T.C.
İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/468 Esas
KARAR NO : 2025/1084
DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 27/05/2024
KARAR TARİHİ : 04/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; "Hamili müvekkilim ... Ambalaj Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi olan Keşidecisi... Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olan, ... Ambalaj Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi emre havalesine düzenlenen...Bankası A.Ş. Tokat Şubesi’nin TR... IBAN numaralı hesabından... seri numaralı, 25.09.2025 keşide tarihli keşide yeri İstanbul olan 1.563.827,39 TL bedelli çeki bulunduran yetkili hamilidir. Bahse konu Müvekkil şirket uhdesinde iken bir anda kaybolmuş kuvvetle muhtemel çalınmıştır. Çek aslı şirket içindeki tüm aramalara rağmen de bulunamamıştır. 21.05.2025 günü müvekkil şirketi, şirketin sabit hatlarından arayan ve kendisinin Diyarbakır 'da galericilik yaptığını,birilerinin kendisine iş bu çeki getirdiğini, araba almak istediğini söyleyen bir kişi çekin üzerinde müvekkil şirketin kaşesinin ve telefon numaralarının bulunduğunu söylemesi üzerine çekin çalındığı ve çekin üzerine sahte kaşe yapıldığı ortaya çıkmıştır. Çünkü bu çek çekin keşidecisi tarafından müvekkile gönderildikten sonra çekin henüz cirosu yahut temlik işlemi yapılmadığı için çekin arka yüzü henüz kaşelenmemiştir.Tabiki dolayısıyla çekin üzerine ne şirket kaşesi basılmadığı gibi çekin üzerine şirket yetkililerinden ... yahut...ın imzası atılmamıştır. Arayan kişinin bu çek üzerinde kaşe ve imza olduğunu söylemesi üzerine tarafımızca müvekkil lehine hareketle çekin kötüniyetli kişilerin eline geçmesi sebebi ile çek bedelinin ödenmemesi için İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nde... Esas sayılı dava dosyası ile çek iptal davası ve ödeme yasağı talepli dava açılmıştır. Tüm aramalara rağmen de bulunamayan çekin çalındığı müvekkil şirkete gelen bu telefonla sabittir. Bununla birlikte çek üzerinde sahte imza ve kaşe basıldığı anlaşılmaktadır. Çekin çalındığına dair tarafımızca İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... E.sayılı soruşturma dosyası ile Hırsızlık, Resmi Belgede Sahtecilik suçları ile 22.05.2025 tarihinde suç duyurusunda da bulunulmuştur. İşbu dosya yetkisizlik ile Tokat Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş olup,... Esasına kaydedilmiştir. Her iki dosyanın da celbini talep ederiz. Tarafımızca açılan İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nde... Esas sayılı çek iptal davasında, 16.10.2025 tarihinde muhtıra düzenlenmiş ve işbu muhtıra ile, dava konusu çekin davalı ...e ibraz edildiği bildirildiğinden, çek istirdat davası açmamız için süre verilmiştir. ... dava öncesi, zorunlu arabuluculuğa tabi olduğundan tarafımızca İzmir Arabuluculuk Bürosunun ...Arabuluculuk, ... Büro dosya numaralı dosya ile arabuluculuk başvurusu yapılmış ve anlaşamama olarak kapatılmıştır. İşbu son tutanak dava dilekçemiz ekinde sunulmuştur. Davalı ..., sözde iyiniyetli 3. Şahıs konumundan yararlanmak adına, söz konusu çeki, alacak göstererek Diyarbakır İcra Dairesi ...E. Sayılı icra dosyası ile müvekkil aleyhine 10 örnek icra takibi başlatmışsa da, kabulü mümkün değildir. İlgili icra dairesine sunulan çek suretinde, müvekkil şirketin isminin üzerindeki imza, müvekkil şirket yetkililerine ait değildir. Nitekim bu hususta tarafımızca Diyarbakır ... İcra Hukuk Mahkemesinin... E. Sayılı dosyası ile borca ve imzaya itiraz davası açılmıştır. İşbu dosyanın ve ilgili icra dosyasının celbini talep ederiz. Müvekkil ile çekte cirosu olan ...Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi isimli şirket arasına ticari ilişki olup, müvekkil tarafından bu şirketle yürütülen ticari ilişki gereği işbu çek alınmıştır. Davalı ile çekte yer aldığı iddia edilen diğer cirantalar arasında müvekkilin hiçbir ticari ilişkisi bulunmamaktadır. İşbu sebeple, dava konusu çekin istirdatı ile müvekkile iadesi gerekmektedir. Her ne kadar, iyiniyetli 3. Kişinin işbu kazanımı korunsa da, davalı ... iyi niyetli 3. Kişi konumunda değildir. Davalı ..., Diyarbakır İcra Dairesinin ... E. Sayılı icra dosyası ile, keşidecisi ... Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olan, ...Ambalaj ve Kağıt San. A.Ş. Emrine düzenlenen ve çek arkasındaki ciroların, tıpkı tarafımızın dahil olduğu Diyarbakır İcra Dairesi... E. Sayılı icra dosyasındaki tarafların aynı olduğu ... Ürünleri Hayvancılık Sanayi Ce Ticaret Limited Şirketi ile ...Tarım Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olduğu başka bir çek için de icra takibi açmıştır. İşbu takibe ilişkin ödeme emri de ekte sunulmuştur. Görüldüğü üzere, iki ayrı icra takip dosyasına konu çeklerin her ikisi de çalınmış çekler olup, ara cirantalar tamamen aynıdır. Bu hususta, aşağıdaki bölge adliye makhemesi kararında da görüldüğü üzere, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler aleyhine icra takiplerine konu ettiği durumlarda tacir olarak basiretli davranması gereken davalının çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerektiği uygun görülmüştür. İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi'nde... Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde, müvekkilin hilafı dışında kaybolan çekin, davalı uhdesinde olduğu anlaşıldığından ve davalının kötüniyetli olması ve basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı davranarak elde etmiş olduğu işbu çekin iadesi için huzurdaki davanın açılma zarureti hasıl olmuştur. Yukarıda açıklanan ve re’sen nazara alınacak sair nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla; işbu davamızın kabulü ile dava konusu edilen Hamili müvekkilim... Ambalaj Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi olan Keşidecisi ... Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olan, ...Ambalaj Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi emre havalesine düzenlenen ... Bankası A.Ş. Tokat Şubesi’nin TR... IBAN numaralı hesabından... seri numaralı, 25.09.2025 keşide tarihli keşide yeri İstanbul olan 1.563.827,39 TL bedelli çekin davalıdan istirdadına ve müvekkile iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekil eden adına arz ve talep ederim." şeklinde talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; "Sayın mahkemeniz esasında müvekkil şirket aleyhine açılan dava, haksız ve hukuken dayanaksız olup davaya karşı cevap vermek ve delillerimizi sunmak gerekmiştir. Bu nedenle davaya cevaplarımız açıklamak gerekirse; davacı şirkete ait... plakalı aracın 04.02.2023 tarihli trafik kazasında hasarlandığı iddiası sonucu, müvekkil şirket nezdinde bulunan... no lu kasko poliçesinden... nolu hasar dosyası açılmıştır. Gece saat 00:30 da sürücünün kaldırıma ve ağaca çarparak tek taraflı kaza gerçekleştirdiği, araçta yüksek miktarda hasar olmasına rağmen sürücünün kaza sonrası hiçbir yükümlülüğü yerine getirmeyerek sigorta poliçesinden çekici hizmeti alabilecek iken, hasar boyutu yüksek kazada olay yerine polis çağırıp tutanak tanzim ettirmesi beklenirken adeta olayın üzerini örtme saikiyle aracı özel bir çekici ile kaldırıp ,olay yerini terk ederek polis tutanağı düzenletmemesi, alkol raporu almaması hayatın olağan akışına aykırı, iyiniyetli olmayan bir yaklaşımdır ve Kasko Sigortası Genel Şartları Teminat dışında kalan haller A.5.10 " Zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bendlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılması " hükmü gereğince teminat dışında olup hasar dosyasından ödeme yapılmamış sigortalı şirkete tanzim edilen ret yazısı ile de bilgilendirme yapılmıştır. Yargıtay ...Hukuk Dairesi ...K. 06.12.2018 tarihli kararında "....... Davacı yukarıda açıklanan nedenlerle araç sürücüsünün olay yerini zarureten terkettiği geçerli ve somut delillerle ispat edemediğine göre; kaza tarihinde yürürlükte bulunan ve 01/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.10 maddesi gereğince, talebin teminat dışı kaldığı gözetilerek, (Yargıtay 17.HD.'nin 21/06/2018 gün 2015/11912-2018/6248 sayılı emsal içtihadı) mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı biçim ve gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsizdir." kararı ile de açıklık getirmiştir. Yapılan ekspertiz, dış araştırma, incelemeler ve tüm bu veriler dikkate alındığında, müvekkil şirket tarafından TTK MADDE 1447–(1)” Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sözleşme uyarınca veya sigortacının istemi üzerine, rizikonun veya tazminatın kapsamının belirlenmesinde gerekli ve sigorta ettirenden beklenebilecek olan her türlü bilgi ile belgeyi sigortacıya makul bir süre içinde sağlamak zorundadır. Ayrıca, sigorta ettiren, aldığı bilgi ve belgenin niteliğine göre, rizikonun gerçekleştiği veya diğer ilgili yerlerde sigortacının inceleme yapmasına izin vermekle ve kendisinden beklenen uygun önlemleri almakla yükümlüdür.” hükmü ve Kasko Sigortası genel şartları B. Hasar ve Tazminat B.l. Rizikonun Gerçekleşmesi Halinde Sigortalı ve/veya Sigorta Ettirenin Yükümlülükleri 1.5. “Sigortacının isteği üzerine rizikonun gerçekleşmesi nedenlerini ayrıntılı şekilde belirlemeye, zarar miktarıyla delilleri saptamaya ve rücu hakkının kullanılmasına yararlı, sigortalı ve sigorta ettiren için sağlanması mümkün gerekli bilgi ve belgeleri gecikmeksizin sigortacıya vermek,” maddeleri gereğince “sürücü olduğu iddia edilen ... nın kaza tarihindeki cep telefonu görüşme dökümlerinin temin edilerek müvekkil şirkete iletilmesi, bilgilendirmesi yapılmasına rağmen, bilgi ve belge temininden kaçınılmış, kanımızca yapılan usulsüzlükler örtülmek istenmiş, olayın gerçek oluş şekli ve boyutu gizlenmeye çalışılmıştır. Bu durum rizikonun gerçekleşmesinden sonra doğru ihbar yükümlülüğünün de yerine getirilmediğine işaret etmektedir. Yargıtay.. Hukuk Dairesi Esas... 01.06.2021 tarihli kararında da “......... Taraflar arasında güven ve iyiniyet esasına dayanan sigorta sözleşmelerinde, gerek sigortalının gerekse sigortacının haklarını kullanırken ve yükümlülüklerini yerine getirirken iyiniyetle hareket etmesi; rizikonun gerçekleşmesinden sonra doğru ihbar yükümlülüğü altında bulunan sigortalının, bu yükümlülüğüne uyup uymadığının saptanmasında da bu ilkenin gözönünde tutulması gerekir. Bu itibarla da, TTK. 1409-1446 md. hükümleri ve somut olayın özellikleri gereği zararın poliçe teminatı kapsamında kaldığını ispat yükünün, davacı sigortalıya ait olup dosyadaki mevcut deliller ile de hasarın teminat kapsamında kaldığı ispatlanamamıştır. Bu durumda açılan davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.” sigortalının yükümlülük ihlali dolayısı ile ispat yükünün yer değiştirdiğini açıkça belirtmiştir. Görüldüğü gibi sigortalı/sigorta ettiren yükümlülüğü yerine getirilmeyerek kanun ve mevzuata açık şekilde aykırı hareket edilerek açılan davanın bu yönü ile de reddi gerekmektedir. Müvekkil şirkete kasıtlı olarak iletilmeyen sürücü olduğu iddia edilen... 'ın kaza tarihindeki HTS kayıtları ve cep telefonu görüşme dökümlerinin Sayın Mahkeme tarafından celbi yönünde karar verilmesini talep etmekteyiz. Davacı vekilinin dilekçesinde “Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla; şimdilik 1.500-TL hasar tazminatı ” talebi kabul görmemelidir. Davacı tarafın bu tür bir talepte bulunması için, talepte bulunacağı miktar ya da değerin tam ve kesin olarak gerçekten belirlenmesi mümkün olmamalı ya da bu objektif olarak imkânsız olmalıdır. Başvurunun miktarı biliniyor, yahut tespit edilebiliyorsa, böyle bir başvuru haklar saklı tutularak yapılamaz. Bu nedenle kısmi veya belirsiz alacak olarak bildirilemeyecek olan alacak talebinin bu yönü ile de reddini ve eksik harç ve masrafın tamamlattırılmasını talep ederiz. Kaldı ki davacı vekili, kabul anlamına gelmemek kaydı ile dava dilekçesi ekine haksız ve hukuki dayanaktan yoksun proforma fatura ekleyebiliyor ise dava aşamasında talebini 1500,00TL olarak belirtmesi iyiniyetli bir yaklaşım olmayıp kabul edilemez.Dolayısıyla davacı vekilinin kısmi dava açmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep ederiz. Sigorta sözleşmesi sigorta ettiren açısından bir zenginleşme vasıtası değildir. Davayı kabul anlamına gelmemek üzere,sigorta sözleşmesinde temel amaç zarara maruz kalan sigortalının uğradığı gerçek zararın tazmin edilmesidir. Davacı vekilinin dosyaya sunduğu proforma fatura örneği fahiş parça ve işçilik rakamları ile poliçe genel ve özel şartlarına aykırı düzenlenmiştir. Bilindiği üzere kasko sigortalarında emredici hükümlere aykırı olmamak şartıyla özel şartlar belirlenebilir. ... nolu ... Genişletilmiş F Kasko Poliçesi sigortalı ve müvekkil şirket arasında akdedilmiş olup poliçeye ait hükümler doğrudan tarafları bağlayıcı niteliktedir.... nolu poliçede Hasar Tazmin Yöntemi ve Parça Türü başlıklı maddelerinde açıkça yer verilmiştir. Poliçeye göre Hasar Tazmin Yöntemi “ Onarımın ... ile hiçbir anlaşması olmayan bir serviste yapılması durumunda sigorta şirketi orijinal parça tedariğini sağlayacaktır. Temin edilmesindeki zorluklar gibi bir nedenle ve sigortalı açıkça izin verdiği takdirde onarımda orijinal dışı bir parça kullanılması mümkündür." maddesi ile Parça Türü başlıklı maddesinde “Onarımın, ... Sigorta ile anlaşması olmayan servislerde/tamirhanelerde yapılması durumunda; sigortacının, orijinal parça veya eşdeğer parçaları tedarik etme hakkı sigortalı tarafından peşinen kabul edilmiş sayılır. ” madddesi ve...Yetkili Servis Klozu: “...Yetkili servisleri dışında yapılan onarımlarda hasar tazminatının %30 luk kısmı sigortalı tarafından karşılanacaktır.” açıklamaları gereğince ve yine davayı kabul anlamına gelmemek üzere Sayın Mahkeme tarafından gerçek zararın tespitine yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılması talebimiz bulunmaktadır. Kanun genel şart ve mevzuata açık şekilde aykırı hareket edildiğinden , sigortalı/sigorta ettiren yükümlülüğü yerine getirilmediğinden müvekkil şirkete yüklenebilecek bir kusur bulunmamaktadır. Temerrüt oluşmamıştır ve faiz talebi de kabul edilemez. Kabul anlamına gelmemek kaydı ile temerrüt oluştuğu yönünde kanaat oluşması durumunda talebin Tüketici Hukuku kapsamında kaldığı dikkate alındığından ancak yasal faizle sınırlı olarak dava tarihten itibaren hükmedilebilir. Yukarıda detaylı olarak açıklandığı üzere cevap dilekçemizin kabulü ile müvekkil aleyhine açılmış bulunan davanın reddine, temerrüt oluşmadığından haksız faiz talebinin reddine, masraf, gider ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ederiz." şeklinde talep etmiştir.
Bilirkişilerden alınan 24/04/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre;
" 8.1. HASAR YÖNÜNDEN:
Yapılan inceleme ve teknik değerlendirme sonucunda,... plakalı... aracının sağ ön köşesindeki hasarların kaldırım taşı, yön levhası ve ağaç gövdesi ile ardışık çarpışmalar neticesinde meydana geldiği kanaatine varılmıştır. Hasar bulguları, çarpışmanın araç eksenine göre sağ önden gelen bir darbe olduğunu göstermektedir. Özellikle tekerlek/süspansiyon hasarı aracın kaldırıma sert biçimde vurduğunu; kaporta ve şasi hasarları ise müteakip olarak yol kenarındaki direk ve ağaca çarptığını doğrulamaktadır.
Araçta gözlenen deformasyonların boyutu ve şiddeti, çarpma anındaki hızın düşük hızların üzerinde, orta seviyede olduğunu düşündürmektedir. Nitekim bu derece yapısal hasar için aracın tahminen ~30-50 km/sa aralığında bir hızla hareket ettiği öngörülmektedir. Çarpma yönü, aracın gidiş istikametine göre sağ tarafa doğru olduğundan, darbe enerjisi araç üzerine sağ ön köşeden itibaren dağılarak ilerlemiştir. Sonuç olarak, elde edilen tüm deliller, aracın söz konusu sabit cisimlerle temas ederek durduğu; hasar formunun bu senaryo ile tutarlı olduğu teknik gerekçelerle desteklenmiştir.
Ayrıca yapılan hasar hesaplaması sonucunda; aracın iskontosuz gerçek onarım bedeli KDV hariç 204.241,42 TL, KDV dahil 241.004,88 TL olarak tespit edilmiştir.
Aracın TSB 2023 yılı Kasko Değer Listesi'ne göre, söz konusu aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değeri 1.573.169 TL'dir. Bu kapsamda, tespit edilen toplam hasar bedeli, aracın piyasa değerinin %50'sinin oldukça altındadır. Bu oran, hasarın ekonomik onarım sınırları içerisinde kaldığını ve aracın pert (tam ziya) kapsamında değerlendirilemeyeceğini, teknik olarak onarılabilir nitelikte olduğunu göstermektedir.
Aracın üzerinde oluşan bu düzeydeki yapısal ve mekanik hasarın; Sürücü açısından ciddi bir çarpma şiddeti içerdiği, kazanın araçta seyir güvenliğini tamamen ortadan kaldıracak şekilde hasar bıraktığı, bu tür bir çarpmanın ardından normal koşullarda olay yerinde trafik ekiplerinin çağrılmasının beklendiği, teknik açıdan açıkça değerlendirilmektedir. Ayrıca, kazanın: Polis çağrılmadan, Alkol raporu alınmadan, Araç, olay yerinden özel çekici doğrudan iş yerine götürülerek, yetkili mercilere herhangi bir olay yeri tutanağı sunulmadan işlem yapılması, oluşan hasarın ciddiyetiyle çelişmektedir. Bu durum teknik açıdan olayın doğal akışında oluşmuş kaza sürecinin dışında bir müdahale ihtimalini gündeme getirmektedir. Zira bu derece yüksek onarım bedeli ve çok noktalı darbe izi bulunan bir kazanın belgelenmemesi ve resmi makamlarca kayda geçirilmemesi, teknik açıdan şüpheli bulunmakta olup, hasar oluşum sürecine ilişkin yorumların eksik veya eksik yönlendirilmiş olabileceğine işaret etmektedir.
8.2. SİGORTA YÖNÜNDEN
Dosyada mevcut olduğu üzere, davalı... SİGORTA ŞİRKETİ ile davacı... DİŞLİ LTD. ŞTİ arasında akdedilmiş 18.02.2022-2023 tarihleri arasında geçerli... numaralı poliçe ile... plakalı aracın kasko sigortası teminatlarını kapsar şekilde sigorta sözleşmesi akdedilmiş olduğu sabittir. Taraflar arasında bu sözleşmenin varlığı ve geçerliliği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Kaza 04.02.2023 tarihinde gerçekleşmekle, 18.02.2022-2023 tarihleri arasındaki sigorta teminat süresi içindedir.
Davaya konu olay incelendiğinde KAZANIN KT Kasko Sigortası Genel Şartları A-Sigortanın konusu hükmüne göre “ gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli cismin çarpması veya araca böyle bir cismin çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötü niyet veya muziplikle yaptıkları hareketler” şeklinde meydana gelmiş olduğundan NORMAL KOŞULLARDA meydana gelen HASARIN giderimi verilen teminatlar dahilindedir.
ANCAK DAVALI SİGORTA ŞİRKETİ TARAFINDAN CEVAP DİLEKÇESİNDE
“ Yüksek miktarlı zararın gerçekleştiği olayda, sigortalının trafik polisi çağırmaması, aracı bulunduğu yerden çekici ile kaldırması, olay yerini terk etmesi, alkol raporu almaması hallerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu bu nedenlerle KT Kasko Genel Şartları “ teminat dışı hallerden 5.10 maddesinde açıklanan nedenle terk ettiği gerekçesi ile zararın teminat dışında olduğu belirtilmiştir.
Bu halde olayda davalı yanın iddia ettiği teminat dışı hallerin varlığı ve bunun sigorta şirketi tarafından zararın ödenmesine engel olup olmadığı hususlarının irdelenmesi gerekecektir.
Rapor içinde detayları belirtildiği üzere, HUKUKİ DEĞERLENDİRME Sayın Mahkemeye ait olmak;
Sayın Mahkemece KONU OLAYDA,
* SAYIN MAHKEMECE, Sürücünün teminat dışındaki bir hali teminat içindeymişcesine beyanda bulunduğu hususunda kanaat edilirse, davalı sigorta şirketinin bir zarar ödeme sorumluluğu tespit edilmemiş olacaktır.
* SAYIN MAHKEMECE, Sürücünün teminat dışındaki bir hali teminat içindeymişcesine beyanda bulunmadığı hususunda kanaat edilirse, davalı sigorta şirketinin bir zarar ödeme sorumluluğu tespit edilmiş olacaktır.
Heyetimiz teknik ekibi tarafından 24.02.2023 tarihli kazada davacı yana ait aracın zararı 241.004,88.-TL sı zarar tespit edilmiştir.
Ancak TARAFLAR ARASINDAKİ SİGORTA POLİÇESİNDEKİ... KASKO KLOZLARI hükmündeki özel şartlarında aracın yetkili serviste tamir edilmemesi halinde hasar tazminatının %30'u oranında muafiyet uygulaması yapılacağı anlaşmasına varılmıştır. Dosyada davacıya ait aracın hasarının YETKİLİ SERVİSTE yapıldığına dair bir tespit söylenememiştir.
Davacı yanca kaza tarihinden itibaren faiz talep edilmiş ise de; Kasko Genel Şartları 3.3.4. Tazminatın Ödenmesi Hükmü dikkate alındığında sigorta şirketinin kesin ekspertiz rapor tarihi 02.03.2023 tarihinin 10 iş günü sonrası 17.03.2023 tarihine isabet etmektedir.
Dosyada yapılan incelemeleri içerir rapor hukuki nitelendirme ve değerlendirmeler ile nihai karar Sayın Mahkemenize ait olmak üzere saygılarımızla arz olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişilerden alınan 24/04/2025 tarihli ek raporun sonuç kısmına göre;
"5.1. HASAR YÖNÜNDEN
Dosya kapsamında yapılan inceleme ve teknik değerlendirme sonucunda;
* Davaya konu... plakalı...marka aracın, sağ ön köşesinden kaldırım taşı, yön levhası ve ağaç gövdesine ardışık olarak çarpması sonucu hasarlandığı,
* Hasar bulgularının, çarpışmanın araç eksenine göre sağ önden gelen bir darbe neticesinde meydana geldiğini gösterdiği,
* Tekerlek ve süspansiyon sistemindeki deformasyonların, aracın kaldırıma şiddetli şekilde çarpmasını; kaporta ve şasi hasarlarının ise devamında yol kenarındaki yön levhası ve ağaca çarptığını doğruladığı,
* Bu çerçevede aracın maruz kaldığı hasarların, beyan edilen kaza ile teknik olarak uyumlu ve nedensellik ilişkisi içinde olduğu tespit edilmiştir.
Ayrıca tarafımdan yapılan hasar bedeli incelemesi sonucunda;
* Aracın gerçek ve iskontosuz onarım bedelinin 300.184,15 TL + KDV (toplam 354.217,30 TL) olduğu,
* Ancak davacı tarafından sunulan ve ... Otomotiv Yetkili Servisi tarafından düzenlenen onarım faturalarında uygulanan yedek parça ve işçilik iskontoları dikkate alındığında, aracın teknik olarak gereğine uygun şekilde KDV dahil 276.034,28 TL bedelle onarımının yapılmasının mümkün olduğu kanaatine varılmıştır.
5.2. SİGORTA YÖNÜNDEN:
* Tek taraflı kazalarda rapor tutulması ile ilgili Karayolları Trafik Yönetmeliği m.152/2.ç maddesi dikkate alınarak, kök rapordaki tespitler değiştirilmiştir. Ancak tutanak olmaması kazanın olmadığı anlamına gelmemektedir.
* Kök raporda “ispat yükü bakımından “Sayın Mahkemeye bırakılan hukuki değerlendirmede ve diğer tespitlerde bir değişiklik olmamıştır.
Tüm bu hususlar teknik bir değerlendirme niteliğinde olup, hukuki nitelendirme ve değerlendirmeler Sayın Mahkemenizin takdirindedir. Saygılarımızla arz ederiz. "şeklinde rapor sunduğu görülmüştür.
Dava, trafik kazası nedeniyle meydana gelen hasar bedelinin kasko poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
Davacıya ait olan ve davalı şirkete kasko poliçesi ile sigortalı olan... plakalı aracın 04/02/2023 tarihinde gece 00:30 Bornova Evka 3 ormanlık alanında seyir halindeyken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında hasar gördüğü iddiasıyla kasko sigorta poliçesi kapsamında hasar araç hasar bedelinin davalıdan tahsilinin talep edildiği, davalı sigorta şirketince kaza sonrasında emniyet birimlerine haber verilmeden, alkol raporu alınmadan çekici çağırılarak aracın olay yerinden alınarak olay yerinin terk edildiği, davacının iyi niyetli bulunmadığı gerekçesiyle davacının hasar bedeli talebinin reddedilmesi gerektiğini savunmaktadır.
TTK’nın mal sigortasına ilişkin genel esaslarına göre mukavelede aksine hüküm olmadıkça sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiillerinden hukuken mesul bulundukları kimselerin kusurlarından doğan hasarların tazminiyle yükümlüdür. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen KSGŞ A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3.kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında düzenlenen kasko sigorta poliçesi ve genel şartlarına göre, aracın kasko sigortacısı olan davalı sigorta şirketi, rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortalı davacının aracında meydana gelen gerçek zararı teminat altına aldığından, davacının aracının karıştığı trafik kazası neticesinde davacının aracında oluşan zarardan davalı sigorta şirketinin kasko sigorta poliçesi kapsamında sorumlu olacağı sabittir.
6102 sayılı TTK'nın 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartları'nın A.5. maddesi ve TTK 1446/2. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.
Olay tarihinde geçerli olan Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.5.10. maddesinde, "zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere; bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bentlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılma" denilmek suretiyle, maddede ifade olunan haller ile benzer haller dışında olay yerini terkin, zararın teminat dışı olmasına yol açacağı kabul edilmiştir.
Eldeki davada davacı vekili; davalıya kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan araç sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle tek taraflı kaza yaptığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuş; davalı vekili ise davacı tarafça kaza sonrasında emniyet birimlerine haber verilmeden, alkol raporu alınmadan çekici çağırılarak aracın olay yerinden alınarak olay yerinin terk edildiğini hasarın teminat dışında kaldığını savunmuştur.
Yukarıda anılan Kanun ve Sigorta Genel Şartları gereği, kural olarak zararın teminat dışı olduğunu ispat yükü, davalı sigortacıda bulunsa da somut olayın özellikleri ve bilhassa davacıya ait aracın sürücüsünün yaralandığını iddia etmediği, kesin mehil içerisinde tanık listesi sunmadığı ve tek taraflı olarak yapılan kazada can güvenliğini tehlikeye atacak ispatlanmış bir durumun olmadığı, kazanın oluş biçimi ve meydana geldiği yer ve saat gözetildiğinde; haklı sebeple olay yerini terki gerektirir bir durumun bulunmadığı bu nedenle de aksi durumu ispat yükünün davacı sigortalıya geçtiğini kabulün zorunlu olduğu açıktır.
Taraflar arasında güven ve iyiniyet esasına dayanan sigorta sözleşmelerinde, gerek sigortalının gerekse sigortacının haklarını kullanırken ve yükümlülüklerini yerine getirirken iyiniyetle hareket etmesi; rizikonun gerçekleşmesinden sonra doğru ihbar yükümlülüğü altında bulunan sigortalının, bu yükümlülüğüne uyup uymadığının saptanmasında da bu ilkenin göz önünde tutulması gerekir.
Somut olayda meydana gelen tek taraflı kazada sürücünün yaralanmadığı ve dava dışı başka bir araca veya kişiye çarparak zarar verilmediğine göre araç sürücüsünün korku, kaygı ya da panik yaşamasını gerektirir bir durumun varlığından da söz edilemeyeceği, kaza yerini terk etmek yönünden Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.10 hükmü uyarınca haklı bir neden bulunduğu veya kazanın belirtilen şekilde gerçekleştiği konusunda ispat yükünün yer değiştirdiğinin kabulü gerekmiştir. Artık, davacıya ait araç sürücüsünün kaza yerini zorunlu nedenlerle terk ettiği, dolayısıyla zararın poliçe teminatı kapsamında kaldığının ispat yükü davacı sigortalıda olup, dosyadaki mevcut deliller ile hasarın teminat kapsamında kaldığı ispatlanması gerektiğinden (Yargıtay 4. HD'nin 12.04.2023 tarih ve 2021/26346 E. - 2023/5285 K, 06.12.2022 tarih ve 2021/19454 E. - 2022/16277 K., 31.10.2022 tarih ve 2021/17790 E. - 2022/13483 K., 17. HD'nin 10.03.2021 tarih ve 2020/2731 E. - 2021/2514 K.) mahkememizce davacı vekiline tanık listesi sunmak için mehil verilmiş ancak tanık listesi sunulmadığı gibi ispata yönelik başkaca somut bir delil de dosyaya ibraz edilmediğinden zararın poliçe kapsamında kalmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcının (615,40 TL) başlangıçta yatan peşin ve tamamlama harcından mahsubu ile fazla yatan 4.812,20 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/12/2025
Katip...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır