T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/433 Esas
KARAR NO : 2025/301
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/05/2024
KARAR TARİHİ : 20/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;12.09.2023 tarihinde saat 14.30 sularında sürücü... sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile İzmir ili Karabağlar 215. Sokak üzerinde seyir halinde iken direksiyon hakimiyeti kaybedilerek müvekkilinin park halinde bulunan aracının sol arka kısımlarına çarpılması sonucu müvekkilinin aracının hasar aldığını meydana gelen bu kaza sonucunda, kaza tespit tutanağı ile de sabit olmak üzere ... plakalı araç asli kusurlu olarak belirlendiğini, müvekkilinin ait aracının park halinde bulunduğundan kusurunun bulunmadığını, mevcut kaza sonrasında müvekkilinin bir kısım araç parçalarını yenileriyle değiştirdiğini, bir kısım parçalarının tamir edilip onarıldığını, müvekkilinin aracında davalı yana ait aracın haksız fiiline binaen meydana gelen trafik kazası sonucu, yapılan tamirat işlemleri sonucunda 94.031,03-TL hasar meydana geldiğini, aracın gördüğü tüm bu işlemlerin ağır maddi masraflar olmakla kalmayıp, aracın satış değerini de düştüğünü, müvekkiline ait araç özenle kullanıldığını ve hiçbir kazaya karışmadığını, aracın 2017 model olup kaza anına kadar 6 yılda yalnızca 15.726 KM yol katedildiğini, buradan aracın değerinin yüksek olduğunu, kazaya karışmamış olan bir araç olsa idi müvekkili aracını satmak istediğinde talep edeceği ve satış sonucu alacağı rakam ile kazaya karışmış aracının satılması sonucu alacağı rakam arasında bir hayli farkın mevcut olduğunu, işbu dava öncesi dava şartı nedeniyle tarafımızca... Sigorta AŞ. 'ne yazılı olarak değer kaybı hasar başvurusunda bulunduklarını, davalı sigorta şirketi tarafından tarafımıza değer kaybına ilişkin hasar başvurumuza istinaden 29.12.2023 tarihinde 18.704,00 TL kısmi ödeme yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan bu kısmi ödeme müvekkilinin değer kaybı zararını karşılamadığını, bu nedenle iş bu dava öncesi davalı sigorta şirketi yönünden arabuluculuğa başvurulduğunu, yapılan görüşmeler sonrası anlaşma sağlanamadığını, belirterek davalılar adına kayıtlı taşınır, taşınmaz mallar ile, bankalardaki ve 3. Şahıslardaki hak ve alacakları üzerine teminatsız ihtiyati haciz konulmasına, müvekkilinin uğradığı değer kaybına ilişkin maddi zararlar yönünden, maddi zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda HMK 107 ye göre ıslaha tabi olmaksızın bilirkişi marifetiyle tespit edilecek oranda artırım hakkımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000 TL değer kaybı tazminatının ;davalı asiller...ve... yönünden; kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline; davalı sigorta şirketi yönünden ise; değer kaybı tazminatının sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yandan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazaya ilişkin olarak davacı taraf değer kaybı tazminatı için müvekkili şirkete başvurulduğunu, müvekkili şirketin dava konusu kazada aracı zarar gören davacıya değer kaybı tazminatı ödediğini, iş bu davada müvekkili şirketten talep edilen değer kaybı tazminatı zaten müvekkili şirketi tarafından tam ve eksiksiz olarak ödendiğini, davacının iş bu davayı açmasında hukuki bir yararının kalmadığını, kötü niyetli olarak iş bu davanın açıldığını, ...plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 05/11/2022-05/11/2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... poliçe numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinde mevcut olduğunu, davacı tarafın lehine hükmolunacak tutara olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep ettiğini, başvurucunun bu talebinin mesnetsiz ve faiz talebinin ön koşulunun davacının muaccel hale gelen bir alacağa sahip olması ve bu alacak nedeniyle davalı şirketi BK md 101 ve devamı uyarınca temerrüte düşürmesidir hükmolunacak tazminatı tutarına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, davacının ticari faiz talebine itiraz ettiklerini, Borçlar Kanunu'nda düzenlenen haksız fiil sorumluluğunda uygulanacak faiz türünün yasal faizi olacağını, ayrıca müvekkili şirketin işletenin hukuki sorumluluğunu üstlendiği dikkate alınarak davacı tarafın ticari faiz istemin de haksız olduğunu belirterek öncelikle davanın usulden reddine, usulden red talebimiz yerinde görülmemesi halinde müvekkili şirket tarafından değer kaybı tazminatı ödenmesine rağmen davacının haksız olarak açtığı iş bu davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle açılan davaya yönelik olarak hak düşürücü süre ve zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, ayrıca maddi bir zarara uğradığı iddiasında bulunan davacının zarar olgusunun gerçekleştiğini ve zararın müvekkilden kaynaklandığını gerekçelendirmesinin gerektiğini, ancak davacının uğramış olduğu bir zarar bulunmayıp buna rağmen huzurdaki davayı ikame etmesinin hukuki belirlilik ve usul ekonomisi ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, meydana gelen kazadaki kusur durumuna ilişkin itirazlarının bulunduğunu, müvekkilinin yaşanan trafik kazasında kusurunun bulunmadığını,... plakalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada %100 kusurlu olduğunu, müvekkilin ... plakalı aracı diğer davalı ... Sigorta Şirketi nezdinde 05/11/2022 - 05/11/2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere... poliçe numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında sigortalandığını, meydana gelen kaza neticesinde iş bu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sigorta poliçesi gereği meydana gelen kazadan müvekkilinin sigorta şirketi olan ...Sigorta Şirketi teminat limitleri kapsamında sorumlu olduğunu, iş bu sebeple meydana gelen bir zarar bulunsa dahi bu zararın tazmini için müvekkiline iş bu davanın yöneltilmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, davacı tarafın değer kaybına ilişkin talebi müvekkilin sigorta şirketi tarafından karşılandığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında poliçenin geçerli olduğu tarih ve kaza tarihi itibariyle poliçe teminat limiti kaza başına 120.000 TL olduğunu, sigorta şirketi tarafından ise davacıya maddi zarar için 94.987.07 TL, değer kaybı için ise 18.704 TL değer kaybı için olmak üzere toplamda 113.691,07-TL ödemenin yapıldığını, dolayısıyla sigorta poliçesi teminat limitinin henüz dolmadığını, davacının zarar için teminat limitleri kapsamında halen sigorta şirketine başvurma zorunluluğunun bulunduğunu, bu sebeple iş bu davanın müvekkiline yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin zarardan sorumluluğu bulunmayıp iş bu hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacı tarafın kaza tarihinden itibaren faiz isteminde bulunmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek öncelikle davanın usulden reddine, usulden red talebimizin yerinde görülmemesi halinden davacının haksız ve mesnetsiz davasının esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve hukuka aykırı talepler içeriğinden davanın reddine karar verilmesinin talep ettiklerini, dava konusu kaza zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesinin geçerli olduğu dönemde gerçekleştiğini, bu açıdan trafik kazasında gerçekleşen risk sigorta poliçesi kapsamında olduğunu, davacının iş bu davaya konu ettiği alacağı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sigorta poliçesi gereği diğer davalı şirketince değer kaybı raporu sonucunda eksiksiz olarak karşılandığını, trafik kazalarında kusur durumlarını belirlemeye yetkili ve görevli kurum Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin olduğunu belirterek davacının hukuki dayanaktan yoksun dava talebinin öncelikle usule ilişkin itirazlarımız nedeniyle olmak üzere reddine, tüm beyanlarımız doğrultusunda davacının davasının ve taleplerinin müvekkili yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı 12/09/2023 tarihli trafik kazasında ... plakalı aracın işleteni olup, davalı ... ... plakalı aracın sürücüsü, ...işleteni, sigorta şirketi ise aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde davacı tarafından davalı sigorta şirketine 17/11/2023 tarihinde başvuruda bulunulduğu ve sigorta şirketi tarafından 18.704,00 TL değer kaybı ödemesinin yapıldığı görülmüştür.
Zamanaşımı defi değerlendirildiğinde; 2918 sayılı KTK.nun 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmü, yine aynı kanunun 109/2. maddesinde ise "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir.
Davaya konu trafik kazası 12/09/2023 tarihinde meydana gelmiş, olayın, maddi hasarlı trafik kazası olması nedeniyle, uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanmasını gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Bu itibarla, davaya konu talepler yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresi geçerli olup, dava dilekçesine konu edilen maddi tazminat taleplerinin, 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Kaza tarihinin 12/09/2023 , dava tarihinin 15/05/2024 olduğu görüldüğünden davaya konu tazminatın 2 yıllık süre içerisinde talep edildiği görülmüştür. Dava belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğinden daha sonra arttırılan kısım yönünden de davanın açılması ile birlikte zamanaşımı süresi kesileceğinden bedel arttırım dilekçesine karşı davalıların zamanaşımı def'ine itibar edilmemiştir.
Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu değerlendirildiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Kazaya karışan... plakalı araç 05.11.2022-2023 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 12/09/2023 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği değer kaybı bedelinden davalı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır (Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD'sinin 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. ).
Davalı... 'un sorumluluğu incelendiğinde;2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı ... plakalı aracın işleteni ve diğer davalı ... aracın sürücüsüdür. Araç sürücüsü kendi kusurundan sorumlu olacak olup (TBK madde 49), işleten, sürücünün kusuru oranında yukarıda değinilen maddeye göre dava dilekçesi ile talep edilen maddi zarar kaleminden sorumlu olacaklardır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden davacının maliki olduğu aracın tramer kaydı da celp edilerek kusur ve değer kaybı bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır.
Bilirkişilerden alınan raporun sonuç kısmına göre;
KUSUR DAĞILIMI YÖNÜNDE:
Bilirkişi Daire Başkanlığı tarafından Bilirkişinin uyacağı rehber ilkeler ve Bilirkişi Raporlarında bulunması gereken standartlar başlığında 07.09.2020 tarihinde 32 maddelik bir talimat yayımlanmıştır.
Bu talimatın 27 maddesinde açıkça belirtilen " Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmesiyle mümkündür ve sadece hâkimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hâkimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli tali kusurlu kusursuz yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hâkimin yerine geçmeye ifade eder" denilmektedir. Yine bu husus İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından da tarafımıza bildirilmiştir. Bu gerekçe ile tebliğ gününden itibaren raporlarda kusur dağılım yüzdesi yapılmamaktadır.
Bu hali ile; ... plaka sayılı davalı araç sü sü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik kanunun 52/b Maddesini ihlal ettiği, kazanın oluşunda tamamen Etken Olduğu,
* ... plaka sayılı davacı araç kurallara uygun yolun kenarında park halinde olup meydana gelen kazanın oluşmasına etken faktörü ve hatası olmadığı,
DEĞER KAYBI BEDELİ YÖNÜNDEN:
*Dava konusu aracın üzerinde yapılan onarım işlemleri ve geçmiş hasar kaydı olup/ olmadığı dikkate alınarak yapılan incelemelerde araç üzerinde teknik olarak(hukuki değerlendirmesi Mahkemenizce yapılması kaydıyla) değer kaybı meydana geldiği,
*... plakalı aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değeri ile aracın tamir edildikten sonraki ikinci el satış değeri arasındaki farka göre değer kaybı bedelinin 30.000,00- TL olduğu,
*Davalı sigorta şirketi tarafından davacı vekiline 29.12.2023 tarihinde 18.704,00-TL değer kaybı bedeli ödemesi yapıldığı"şeklinde rapor sundukları görülmüştür.
- Bilirkişi tarafından değer kaybına ilişkin hesaplama; trafik kazası sebebiyle davacının malik olduğu araçta oluşan değer kaybının aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ile önceki hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki farka göre değerlendirme yapıldığından itiraz mahkememizce kabul edilmemiştir. Kaldı ki 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden tarafı olmadığı zmms sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması ve Anayasa Mahkemesi'nin nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre 6704 Sayılı Kanunun 3.maddesiyle değiştirilen 90. maddesinin birinci cümlesinde yeralan “ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yeralan “ve genel şartlarda ’’ ibaresinin iptal edilmiş olması sebebiyle uygulanmayacağından hükme esas alınmıştır.
-Mahkememize sunulan bilirkişi raporu, açıkça itiraza uğramayan ve kolluk görevlileri tarafından hazırlanan kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğundan kusura ilişkin değerlendirme hükme esas alınmıştır.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile değer kaybı tazminatı bedel için talep ettiği 1.000,00-TL alacağı 10.296,00-TL artırarak 11.296,00-TL ücretin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Tüm bu nedenler ile;12/09/2023 tarihli trafik kazasında... plakalı aracın sigorta şirketi ve işeteni davalı sürücü ...' un kusuru oranında sorumlu olacağından, davalı ...' un tam kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 30.000,00 TL değer kaybının bulunduğu, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketi tarafından 18.704,00 TL ödemenin yapıldığı görülmekle davacının karşılanmayan 11.296,00 TL zararı yönünden davanın kabulüne, davalı sigorta şirketinin davacıya (18.704,00 TL) ve davacının kasko şirketine(94.987,07 TL)yaptığı ödemeler sonucu 6.308,93 TL bakiye poliçe limiti kaldığından sigorta şirketi yönünden poliçe limiti gözetilerek hüküm tesis edilmiş olup, kabul edilen maddi tazminat kalemine sürücü ve işleten kaza tarihinde, sigorta şirketi ise başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren zarar veren aracın işleteni belediye olduğundan yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Arabuluculuk ücreti yönünden;6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar, sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar, Yargıtay 4. H.D. 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar ).
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; toplam 11.296,00 TL değer kaybı tazminatının
-6.308,93 TL' sinin tüm davalılardan, davalı sigorta şirketinden (bakiye kalan 6.308,93 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) 30/11/2023 tarihinden diğer davalılardan ise kaza tarihi olan 12/09/2023 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-bakiye kalan 4.987,07 TL' nin ise davalılar ... ve ...' den kaza tarihi olan 12/09/2023 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 771,62 TL karar ve ilam harcının yatan 603,43 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 168,19 TL' nin, 93,93TL' sinin tüm davalılardan bakiye kalan 74,26 TL' nin ise davalılar ... ve ...' den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 603,43 TL ve 427,60 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 476,00 TL posta ve diğer giderler ile 6.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 6.476,00 TL yargılama giderinin kabul oranları nazara alınarak 3.616,91 TL'sinin tüm davalılardan bakiye kalan 2.859,09 TL' nin ise davalılar ... ve ...' den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 11.296,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan (davalı sigorta şirketi 6.308,93 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davalı sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 4.987,07 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
7-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
8-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/03/2025
Katip ...
eimza
Hakim ...
eimza
¸