T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/523 Esas
KARAR NO : 2025/53
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 13/06/2024
KARAR TARİHİ : 16/01/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; 09.09.2009 tarihinden bu yana Ek 2 de ayrıntıları bulunan ...nin iki ortağından birisi olduğunu, şirketin diğer ortağının ... olduğunu, bu ortaklığın, ilgili şirketin birkaç ay faaliyetini sürüp 2010 yılında faaliyetlerini durdurarak resmi olarak olmasa bile fiilen sona erdiğini ve şirketin kapandığını, bu durumun ilgili makamlarca, şirketin sicilde kayıtlı gösterilen adreste faaliyette olmadığını tespit edilip mükellefiyetin terkin edilmesine karar verildiğini, bu nedenle TTK'nın 638 Maddesi gereğince haklı sebeplerle şirketin ortaklığından ayrılmak istediğini, davalı şirket, limited şirket faaliyeti tamamen durduğunu, şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresinde olmadığına müşahede ettiğini, limited şirketin ortaklık mevcudu kalmadığı gibi ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona erdiğini ve 14 yıldır iletişim bağının tamamen koptuğunu, bu nedenlerle fiilen faaliyetlerini 14 sene önce tamamen durdurup kapanan ve diğer ortağına ulaşamayan bir şirketin resmi olarak kayıtlı ortağı göründüğü için ilgili kurumlardan yardım ve destek alamadığından çok mağdur olduğunu, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılara dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak davaya cevap vermedikleri görülmüştür.
DELİLLER: Ticaret Sicil Kayıtları, Verg Dairesi kayıtları, kolluk araştırması delil olarak değerlendirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, Limited şirket ortaklığında çıkma talebine ilişkindir.
2-Mahkememizce davalı şirkete ait ticaret sicili kayıtları ve vergi dairesi kayıtları delil olarak değerlendirilmiştir.
3-Bilindiği üzere 6102 sayılı TTK'nın limited şirket ortaklığından çıkmayı düzenleyen 638. maddesinde;
"(1) Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir.
(2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir." hükmüne yer verilmiştir.
Dosya kapsamında yer alan davalı limited şirketin ticaret sicili kayıtlarına göre; davalı şirketin 2 ortaklı olduğu davacı ortağın 25.000,00-TL sermaye karşılığı 1000 pay sahibi, diğer ortak davalı ...'nın 25.000,00-TL sermaye karşılığı 1.000 pay sahibi olduğu, şirket müdürü olarak davalı ...'nın 20 yıl süreyle münferiden imzası ile şirket temsilcisi olarak belirlendiği, dava ve karar tarihi itibariyle ...'nın yetki durumunun devam ettiği görülmüştür.
Davacı tarafça ortaklıktan ayrılma gerekçesi olarak dava dilekçesinde şirketin faaliyetinin durduğu ve faaliyetinin bulunmadığı gerekçe gösterilmiştir.
Mahkememizce şirket kayıtları üzerinde inceleme yapılmak istenilmiş ise de davalı şirket adına çıkartılan davetiyelerin adreste davalı şirketin bulunmaması nedeniyle iade edildiği, tebligatların Mersiste kayıtlı adrese TK 35/4. Maddesi uyarınca gerçekleştirildiği, davalı şirket yetkilisi ...'ya usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş ise de yargılamaya katılım sağlanmadığı görülmüştür.
Mahkememizce davalı şirkete ait vergi dairesi kayıtları dosyaya getirtilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta gelen vergi dairesi yazı cevabına göre şirketin vergi açılış tarihinin 09/09/2009'da gerçekleştirildiği, son vergi bildiriminin 2014 yılında yapıldığı ve şirketin vergi kaydının 28/02/2014 tarihinde resen terkin ile sona erdirildiği, sonraki dönem içerisinde şirketin faaliyet yürüttüğüne dair bir delil bulunmadığı, yapılan kolluk araştırmasında da şirket adresinde faal bulunulmadığı tespit edilmiştir.
Dosya kapsamında toplanan delillerin incelenmesinde, davacının ortağı olduğu şirketin 2014 yılından dava tarihine kadar geçen sürede 10 yıl boyunca vergi kayıtlarına göre faaliyetinin bulunmadığı, mahkememizce çıkartılan tebligatların da ancak Mersiste kayıtlı adrese tebliğ edilebildiği, şirketin faaliyetlerine devam etmediğinin gerek vergi kayıtları gerekse kolluk araştırmasıyla sabit olduğu, davacının şirketin ortağı olduğu fakat yetkilisi olmadığı, şirketin faaliyette bulunmamasının davacıya yükletilebilecek bir nedenden ileri gelmediği değerlendirilmekle davacının faal olmayan şirket ortaklığından çıkma talebinin haklı bir neden olarak kabulü gerektiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, davalı şirket yetkilisi ...'ya da yöneltilmiş ise de, husumet yönünden yapılan incelemede, şirket ortaklığından çıkma talebinin münhasıran şirkete karşı yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca şirket ortağı ve yetkilisine davada husumet düşmediği gözetilerek davalı ... yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın davalı ... yönünden KABULÜNE, davacının, İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün... sicil numarasıyla ticaret siciline kayıtlı ...'nde bulunan ORTAKLIKTAN ÇIKMASINA İZİN VERİLMESİNE,
2-Davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken ve adli yardım kararı kapsamında hazineden karşılanan 427,60-TL peşin harcın ve 615,40-TL karar ve ilam harcının davalı ...'nden alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça posta ücreti olarak sarf edilen 175,00-TL yargılama giderinin davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine,
5-Adli yardım kararı kapsamında hazineden karşılanan 527,00-TL posta ve tebligat ücretinden ibaret yargılama giderinin davalı ...'nden tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
6-Dosyada mevcut bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde Hazine'ye iadesine, bu hususta ayrıca İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı İdari İşler Müdürlüğü'ne bilgi verilmesine,
Dair, davacının yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır