T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/518 Esas
KARAR NO : 2025/288
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/06/2024
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, icra dosyası ekinde sunulan 1 adet fatura ile davalıya trafik malzemeleri sattığını, Müvekkilinin sattığı trafik malzemelerinin vs karşılığı olan 418.182,00-TL davalı tarafından davacı müvekkiline ödenmediğini, davalı aleyhine, İzmir... İcra Dairesinin... E. sayılı dosyası ile takip öncesi faiz dahil 1 adet faturaya dayalı toplam 443.479,00 TL'lik ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının, borca ve ferilerine hiçbir açıklama yapmaksızn itiraz ettiğini, takibin durduğunu, itirazın 418.182.00 TL asıl alacak yönünden iptali ile takip tarihinden itibaren TTK. 1530. Maddeye göre ticari temerrüt faizi yürütülerek takibin devamına, Davalı-borçlunun itirazı haksız ve kötü niyetli olduğundan, borcu olduğunu bildiği halde itiraz ettiğinden ve borcun likit ve faturalı olması nedeniyle takibe konu 418.182 TL alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından İdareleri adına düzenlemiş faturanın muhasebeleşerek ödeme sırasına alındığını, Kamu İdareleri tarafından yapılan ödemelerin 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun 34 üncü maddesinde , "Kamu idarelerinin nakit mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması halinde giderler. muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenir." denildiğini, yasal düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, nakit yetersizliği durumunda ödemelerin bir sıra dahilinde yapıldığını, idarelerinde nakit yetersizliği durumunda ilgili mevzuata uygun olarak muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödeme yapıldığını, davacı firmanın sırasını beklemeden işbu davayı açarak bir anlamda ilgili mevzuata aykırı hareket ettiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla: davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu, yasal dayanaktan yoksun olan davanın reddine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir,
DELİLLER: İzmir ... İcra Dairesinin ...E sayılı dosyası, fatura, Sözleşme, delil olarak değerlendirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı idareye 15/12/2023 tarihli fatura nedeniyle 418.182,00-TL alacaklı olduğunu, fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğini, davalının icra takibine haksız olarak itirazda bulunduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile alacağın %20'si oranında inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
3-Davalı vekili cevap dilekçesinde, 5018 sayılı kanunun 34.maddesi gereğince kamu idaresinin nakit mevcudunu karşılamaması halinde giderlerin muhasebe kayıtlarına alınma sırasına ödeneceğinin belirtildiğini, davacı tarafın sırasını beklemeden takip ve dava açtığını ve sair hususları ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
4-Mahkememizce davalı şirketin dava konusu fatura içeriğini oluşturan ihale ve satın alma kayıtlarına ilişkin bilgi ve belgeler getirtilmiş, taraflar arasında 2023-55-230 Talep nolu Trafik Güvenlik Malzemeleri alım işine dair 23/11/2023 tarihli, KDV hariç 348.860,00-TL bedelli sözleşme ve sipariş tutanağının bulunduğu, yine 18/12/2023 tarihli teslim tutanağında sözleşme/sipariş tutanağında yer alan tüm malzemelerin eksiksiz olarak teslim alındığının davalı idare personeli tarafından tutanağa bağlandığı görülmüştür.
Davacının iddiası, davalı savunması ve dosya kapsamına göre fatura içeriğini oluşturan malzemelerin davalı idareye teslim edilmesi ve malzeme fiyatları konusunda bir uyuşmazlık bulunmamakta olup, uyuşmazlık davalı idarenin ödeme sıralamasına göre davacının alacağını talep etmesinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.
5-Dosyaya getirtilen ... talep nolu Doğrudan Temin usulü alış kayıtlarına göre fatura konusu ürünlerle ilgili piyasadan fiyat teklifleri alındığı, davalı idareye verilen teklifler arasında en düşük teklifin davacı şirket tarafından verildiği ve davacı şirket ile davalı idare arasında 29/11/2023 tarihli "Sipariş/Sözleşme Bildirim Tutanağı" imzalandığı, tutanağa göre KDV hariç 348.860,00-TL bedel ile muhtelif trafik güvenliği malzemelerinin alındığı, davalı idarenin 05/01/2024 tarihli ödeme emri ile davacı alacağının 418.182,00-TL olarak ödeme emrine bağlandığı ancak davacıya ödeme yapıldığına dair bir kayıt yer almadığı görülmüştür.
6-Taraflar arasındaki bir diğer uyuşmazlık, 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi Ve Kontrol Kanunu'nun 34. Maddesi uyarınca, kamu idarelerinin nakit mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması halinde, giderler muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenir hükmüne göre davalı idarenin nakit yetersizliği durumunda alacakları ödeme sırasına koyup buna göre ödeme yapmasının yerinde olup olmadığı, böyle bir sırala yapılmasının cebri icra yoluna başvurulmasına engel oluşturup oluşturmayacağı noktasındadır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 90. Maddesinde, " İfa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borç, doğumu anında muaccel olur." hükmü düzenlenmiştir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 90. Maddesindeki iş bu düzenlemeye göre, her borcun doğduğu anda muaccel olacağı, sürelerin sözleşme şartlarından veya hukuki ilişkinin özelliğinden tespit edileceği, davalı idarenin ihale ve fiyat teminine ilişkin formlarında "Faturanın muhasebe müdürlüğüne ulaşmasından itibaren 60 gün içerisinde ödemesi yapılacaktır." şeklinde kayıt bulunduğu, bu hüküm uyarınca, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında, edimini yerine getiren davacı yüklenicinin, sözleşme şartlarına uygun olarak düzenlediği faturanın, davalıya ulaşmasından itibaren 60 gün süre içerisinde fatura bedelinin ödenmesi gerektiği, davalı idare kayıtlarına göre 26/12/2023 tarihli taşınır işlem fişinde takip konusu fatura bilgilerinin yer aldığı ve en geç 26/12/2023 tarihinde faturanın davalı idareye teslim edildiğinin anlaşıldığı, takip tarihi itibariyle 60 günlük sürenin geçmiş olduğu, her ne kadar davalı tarafça, 5018 sayılı yasanın 34. Maddesi gerekçe gösterilerek alacağın takip tarihi itibarı ile muaccel hale gelmediği itirazında bulunmuş ise de, davalı idarenin iç işleyişine ilişkin yasa hükmünün özel hukuk sözleşmesine uygulanamayacağı, 5018 sayılı yasanın 34. Maddesinin muacceliyete ve borcun ilama bağlanmasına engel teşkil etmeyeceğine dair Yargıtay... Hukuk Dairesi'nin 30/03/2023 tarih... Karar sayılı emsal nitelikteki içtihadındaki tespitler de dikkate alındığında, yasal düzenlemenin idarenin para borçlarını ödeme şekline yönelik iç işleyişine dair düzenleme içerdiği, bu düzenlemenin kamu idarelerinin borçlarını ödemede alacaklılara karşı eşit davranma yükümlülüğüne yönelik olduğunun kabulü gerektiği, zira kamu idaresinin borçlarını ödemede bir sıra öngörülmemesi halinde takdire bağlı olarak bir kısım alacaklıların alacağını tahsil ederken, bir kısmının tahsil edememesi sorunu ortaya çıkabileceği, idarenin eşit davranma borcu kapsamında alacakların sıraya konulması gerekli ise de bu durumun idareye karşı takip ve dava yoluna başvurulmasına engel teşkil etmeyeceği değerlendirildiğinden davalının itirazında haksız olduğu kanaatine varılarak davanın kabulü ile aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
7-Taraflar arasında malın teslim edilip edilmediği veya fatura bedeline yönelik bir ihtilaf bulunmayıp davalı tarafın borçlu olduğu miktarı ve borcun muaccel olup olmadığını bilebilecek durumda olduğu, idarenin kendi iç işleyişinden kaynaklanan ödeme sırası uygulamasının alacağın varlığına etki etmeyeceği, bu nedenle itirazla takibin durmasına neden olunduğu gözetilerek likit kabul edilen alacağın %20'si oranında inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, İzmir ... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı itirazlarının tümüyle iptali ile takibin itiraz öncesi koşullarda devamına,
2-Alacak likit nitelikte görülmekle kabul edilen dava değeri 418.182,00-TL'nin %20'si oranında hesaplanan 83.636,40-TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 28.566,01-TL harçtan peşin olarak alınan 4.924,12-TL harcın mahsubu ile bakiye 23.641,89-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 66.727,30-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 4.924,12-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı ile 559,00-TL posta ve tebligat ücreti toplamı 986,60-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, Davacı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, davalı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır