T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/415 Esas
KARAR NO : 2025/394
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/05/2024
KARAR TARİHİ : 22/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; "Müvekkilim..., davalı/ borçluya... kuru kekik göndermiş olup, bu ticaret kapsamında müvekkil ve davalı/ borçlu firma ile 288.173,20 TL olarak anlaşılmıştır. Müvekkil EK/1 de sunacağımız 07.09.2023 tarihli fatura müvekkil tarafından tanzim edilmiş olup, bu fatura alacağı kapsamında borçlu tarafından 08.09.2023 tarihinde 175.000 TL müvekkil hesabına yatırılmıştır. Ancak geriye kalan bakiye ödemeler müvekkil firmaya yapılmamıştır. İş bu sebeple kalan bakiye alacak için İzmir... İcra dairesi ...Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine İcra takibi başlatılmış olup davalı/ borçlu tarafından haksız ve kötü niyetli olarak dosya alacağına itiraz edilmiştir. Bu itirazın iptali davası açmak amacı ile zorunlu dava şartı kapsamında İzmir Arabuluculuk Bürosu'na 06.11.2023 tarihinde başvurulmuş ... dosya numarası ile zorunlu arabuluculuk kapsamında başvuru yapılmış, bu başvuru kapsamında EK de sunacağımız arabulucu tutanağında taraflar anlaşamamıştır. Bu haksız ve kötü niyetli itirazın mahkeme tarafından iptali gerekmektedir. Şöyle ki; müvekkil EK de sunacağımız fatura ve irsaliyelerden anlaşılacağı üzere taraflar arasında anlaşmaya varılan 10.180 KG kuru kekiği davalı borçluya teslim etmiş, bu teslimata ilişkin irsaliye ve faturalar düzenlemiş, söz konusu faturaya davalı tarafından hiçbir itiraz gelmemiştir. Ancak davalı taraf bakiye alacağımızı sürüncemede bırakmak amacı ile dosya alacağına haksız ve kötü niyetli itiraz etmiştir. Yukarıda açıklanan sebepler ile icra dosyasına yapılan haksızlık itirazın iptali için dava açma gereği asıl olmuştur. Aynı zamanda davalı/ borçlu hiçbir sebep öne sürmeden sadece alacağı sürüncemde bırakmak amacı ile kötü niyetli olarak müvekkilin alacağına ulaşmasına engellemiştir. Bu sebeple %20 den az olmamak kaydı ile davalı aleyhine kötü niyet tazminatı yüklenilmesi gerekmektedir. Davamızın kabulü ile İzmir... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline karar verilmesi, davalı aleyhine %20den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatının yüklenilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "İcra takibi ve davaya konu alacak ile ilgili müvekkilin bir borcu bulunmamaktadır. Faturaya karşılık müvekkilde iade faturası tanzim etmiştir. Müvekkile satılmış olan malın birim fiyatı kalitesi gereği aleyhe kabul anlamına gelmemekle birlikte 10 ila 13 arasındadır. Tüm dava hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla belirtmek isteriz ki müvekkil, davacıya çok fazla tutarda bir ödeme yapmıştır. Denizli Tarım İl müdürlüğü ve İzmir ticaret odasından alınacak bilgiler ile kekikta ham madde fiyatında PA değerinin belirleyiciliği ve hangi değerin esas alındığı, müvekkile satılmış olan kalitedeki ürünün Avrupa Birliğine satışının mümkün olup olmadığı ve satış tarihindeki birim fiyatının tespiti için müzekkere yazılmasını talep ederiz. Bu noktada gelecek müzekkere cevapları ile dahi müvekkilin davacıya borcu olmadığı anlaşılacaktır. Davanın reddine, %20’ sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini" talep etmiştir.
Dava, satım sözleşmesi nedeniyle ödenmeyen bakiye fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibinde ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 07/09/2023 tarihli 288.173,20 TL bedelli fatura dayanak gösterilerek 113.173,00 TL' nin talep edildiği, ödeme emrinin borçlu/davalıya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Dava, 1 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir.
Davacı vekili, takibe dayanak yapılan faturada belirtilen ürünün davalıya teslim ediliğini, davalı tarafça kısmi ödeme yapıldığını bakiye alacağın ödenmediğini iddia ederek ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptalinin gerektiğini, davalı vekili ise, taraflar arasında kekik satımına ilişkin sözleşme bulunduğunu ancak teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğunu savunmaktadır.
Taraflar arasında takibe dayanak faturada belirtilen kekik ürününe ilişkin satım sözleşmesinin bulunduğu ve ürünlerin davalıya teslim edildiği sabit olup, ihtilaf teslim edilen ürünlerde ayıbın bulunup bulunmadığı, ayıp mevcut ise davalı/alıcının TBK' nun 227. maddesinde belirtilen haklardan yararlanıp yararlanamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Davanın tarafları tacir olduğundan öncelikle taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, davalının incelenen ticari defterleri sonucu Bilirkişiden alınan 05/12/2024 tarihli rapora göre; "Sayın Mahkemenizin verdiği talimat doğrultusunda; davalı ticari defterleri ve dayanağı belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve Raporun “İnceleme Ve Değerlendirmeler” bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda;
Davalı ticari defterlerinin tasdikine ilişkin incelemede;
* Davalı tarafından incelenmek üzere ibraz edilmiş bulunan 2023 ve 2024 yılına ait ticari defterlerinin 213 sayılı VUK. 221. ve 222.maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK’nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı teşkil edebileceğinin değerlendirmesinin bilirkişiliğimizce yapıldığı nihai takdirin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca 2023 yılı yevmiye defterine yapılması gereken kapanış tasdikinin süresi içinde yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir.
Davalıya ait ticari defter kayıtlarında;
* Davalı ticari defterlerine göre davacının davalıya kdv dahil toplam tutarı 288.173,20 TL olan 1 adet fatura düzenlediği,
* Davalının 1 adet işlem ile davacıya 175.000,00 TL ödeme yaptığı,
* Davalının 21.09.2023 tarihli kdv dahil 113.173,20 TL tutarında 1 adet iade faturası düzenlediği,
*Davalı ticari defterlerinde 18.09.2023 takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 113.173,20 TL alacaklı olduğu, takibin de aynı tutar üzerinden başlatıldığı, davalının düzenlediği iade faturasının takip tarihinden 3 gün sonrası tarihli olduğu, belirtilen iade faturası sonrasında davalı ticari defterlerinde borç alacak bakiyesinin sıfırlandığı, takipte işlemiş faiz talebinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
* Bornova Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkeme’nize yazılan cevabi yazı ekinde gönderilen 2023 dönemlerine ilişkin davalıya ait BA bildirimleri incelendiğinde, davacının davalıya düzenlemiş olduğu faturanın 1 adet belgede kdv hariç 285.320,00 TL olarak kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. (25.01.2021 tarihinde 31375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No:396)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 523) ile 01.07.2021 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, e-Belge (e-Fatura ve e-Arşiv Fatura) olarak düzenlenen belgeler, Form BA ve Form BS bildirimlerine dâhil edilmeyecek, sistem otomatik olarak dahil edecektir)
Sayın mahkemenizin takdirlerine saygılarımla arz ederim." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
-Davacının incelenen ticari defterleri sonucu bilirkişiden alınan 27/12/2024 tarihli rapora göre; "1-İncelenen Taraflara ait 2023 yılı ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri bulunduğu, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu ve defter kayıtlarının kendi içinde birbirini doğruladığını, delil vasfı taşıdığı (HMK/222)
2-İcra Takibine konu edilen faturanın taraflara ait defterlerde kayıtlı olduğu, Ancak davalının düzenlediği ve defterlerine kayıt ettiği iade faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı ve yasal süre içerisinde davacı tarafından davalı yana noter aracılığı ile itiraz ve iade edildiği tespit edilmiştir.
3-Davacıya ait defter kayıtlarına göre; İcra Takip tarihi itibariyle takip konusu faturadan dolayı bakiye 113.173,20 TL davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
4-Dosya kapsamı ile davalının 07.09.2023 tarihinde ürünü teslim aldığı ve davalının ayıbı 12.09.2023 tarihinde öğrendiği anlaşılmaktadır.
Görüş ve Kanaatimi; Takdirlerinize saygı ile arz ederim." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Ayıp savunmasına karşılık teknik inceleme yapılması gerektiğinden mahkememizce 03/10/2024tarihinde "Dosyaya sunulan evraklar nazara alındığında faturaya konu üründe ayıbın bulunup bulunmadığı, ayıp mevcut ise ayıbın gizli mi yoksa açık mı olduğunun,
-davalının ayıbı ne zaman öğrendiğinin ve ürünlerin hangi tarihte davalıya teslim edildiğinin,
-TBK' nun 225. Maddesine göre ürünlerde ayıp mevcut ise bu ayıp sebebiyle davacı/satıcının ağır kusurlu olup olmadığının ve TBK' nun 225/2. Maddesine göre bir değerlendirme yapılmasının istenilmesine, " şekilde ara karar tesis edilmiş ve ara karar gereği Bilirkişi heyetinden alınan 28/03/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre;
"Gıda Mühendisi İncelemleri Neticesinde
Yukarıda geniş ve derinlemesine açıklandığı üzere, dava konusu olan Kekik (tarla kekiği) ürünü ile ilgili;
-Analizlerde tespit edilen PA(Pirolizidin alkaloitleri)'nin kekik tarafından sentezlenmediği, dolayısıyla bünyesinde doğal olarak yer alan bir madde olmadığı, PA maddesini sentezleyen yabani otların teması ile ya da hasat sırasında yabani otların karışması ile kekiğe bulaşan ya da kekik içeriğinde yer alan yabancı ot kaynaklı bir toksin (zehir) olduğu,
-Tarla kekiği (ekilerek kontrollü olarak yetiştirilen) olan kekiklerde, etkin yabani ot mücadelesi yapılmaması, hasat edilirken yabancı otlara dikkat edilmemesi sonucunda PA miktarının yüksek çıkabildiği,
-Satılan/satın alınan ürünün ayıplı olduğu, bu ayıbın laboratuvarda analiz yapılmadan tespitinin mümkün olmadığından gizli ayıp olduğu,
-Numune olarak gönderilen kekiğin PA açısından uygun olduğu, satın alınan/satılan ürünün numune ile uyumlu olmadığı,
-Bu yüksek değerleri taşıyan kekiğin AB mevzuatına uygun olmadığından ihracat amacıyla satışının yapılamayacağı, (Her ne kadar ülkemizde PA konusunda limit bulunmasa da bu üründeki uygun olmayan değerler bilinmektedir. Bu sebeple bu kekiklerin paketlenerek ülkemizde satışının halk sağlığı açısından etik olmayacağı kanaatindeyiz.)
-Kekik ürününün davalıya teslim tarihinin; dosya içeriğinde bulunan fatura nüshası, beyanlar ve bilirkişi raporu çerçevesinde 07.09.2023 olduğu,
-Davacı...in sattığı ürünlerin ayıbını satışa aracılık eden ... vasıtası ile WhatsApp yazışmaları ile 13.09.2023 tarihinde öğrendiği, (WhatsApp mesajlarının değerlendirmeye alınıp alınmayacağı, ayıp bildiriminin satışa aracılık yapan kişi tarafından bildirilmiş olmasının ayıp bildirimi olup olmayacağı konusundaki hukuki değerlendirme mahkemenizin takdiridir.)
-Satın alınan/satılan kekikte AB üst limit değerinin 10 katı seviyesinde PA tespit edildiği, bu değerlerle kekiklerin ihraç edilemeyeceği, bu değerleri bile bile iç pazara sürülmesinin de halk sağlığı açısından uygun ve etik olmayacağı, ayıbın laboratuvar analizi dışında uzman kişilerce bile anlaşılamayacak gizli ayıp olduğu göz önüne alındığında kusurun ağır kusur olduğu,
Mali Müşavir İncelemeleri Neticesinde
Davalı ticari defterlerinin tasdikine ilişkin incelemede; Davalı tarafından incelenmek üzere ibraz edilmiş bulunan 2023 ve 2024 yılına ait ticari defterlerinin 213 sayılı VUK. 221. ve 222.maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK’nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı teşkil edebileceğinin değerlendirmesinin bilirkişiliğimizce yapıldığı nihai takdirin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca 2023 yılı yevmiye defterine yapılması gereken kapanış tasdikinin süresi içinde yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir.
Davalıya ait ticari defter kayıtlarında; Davalı ticari defterlerine göre davacının davalıya kdv dahil toplam tutarı 288.173,20 TL olan 1 adet fatura düzenlediği, Davalının 1 adet işlem ile davacıya 175.000,00 TL ödeme yaptığı, Davalının 21.09.2023 tarihli kdv dahil 113.173,20 TL tutarında 1 adet iade faturası düzenlediği,
• Davalı ticari defterlerinde 18.09.2023 takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 113.173,20 TL alacaklı olduğu, takibin de aynı tutar üzerinden başlatıldığı, davalının düzenlediği iade faturasının takip tarihinden 3 gün sonrası tarihli olduğu, belirtilen iade faturası sonrasında davalı ticari defterlerinde borç alacak bakiyesinin sıfırlandığı, takipte işlemiş faiz talebinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Bornova Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkeme’nize yazılan cevabi yazı ekinde gönderilen 2023 dönemlerine ilişkin davalıya ait BA bildirimleri incelendiğinde, davacının davalıya düzenlemiş olduğu faturanın 1 adet belgede kdv hariç 285.320,00 TL olarak kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. (25.01.2021 tarihinde 31375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No:396)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 523) ile 01.07.2021 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, e-Belge (e-Fatura ve e-Arşiv Fatura) olarak düzenlenen belgeler, Form BA ve Form BS bildirimlerine dâhil edilmeyecek, sistem otomatik olarak dahil edecektir)Tespit ve kanaati oluşmuştur. Takdir yüce mahkemenin olmak üzere arz ederiz." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Sunulan rapor ile birlikte davacı tarafın itirazları birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu ürünün teslim tarihi 03/09/2023 olup, davalı tarafından yaptırılan analizlerin tarihleri ise (başvuru) 08/09/2023 ile 26/09/2023 ' tür. Bu hali ile davalının süresi içerisinde ürünlerin incelemesini yaptırıldığı görülmektedir. Bu nedenle davacının rapora karşı yaptığı itiraz dilekçesinde belirttiği "bir yıl sonra yapılan tahlil" iddiasına itibar edilmemiştir. Bir diğer itiraz konusu olan AB standartlarının ülkemize uygulanmayacağı iddiası incelendiğinde ise,
-davalı tarafından yaptırılan ilk analizde PA değeri 9.182,3 , ikinci analizde ise 10.633,6 olarak belirlenmiş olup iş bu analizlere açık bir itirazın bulunmadığı görüldüğünden ve teslim tarihinden kısa bir süre sonra iş bu analizlerin yaptırıldığı sabit olduğundan analiz raporlarına bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi itibar edilmiştir.
Bilirkişi raporunda açıklandığı üzere PA; farklı bitki türleri tarafından üretilen, kimyasal yapıları benzer çok sayıda zehirli maddeye verilen ortak bir isimdir.
Her ne kadar ülkemiz mevzuatında PA yönünden üst sınır mevcut değil ise de, ülke sınırları içerisinde yaşayan vatandaşların tüketimi için zehirli madde olarak tanımlanan PA değeri oldukça yüksek olan bir ürünün iç pazara sunulması tacir olan tarafların kendi işlemlerinde basiretli davranma yükümlülüğünü ve halk sağlığını açıkça ihlal edeceği şüphesizdir. Bu nedenle satıma konu ürünlerde ayıbın bulunduğu ve davacının ağır kusurlu olduğuna ilişkin sunulan rapor mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Tüm bu nedenler ile, taraflar arasında satım sözleşmesinin bulunduğu, sözleşme kapsamında düzenlenen ve takibe konu edilen faturada yer alan ürünlerin davalıya teslim edildiği, teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğu, davacının ayıp nedeniyle ağır kusurlu bulunduğu ve 3. Kişilere ürünlerin satışının mümkün görülmediği sabit olmakla, TBK' nun 225. Maddesinde; ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamayacağı açıkça düzenlenmiş olup, davacının alınan isticvap beyanı ile de sabit olduğu üzere taraflar arsındaki satım sözleşmesine aracılık eden dava dışı 3. Kişi ile davacı arasında ki whatsapp yazışmalarında davaya konu ürünlerde ayıbın bulunduğunun belirtildiği bu hali davalının ayıp ihbarını yerine getirdiği kanaatine varılarak kullanılması mümkün görülmeyen ürünler nedeniyle davacının bakiye alacağını talep ettiği takip dosyasında ki ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptali davasının reddine, davacının takip başlatmakta kötü niyetli olduğunu gösterir yeterli delil davalı tarafından sunulmadığından davalının tazminat talebi kabul edilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının tazminat talebinin reddine,
3-Alınması gereken karar ve ilam harcının (615,40 TL) başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubuna, artan harcın ( 751,45 TL) davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-Davalı tarafından yatırılan ve harcanan toplam 12.505,00 TL bilirkişi masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
22/04/2025
Katip ...
E imza
Hakim ...
eimza