T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/47 Esas
KARAR NO: 2024/671
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/01/2024
KARAR TARİHİ: 09/07/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davalı ...’ın .... Sahil Bulvarı No:... Güzelyalı/Konak/İZMİR adresindeki.. Restaurant işletmecisi olduğunu, davalının ... Restaurant için müvekkili şirketten 01.01.2023-08.11.2023 Tarihlerinde çeşitli deniz ürünleri satın aldığını, bu ticari ilişki üzerine faturalar düzenlendiğini ve karşı taraf işbu faturaları ödemediğinden 140.854,86-TL borcu bulunduğunu, alacak sebebiyle davalı şirket hakkında İzmir ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine itiraz edildiğini, dava yoluna gitmeden zorunlu arabuluculuk müessesine başvurulduğunu ancak 10.01.2024 tarihinde anlaşma sağlanamadığını davalı borçlunun hesap dökümünde de görüleceği üzere 22.09.2023 tarihinde müvekkili şirkete 10.000-TL ödeme yapıldığını ve borçlu yapılan ticari ilişkinin varlığını ve borcu kabul ettiğini, açıklanan sebepler üzere borçlu şirketin İzmir ... İcra Dairesi'nin ... E. numaralı icra dosyasına yaptığı borca ilişkin itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ve fer'ileri ile devamına, davalı borçlu aleyhine haksız itiraz nedeniyle hükmedilecek miktar üzerinden %20’ den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama masraflarının davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalıya dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
DELİLLER: İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... dosyası, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Ankara... Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat uyarınca... Tal. Sayılı doyasından alınan 29/05/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...Davacı... Tarım Su Ürünleri San. Ve Tic. Ltd. Şti ile ... arasındaki itirazın iptali ( Ticari Satımdan Kaynaklanan ) davasında, davacı tarafın 2023 yılı ticari defter kayıtları ile dava dosyası içerisindeki evrakların incelenmesi neticesinde;
- Davacı... Tarım Su Ürünleri San. Ve Tic. Ltd. Şti tarafından ibraz edilen 2023 yılı ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının 6102 Sayılı TTK ve 213 sayılı VUK ve 1 sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliği ilgili madde hükümleri uyarınca yasal sürelerde ve usule uygun şekilde yaptırıldığı tespit edilmiştir.
- Davacı ve davalı taraflar arasında imza altına alınmış herhangi bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı,
- Davacı tarafından düzenlenen faturaların raporun D. Diğer Tespitler bölümünde detayı verildiği üzere ba bs formalarının düzenlenen belgelerin e belge olmasından dolayı gönderilen ba-bs formalarının otomatik olarak oluştuğu ve tarafların herhangi bir bildirimlerinin olmadığı,
- Davalı tarafın İzmir Esnaf Ve Sanatkarlar Odaları Birliğine 24.01.2023 tarihi itibari ile lokantacılık meslek faaliyetinde oda kaydının devam ettiği,
- Davacı tarafın düzenlenen faturaları davalı tarafa mal teslimi sırasında bırakıldığını ve ayrıca whatsapp üzerinden davalı tarafa düzenlenen faturaların ve cari ekstre kayıtlarının gönderildiği, ( whatsapp yazışmaları rapor ekinde yer almaktadır.)
- Davacı tarafından düzenlen ve İzmir ... İcra Dairesi'nin...E. numaralı dosyasında takibe konu edilen faturaların, ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve ilgili faturalara karşı 22.09.2023 tarihli 10.000,00 TL lik ödeme dışında herhangi bir ödeme kaydının bulunmadığı,
- Davacı tarafın 2023 yılı ticari defter kayıtlarına göre davalı taraftan 140.854,86 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olup nihai takdir Sayın Mahkemenindir.
Davacı tarafın 2023 yılı ticari defter ve kayıtları ve dava dosyası içerisindeki evrakların incelenmesi sonucu hazırlanmış olan iş bu rapor 8 sayfa olarak düzenlenmiş olup Sayın Mahkemenizin takdirlerine saygı ile arz olunur..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, satış sözleşmesi ilişkisinden dolayı düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Davalı gerçek kişi olup görev yönünden yapılan incelemede, dosyaya celp edilen vergi dairesi kayıtlarına göre davalının lokantacılık mesleğiyle iştigal ettiği, vergi dairesine herhangi bir hasılat bildiriminin yapılmadığı, davacı ile davalı arasında gerçekleşen satış tarihleri itibariyle henüz vergi beyanname verilmesi zamanlarının gelmediği anlaşıldığından tacir olup olmadığına dair vergi kayıtları üzerinden bir tespit yapılamadığı, yine davalı tarafça ticari defterler ibraz edilmediği veya bu hususta bir beyanda bulunulmadığından davalı defterlerinden de tacirlik sınırı üzerinde faaliyetinin bulunup bulunmadığının tespit edilemediği, dosya kapsamındaki verilere göre yalnızca davacı tarafça davalı adına 07/06/2023-30/09/2023 tarihleri aralığında 4 aylık süreçte 150.854,86-TL tutarlı satış faturası düzenlendiği, yapılan işin emek ve sermayenin birlikte kullanıldığı lokantacılık olduğu dikkate alındığında 4 aylık süreçte sadece davacıdan 150.854,86-TL tutarlı mal alışı yapan ve 2.sınıf tacir olduğu vergi kayıtlarından anlaşılan davalının yıllık bazda davalının tacirlik sınırı üzerinde faaliyetinin bulunduğunun kabulü gerektiği değerlendirilmiş ve davalının tacir sıfatını haiz olduğu kabulüyle yargılamaya devam olunmuştur. Benzer bir değerlendirme için Bkz:("Somut olayda, davacı tarafından davalıya şeftali satıldığı, davacının vergi dairesi mükellefi ve 2. sınıf tacir olduğu, takibe konu alacağın faturaya dayalı alacak ve uyuşmazlık konusunun her iki tarafın ticari faaliyeti ile ilgili olduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." Yargıtay...H.D. 09/11/2015 Tarih ...Karar sayılı ilamı)
2-Davacı vekili dava dilekçesinde taraflar arasında alım-satım ilişkisi bulunduğunu, davacının satışını gerçekleştirdiği ürünler nedeniyle düzenlediği fatura bedellerinin davalı tarafça 10.000,00-TL'lik kısmının ödenmesine rağmen bakiye kısmının ödenmediğini, bu nedenle bakiye 140.854,86 alacak yönünden başlatılan takibe yapılan itirazın iptalinin gerektiğini, ileri sürerek itirazın iptali ile %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
3-Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür.
4-Dava konusu alacak faturaya dayanmakta olup, dava konusu icra takip dosyasının incelenmesinde davacının takipte açık hesap alacağına dayandığı, dava dilekçesinde de açık hesabı oluşturduğu görülen faturalara dayanıldığı anlaşılmıştır.
5-Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir.
Mahkememizin 04/04/2024 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı ile her iki tarafa ticari defter ve belgelerin ibrazı hususunda süre verilmiş, bu hususta ihtarlı davetiye ile davalıya tebligat çıkartılmış, duruşma zaptının ve ihtarlı davetiyenin davalıya tebliğ edildiği ancak davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmüştür.
Davacı şirkete ait ticari defterler bilirkişi incelemesine sunulmuş ve üzerinde takip konusu faturalara ilişkin inceleme yapılmıştır.
6-Davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının SMMM Bilirkişi aracılığı ile yapılan incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda
-Davacı şirketin düzenlediği 18 adet fatura nedeniyle toplam 150.854,86-TL alacak kaydının bulunduğu,
-Davalının 10.000,00-TL ödeme kaydının yer aldığı,
-Davacının kendi ticari defterlerine göre bakiye 140.854,86-TL alacaklı göründüğü,
Tespit edilmiştir.
7-Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde yer almaktadır.
"1-Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2-Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
3-İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
Madde metninde de açıklandığı üzere ticari defterlerin bir tarafın kendi lehine delil olarak kabul edilmesi için öncelikle usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırılmış olması gerekmektedir. Bunun yanında ticari ilişkinin karşı tarafının aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterindeki kayıtların bu deftere aykırı olmaması veya karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
8-Somut olayda davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibariyle 140845,86-TL alacak bakiyesi bulunduğu görülmüştür. Davalı tarafın ticari defter ve kayıtları sunulmadığı, bilirkişi raporunda davacı defterlerine göre yapılan tespit davalı tarafa tebliğ edilmesine rağmen herhangi bir itirazda bulunulmadığı gözetildiğinde davacının kendi ticari defterlerinde lehine olarak tespit edilen alacak bakiyesinin ispat edilmiş olduğu kabul edilmiştir.
Davalı tarafça takipte faiz oranına itirazda bulunulmuştur. Taraflar tacir olup uyuşmazlığın da ticari ilişkiden kaynaklandığı, takipte avans faiz oranı üzerinden talepte bulunulduğu, uygulanacak faiz oranında talebin yerinde olduğu değerlendirildiğinden takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizinin uygulanabileceği yönünde hüküm kurulmuştur.
9-Davacı alacağı faturaya dayanmaktadır. Davacının faturaya dayalı alacağının davalı tarafça miktarı belirlenebilir olduğu, bu itibarla likit nitelikte sayılması gerektiği değerlendirilmiş, davacının daha yüksek miktarda bir zararı bulunduğunu iddia ve ispat etmediği gözetilerek kabul edilen dava değerinin %20'si oranında inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın yargılama giderlerine dahil edilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, İzmir ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı itirazlarının iptali ile takibin 140.845,86-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine,
2-Alacak likit nitelikte görülmekle kabul edilen dava değerinin %20'si oranında hesaplanan 28.170,97-TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.621,18-TL harçtan peşin olarak alınan 1.884,49-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.736,69-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 22.535,34 -TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.884,49-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça sarf edilen 427,60TL başvuru harcı ile 383,50-TL posta ve tebligat ücreti, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 3.811,10-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
09/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır