerektiği sabit olduğundan davanın kısmen kabulüne, kabul edilen bedele davalının kısmi ödeme yaptığı tarihten itibaren resen faiz işletilerek, ekspertiz ücreti de dahil edilerek itirazın kısmen iptaline karar vermek gerekmiştir. Taraflar tazminat talep etmiş ise de, takipte talep edilen bedel likit olmadığından bilirkişi marifetiyle belirlendiğinden davacı vekilinin, takip başlatmakta davacının kötü niyetli olduğuna yönelik somut bir delil sunulmadığından da davalının tazminat istemi reddedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı/borçlunun İzmir ... İcra Müdürlüğü' nün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN iptali ile takibin 3.264,39 TL hasar tazminatı, 323,91TL ekspertiz ücreti ile 15,29 TL işlemiş faiz üzerinden (toplam 3.603,59 TL) devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Tarafların tazminat istemlerinin REDDİNE,
3-Alınması gereken 246,16 TL karar ve ilam harcının yatan 137,14 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 109,02 TL' nin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 137,14 TL ve 80,70 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 460 TL posta ve diğer giderler ile 2.800,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 3.260,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 1.108,39 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 3.603,59 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 3.603,59 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
8-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 800,00 TL arabuluculuk giderinin her iki tarafta oturuma katıldığından kabul red oranı nazara alınarak 797,29 TL' sinin davacıdan, bakiye kalan 2,71 TL' nin ise davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
9-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/02/2025
Katip ...
E imza¸
Hakim...
eimza