T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2024/48 Esas
KARAR NO : 2025/466
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 18/01/2024
KARAR TARİHİ : 08/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'ın maliki bulunduğu ve... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile 09.12.2023 günü Çiğli A.O.S.B de, davacının oğlu ...'ın sevk ve idaresindeki...plakalı araca çarpıp, kaza mahallini terk ederek kaçmış olduğunu, kaza sonrası mahallinde inceleme yapan trafik görevlilerince kamera kayıtlarına bakılarak tanzim edilen kaza tespit tutanağında davalıya ait araç sürücüsü tam kusurlu bulunmuş olduğunu, müvekkilinin aracı iş bu kazada ağır hasar almış ve servise (...) götürülerek kendi imkanları ile fatura karşılığı tamir ettirilmiş olduğunu, bu hususta İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesinin... D.İş sayılı dosyası ile araçtaki hasarı ve değer kaybını tespit ettirdiklerini, dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak davalılar ile anlaşma sağlanamadığını, A.O.S.B'deki kaza mahallinin 09.12.2023 tarihinde saat 23.00-02.00 arasındaki kayıtlarının tedbiren duruşma öncesi celbine karar verilmesini talep ettiklerini, yine aynı zamanda bu saatler arasındaki mobese kamerası kayıtlarının da celbini talep ettiklerini, davalılar her ne kadar araçtaki hasar bedelini ve değer kaybını ödemeye yanaşmamışlar ise de; gerek kamera kayıtlarındaki görüntüler, gerekse tanıklar nedeniyle kazanın oluşunda tam kusurlu olmaları nedeniyle işbu davanın açılması hasıl olduğunu, aracın tamir süresinde ise aracı müvekkilin oğlu işe giderken kullandığı için Buca-Çiğli arasında taksi kullanmak zorunda kaldığından ulaşım bedelinin de istenmesi zorunlu hale geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak ikame edilen iş bu davada haksız fiil tarihinden itibaren faiziyle 130.000-TL Tamir bedeli, 30.000-TL değer kaybının ve 1.000-TL Ulaşım gideri bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminine,... plakalı aracın 3. şahıslara devrinin önlenmesi için üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir
SAVUNMA : Davalı ...rta A.Ş vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davaya bakmaya müvekkili şirketin yargı çevresinde bulunduğu İstanbul Anadolu Mahkemeleri yetkili olduğundan davanın yetkisizlikten reddi gerektiğini, davacı taraf müvekkil şirkete davadan önce 6704 sayılı Torba kanunu uyarınca başvuru yapmak zorunlu hale getirildiği halde her hangi bir başvuru yapmadan iş bu davayı açmış olduğunu dava şartı başvuru zorunluluğunu yerine getirmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, davacı taraf, araçta meydana gelen araç hasarı ve değer kaybı miktarının bilinemediğini ileri sürmüş ancak değer kaybı için rapor almış olduğunu, araç hasarı içinse fatura kendilerinde mevcut olduğunu, bu halde tutar davacı tarafından bilinebilir durumda olup, davanın belirsiz alacak davası olarak kabulünü talep etmiş olduğunu, HMK m:107 gereği davanın ''belirsiz alacak davası'' olarak açılabilmesi için alacağın değerinin belirlenmesinin mümkün olmaması gerektiğinden işbu sebeple de davanın usulden reddi gerektiğini, davacının talepleri poliçe limitini aştığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde bakiye poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, davacı sigortalının kusurunu ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, müvekkili şirketin faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA : Davalı ... vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın,... plakalı aracın müvekkiline ait olması nedeniyle tazminat talep etmiş olduğunu, davacı taraf dava dilekçesinde; 103.000-TL maddi tazminat ile 30.000-TL Değer kaydı ve 1.000-TL Ulaşım gideri talep etmiş olup 103.000-TL tutarındaki tamir bedeline yönelik dava dilekçesinin ekinde fatura sunmuş olduğunu, 103.000-TL tutarındaki tamir bedelini belirlenebilir bir nitelik haline getirilmiş olup; tamir bedeline yönelik belirsiz alacak davası açabilmesi mümkün değil iken; belirsiz alacak olarak açılan iş bu davanın reddi gerektiğini, ayrıca değer kaybı yönünden de rapor tanzim edilmiş olup; iş bu haliyle belirsiz alacak davası olarak açmakta hukuki yarar olmadığını, müvekkiline ait olan araç ...sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olup; söz konusu meydana gelen kaza nedeniyle araçta oluşan zararın tazmini amacıyla sigorta şirketine müracaat edilerek; atanan eksper ve yetkili servis tarafından onarımı yapılabilecekken; davacı taraf yalnızca fatura ibraz etmiş olup; meydana gelen hasarın onarımı daha düşük bedeller ile yetkili serviste yaptırılabilecekken; iş bu husus kabul edilebilir nitelikte de olmadığını, kazanın oluşumuna dair kusur hususunda ise; kazanın hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde iddia olunduğu şekilde ispat olunması gerektiğini., Davacı taraf, iddiasını belgeleriyle ispatla yükümlü olduğunu, ayrıca gerçek zararın tespit edilmesi gerekirken; adeta şişirilen ve kaza anında tespiti yapılmayan bedeller üzerinden fatura tanzim edilerek bedel isteminde bulunulması açıkça TMK 2. Maddeye aykırılık teşkil ettiğini, belirlenen bedeller ve rakamlar fahiş olduğunu belirterek açıklanan nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Davacı vekili 07/02/2025 Tarihli ıslah dilekçesinde özetle; "..Belirsiz alacak davası olarak açmış olduğumuz dava konusu alacağımız bilirkişi raporuyla belirli hale gelmiştir. İşbu rapor çerçevesinde yapılan hesaplamaya göre;30.000-TL Değer kaybı talebimizi 39.026-TL artırarak 69.026-TL'ye, 103.000-TL olan hasar bedeli talebimizi 380-TL artırarak 103.380-TL'ye yükseltiyoruz. Bedel arttırım dilekçemizin kabulüne, 173.406-TL alacağımızın haksız fiil tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile tahsiline, Tüm yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesi bilvekale talep olunur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :
>.Dava, haksız fiil nedeniyle oluşan Hasar Bedeli, Değer Kaybı ve Ulaşım Gideri Tazmini istemine ilişkin HMK md. 107 çerçevesinde açılmış Belirsiz Alacak Davasıdır.
> Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir.
Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır.
> Davaya konu trafik kazasının 09.12.2023 tarihinde, İzmir ili Çiğli ilçesinde gerçekleştiği,...in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın seyir halindeki ... plaka sayılı araca çarpışması ile kazanın vuku bulduğu dosyada mevcut Kaza Tespit Tutanağından anlaşılmaktadır.
> Sigortalı ...plaka sayılı aracın 11.10.2023 - 11.10.2024 tarihlerini kapsar şekilde... Sigorta AŞ.'de Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) yani zorunlu trafik sigortası ile sigortalanmış olduğu celp olunan hasar dosyası içinde yer alan poliçe sureti ile anlaşılmaktadır. Davaya konu trafik kazasının tarihi poliçede belirtilen risk periyodu içinde yer almaktadır.
> Mahkememizin YETKİSİNE yapılan itiraz değerlendirildiğinde;
- 6100 sayılı HMK.'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.", Yine HMK.'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır. Ancak, HMK.'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir.
- Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7. maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiştir.
- Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman şeçme hakkı davalılara geçer.
Somut olayda; rizikonun, yani kazanın İzmir ilinde gerçekleştiği, davacının yerleşim yerinin İzmir olduğu ve de davalı sigorta şirketlerinin İzmir ilinde Ege Bölge Müdürlüğünün bulunduğu görüldüğünden, davacının davasını İzmir ilinde açarak yetkili mahkemeyi doğru olarak seçmiş olduğu anlaşıldığına göre, yetki itirazı mahkememizce kabul edilmemiştir.
> Trafik kazaları sonucu uğranan zararlardan sorumluluk da haksız fiil sorumluluğu kapsamında yer almaktadır. Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır.
Haksız fiil sorumluluğu; "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
TBK md. 49; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
TBK md. 50; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmünü içermektedir.
> 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu;
91/1. Maddesinde; "İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (MMS) yaptırmaları zorunludur";
85/1. Maddesinde; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.";
85/son maddesinde ise; "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3 maddesinde; "Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır." düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
> Sigortalı ... plaka sayılı aracın 11.10.2023 - 11.10.2024 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile Davalı ... Sigorta AŞ.'de sigortalıdır. Kaza 09.12.2023 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği hasar bedelinden ve değer kaybından sigorta şirketi sorumludur.
Ancak sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlı olarak dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranındadır. Bu nedenle aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
> TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Davacının bilirkişi deliline dayanmış olması nedeniyle mahkememizce bilirkişiden rapor aldırılmıştır.
> Mahkememizce aldırılan 10.07.2024 tarihli bilirkişi raporunda;
KUSUR YÖNÜNDEN:
Davalı ...Katılım Sigorta A.Ş nezdinde 11.10.2023 2024 tarihleri arasında davalı... adına... sayılı ZMMS (Trafik) poliçesiyle sigortalı olan ve olay yerini terk eden ... plakalı otomobilin tespit edilememiş olan sürücüsünün kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK nın diğer si kusurlarından 52/B ve 52/A ile sürücü asli kusurlarından 84/A maddelerini ihlal ettiği,
- Davacı... adıma kayıtlı ... plakalı kamyonet sürücüsü ...muna katkı sağlayacak trafik kurallarına aykırı etken davranış faktörü görülmediği,
- Başkaca kazanın oluşumuna katkı sağlayacak etken kişi, kurum, kuruluş ve dış etmenler olmadığı,
HASAR YÖNÜNDEN:
...plaka sayılı araçta
* Toplam onarım bedelinin 103.380,21-TL olabileceği,
* Onarımının ekonomik ve uygun olabileceği,
* Onarım süresinin 15 gün sürebileceği,
* Reeldeğer kaybı miktarının 69.026-TL olabileceği.." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
> Mahkememizce aldırılan 02/12/2024 Tarihli ATK raporunda özetle:"..SONUÇ:
- KUSUR YÖNÜNDEN:
A) Sürücü ...'ın kusursuz olduğu,
B) Sürücü...'in % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
- HASAR YÖNÜNDEN:
A) Onarım bedelinin (hasar bedelinin) 103.380,21 ₺ olduğu,
B) Değer kaybının 69.026 ₺ olduğu,
C) Aracın onarımının ekonomik olduğu,
D) Makul onarım süresinin 10 (on) iş günü olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
> Mahkememizce Kusura İlişkin yapılan değerlendirmede; kaza tespit tutanağında kusura ilişkin bir tespit bulunmadığı, her iki bilirkişi raporunda ise yapılan kusura ilişkin tespitlerin örtüştüğü ve birbirini doğruladığı görülmekle bilirkişi raporlarındaki kusura ilişkin tespitlere itibar edilerek kaza oluşumunda sigortalı... plaka sayılı araç sürücüsünün % 100 ve Asli Kusurlu olduğu, zarar gören aracın kazaya etkisinin bulunmadığı ve Kusursuz olduğu, zararın tamamının poliçe limitlerini aşmamak kaydıyla sigortalı aracın KZMMS poliçesi ile sigortacısı olan davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda olduğu kabul edilmiştir.
> Mahkememizce Tazminat Kalemlerine İlişkin yapılan değerlendirmede; 10/07/2024 tarihli Bilirkişi Raporuna ilişkin rapor içeriğinde onarım süresinin 15 gün olarak belirlenmiş olduğu, 02.12.2024 tarihli ATK Raporunda ise makul onarım süresinin 10 gün olarak belirtildiği görülmekle hasarın boyutu ve sanayi sitelerindeki yoğunluk da nazara alınarak ATK Raporunda belirtilen 10 günlük onarım süresinin makul olduğuna mahkememizce de kanaat getirilmiş, diğer zarar kalemleri yönünden her iki raporun uyumlu olduğu görülmüş, denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu ve raporu hazırlayanın en yetkin resmi kurum olduğu gözetilerek 02/12/2024 tarihli Bilirkişi Raporu Mahkememizce de benimsenerek hükme esas alınmıştır.
> Davacı vekili ulaşım bedeline ilişkin zarar kaleminin tazminini önce atiye bıraktığını belirtmiş sonrasında ise bu zarar kalemi yönünden de davaya devam ettikleri beyanında bulunmuştur. Bu nedenle İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odasından kazanın gerçekleştiği Buca adresi ile ikamet adresi olan Çiğli arasında kaza tarihi itibariyle taksi ücretinin na kadar olacağı hususunda görüş alınmış ve gelen cevapta mesafenin 31 km olduğu, tek gidiş için taksi ücretinin 694,00-TL olacağı yönünde görüş bildirilmiştir. Buna göre 10 günlük ulaşım giderinin 6.940,00-TL olacağı, ancak ulaşım giderine dair davacı vekili tarafından değer artırım talebinde bulunulmadığı için taleple bağlı kalınarak 1.000,00-TL ulaşım giderine hükmedilmiştir.
> Davacı vekili bilirkişi raporu doğrultusunda talebini arttırmış, harcını karşılamıştır.
> Davacı tarafça dava öncesi davalı sigorta şirketine yazılı başvuru yapıldığına dair dosya kapsamında her hangi bir evrak bulunmadığı görülmekle güncel içtihatlar da nazara alınarak Arabuluculuk Son Oturum Tarihi yazılı başvuru başvuru tarihi olarak kabul edilerek bu tarihten itibaren 8 iş günü sonu olan 26/01/2024 tarihinde temerrüt tarihi olarak kabul edilmiştir.
> Sigortalı... plaka sayılı aracın ruhsatında kullanım amacının "HUSUSİ" olduğunun belirtildiği görülmekle davalı Sigorta Şirketi yönünden temerrüt tarihi olarak tespit olunan 26/01/2024 tarihinden itibaren Yasal Faiz işletilmiştir.
> Diğer davalı yönünden ise... plaka sayılı aracın ruhsat sahibi yani işleticisi olması nedeni ile aleyhine dava açılmış olduğu anlaşılmakla sorumluluğunun sigorta poliçesinden kaynaklı sözleşmesel bir sorumluluk olmadığı, işletici olarak sorumluluğunun kanundan kaynaklandığı gözetilerek faiz başlangıç tarihi olarak temerrüt tarihi değil haksız fiil tarihi esas alınmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.Davanın KABULÜ ile;
a)103.380,00-TL Hasar Tazminatı ile 69.026,00-TL Değer Kaybına ilişkin Tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketi yönünden 120.000,00-TL poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 26/01/2024 tarihinden; diğer davalı... yönünden ise kaza tarihi olan 09/12/2023 tarihinden itibaren Yasal Faiz işletilmesine,
b)1.000,00-TL Ulaşım Gideri Bedelinin davalı ...dan alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına kaza tarihi olan 09/12/2023 tarihinden itibaren Yasal Faiz işletilmesine,
2-Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 11.845,36-TL harçtan peşin alınan 2.288,39-TL'nin mahsubu ile bakiye 9.556,97-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 6.613,59-TL ile sınırlı tutulmasına,
3-Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 2.629,66-TL ile sınırlı tutulmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan Başvurma Harcı, Peşin Harç ve Vekalet Harcından oluşan toplam 2.776,79-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 1.921,59-TL ile sınırlı tutulmasına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6- Davacı tarafından yapılan 5.500,00-TL Bilirkişi Ücretinin ve 770,5-TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 6.270,5-TL Yargılama Giderinin ve de Yargılama Gideri Kapsamına Alınan İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...3 D.İş dosyasında yapılmış olan delil tespitine ilişkin mahkememizce tespit olunan (179,90-TL başvuru harcı, 1.912,35-TL keşif harcı, 1.100,00-TL bilirkişi ücreti, 2.400,00-TL delil tespiti vekalet ücreti toplamı) toplam 5.592,25-TL'den oluşan son toplamda 11.862,75-TL'nin Yargılama Gideri Olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 8.209,23-TL ile sınırlı tutulmasına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.
08/05/2025
Katip ...
e-imza
Hakim...
e-imza