T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/486 Esas
KARAR NO : 2025/47
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/06/2024
KARAR TARİHİ : 16/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 29.11.2023 tarihinde davacıya ait ...plakalı aracın ... plakalı araç ile kazasının meydana geldiği, kazanın oluşumunda davalı ... şirketinin sigortalısına ait... plakalı aracın asli ve tam kusurlu olduğu, davacının aracında meydana gelen bakiye hasar tazminatının, bakiye değer kaybı bedelinin ve ekspertiz ücretlerinin zararının karşılanması amacıyla davalı ... şirketine 26/02/2024 tarihinde başvurulmuş (Tebliğ Tarihi), ancak sigorta şirketi tarafından, yapılan 19.01.2024 tarihli 69.482,23-TL tutarındaki hasar ödemesine ve 01.02.2024 tarihindeki 35.673,01-TL tutarındaki değer kaybı ödemesine ek olarak başkaca herhangi bir ödeme yapılmadığı, yapılan ödemenin eklerdeki eksperiz raporuna ve onarım faturasına göre yeterli olmadığı, yapılan arabuluculuk başvurusunda herhangi bir anlaşmanın sağlanmadığı, davacının hasarının orijinal parça yerine eşdeğer veya yan sanayi parçalarla fiyatlandırılarak ödemesinin yapıldığı, gerçek hasar bedelinin orijinal parçalarla iskonto uygulanmadan ödenmesinin gerektiği, davacının zararının tam ve eksiksiz şekilde karşılanması... sisteminden ekspertiz raporu düzenlenmesi için talepte bulunulmuş, odaya kayıtlı bağımsız ekspertiz hizmeti veren ... Sigorta Ekspertiz Hiz.Ltd.Şti. tarafından araçla ilgili hasar raporu düzenlendiği, alınan ekspertiz raporunun faturalandırıldığı, bedelin sigortacın tahsilinin yapılmasının gerektiği, davacının aracında meydana gelen hasar tazminatının ve değer kaybı bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile tazminine, ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak, sigortacıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği, değer kaybı bedelinin gerçek zarar ilkesi gereğince piyasa rayiç değerine göre hesaplamasının yapılması gerektiği beyan edilmektedir. Bu nedenlerden dolayı belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada (HMK m.107 uyarınca) fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla gerçek zarar belirlendiğinde arttırılmak üzere; Yargıtay..Hukuk Dairesi'nin ...K. Sayılı 09.10.2021 Tarihli Kararı uyarınca; sigorta poliçe teminat limitinin kaza tarihi itibarındaki maddi teminat limitine göre hesaplanarak (29/11/2023), sigorta şirketinin teminat limitinin ve sigorta şirketinin sorumluğunun bu yönüyle değerlendirilmesini; yukarıda kısaca anılan nedenlerle ve (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 100,00-TL hasar tazminatının, (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 100,00-TL değer kaybı bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ... şirketinden poliçe limitleri dahilinde tahsiline, yargılama giderleri ve ücret-i vekâletin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava edilmektedir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava dosyasının zamanaşımına uğramış olmasından dolayı zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiği, somut olayda ise, davacı tarafın, araç hasarı zararı yönünden talep konusunu belirlemiş ve fakat davasını yine de belirsiz alacak davası olarak ikame ettiği, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacı tarafın dava konusu tamamen ve açık şekilde belirli olduğunu iddia etmesine rağmen davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka aykırı olduğu ve davanın esas girmeden doğrudan usulen reddinin gerektiği, davalı ... şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğu, poliçe limitinin 120.000,00 TL olduğu, 19.01.2024 tarihinde 69.482,23 TL hasar bedeli, 01.02.2024 tarihinde 35.673,01 TL değer kaybı bedeli ödemesi yapıldığı, trafik poliçe limitinin dolmasına 14.884,76 TL kaldığı, davalı ... şirketinin tüm sorumluluklarını yerine getirdiği, davacıya ait aracın davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının tespitinin yapılmasının gerektiği, kazadan hemen sonra tanzim ettirilen muteber rapora değerlendirme yapılması ve karşı yanın fahiş talebinin reddi gerektiği, karşı yanın somut maddi zararını ifade eden, kendileri tarafından bakiye maddi hasar ödemesi yapıldığını gösteren bir fatura dosyaya sunulmadığı, aracın halihazırda onarılmış olduğu ve onarım nedeniyle herhangi bir zararın doğduğu da ispatlanmamış olduğundan huzurdaki davanın doğrudan reddinin gerektiği, araç hasarı talebine ilişkin karşı yanın yokluklarında aldırmış olduğu tespit raporu veya faturalar varsa bunun kabulü mümkün olmadığı, davacı yanın avans faiz talebine itiraz edildiği beyan edilmekle, bu nedenlerden dolayı zaman aşımına uğramış davanın reddine, ret taleplerinin kabul edilmemesi halinde; kabul anlamına gelmemek kaydı ile, değer kaybı ve hasar tazminatı yönünden belirtildiği gibi bilirkişi incelemesi yapılmasına ve tarafların kusur durumu ile bakiye teminat limiti gözetilerek hüküm kurulmasına, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesi talep edilmektedir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar ve değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı 29/11/2023 tarihli trafik kazasında ...plakalı aracın işleteni olup, davalı ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde davalı tarafından hasar dosyasının açıldığı ve davaya konu her iki zarar kalemi içinde ödeme yapıldığı görüldüğünden davacı tarafından davalı ... şirketine başvuruda bulunulduğu anlaşılmıştır.
Davalının sorumluluğu değerlendirildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Kazaya karışan ... plakalı araç 03.11.2023-2024 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 29/11/2023 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği hasar ve değer kaybı bedelinden dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden davacının maliki olduğu aracın tramer kaydı da celp edilerek kusur, değer kaybı ve hasar bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 30/11/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "10.1. KUSUR DURUMU İLE İLGİLİ OLARAK:
... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 57/a-c2 ve 84/h maddesinde belirtilen kuralları ihlal ettiği,
Davacının maliki olduğu, ...plaka sayılı araç sürücüsü ...'nın atfi kabil kusurunun olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.
10.2. HASAR BEDELİ İLE İLGİLİ OLARAK:
...plakalı aracın üzerinde tespit edilen hasarın dosya eklerinde yer alan trafik kazası tespit tutanağında anlatıldığı üzere meydana gelebilecek nitelikte ve kaza ile uyumlu olduğu
Davaya konu olan kaza sonrasında davacıya ait araç üzerinde meydana gelen iskontosuz gerçek hasar bedelinin 144.600,71 TL+KDV(KDV DAHİL 173.520,85 TL) olduğu,
Davaya konu olan aracın hasar bedelinin piyasa değerinin %50'nin altında kaldığı, yapılacak onarım ile aracın teknik standardizasyonunda herhangi bir bozulma meydana gelmeyeceği, aracın onarım kabul eder durumda ve onarımının yapılmasının ekonomik olduğu, ayrıca onarımın yapılmış olduğu,
Davalı ... tarafından 19.01.2024 tarihinde davacıya 69.482,23 TL hasar bedeli ödemesi yapıldığı, yapılan ödemeler sonrasında trafik poliçe limitinin dolmasına 14.844,76 TL kaldığı,
10.3. DEĞER KAYBI BEDELİ İLE İLGİLİ OLARAK:
Dava konusu aracın üzerinde yapılan onarım işlemleri ve geçmiş hasar kayıtlarında herhangi bir hasarının olmadığı dikkate alındığında teknik olarak (hukuki değerlendirmesi Mahkemenizce yapılması kaydıyla) değer kaybı meydana geldiği,...plakalı aracın üzerinde meydana gelen değer kaybı bedelinin 35.000,00 TL olduğu,
Davalı ... tarafından 01.02.2024 tarihinde 35.673,01 TL değer kaybı bedeli ödemesi yapıldığı, yapılan ödemenin oluşan değer kaybı için uygun ve makul olduğu, davacıya ödenmesi gereken herhangi bir değer kaybı bakiyesinin mevcut olmadığı,
Nihai karar sayın Mahkemenizin takdirinde olmak üzere, teknik konulardaki görüş ve kanaatimizi saygılarımızla arz ederiz." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi tarafından değer kaybına ilişkin hesaplama; trafik kazası sebebiyle davacının malik olduğu araçta oluşan değer kaybının aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ile önceki hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki farka göre değerlendirme yapıldığından itiraz mahkememizce kabul edilmemiştir. Kaldı ki 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden tarafı olmadığı zmms sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması ve Anayasa Mahkemesi'nin nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre 6704 Sayılı Kanunun 3.maddesiyle değiştirilen 90. maddesinin birinci cümlesinde yeralan “ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yeralan “ve genel şartlarda ’’ ibaresinin iptal edilmiş olması sebebiyle uygulanmayacağından hükme esas alınmıştır.
Mahkememize sunulan bilirkişi raporu, açıkça itiraza uğramayan ve sürücülerin imzalarını taşıyan kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğundan kusura ilişkin değerlendirme, hasar bedeli ise kalem kalem gösterildiğinden ve bulunan bedellere iskonto uygulanmadan KDV' de eklenmek suretiyle sonuca ulaşıldığından hükme esas alınmıştır (İzmir BAM. 20. HD. 2021/293 E. , 2023/1184 K. , Yargıtay 17 HDB'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. 2016/4229 K., 17.03.2014 tarih 2014/4531 E. 2014/3704 K. Sayılı ilamları)
Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile;14.844,76 TL hasar bedeli tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Tüm bu nedenler ile; 29/11/2023 tarihli çift taraflı trafik kazasında ... plakalı aracın sigorta şirketi dava dışı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağından, dava dışı sürücünün tam kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 173.520,85 TL hasar bedelinin ve 35.000,00 TL değer kaybının bulunduğu, dava tarihinden önce davalı ... tarafından hasar için 69.482,23 TL, değer kaybı için ise 35.673,01 TL ödemenin yapıldığı, yapılan ödemeler ile kaza tarihinde ki davalının poliçe limiti (120.000,00 TL) nazara alındığında bakiye limitin 14.844,76 TL olarak kaldığı davacının da bedel arttırım dilekçesinin bu doğrultuda olduğu görülmekle, değer kaybı zararının dava tarihinden önce karşılanması nedeniyle iş bu talep yönünden davanın reddine, hasar bedeli yönünde ise poliçe limiti, yapılan kısmi ödeme ve bedel arttırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı ... başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşecek ise de, kısmi ödeme yapıldığından ödemenin yapıldığı tarih itibariyle zarar veren aracın kullanım amacı da göz önüne alınarak yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Arabuluculuk ücreti yönünden;
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar, sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı ... şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar, Yargıtay 4. H.D. 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar ).
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
Davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile,
-14.844,76 TL hasar tazminatının davalı ... şirketinden (bakiye kalan 14.844,76 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) 09/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine,
-100,00 TL değer kaybı tazminatı isteminin zarar dava tarihinden önce karşılandığından reddine,
2-Alınması gereken 1.014,04 TL karar ve ilam harcının yatan 679,41 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 334,63 TL' nin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 679,41 TL ve 427,60 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 249,00 TL posta ve diğer giderler ile 7.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 7.249,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 7.200,49 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 14.844,76 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 100,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
7-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
8-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/01/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır