T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/446 Esas
KARAR NO : 2025/110
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/05/2024
KARAR TARİHİ : 06/02/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile;15.10.2023 tarihinde araç kiralama işiyle iştigal eden müvekkil ... Turizm ve Otomotiv Tic. A.Ş. nin maliki olduğu... plaka no.lu araç trafikte seyir halindeyken kullanıcısı davalı... maliki davalı ... olan ... plaka sayılı aracın park halindeki davacıya ait araca çarpması neticesinde davacıya ait araçta maddi hasar ve değer kaybı ve tamir süresi için kazanç kaybı oluştuğunu, oluşan maddi hasar giderildiği, ... plaka sayılı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası davalı sigorta şirketince yapılmış olup poliçe başlangıç tarihi 15.04.2023, poliçe no.su...da tüm kusur ... plaka no.lu araca ait olduğunu, bu nedenle davalı sigorta şirketi ve araç kullanıcısı ve maliki davalıların kaza nedeniyle oluşan değer kaybından sorumluluğu bulunduğunu, bunun yanı sıra davacıya ait araç tamir için serviste 72 gün kaldığını, 27.12.2023 tarihinde mail yoluyla müracaat edildiğini, karşı tarafça değer kaybı bedeli olarak 09.02.2024 tarihinde 8.200,40-TL ödeme yapıldığını, dava ticari nitelikte olduğundan arabuluculuk bürosuna müracaat edildiğini, tarafların anlaşamadıklarına dair 26.03.2024 tarihli arabuluculuk son tutanağı tanzim edildiğini, açıklanan nedenle Sayın mahkemece yapılacak yargılama sırasında HMK 107/1 maddesi uyarınca dava konusu kaza nedeniyle müvekkile ait araçta meydana gelen değer kaybı bedelinden davalıların sorumlu olduğu, miktarın belirlenmesine, HMK 107/2 maddesi uyarınca mahkemenizce belirlenecek miktarlara kadar dava değerini artırma hakkımızı kullanacağımızdan şimdilik 100.-TL. maddi zarar-değer kaybı bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, belirlenecek alacak miktarının davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan 11.01.2024 tarihinden, diğer davalılar yönünden arabuluculuk son tutanağının tanzim edildiği 26.03.2024 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesini, Sayın mahkemece yapılacak yargılama sırasında HMK 107/1 maddesi uyarınca dava konusu kaza nedeniyle aracın tamirde kaldığı sürede davacı ticari kazanç kaybı miktarının belirlenmesini, HMK 107/2 maddesi uyarınca mahkemenizce belirlenecek miktarlara kadar dava değerini artırma hakkı kullanacağından şimdilik 100,00-TL kazanç kaybı bedelinin davalılar... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsilini, belirlenen alacak miktarının arabuluculuk son tanzim edildiği 26.03.202tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan ile müvekkile verilmesini, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, 20/12/2024 Tarihli ıslah dilekçesi ile; Müvekkili adına açtığı ve sayın mahkemenizde görülen dava sırasında yapılan bilirkişi incelemesi sonucu verilen 01.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu, 15.10.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkiline ait... plaka sayılı araçtaki değer kaybının 40.000.-TL müvekkilin 14 günlük tamir süresindeki kazanç kaybı toplamının 8.680.-TL. Olduğunu, diğer davalı... Sigorta AŞ. Tarafından değer kaybı olarak 8.200,40.-TL dava tarihinden evvel, 09.02.2024 tarihinde ödendiğinden bu miktarın bilirkişiler tarafından belirlenen 40.000.-TL. değer kaybı alacağından mahsup edilmesi gerektiğini, bu durumda müvekkilin bakiye değer kaybı alacağı 31.799,60.-TL olduğunu, açtıkları huzurdaki davada dava değerini 100.-TL.ndan 31.799,60-TL değer kaybı, 8.680-TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 40.479,60.-TL artırma talebimizin kabulüne, bu miktarın arabuluculuk son tutanağının tanzim edildiği 26.03.2024 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile verilmesine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı... Sigorta vekili, cevap dilekçesinde; ... plakalı araç müvekkil şirket tarafından ... numaralı trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının iddia ettiği maddi zararın miktarı belirli olduğunu, dava dilekçesinde şartları bulunmadığı halde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı durumda hukuki yarar yokluğundan davanın reddi, kazanın tarihi 15.10.2023 olup bu tarih itibarıyla poliçe teminatı 120.465,83-TL ile sınırlı olduğunu, davalı şirket tarafından ilgili poliçe kapsamında toplamda 120.000,00-TL ödeme yapılmış olup poliçe limiti tükendiğini, hal böyle olmakla hukuki dayanaktan yoksun başvurunun reddini, ihbar sonrası müvekkili şirket araçtaki değer kaybı bedelini görevlendirilen eksper vasıtasıyla tespit ettiğini, tespit edilen tutar 8.200,40-TL, davacı asil hesabına, 09/02/2024 tarihinde ödendiğini, bunun yanı müvekkili şirket, araçtaki hasara ilişkin alınan eksper raporuna göre tespit edilen 112.265,43-TL'yi de 22/12/2023 tarihinde davacı asil hesabına ve tedarikçi firma hesaplarına hasar bedeli olarak ödendiğini, ödeme ile müvekkili şirket her türlü hukuki sorumluluğunu yerine getirdiğini, bu nedenle başvurunun reddi, meydana gelen trafik kazası sebebiyle kazanç kaybı zararları sigorta şirketlerinden talep edilemeyeceğin, bu zararlar sadece kusurlu araç maliki ve araç sürücüsünden talep edilebileceğini, arz ve izah edilen sebeplerle ve sair hususlar hakkındaki beyan haklarımız saklı kalmak kaydıyla haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesinin talep etmiştir.
CEVAP: Davalılar... ve ... vekili, cevap dilekçesinde; Söz konusu alacak kalemlerinin artık belirlenmesi imkansız olmayıp, alacak kalemleri belirlenebilir olduğunu, bu nedenle davacı yanın HMK madde 107 gereği belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı olmayıp, davanın usulden reddi, 15/10/2023 tarihinde meydana gelen kaza... plakalı aracın hatalı park etmesi nedeniyle meydana geldiğini, kaza fotoğraflarıyla da bu durum sabit olduğunu, davalı müvekkili ...'in kazada herhangi bir kusuru olmaması nedeniyle, ne bi olan müvekkili ...'in, ne de işleten sıfatında olan müvekkili...'ın meydana gelen zarardan dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, mahkemeniz aksi kanaat halinde ise dosyada kusur incelemesi yapılması gerektiğini, mahkemece gerekli görülmesi halinde kaza mahallinde keşif yapılarak kusur incelemesinin daha sonra yapılmasını, değer kaybı hesaplamasında Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. Maddesinin aşağıdaki güncel halinin dikkate alınmasını, kazanç kaybı zararından kusursuz olmaları nedeniyle müvekkiller sorumlu olmadığını, ancak yine kazanç kaybı bedeline ilişkin inceleme yapılacaksa da kazanın gerçekleştiği tarihteki bedeller üzerinde hesaplama yapılması gerektiğini,... plakalı araçtan elde edilen kazanç ile ilgili olarak vergi dairesine yazı yazılarak kazancının tespiti, ... plakalı aracın ZMSS poliçesini tanzim eden sigorta şirketi tarafından davacının zararları giderildiğini, davacının kaza ile ilgili zararlarının ZMSS poliçesi kapsamında giderilmesi nedeniyle davacı davasında kötü niyetli olduğunu, araç ruhsatlarından da görüleceği üzere tarafların araç kullanım amaçlarının hususi olduğu göz önünde alındığı avans faiz talebinin de reddi gerektiğini, arz ettiği ve mahkemenizce re'sen ele alınacak sebeplerle; haksız ve hukuka aykırı ikame edilmiş işbu davanın öncelikle usulden reddine mahkeme aksi kanaat halinde ise haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Davalı sigorta şirketine müracaat dilekçesi ekçesi örneği, davalı sigorta şirketine müracaatımız ile ilgili mail ekran görüntüsü, arabuluculuk son tutanağı aslı, kaza raporu örneği, müvekkile ait aracın fotoğrafları, müvekkile ait aracın kaza sonrası onarımına ait fatura örneği, müvekkile ait aracın ruhsat ve sigorta poliçe örneği, araç hasar dosyasının davalı sigorta şirketinden celbi, müvekkile ait aracın tamirinin yapıldığı ... oto yenileme servisi, Bilirkişi incelemesi, delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 01/10/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...— Trafik kuralları ihlali yönünden:
...plaka sayılı davalı araç Karayolları Trafik Kanununun 67/b maddesini Olduğu,
-... plaka sayılı davacı araç yolun kenarında park halinde olduğu, kazanın oluşunda Etken kural ihlali olmadığı, görüş ve kanaatine varılmıştır.
— Hasar onarım bedeli yönünden:
... plaka sayılı...PRESTİGE 1.0 TURBO... 90 2021 model otomobilde meydana gelen gerçek zarar 15.10.2023 riziko tarihi itibarıyla KDV dahil 130.803,79 TL. olarak hesaplanmıştır.
— Değer kaybı bedeli yönünden:
Somut olayda, ... plaka sayılı ... PRESTİGE 1.0 TURBO... 90 2021 model otomobilde 15.10.2023 riziko tarihi itibarıyla dava konusu olaya bağlı meydana gelen değer kaybı bedeli 40.000,00 TL. olarak tespit edilmiştir.
Davalı... Sigorta A.Ş. kazada kusurlu olan... plaka sayılı aracın...umaralı poliçesi kapsamında, düzenleme tarihi itibarıyla KZMM Sigortasını tanzim eden şirket olup,... plaka sayılı araçta meydana gelen zararı (Sn. Mahkemenin takdir edeceği sigortalısının kusuru oranında) sigortacısının sorumluluk riski ve K.T.K 85/1 ve 91 kapsamında 130.803,79 TL olarak hesaplanan hasar onarım bedelinden ve 40.000,00 TL. olarak hesaplanan değer kaybı bedelinden poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından dosya kapsamında yer alan finansal evrak kaydına göre davacı şirkete 22.12.2023 tarihinde 21.780,00 TL hasar onarım bedeli, davacı vekile 09.02.2024 tarihinde 8.200,40 TL değer kaybı bedeli ödediğini görülmüş, ancak davalı sigorta şirketi davaya cevap dilekçesinde 120.000,00 TL. ödeme yaptığını ve poliçe limitinin tükendiğini belirtmiş olup, bakiye ödemeler konusunda takdir Sn. Mahkemenindir.
— İkame araç bedeli yönünden:
... plaka sayılı ... PRESTİGE 1.0 TURBO ... model otomobilin makul onarım süresi 14 gün olarak belirlenmiş olup, 15.10.2023 riziko tarihi itibarıyla kiralama bedelinin 620,00 TL. mertebesinde olduğu, arz ve izah edilen hususlara bağlı ikame araç bedeli 8.680,00 TL olarak hesaplanmış ve davalılar... ve ...'in 15.10.2023 riziko tarihi itibarıyla sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Hukuki değerlendirmenin ve nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmakla tespit, görüş ve kanaatimizi saygılarımızla arz ederiz..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan değer kaybı zararının ve kazanç kaybı zararının tahsili talepli maddi tazminat davasıdır.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık trafik kazasının meydana gelmesindeki kusur dağılımı, davacıya ait araçta oluşan değer kaybı zararı oluşup oluşmadığı, davacıya ait aracın onarımda geçen sürede kullanılamaması nedeniyle zarar oluşup oluşmadığı ve bu zararların davalılardan tahsilinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır.
Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
3-Dava konusu uyuşmazlıkta davalılar arasında zarar verdiği ileri sürülen aracın sigortacısı olan... Sigorta Anonim Şirketi'nin de bulunduğu ve uyuşmazlıkta sigorta hukuku uygulanacağı, bu haliyle uyuşmazlığın çözümünde Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen sigorta hukukunun uygulanacak olması nedeniyle mutlak ticari dava niteliğinde olduğu ve bu itibarla uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesi görev alanına girdiği değerlendirilmiştir.
4-Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.
Somut olayda, davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin, davalı ...'e ait ... plaka sayılı aracın 15/04/2023-15/04/2024 tarihleri aralığında KZMMS sigorta poliçesi ile sigortacısı olduğu, kaza tarihi 15/10/2023 itibariyle davalı sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan sorumluluk üst sınırının 120.000,00-TL olduğu görülmüştür.
5-Haksız fiil sorumluluğunun tespiti bakımından öncelikle zarara sebebiyet veren trafik kazasının gerçekleşmesinde tarafların kusur durumlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkememizce kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamında toplanan deliller çerçevesinde kusur durumlarının ve kural ihlallerinin tespiti için adli trafik bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 01/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu trafik kazasının oluşumunda davalı araç sürücüsü...'ın KTK'nın 67/B maddesine yönelik kural ihlali gerçekleştirmesi nedeniyle kazanın oluşumunda etken olduğu, davacıya ait aracın park halinde olması nedeniyle kazanın oluşumunda etken kural ihlalinin bulunmadığına dair görüş bildirildiği görülmüştür.
Rapora karşı davalılar tarafından sair itirazlar ileri sürülmüş ise de, taraflarca müştereken olarak düzenlenen ve aksi savunulmayan kaza tespit tutanağına göre dava konusu kazanın davalı araç sürücüsünün aracın geri manevrası sırasında park halinde bulunan davacıya ait araca çarpması suratiyle kazanın gerçekleştiği, kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamına göre park halinde bulunan aracın kazaya etkili mahiyette bir park hatası veya kural ihlalinin bulunmadığı anlaşıldığından kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsü...'ın asli ve %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
6-Davacının kaza sonucu oluşan değer kaybı zararının ve kazanç kaybı zararının tespiti için otomotiv konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 01/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle davacıya ait aracın hasar onarım bedelinin KDV dahil 130.803,79-TL olduğu, aracın rayiç değerinin 735.000,00-TL olduğu, onarımın ekonomik olduğu, aracın 40.000,00-TL değer kaybına uğrayacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporuna karşı davalı taraf vekilleri tarafından itirazlar ileri sürülmüş ise de, davacıya ait aracın kaza tarihi itibariyle mevcut rayiç değeri(735.000,00-TL), modeli(2021) Km'si(48.927) ve meydana gelen hasar nedeniyle onarım gören parçaları(ön çamurluk ve kaput) itibariyle 40.000,00-TL değer kaybı zararının piyasa rayiçlerine göre makul ve dosya kapsamına uygun bulunmakla rapora karşı itirazlar yerinde görülmemiş ve davacıya ait aracın kaza nedeniyle 40.000,00-TL değer kaybına uğradığı, dava öncesi sigorta şirketinin ödemesi olan 8.200,40-TL'nin mahsubu sonrası bakiye değer kaybı zararının 31.799,60-TL olduğu kabul edilmiştir.
Davacı tarafça aracın onarımda geçen süre için kiralanamamasından kaynaklanan kazanç kaybı zararı talep edilmiştir. Mahkememizce alınan 01/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kaza sonucu oluşan hasarların14 gün süre içerisinde onarılabileceği, onarım süresince günlüğü 620,00-TL bedel ile aynı nitelikte bir aracın kiralanabileceği yönünde görüş bildirilmiştir.
Dava konusu aracın rent a car işletmesinde kullanıldığı, davacının aracı 3.kişilere kiralamak suretiyle kazanç elde ettiği ve aracın onarımı süresince kiralanamamış olması nedeniyle her gün için en az 1 günlük kira geliri kaybına uğrayacağının kabulü gerektiği, davacının aracı ne kadar bedel ile kiralayabileceği hususu kendi işletme fiyat politikasına göre değişebilecek olmakla ve aracın onarımda geçecek 14 gün süresince her gün kiralanıp kiralanamayacağı belirsiz olmakla birlikte aracın davacının kullanımında bulunmayacağı her gün için en az kiralama bedeli kadar zararının oluştuğunun kabulü gerektiğinden bilirkişi raporuyla tespit edilen 620,00-TL günlük kiralama miktarı kadar zararın oluştuğu ve davacıya ait aracın 14 günlük onarımı süresince davacı şirketin 8.860,00-TL kazanç kaybına uğradığı kabul edilmiştir.
7-Davacı vekilinin 20/12/2024 tarihli değer artırım dilekçesiyle dava değeri değer kaybı zararı yönünden 31.799,60-TL'ye, kazanç kaybı zararı yönünden 8.680,00-TL'ye yükseltilmiştir.
Davalı... Sigorta Anonim Şirketi yönünden yalnızca değer kaybı zararı yönünden talepte bulunulmuş olup, sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan sorumluluğu kaza tarihi itibariyle 120.000,00-TL ile sınırlı olup, dava öncesinde 22/12/2023 tarihinde 112.265,43-TL hasar ödemesi ve 09/02/2024'te 8.200,40-TL değer kaybı zararı ödemesi yapmış olmakla toplam 120.465,83-TL ödemede bulunarak poliçe limitini tamamladığından davacıya karşı ayrıca poliçeden kaynaklanan bir sorumluluğu kalmadığından aleyhinde tazminat talep edilemeyeceği gözetilerek sigorta şirketi yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir. Davalı... Sigorta A.Ş. Yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı yönünden ret kararı verilmiş olmasının sebebi itibariyle davalının haklılığından ziyade poliçe teminat sınırından dolayı reddedildiği dikkate alınarak davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Davacı tarafça dava dilekçesi ve değer artırım dilekçesinde tazminat kalemlerine arabuluculuk son tutanak tanzim tarihi 26/03/2024 tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanması talep edilmiş olup, araç sürücüsü ve işleteninin kaza tarihinden itibaren faiz sorumluluğu altında olduğu gözetilerek taleple bağlı kalınmak suretiyle 26/03/2024'ten itibaren faize hükmedilmiştir. Faiz türü olarak ticari faiz talep edilmiş olup, zarar veren aracın çekici olarak ticari amaçlı kullanıldığı anlaşıldığından talep doğrultusunda avans faizine hükmedilmitşir.
8-Her ne kadar davanın kabulüne karar verilmiş ise de;
"6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar sayılı ilamı)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur. "(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2024/762 Esas 2024/687 Karar sayılı 25/04/2024 tarihli ilamı)
Yukarıda alıntılanan Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre, sigorta şirketine yazılı başvuru dava şartının bulunduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvuru şartı zorunlu olmadığı halde davacı tarafça bu yola gidilmesi halinde bu tutarın davacıya yükletilmesi gerekmektedir. Zira dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya ödenen ücretin davalıya yükletilebilmesi için uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması gerekmekte olup, yukarıda da açıklandığı üzere somut uyuşmazlıkta alternatif uyuşmazlık çözüm yolu benimsendiğinden ayrıca arabuluculuk başvurusunda bulunulmasına gerek bulunmadığı halde arabuluculuk başvurusu yoluna gidilerek yargılama gideri sarfiyatı yapıldığı anlaşıldığından, mahkememizce Yargıtay ve istinaf uygulaması dikkate alınarak, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın davalılar... ve ... aleyhinde açılan kısım yönünden KABULÜNE, 31.799,60-TL bakiye değer kaybı tazminatı ve 8.860,00-TL kazanç kaybı zararının davalılar... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarlarına talep doğrultusunda arabuluculuk son tutanak tanzim tarihi 26/03/2024'ten itibaren avans faizi işletilmesine,
2-Davalı... Sigorta Anonim Şirketi yönünden açılan davanın poliçe limitinin tükenmiş olması nedeniyle REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.777,45-TL harçtan peşin olarak alınan 427,60-TL ile tamamlama harcı olarak alınan 691,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.658,85-TL karar ve ilam harcının davalılar... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 691,00-TL toplamı 1.118,60-TL harcın davalılar... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı, 344,00-TL posta ve tebligat ücreti, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti toplamı 6.771,60-TL yargılama giderinin, davalılar... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalılar ... ve... vekilinin yüzlerine karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/02/2025
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır