T.C.
İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/46 Esas
KARAR NO : 2025/1086
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/01/2024
KARAR TARİHİ : 04/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; "Müvekkilin maliki olduğu...Plakalı araç 27.09.2023 tarihinde müvekkilin oğlunun sevk ve idaresinde iken ...'nin maliki olduğu sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Müvekkile ait...plakalı araç sürücüsü gerçekleşen kazada kusursuzdur. Müvekkil ana yolda seyir halinde iken davalı sürücünün tali yoldan hızla gelmesi sonucu müvekkile ait araca çarpmıştır. Meydana gelen olayda davalı sürücü tam ve asli kusurludur. Davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğu kaza tespit tutanağı mobese ve kamera kayıtları ile sübut bulacaktır. Sayın mahkemenize sunacağımız kamera kaydında açıkça görüleceği üzere davalı tali yoldan anayola hız sınırının üzerinde ve diğer trafik kurallarına uymaksızın araç kullanması sebebiyle kazaya tek başına sebebiyet vermiştir..Müvekkile ait...plakalı araç ticari araç olup yolcu taşımacılığı yapmaktadır. Müvekkilin aracının ticari olması sebebiyle de piyasa değeri yüksek araçlardandır. Gerçekleşen kaza neticesinde müvekkilin aracında hasar oluşmuş araç değer kaybına uğramıştır. Bununla beraber aracın ticari olması nedeniyle müvekkilin kazanç kaybı da bulunmaktadır. Kaza sonrasında müvekkil adına Torbalı Sulh ... De. İş numarası ile delil tespiti yaptırılmıştır. Torbalı Sulh... De. İş yerinde tespit yapılarak bilirkişi raporu hazırlanmıştır. Hazırlanan bilirkişi raporu kapsamında müvekkilin aracında meydana gelen Maddi hasar bedeli 75.200 TL Aracın Değer Kaybı 55.000TL, araçta oluşan hasara göre onarım süresi 15 gün olarak belirlenmiştir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları doğrultusunda müvekkile ait araçta kaza sonrası meydana gelen değer kaybının kusurlu taraf olan aracın Sigorta Şirketi tarafından eksiksiz olarak ödenmesi gerekmektedir. Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına göre sigortacı, sigortalısının 3. Kişilere vermiş olduğu maddi ve bedeni zararlara karşı teminat limitleri dahilinde kalmak kaydıyla müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunmaktadır. Gerçekleşen kaza neticesinde müvekkilin aracında değer kaybı meydana gelmiştir. Müvekkilin aracının ticari olması sebebiyle de piyasa değeri yüksek araçlardandır. Kusurlu taraf olan araç sürücüsü, araç maliki ve sigorta şirketinin gerçekleşen değer kaybı sebebiyle müteselsilen sorumlulukları bulunmaktadır. Gerçekleşen kaza neticesinde araçta meydana gelen değer kaybının uzman bilirkişilerce hesaplanması gerekmektedir. Hesaplama yapılırken Yargıtayın son dönemdeki hesaplama yöntemlerinin kullanılması elzemdir. Meydana gelen kaza neticesinde müvekkilin aracı ciddi zarara uğramıştır. Müvekkilin aracında meydana gelen zarardan davalıların müşterek ve müteselsil sorumluluğu bulunmakta olup meydana gelen zarar davalılar tarafından eksiksiz olarak karşılanmamıştır. Müvekkilin aracında meydana gelen hasarların tam ve eksiksiz olarak karşılanması gerekmektedir. Müvekkilin aracında meydana gelen zararın uzman bilirkişilerce hesaplanmasını talep ederiz. Yukarıda da belirtildiği üzere müvekkilin aracı ticari araç olup müvekkil yolcu taşımacılığı işi ile meşguldür. Müvekkil kazaya uğrayan araç ile uzun bir süre yolcu taşımacılığı işi yapamamıştır. Müvekkilin aracı ticari işlerinde kullanması sebebiyle gerçekleşen kaza neticesinde aracın tamirat süreci boyunca müvekkil kazanç kaybına uğramıştır. Müvekkilin ticari defterleri incelendiğinde müvekkilin günlük kazancı belirlenecek olup müvekkil aracının tamiratının yapıldığı ... mah. ... Torbalı İzmir'de bulunan servise müzekkere yazılarak aracın tamiratının kaç gün sürdüğünün öğrenilmesini ve kazanç kaybının belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak uzman bilirkişilerce hesaplanmasını talep ederiz. Kaza sonrasında müvekkil adına Torbalı Sulh...ile delil tespiti yaptırılmıştır. Delil tespiti dosyası kapsamında yapılan masraflar yargılama giderinden olup karşı tarafça karşılanması gerekmektedir. İşbu sebeple Torbalı Sulh... D. İş numarası ile yapılan masrafın davalılardan alınarak müvekkile verilmesine karar verilmesini talep ederiz. Huzurdaki dava açılmadan önce sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunulmuş ancak sigorta şirketi tarafından tarafımıza herhangi bir cevap verilmediği gibi ödeme de yapılmamıştır. Sigorta şirketine yazılı başvuru yapıldığına dair evraklar ek2'de sunulmuştur. Bunun üzerine İzmir arabuluculuk bürosunun ... dosya numarası ile tüm davalılara karşı arabulucuk başvurusunda bulunulmuş ancak bu arabuluculuk anlaşamama ile sonuçlanmıştır. Arabuluculuk son tutanağını ek3'te sunuyoruz. Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere TBK Md. 49'a göre; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
'' denilmektedir. Gerçekleşen kaza nedeniyle araç sürücüsü ve araç ruhsat sahibinin sorumluluğu bulunmakla beraber aracın sigorta poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinin sigorta teminatı uyarınca sorumluluğu bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle; bilirkişi tarafından yapılacak olan hesaplama sonrası arttırılmak üzere; şimdilik 100 TL değer kaybı tazminatının davalılar ve davalı sigorta şirketinden sigorta poliçesi limitiyle sınırlı olmak üzere işleyecek avans faizi ile, şimdilik 100 TL hasar bedelinin davalılar ve davalı sigorta şirketinden sigorta poliçesi sınırlı olmak üzere kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile, şimdilik 100 TL kazanç kaybının davalı ... ve...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile, kaza sonrasında müvekkil adına delil tespiti masrafının yargılama giderlerinden sayılarak yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı müvekkile verilmesine karar verilmesini talep ederiz. " şeklinde talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde; "Davacı, 22.09.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu, ...plaka sayılı aracın hasara uğradığını beyan ve iddia ederek, ... plakalı aracın kusuruna istinaden, müvekkil sigorta şirketinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL değer kaybı ve 1.000 TL hasar farkı isteminde bulunmuştur. Müvekkil sigorta şirketi aleyhine ikame edilen işbu davanın aşağıda belirtmiş olduğumuz gerekçelere istinaden reddi gerekmektedir. ... plakalı araç müvekkil şirket nezdinde ... poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 07/07/2023 - 07/07/2024 tarihleri arasında sigortalıdır. Poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 120.000,00-TL’dir. Poliçe limitini bildirmemiz davayı ve iddiaları kabul anlamında değildir. Somut olaya ilişkin usule ve esasa ilişkin itirazlarımızı sunmadan evvel belirtmek isteriz ki; davacı tarafın iddiasına dayanak olarak gösterdiği delillerin tamamının tarafımıza tebliğ edilmesi gerekmekte ve tarafımızca talep olunmaktadır. Bilindiği üzere 6100 Sayılı HMK'nın 121. maddesine göre, davacı tarafın dava dilekçesi ile birlikte delillerini tarafımıza tebliğ etmesi zorunludur. İlgili delil belgelerinin tarafımıza tebliği üzerine her türlü beyan ve itiraz hakkımızı saklı tuttuğumuzu peşinen belirtmek isteriz. Dava yetkili olmayan mahkemede açılmış olup işbu davada yetkili mahkeme İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesidir..Davacının dava yoluna gitmeden önce dava şartı olan müvekkil şirkete başvuru şartını yerine getirmiş olması gerekmektedir. Davacı taraf usulüne uygun başvuru yapmadığından öncelikle davanın usulden reddini talep etmekteyiz. Kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için başvuru sahibinin iddia ettiği şekilde belirtilen evrakları sunduğu düşünülse dahi özellikle hasarın hangi parçalarda olduğu, boyutu ve değer kaybına esas bilgilerin (kilometre vs.) temin edilebilmesi için, hasar ve hasar onarımına ilişkin belgelerin sunulması zorunludur. Davacı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nde kurulan sistem üzerinden sıra esasına göre atanan ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperinden bir eksper raporu almadan başvuru yaptığından değer kaybı talebine ilişkin olarak usulüne uygun bir başvurudan söz edilemez.“Trafik Sigortası Genel Şartları A.5.a. “Değer kaybı talep edilmesi halinde tespiti, bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nde kurulacak sistem üzerinden sıra esasına göre atanan ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından yapılır.” maddesi gereği; davacının... üzerinden eksper atayarak temin edeceği değer kaybı eksper raporunu ayrıca Genel Şartlar Ek:6 Tazminat Ödemelerinde İstenilecek Belgeler başlığı altında belirtilen evraklar müvekkil şirkete ulaştırılmadan yapılan başvuru kanuna aykırı ve usulen geçersizdir. Yine davacının aracını kasko sigorta poliçesi kapsamında tamir ettirip ettirmediği; şayet kasko kapsamında tamir işlemi gerçekleşmiş ise bu durumda, kasko hasar dosyasında bulunan tüm belgeleri ve özellikle eksper raporunu temin ederek başvuru yapması, değer kaybı ve hasar onarım bedelinin hesabının yapılabilmesi için kaçınılmazdır. Aksi halde, aracı inceleme, aracı hasarlı görme ve dahi detaylı eksper incelemesi yapma şansı olmayan müvekkil şirketin, hangi parçaların ne oranda hasarlandığını anlayarak Genel Şartlardaki formüllere göre değer kaybı hesaplaması da mümkün olmayacaktır. Bu nedenle, davanın yeterli başvuru yapılmadığı gözetilerek KTK md.97 gereği reddini talep ederiz. Karayolları Trafik Kanunu’nun 109/1. Maddesine göre sorumluluk sigortası sözleşmelerinden doğan her türlü tazminat davası hak sahibinin zararı ve tazminat yükümlülüğünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl sonra zamanaşımına uğramaktadır. Huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Davacı, mahkemeniz nezdinde ikame ettiği davada “fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL değer kaybı ve 1.000 TL hasar fark bedelinin tahsilini” talep etmiştir. Ancak işbu davanın “belirsiz alacak davası” olarak ikame edilmesi HMK’nın ilgili hükümlerine açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Madde metninden de anlaşılacağı üzere, belirsiz alacak davasının açılabilmesi, dava değerinin davanın açıldığı tarihte davacı tarafça belirlenebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde mümkün olmaktadır. İşbu dava konusu miktar davacı tarafça belirlenebilir olduğundan belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil sigorta şirketinin poliçe kapsamındaki sorumluluğu müşterek ve müteselsil olmakla birlikte en fazla poliçe teminat limiti ile sınırlıdır. Zorunlu trafik sigortası bir tür sorumluluk sigortası olup zorunlu trafik sigortasında sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu zararlar işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda 3. Kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işleteninin sorumlu bulunması gerekir. Müvekkil sigorta şirketi tarafından maddi hasar bedeli ödenmiş olup; müvekkil şirketin davacıya karşı bakiye tazminat ödeme borcu kalmamıştır. Müvekkil şirket tarafından dava konusu maddi hasar talebine ilişkin aracın onarımı için ekspertiz raporu doğrultusunda davacıya 24/10/2023 tarihinde 35.000 TL ödeme yapılmıştır. Müvekkil şirket tarafından yapılan tüm ödemelerin, Sayın Mahkemenin aleyhe tazminata hükmetmesi halinde, kaza tarihindeki poliçe teminat limitinden mahsup edilmesi gerekmektedir. Özellikle belirtmek isteriz ki hesaplama, tamamen doğru verilere göre yapılmış ve müvekkil şirket poliçeden kaynaklanan tüm sorumluluğunu yerine getirmiştir. Bu durumda, davanın reddini, aksi halde, müvekkil şirket tarafından yapılan ödemenin toplam tazminattan -ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte- mahsup edilmesini talep ederiz. Yukarıda belirttiğimiz ödemeye ek olarak, karşı yan aracında meydana gelen “araç hasarı tazminatı” için kasko poliçesi kapsamında herhangi bir ödeme alınıp alınmadığının sorulması; neticesine göre karar verilmesi gerekmektedir. Kabul anlamına gelmemekle birlikte, hasar bedeli hesaplamasının sigortacılık teamülüne ve mevzuata uygun şekilde yapılması gerekmektedir. Müvekkil şirketin sorumluluğu, kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlıdır. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, araç hasarı talebine ilişkin başvuru sahibini yokluğumuzda tanzim ettirdiği fatura, eksper raporu ve delil tespiti sonuçlarının kabulü mümkün değildir. Fahiş hesaplamanın yer aldığı, herhangi bir amortismanın mahsup edilmediği ve iskonto uygulanmadan hesaplamanın yapıldığı fatura, eksper raporu ve delil tespiti sonuçlarının hükme esas alınmaması gerekir. Belirtmek gerekir ki olası hasar durumunda, hasar gören parça, önce onarılmaya çalışılır şayet onarımı mümkün değilse eşdeğer parça ile değiştirilir veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değişim sağlanır. Şayet bu da yapılamıyorsa ancak hasarlı parça orijinali ile değiştirilir. Yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanmalıdır. Yine ticari yaşamın olağan akışı kapsamında davalı sigorta kuruluşunun makul nitelikteki parça tedarik ve işçilik indirim hakkını kullanabilme olanağının olduğunu kabul etmek gerekmektedir. Nitekim istemde bulunan zarar görenin gerek TTK madde 1448, gerek TMK madde 2 ve 3 uyarınca ödenecek tazminata ilişkin sigortacının zarar ve gideri azaltmasına olanak tanıyacak biçimde iyi niyetli davranması gerekmektedir. Zarara uğradığı iddia edilen bir kişinin pazarlık yoluyla iskonto alabildiği hem piyasa şartlarında mümkündür. Ancak herhangi bir vatandaşın pazarlık yoluyla yaptırabildiği makul iskontodan müvekkil şirketin mahrum bırakılması hayatın olağan akışına aykırıdır. Tüm bu sebeplerle müvekkil şirketin hasarı yönetim ve iskontolu yedek parça tedarik hakkı bulunduğundan, dosya kapsamında yapılacak hesaplamalarda Eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal ve muadil parçalar da göz önüne alınarak, yedek parça ve işçilik ücretlerinde iskonto uygulanmalıdır. Poliçede sigorta bedeline kdv dahil olduğuna dair bir ifade bulunmamaktadır. Dosya kapsamında yansıtma faturası bulunmamaktadır. talebin kabulu anlamına gelmemek kaydıyla; müvekkil şirket aleyhine hasar tazminatına hükmedilmesi durumunda hesaplanan tutardan kdv hariç tutulmalıdır. İtirazlarımız baki kalmak kaydıyla; değer kaybı bedelinin genel şartlara göre hesaplanması gerekmektedir. Karayolları Trafik Kanunu’nun 99. maddesi ve yerleşmiş Yargıtay kararları gereğince, yeterli ve gerekli belgelerin eklenmesi sureti ile şirketimize müracaat tarihinden öncesinde şirketimizin temerrüdü söz konusu olmamaktadır. Sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü belgelerin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumluluğumuz da bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanan ve re’sen nazara alınacak nedenlerle; davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygılarımızla, bilvekale arz ve talep ederiz." şeklinde talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; "Davacı tarafından ikame edilen davaya ait dava dilekçesi, 02.02.2024 tarihinde müvekkil...'e tebliğ edilmiştir. Sayın mahkeme tarafından süre uzatım ara kararı uyarınca iki haftalık cevap süresine ek olarak bir hafta süre ile cevap verme süremiz uzatılmıştır. Süresi içerisinde cevaplarımızı sunuyoruz. Söz konusu davada, kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu aracın müvekkile ait olduğu iddia edilmek suretiyle ruhsat sahibi müvekkilden değer kaybı bedeli, hasar bedeli, kazanç kaybı bedeli ve yargılama giderleri talep edilmiştir. Dava dilekçesinde ileri sürülen hiç bir iddiayı kabul etmiyoruz. Talep edilen tüm bedellerin ödenebilir olması için öncelikli olarak kusur yönünden bir inceleme ve araştırma yapılması gerekmektedir. Açılan davayı kabul etmemekle birlikte, davacı davasını kısmi alacak davası olarak ikame etmemiştir. Zira davada, "fazlaya ilişkin haklar saklı" tutulmamıştır. Davanın kısmi alacak davası olarak ikame edilmemesi nedeniyle de dava edilemeyen miktarlar yönünden zamanaşımı işlemeye devam etmektedir. Davacı, dilekçesinde kaza tespit tutanağı uyarınca, müvekkilin ruhsat sahibi olduğu ... plaakalı araç sürücüsünün tali yoldan hızla gelmesi sonucu davacı araca çarptığını ifade etmiş ve müvekkile ait aracın asli ve tam kusurlu olduğunu iddia etmiştir. Kazanın meydana geldiği yer ve meydana geliş şekli ile ilgili olarak detaylı bir açıklama yapılacak olmakla birlikte davacının iddia ettiği kusur oranlaması yanlıştır. Kaldı ki, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi kayıtlarına göre kusur dağılımı 50-50 gözükmektedir. Davacı vermiş olduğu kusur oranlarıyla sayın mahkemeyi yanıltmaya çalışmaktadır. Kaza tespit tutanağındaki kazanın meydana geliş şekline, araçların durumuna, kazanın meydana geldiği yerin değerlendirilmesine ve kusur oranlamasına itiraz ederiz. Müvekkile ait araç, kendi şeridinde seyir halinde ilerlerken karşı yönden gelen davacıya ait...plakalı otobüs şerit ihlali yaparak karşılıklı olarak çarpışmışlardır. Müvekkile ait aracın sürücüsü ..., sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyoneti ile Torbalı caddesi seyir halinde iken 3097 Sokak kavşağına geldiğinde karşı istikametten gelen...plakalı otobüsün kendi şeridine giriş yapması ile ... plakalı kamyonetin seyir şeridi üzerinde çarpışma gerçekleşmiştir. Çarpışma sol şerit üzerinde otobüsün geldiği şerit üzerinde meydana gelmiş olsa idi davalı müvekkile ait aracın kusurundan bahsedilebilirdi. Ancak kaza ... plakalı kamyonetin kendi şeridi üzerinde meydana gelmiştir. Bu nedenle müvekkile ait aracın kusuru bulunmamaktadır. Sonuç itibarıyla; davacıya ait...plakalı otobüs sürücüsü Sedat Bodur asli ve tam kusurludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 46. Maddesindeki (a) bendindeki "Karayollarında trafik sağdan akar. Aksine bir işaret bulunmadıkça sürücüler araçlarını, gidiş yönüne göre yolun sağından sürmek zorundadırlar." kuralını ihlal ettiği, yine aynı kanunun 52. Maddesinin (b) bendindeki " Sürücüler b)Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar." kurallarını ihlal ettiği, yine aynı kanunun asli kusurları düzenleyen 84. Maddesinin (g) bendindeki "şeride tecavüz etme" kuralını ihlal ettiği ve kazanın oluşumunda %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, müvekkile ait ... plakalı aracın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununca kural ihlali bulunmadığından kazanın oluşumunda kusursuz olduğu açıktır. Dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak Adli Trafik Bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen Uzman Mütalaası (Trafik Bilirkişisi Raporu) ektedir. Yukarıda arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle, kaza tespit tutanağında müvekkil araç için verilen kusura itiraz ederiz. Cevap dilekçesi ekinde sunduğumuz uzman mütalaasının değerlendirilmesi suretiyle mahkemece bilirkişi görevlendirilmesi, kazaya ilişkin olarak yeniden inceleme ve kusur oranlaması yapmasını talep ediyoruz. Müvekkil ile müvekkilin trafik sigortacısının sorumluluğu kusur olması halinde ancak kusur oranı kadardır. Dolayısıyla da bu talepler yönünden sorumluluk için öncelikle kusurlu olmaya bağlı olduğundan ve müvekkilin de kazanın meydana gelmesinde hiç bir kusuru olmadığından bu talepleri kabul etmiyor, reddini talep ediyoruz. Bir an için müvekkilin belli oranda kusurlu olduğu kabul edilir ise şu beyanlarda bulunmak gerekecektir ; Kaza sonrasında hasar ihbarı üzerine sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası kapsamında eksper ataması yapılmış ve hasarı tespit ederek davacıya ödeme yapmıştır. Söz konusu eksper raporu henüz dosyaya girmediği görüldüğünden dosya ya girdiğinde detaylı itİrazlarımızı sunacağız. Bu aşamada karşı araçta çıkarılan değer kaybı ve hasar miktarının fazla tespit edildiği ve karşı tarafa fazla ödeme yapıldığı düşüncesinde olduğumuzdan hasar miktarına ve değer kaybı miktarına itiraz ediyoruz. Hatta kusura yönelik itirazlarımız nedeniyle yapılan ödemenin fazla olduğu da ispatlanmış olacaktır. Bu itabarla fahiş taleplerin reddi gerekmektedir. Değer kaybı ile ticari kazanç kaybına ilişkin olarak yine aynı şeyler söylenebilir. Sigorta şirketi tarafından değer kaybı olarak ödeme yapılmakla yapılan ödeme fazladır itiraz ederiz. Değer kaybı eksper raporu geldiğinde detaylı itirazlarımızı sunacağız. Hatta kusura yönelik itirazlarımız nedeniyle yapılan ödemenin fazla olduğu ortaya çıkacaktır. Fahiş taleplerin reddi gerekmektedir. Ticari kazanç kaybı ücreti konusunda müvekkilin hiç bir sorumluluğu yoktur. Davacı uğradığını iddia ettiği ticari kazanç kaybına dair hiç bir belge ya da fatura dosyaya ibraz etmemiştir. İspat edilemeyen bu talebin reddi gerekmektedir. Ayrıca müvekkilin kusursuzluğu tespit olduğunda diğer talepler gibi bu talebin de reddi gerekecektir. Müvekkilin belli bir oranda kusurlu olduğu tespit olunsa bile; sorumluluk ancak kusur oranında ve makul onarım süresi ile makul araç kiralama ücreti kadar olacağı açıktır. Fazla ilişkin fahiş taleplerin reddi gerekmektedir. Öncelikli olarak, hasar ve değer kaybına ait eksper raporlarının dosyaya getirilmesini, kusur bilirkişiden rapor alınmasını, kusur durumuna göre diğer taleplerle ilgili bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ediyoruz. Davacı, Torbalı Sulh Hukuk Mahkemesi... Değişik İş Sayılı dosya ile delil tespiti yaptırdığını ifade etmiştir. Yine bu rapora göre; 75.200,00-TL hasar bedeli, 55.000,00-TL değer kaybı bedeli ve 15 gün onarım süresi tespit edilmiştir. Hasarı tespit edemeyen ve somut gerçekle uyuşmayan bu raporun kabulü mümkün olmadığı gibi bu raporlar için yapılan masraflardan müvekkil sorumlu değil,dir. Fatura sunulmadığı takdirde hasara, KDV nin eklenmesi de mümkün değildir. ... Sigorta A.Ş tarafından açılan... numaralı dosya kapsamında hasar tespitini yapan Eksper... tarafından aracın onarımının 7 gün sürdüğü yazılmıştır. İki rapor arasında süreler yönünden çelişki bulunmaktadır. Kaldı ki, ticari kazanç kaybı bedelinin tespiti hususu yargılamayı gerektiren bir husustur. Yargılamayı gerektiren hususlarda tespit yapılması hukuken mümkün değildir. Torbalı Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan bu tespitin sayın mahkemece delil olarak değerlendirilmemesi gerekir. Davacıya ait araç 2008 model olup, kaza tarihinde 724.850 km'dedir. Yaklaşık 16 yıldır uzun yollar yapmış ve moralitesi düşük seviyededir. Sigorta Bilgi Gözetim kayıtları incelendiğinde aynı yerden hasarı olup olmadığı, hasar gören parçaların değer kaybına sebebiyet veren parçalardan olup olmadığının değerlendirilmesi ve aracın yıpranmışlığı göz önünde tutularak davacıya ait araçta değer kaybı meydana gelip gelmeyeceği hususunun aydınlatılması gerekmektedir. Davacı ticari kazanç kaybına uğradığını iddia etmektedir. İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; davacı ...'un ticaret sicil dosya örneklerinin istenmesini ve Torbalı Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacının hangi defterleri tutmakla mükellef olduğunu, 2022-2023 yıllarına ilişkin gelir gider durumlarını gösterir tüm bilançoların ve vergi kayıtlarının celp edilmesini talep ederiz. Ayrıca, İzmir Torbalı Minibüs ve Otobüsçüler Kooperatifi Başkanlığı ve Torbalı Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanlığına müzekkere yazılarak davacının odaya kaydının olup olmadığının sorulmasını, var ise buna ilişkin belgelerin çıkartılarak sayın mahkemenize gönderilmesini talep ederiz. Yukarıda arz ve izah edilen tüm bu sebeplerle, davanın zamanaşımı yönünden reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla vekâleten talep ederim." şeklinde talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli, değer ve kazanç kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı 27/09/2023 tarihli trafik kazasında...plakalı aracın işleteni olup, davalı ... ... plakalı aracın sürücüsü,... işleteni, sigorta şirketi ise aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan belgeye (e-mail) göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu, hasar dosyasının açıldığı ve 25/10/2023 tarihinde sigorta şirketi tarafından 35.000,00 TL hasar ödemesinin yapıldığı görülmüştür.
Dava açıkça belirsiz alacak davası olarak ikame edilmemiş ise de; İzmir BAM. ... H.D.' nin...Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere;
"6100 Sayılı HMK’nın belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesi hükmüne göre, belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılabilecektir. Dava dilekçesinin istem kısmında, davanın açıkça belirsiz davası olarak açıldığının belirtilmemiş olması, açılan davanın kısmi dava olduğunun kabulü için yeterli olmayıp, dava dilekçesi bir bütün olarak değerlendirilerek, davanın niteliği belirlenmelidir. Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davası olup davacının tazminat miktarının ancak rapor alındığında belirlenebilecek olması dikkate alındığında davanın belirsiz alacak davası olduğu kanaatine varılmıştır. (Yargıtay HGK 24.02.2022 tarih ve 2019/11-220 E. - 2022/376 K. sayılı ilamı) " davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının kabulü gerekmiştir.
Zamanaşımı defi değerlendirildiğinde; 2918 sayılı KTK.nun 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmü, yine aynı kanunun 109/2. maddesinde ise "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir.
Davaya konu trafik kazası 27/09/2023 tarihinde meydana gelmiş, olayın, maddi hasarlı trafik kazası olması nedeniyle, uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanmasını gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Bu itibarla, davaya konu talepler yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresi geçerli olup, dava dilekçesine konu edilen maddi tazminat taleplerinin, 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Kaza tarihinin 27/09/2023, zamanaşımını kesen sebeplerden olan kısmi ödeme tarihinin 24/10/2023, dava tarihinin 17/01/2024 olduğu görüldüğünden davaya konu tazminatın 2 yıllık süre içerisinde talep edildiği görülmüştür.
Davalı sigorta vekilinin yetki itirazı değerlendirildiğinde;
6100 sayılı HMK.'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. ", Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalrda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır Ancak, HMK.'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir.Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7.maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiştir. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman şeçme hakkı davalılara geçer.
Somut olayda, rizikonun, yani kazanın Torbalı/İzmir ilinde gerçekleştiği, davacının yerleşim yerinin de Torbalı/İzmir olduğu görüldüğünden, HMK' nın 16. Maddesi uyarınca davacının davasını İzmir ilinde açarak yetkili mahkemeyi doğru olarak seçmiş olduğu anlaşıldığından, davalının yetki itirazına mahkememizce itibar edilmemiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi' nin sorumluluğu değerlendirildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Kazaya karışan ... plakalı araç 07.07.2023-2024 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 27/09/2023 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği hasar ve değer kaybı bedelinden davalı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır (Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD'sinin 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. ).
Davalı... ... 'nin sorumluluğu incelendiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı... ... plakalı aracın işleteni ve diğer davalı ... aracın sürücüsüdür. Araç sürücüsü kendi kusurundan sorumlu olacak olup (TBK madde 49), işleten, sürücünün kusuru oranında yukarıda değinilen maddeye göre dava dilekçesi ile talep edilen maddi zarar kalemlerinden sorumlu olacaklardır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden davacının maliki olduğu aracın tramer kaydı da celp edilerek kusur, değer ve kazanç kaybı araç bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır.
Bilirkişilerden alınan 03/09/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "27.09.2023 tarihinde Davacıya ait ve sürücü...sevk ve idaresindeki...plakalı... marka otobüs ile davalı...'e ait ve sürücü Davalı ... idaresindeki ... plakalı kamyonetin sol yan ve ön kısımları ile çarpışması neticesi meydana gelen trafik kazası nedeniyle;
1)...plakalı... marka aracın ÖN VE SOL YAN ÖN KISIMLARINDA Meydana Gelen Hasarların İşbu Dava Konusu Kaza İle İlintili Olduğu,
2)Dava konusu kazada hasara uğramış olan davacı Davacıya ait...plakalı... marka otobüste meydana gelen Gerçek Hasar Miktarının Yedek Parça + İşçilik + KDV olarak 84.000,00 TL (Seksendörtbinlira ) olduğu,
3)Davacıya ait...plakalı ... marka otobüste bahse konu trafik kazası sebebiyle yukarıda belirtilen Serbest Piyasa Şartlarına göre; Aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. El rayiç değeri arasındaki fark nedeniyle 45.000,00 TL (Kırkbeşbinlira) Değer Kaybı meydana gelmiş olacağı,
4) Dava konusu aracın onarımı için makul onarım süresi 15 İş Günü olarak kabul edilmiş ve benzer özelliklere sahip bir aracın kaza tarihi itibariyle günlük kiralama bedelinin 2.500,00 TL/gün hesabı ile İkame araç gideri 37.500,00 TL (Otuzyedibinbeşyüzlira) hesap edilmiş olduğu,
5) Mali Müşavir Açısından
Dava dosyası ve ekleri ile davacıdan temin edilen mali veriler üzerinde yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler neticesinde, aksi delil ve belgelerle ispat edilmediği sürece aşağıdaki görüşlere ulaşılmıştır;
Davacının yasal defter ve belgeleri üzerinden yapılan tespit ve incelemeler sonucunda;
*2021-2022-2023 Yılları Yevmiye, Defter-i Kebir, Envanter defterlerinin Açılış ve söz konusu yıllara ait Yevmiye Defterlerinin Kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun kayıt usullerine ilişkin vecibeleri yerine getirmiş olduğu; söz konusu kayıtların 6100 sayılı HMK m.22 2/2'ye göre delil niteliğine haiz olup olamayacağının takdiri Sayın Mahkeme'nize ait olduğu,
*Dava konusunu oluşturan araç ve diğer ticari araçlara ilişkin kayıtların yasal süresinde, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu ve Tek Düzen Hesap Planına uygun olarak defter kayıtlarına işlediği,
*Raporun ilgili bölümünde detaylı olarak hesaplandığı üzere davacının 2022-2023 yıllarıyla ilgili ticari kazanç kaybının dava dosyasında bulunan davacının gelir vergisi beyannameleri üzerinden hesaplandığı, yıllık olarak hesaplanan tutarların vergiler hariç net kazançlar olduğu (Maliyet ve giderler düşüldükten sonraki kazançlar), hesaplanan net kazançların dava konusu olan araca isabet eden aylık ve yıllık tutarlar olduğu,
* Yukarıda yapılan hesaplamalar ve açıklamalar doğrultusunda davacının ticari araçları ile elde ettiği araç başına yıllık kazanç toplamlarının 2022 yılında 8.560,16 TL, 2023 yılında 61.691,94 TL olduğu tespit edilmiş olup, toplamda iki yıllık 70.252,10 TL, yıllık ortalama 35.126,05 TL, aylık ortalama 2.927,17 TL, günlük 97,57 TL kazanç elde ettiği, heyet üyesi teknik bilirkişi tarafından 15 günlük kazanç kaybı olduğu tespiti yapıldığından, toplam 15 günlük ticari kazanç kaybının net olarak 97,57 TL*15 gün= 1.463,55 TL olarak hesaplandığı,
Yönündeki görüşlerimizi konunun hukuki ve nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Saygıyla Arz Ederiz. " şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'den alınan 11/10/204 tarihli adli tıp raporunun sonuç kısmına göre; "
Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A)-Sürücü ...’un %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu,
B)-Davalı sürücü ...’nin %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur. "şeklinde rapor sunduğu görülmüştür.
Bilirkişilerden alınan 25/07/2025 tarihli ek raporun sonuç kısmına göre; "27.09.2023 tarihinde davacıya ait ve sürücü...sevk ve idaresindeki...plakalı... marka otobüs ile davalı...'e ait ve sürücü Davalı ... idaresindeki ... plakalı kamyonetin sol yan ve ön kısımları ile çarpışması neticesi meydana gelen trafik kazası nedeniyle;
1)...plakalı... marka aracın ÖN VE SOL YAN ÖN KISIMLARINDA Meydana Gelen Hasarların İşbu Dava Konusu Kaza İle İlintili Olduğu,
2)Dava konusu kazada hasara uğramış olan davacı Davacıya ait...plakalı... marka otobüste meydana gelen Gerçek Hasar Miktarının Yedek Parça + İşçilik + KDV olarak 84.000,00 TL (Seksendörtbinlira ) olduğu,
3)Davacıya ait...plakalı... marka otobüste bahse konu trafik kazası sebebiyle yukarıda belirtilen Serbest Piyasa Şartlarına göre; Aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. El rayiç değeri arasındaki fark nedeniyle 20.000,00 TL (Yirmibinlira) Değer Kaybı meydana gelmiş olacağı,
4) Dava konusu aracın onarımı için makul onarım süresi 15 İş Günü olarak kabul edilmiş olduğu,
5) Mali Müşavir Açısından;
Ek rapor ile ilgili tevdii edilen görev neticesinde, dava dosyası ve ekleri ile davacıdan temin edilen mali veriler üzerinde yeniden yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler neticesinde, aksi delil ve belgelerle ispat edilmediği sürece aşağıdaki görüşlere ulaşılmıştır;
Davacının yasal defter ve belgeleri üzerinden yapılan tespit ve incelemeler sonucunda;
*2021-2022-2023 Yılları Yevmiye, Defter-i Kebir, Envanter defterlerinin Açılış ve söz konusu yıllara ait Yevmiye Defterlerinin Kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun kayıt usullerine ilişkin vecibeleri yerine getirmiş olduğu; söz konusu kayıtların 6100 sayılı HMK m.22 2/2'ye göre delil niteliğine haiz olup olamayacağının takdiri Sayın Mahkeme'nize ait olduğu,
* Dava konusunu oluşturan araç ve diğer ticari araçlara ilişkin kayıtların yasal süresinde, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu ve Tek Düzen Hesap Planına uygun olarak defter kayıtlarına işlediği,
* Raporun ilgili bölümünde detaylı olarak hesaplandığı üzere davacının 2022-2023 yıllarıyla ilgili ticari kazanç kaybının dava dosyasında bulunan davacının gelir vergisi beyannameleri üzerinden hesaplandığı, yıllık olarak hesaplanan tutarların vergiler hariç net kazançlar olduğu (Maliyet ve giderler düşüldükten sonraki kazançlar), hesaplanan net kazançların dava konusu olan araca isabet eden aylık ve yıllık tutarlar olduğu,
* Yukarıda yapılan hesaplamalar ve açıklamalar doğrultusunda davacının ticari araçları ile elde ettiği araç başına yıllık kazanç toplamlarının 2022 yılında 8.560,16 TL, 2023 yılında 61.691,94 TL olduğu tespit edilmiş olup, toplamda iki yıllık 70.252,10 TL, yıllık ortalama 35.126,05 TL, aylık ortalama 2.927,17 TL, günlük 97,57 TL kazanç elde ettiği, heyet üyesi teknik bilirkişi tarafından 15 günlük kazanç kaybı olduğu tespiti yapıldığından, toplam 15 günlük ticari kazanç kaybının net olarak 97,57 TL*15 gün= 1.463,55 TL olarak hesaplandığı,
Yönündeki görüşlerimizi konunun hukuki ve nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Saygıyla Arz Ederiz. " şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi tarafından ek raporda yapılan değer kaybına ilişkin hesaplama; trafik kazası sebebiyle davacının malik olduğu araçta oluşan değer kaybının aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ile celp edilebilen önceki hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki farka göre değerlendirme yapıldığından itiraz mahkememizce kabul edilmemiştir. Kaldı ki 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden tarafı olmadığı zmms sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması ve Anayasa Mahkemesi'nin nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre 6704 Sayılı Kanunun 3.maddesiyle değiştirilen 90. maddesinin birinci cümlesinde yeralan “ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yeralan “ve genel şartlarda ’’ ibaresinin iptal edilmiş olması sebebiyle uygulanmayacağından,
Hasar bedeli ise kalem kalem gösterildiğinden ve bulunan bedellere iskonto uygulanmadan KDV' de eklenmek suretiyle sonuca ulaşıldığından (İzmir BAM. 20. HD. 2021/293 E. , 2023/1184 K. , Yargıtay 17 HDB'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. 2016/4229 K., 17.03.2014 tarih 2014/4531 E. 2014/3704 K. Sayılı ilamları),
Kazanç kaybı, davacı tarafın ticari defterleri incelenerek gerekli giderlerin de düşülmesi sonucu mahkememiz ara kararına uygun hazırlandığından kök ve ek rapor hükme esas alınmıştır.
Kusur yönünden yapılan incelemede; mahkememiz dava dosyasında aldırılan ATK raporunda davacının %25, davalı sigortalı araç sürücüsünün ise %75 oranında kusurlu bulunduğu, davalı işleten vekili tarafından sunulan uzman mütalaasında ise davacının tam kusurlu sigortalı araç sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığının belirlendiği görülmekle,
-dosya arasında yer alan ve kaza anını net olarak gösteren video görüntüsünün yer aldığı USB bellek incelendiğinde; kazanın meydana geldiği yerin çift şeritli gel-git istikamete sahip yol olduğu, sigortalı araç sürücünün kendi istikametine göre sağ şeritte ilerlemeyip karşı istikamette ilerleyen araç sürücülerinin kullanımına ait yolda seyrini sürdürdüğü, bu sırada davacının maliki olduğu otobüsün aynı yolda kendi kullanımına ait sağ şeritte seyir halinde bulunduğu, davalı sürücünün şerit ihlali yapması ile kazanın meydana geldiği, davacının maliki olduğu araç sürücüsünün kendi istikametinde seyir halinde bulunup ters yönden gelen araca karşı gerekli tedbiri almaması nedeniyle kusurlu sayılmasını gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla, kazanın salt davalı sürücünün ters istikamette seyir halinde olmasından kaynaklandığı kanaatine varılarak davalı sürücünün tam kusurlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir.
Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile; 84.000,00 TL hasar bedeli, 20.000,00 TL değer kaybı ve 1.463,55 TL kazanç kaybı tazminatının avans faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Tüm bu nedenler ile;27/09/2023 tarihli çift taraflı trafik kazasında ... plakalı aracın sigorta şirketi ve işeteni davalı sürücü ... 'nin kusuru oranında sorumlu olacağından, davalı ... 'nin tam kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre, 84.000,00 TL hasar ve 20.000,00 TL değer kaybının bulunduğu, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketi tarafından 35.000,00 TL ödemenin yapıldığı, davacının maliki olduğu... plakalı aracın hasar gören parçalarına göre makul onarım süresi üzerinden kazanç kaybının 1.463,55 TL olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşecek ise de, kısmi ödeme tarihi daha önce olduğundan bu tarihten, diğer davalılar ise kaza tarihinde temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren zarar veren araç kamyonet olduğundan, sürücünün tacir olduğu iddia edilmediği gibi bu yönde bir delilde sunulmadığından sürücü yönünden yasal, diğer davalılar yönünde ise avans faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Arabuluculuk ücreti yönünden;6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar, sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar, Yargıtay 4. H.D. 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar ).
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-49.000,00 TL hasar ve 20.000,00 TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 69.000,00 TL tazminatın davalı sigorta şirketinden (bakiye kalan 85.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) kısmi ödemenin yapıldığı 25/10/2023 tarihinden diğer davalılardan ise kaza tarihi olan 27/09/2023 itibaren, sigorta şirketi ve... yönünden avans, diğer davalı yönünden yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hasar tazminatının (35.000,00 TL ) reddine,
-1.463,55 TL kazanç kaybının ... ve...' den kaza tarihi olan 27/09/2023 itibaren,... yönünden avans, diğer davalı yönünden ise yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Hasar ve değer kaybına yönelik alınması gereken 4.713,39 TL karar ve ilam harcının yatan 2.177,44 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 2.535,95 TL' nin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye irat kadına,
3-Kazanç kaybına yönelik alınması gereken 99,97 karar ve ilam harcının davalılar ... ve...' den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye irat kadına,
4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 2.177,44 TL peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 2.045,60 TL posta ve diğer giderler, 6.000,00 TL bilirkişi masrafı ile 4.126,95.- TL değişik giderleri olmak üzere toplam 12.172,55 TL yargılama giderinin kabul ret oranı nazara alınarak (8.132,71.-TL) 7.963,79 TL' sinin tüm davalılardan, bakiye kalan 168,92.-TL' nin ise davalılar ... ve...' den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-3.750,00 TL ATK fatura bedelinin suç üstü ödeneğinden karşılanmasına,
Suç üstü ödenediğinden karşılanan 3.750,00 TL ATK fatura bedelinin kabul red oranı nazara alınarak 1.244,51 TL' sinin davacıdan, 2.453,45 TL' sinin tüm davalılardan, bakiye kalan 52,04 TL' nin ise ... ve...' den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye irat kadına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca hasar vev değer kaybına yönelik kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekâlet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca kazanç kaybı bedeline yönelik kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 1.463,55 TL vekâlet ücretinin davalılar ... ve...' den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
7-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
8-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/12/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır