T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/371 Esas
KARAR NO : 2025/425
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/04/2024
KARAR TARİHİ : 29/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “24/12/2023 tarihinde... plakalı aracın müvekkil ...' a ait... plakalı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Davacı trafik kurallarına uygun şekilde bekleme yaptığı sırada KTK kurallarını ihlal etmek suretiyle U dönüşü mümkün olmayan yolda U dönüşü yaparak davacı aracına çarpan sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda tam ve asli kusurlu olduğu, kaza sebebiyle davacı aracında hasar zararı meydana gelmiştir. Sayın Mahkeme'ce de bilindiği üzere davacı gerçek zararının giderilmesinin gerektiği Anayasa Mahkeme'si kararlarına göre de açıktır. Yerleşik içtihatlar ve mevzu hukuk göz önüne alındığında hasar zararı için davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmaktadır. Davacı aracında meydana gelen hasar zararının 55.112,53 TL, eksper raporun tanzim edilmesi için 1653,36 TL ekspertiz ücreti ödenmiş olduğu dava açılmadan arabuluculuk yoluna gidilmiş, dava şartı yerine getirilmiş ve fakat anlaşma sağlanamamıştır. Açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla haklı davamızın kabulüne, şimdilik 100,00 TL hasar zararının davalı sigortanın temerrüde düştüğü 30/01/2024 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, arabuluculuk aşaması ile ilgili vekalet ücreti de dikkate alınarak bu hususta ayrıca hüküm kurulmasına ve vekâlet ücretine hükmedilerek 1.653,36 TL ekspertiz ücreti de dahil olmak üzere yargılama giderleri ile birlikte davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini” arz ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; “... plakalı araç davalı şirket nezdinde ... numaralı ZMMS ile 18/02/2023 - 18/02/2024 tarihleri arasında sigortalıdır. Poliçe teminat limiti araç başına 120.000 TL olduğu, uyuşmazlığın belirsiz alacak olarak ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmamaktadır. İşbu sebeple davanın reddedilmesi, davacı, huzurdaki davayı açmadan önce davalı şirkete usule uygun başvuru yapmadığı, davalı şirket sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dâhilinde tazminattan sorumludur. Sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmamaktadır. Kabul anlamına gelmemekle birlikte, kusur durumunun adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi tarafından tespiti, genel şartlar md. b.2./2.1. uyarınca, hasar gören parçaya onarım yapılması; onarım mümkün değilse eşdeğer parça veya yeniden kullanılabilir parça tedariğinin gözetilmesi gerekmektedir. Davalı şirketin anlaşmalı olduğu onarım merkezinde arabanın tamiri yapılmış olsaydı iskontolu bedel üzerinden parça tedarik edilecekti. Davalı şirketin işbu hakkı gözetilerek değerlendirme yapılması, davalı şirketin KDV’den sorumlu tutulabilmesi için zarar görenin aracını onarırken KDV ödediğini ispatlaması ve yansıtma faturası kesmesi gerekmektedir. Bu nedenle, parça ve işçilik fiyatlarına KDV Dahil edilerek hesaplanacak hasar bedelinin tarafımızca kabulü mümkün olmamakla talebin reddi, uyuşmazlığa konu kazada taraflar arasında ticari bir faaliyet bulunmamaktadır. Hüküm kurulması halinde yasal faiz üzerinden hüküm kurulması, davacının arabuluculuk için vekalet ücreti talep etmesi haksız ve hukuka aykırıdır. İşbu talebin reddedilmesi, fazlaya ve başkaya ilişkin haklarımızı, ihbar, dava, talep ve şikayet haklarımızı saklı tutarak davalı şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, Temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan davalı şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, Kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini” arz ve talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı 24/12/2023 tarihli trafik kazasında... plakalı aracın işleteni olup, davalı ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan 19/01/2024 tarihli dilekçeye göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu görülmüştür.
Davalının sorumluluğu değerlendirildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Kazaya karışan... plakalı araç 18.02.2023-2024 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 24/12/2023 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği hasar bedelinden dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır (Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD'sinin 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. ).
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden davacının maliki olduğu aracın hasar bedeli ile kusur durumunun belirlenmesi için rapor aldırılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 21/01/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; " Takdiri Sayın Mahkemeniz de olmak üzere;
Kusur yönünden;
Bilirkişi Daire Başkanlığı tarafından Bilirkişinin uyacağı rehber ilkeler ve Bilirkişi Raporlarında bulunması gereken standartlar başlığında 07.09.2020 tarihinde 32 maddelik bir talimat yayımlanmıştır. Bu talimatın 27 maddesinde açıkça belirtilen " Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmesiyle mümkündür ve sadece hakimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli tali kusurlu kusursuz yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hakimin yerine geçmeye ifade eder" denilmektedir. Yine bu husus İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından da tarafımıza bildirilmiştir. Bu gerekçe ile tebliğ gününden itibaren raporlarda kusur dağılımı yapılmamaktadır.
Bu hali ile; ... plaka sayılı davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü ...2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/b ve 56/a maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna TAMAMEN HATASI İLE ETKEN OLDUĞU,
*... plaka sayılı davacı araç sürücüsü... kazanın oluşumuna ETKEN FAKTÖRÜ VE HATASI OLMADIĞI.
Hasar Miktarı yönünden; Davacı tarafından görevlendirilen sigorta eksperinin raporunda; vaki kaza sonrası anılı araçta değişmesi gereken yedek parça toplamının KDV Hariç 19.427,11 TL, işçilik toplamının KDV Hariç 26.500,00 TL olmak üzere toplam hasar bedelinin KDV Hariç 45.927,11 TL, KDV Dahil 55.112,53 TL olduğu,
NETİCE OLARAK;Tarafımızca İşbu davaya konu vaki kaza sonrası anılı aracın hasar onarım bedeli KDV Hariç ve KDV Dahil olmak üzere 2 şekilde hesaplandığı,
* Davaya konu ... plaka sayılı aracın hasar bakımından gerçek zararının orjinal parça ile onarım yapılması halinde araçtaki hasar bedeli olarak orijinal yedek parça toplamının KDV Hariç 15.338,88 TL, işçilik bedelinin KDV Hariç 12.000,00 TL olmak üzere araçtaki toplam hasar bedelinin KDV Hariç 27.338,88 TL, 5.467,78 TL KDV ilavesi ile toplam hasar bedelinin KDV Dahil 32.806,66 TL olabileceği görüş, kanaat ve tespitine varıldığı,
Ekspertiz Bedeli yönünden 1.377,80 TL + KDV hasar tespit bedelinin, TOBB’ nin 2024 yılı ekspertiz ücret tarifesine göre makul bir değer olduğu, yargılama gideri sayılıp sayılmayacağı veya gerçek zarar olup olmadığı hukuki bir konu olması nedeniyle, değerlendirmesi ve taktirinin Sayın Mahkemeye bırakıldığı,
Hususlarındaki görüş, kanaat ve tespitlerimizi içeren heyet raporumuzu, takdiri ve değerlendirmesi Sayın Mahkemenize ait olmak üzere arz ederiz." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememize sunulan bilirkişi raporu, kaza yerini gösteren fotoğraflar incelenerek belirlendiğinden kusura ilişkin değerlendirme, hasar bedeli ise kalem kalem gösterildiğinden ve bulunan bedellere iskonto uygulanmadan KDV' de eklenmek suretiyle sonuca ulaşıldığından hükme esas alınmıştır (İzmir BAM. 20. HD. 2021/293 E. , 2023/1184 K. , Yargıtay 17 HDB'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. 2016/4229 K., 17.03.2014 tarih 2014/4531 E. 2014/3704 K. Sayılı ilamları)
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile; 32.806,66 TL hasar bedelinin avans faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Tüm bu nedenler ile; 24/12/2023 tarihli çift taraflı trafik kazasında... plakalı aracın sigorta şirketi dava dışı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağından, dava dışı sürücünün tam kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 32.806,66 TL hasar bedelinin bulunduğu, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketi tarafından ödemenin yapılmadığı görülmekle ıslah dilekçesi de nazara alınarak davanın kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren zarar veren araç ticari olmadığından yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Arabuluculuk ücreti yönünden;6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar, sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar, Yargıtay 4. H.D. 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar ).
Davacı tarafça arabuluculuk görüşmelerinde vekil olarak yer alınmasından dolayı A.A.Ü.T. 16/2. Maddesi uyarınca arabuluculuk vekalet ücretine hükmolunması talep edilmiş ise de bahsi geçen düzenlemede açık bir şekilde "akdi avukatlık ücretinin" düzenlendiği, akdi avukatlık ücreti ile tarafın kendisi ile vekili arasındaki ücrete ilişkin asgari ücretin belirlenmiş olduğu, bu ücretin karşı tarafa yükletileceğine dair bir değerlendirme yapılamayacağı gözetilerek arabuluculuk vekalet ücreti takdir edilmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; 32.806,66 TL hasar bedeli tazminatının davalı sigorta şirketinden (120.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) 02/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 2.241,02 TL karar ve ilam harcının yatan 976,6 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 1.264,42 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 976,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 206,00 TL posta ve diğer giderler, 1.653,36 TL ekspertiz ücreti ile 7.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 10.263,56 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda kısmi dava olarak açılan eldeki davada KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/04/2025
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır