T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/527 Esas
KARAR NO : 2025/455
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/06/2024
KARAR TARİHİ : 08/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma tarafından davalı şirket aleyhine İzmir...İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı takip dosyası ile cari hesap alacağına istinaden icra takibi yapıldığını, başlatılan ilamsız icra takibimizde ödeme emri usulüne uygun şekilde davalıya tebliğ edildiğini, davalı borçlu şirketin vekili tarafından müvekkili şirketin davalı şirketten herhangi alacağı bulunmadığı gerekçesiyle takibe, borca, faize ve ferilerine itiraz edildiğini, yapılan itiraz sonucunda İcra Müdürlüğünün 13.09.2022 tarihli kararı ile takip durdurduğunu, delillerimiz toplandığında ve ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde davalı şirketin itirazının haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılacağını, davalı şirket adına düzenlenen faturaların kesilerek gönderildiğini, söz konusu faturalara itiraz edilmediğini, takip konusu alacağın likit ve muayyende olduğunu, yerleşik Yargıtay kararları gereğince takip konusu alacak belirli, borçlu tarafından tayin ve tespit edilmesi mümkün nitelikte ise alacağın likid sayıldığını, 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/a maddesi gereği arabulucuya ... İzmir Arabuluculuk büro numarası ile başvurulmuşsa da, arabuluculuk görüşmeleri anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek davalının İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından; davalı/borçlu hakkında yapılan takip kapsamında fazlaya ilişkin her türlü dava ve takip hakkımız saklı kalmak kaydıyla; müvekkili şirket alacakları için haksız ve dayanaksız itirazın iptaline ve takibin devamına, haksız ve kötüniyetli itiraz nedeniyle davalı aleyhine % 20' den aşağıda olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; davacı tarafın sayın mahkemeniz nezdinde haksız şekilde ikame etmiş olduğu işbu davada İİK m.67 gereğince bir yıllık hak düşürücü süre öngörüldüğünü, yasa maddelerini uygularken onların düzenlenme amaçları gözardı edilmediğini, anılı yasa maddesi 2003 yılında düzenlenmiş olup dönemin koşulları gereği alacaklının borçlunun itirazından ancak ve ancak tebligat yolu ile haberdar olması mümkün olduğunu, lakin günümüzde UYAP sistemi üzerinden icra dosyalarındaki her işlem taraf vekillerince her an erişime hazır durumda olduğunu, işbu halde anılı hükmü birebir uygulamak ve "itirazın tebliğ tarihinin" hak düşürücü sürenin başlangıcı yapmak yasanın ruhuna tamamen aykırı olduğunu, gerek günümüzde icra müdürlüklerinin iş yoğunluğu gerek taraf vekillerince UYAP sisteminden her işlemin sorgulanabilirliği karşısında alacaklı için borçlunun borca itirazını öğrenme tarihinden itibaren hak düşürücü sürenin başlaması hakkaniyete uygun olduğunu, tarafımızca yapılan borca itiraz alacaklıya tefhim olduğunu, dolayasıyla 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davacı yanın usul ve yasaya aykırı mahiyetteki işbu itirazın iptali davasının reddine, davacı yan aleyhine İİK madde 67/2 maddesi gereğince. %20 'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla icra takibinde ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu İzmir.... İcra Müdürlüğü' nün... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine cari hesap ve fatura dayanak gösterilerek toplam 225.244,60 TL' nin talep edildiği, ödeme emrinin borçlu/davalıya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Davalı/borçlunun ödeme emrine karşı yaptığı itiraz dilekçesi davacı/alacaklıya tebliğ edilmediğinden davanın, 1 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açıldığı kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili, dava ve mahkememizce verilen mehil içerisinde sunduğu 12/07/2024 tarihli dilekçesi ile, taraflar arasında satım sözleşmesinin bulunduğunu, sözleşme kapsamında faturalarda yer alan ürünlerin davalıya teslim edildiğini ancak takibe konu bakiye alacağın ödenmediğini iddia etmekte, davalı vekili ise, teslim hususunu inkar etmeyerek müvekkilinin ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiğini savunmaktadır.
Davanın tarafları tüzel kişi tacir olduğundan mahkememizce taraf vekillerine müvekkilinin ticari defterlerinin bulunduğu adresi bildirmek için mehil verilmiş ve taraf ticari defterleri üzerinde yapılan Bilirkişi incelemesinin sonuç kısmına göre; "Sayın Mahkemenizin verdiği talimat doğrultusunda; davacı ve davalı ticari defterleri ve dayanağı belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve Raporun “İnceleme Ve Değerlendirmeler” bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda;
DAVACI TİCARİ DEFTERLERİNİN TASDİKİNE İLİŞKİN İNCELEMEDE;
* Davacının incelemeye sunduğu 2020, 2021 ve 2022 yılına ilişkin ticari defterlerinin E- Defter olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı'na süresinde yüklendiği, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfi teşkil edebileceğinin değerlendirmesinin bilirkişiliğimizce yapıldığı nihai takdirin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir.
DAVALI TİCARİ DEFTERLERİNİN TASDİKİNE İLİŞKİN İNCELEMEDE;
* Davalının incelemeye sunduğu 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin E- Defter olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı'na süresinde yüklendiği, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı teşkil edebileceğinin değerlendirmesinin bilirkişiliğimizce yapıldığı nihai takdirin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir.
DAVACIYA AİT TİCARİ DEFTER KAYITLARINDA;
* Davacının, davalıya 27 adet fatura ile toplam KDV dahil 410.605,40 TL tutarında fatura düzenlediği,
* Davalının davacıya KDV dahil toplam bedeli 5.425,00 TL olan 1 adet iade faturası düzenlediği
* Davalının davacıya 6 adet banka havalesi ile 1.309.694,30 TL ödeme yaptığı, davalının dosyaya sunduğu banka ödeme dekontlarındaki 15.10.2021 tarihli 250.000,00 TL ve 05.11.2021 tarihli 831.540,00 TL tutarında ödemelerin davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,
* Davalının davacıya 12.07.2021 tarihinde toplam tutarı 1.081.540,00 TL olan 3 adet senet verdiği, 04.11.2021 tarihinde belirtilen senetlerin davacı tarafından davalıya iade edildiği,
* Davacının davalıya 3 adet çek ile toplam 1.081.540,00 TL ödeme yaptığı
* Davacı ticari defter kayıtlarına göre 08.09.2022 takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 177.026,10 TL alacaklı olduğu, takipte talep edilen asıl alacak tutarı ile davacı ticari defter kayıtlarının uyumlu olduğu tespit edilmiştir.
DAVALIYA AİT TİCARİ DEFTER KAYITLARINDA;
* Davalı ticari defterlerinde 2021 yılı açılış fişinde 260.414,57 TL davacı alacağının kayıtlı olduğu,
* Davacının, davalıya 4 adet fatura ile toplam KDV dahil 105.278,99 TL tutarında fatura düzenlediği,
*Davalının davacıya KDV dahil toplam bedeli 5.425,00 TL olan | adet iade faturası düzenlediği
* Davalının davacıya 6 adet banka havalesi ile 1.309.694,30 TL ödeme yaptığı,
* Davacının davalıya 3 adet çek ile toplam 1.081.540,00 TL ödeme yaptığı,
* Davacı ticari defterlerinde de kayıtlı bulunan 2021 yılına ait davalı tarafından yapılan 400.000,00 TL bedelli 2 adet ödemenin, davalı ticari defterlerinde 2023 yılında kayıtlı olduğu, ilgili kayıtların açıklamalarında “29.07.2021 tarihli temlik” ve “15.10.2021 tarihli ödeme” ibarelerinin bulunduğu, ödemelerin davacı defterlerinde de, açıklamada belirtilen tarihlerde kayıtlı olduğu,
*Davalı defter kayıtlarına göre 08.09.2022 takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 177.026,10 TL alacaklı olduğu, davacı ile davalı defterlerindeki borç- alacak bakiyesinin birebir örtüştüğü tespit edilmiştir.
DOSYA KAPSAMINDAKİ BA BS FORMLARININ İNCELENMESİ NETİCESİNDE,
Karşıyaka Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkeme'nize yazılan cevabi yazı ekinde gönderilen 2020 ve 2021 dönemine ilişkin davalıya ait BA bildirimleri incelendiğinde, davacının davalıya düzenlemiş olduğu faturaların tümünün (2020 yılı için 23 belgede KDV hariç 280.104,00 TL, 2021 yılı için 4 belgede KDV hariç 89.219,20 TL) kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. (25.01.2021 tarihinde 31375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No:...)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No:...) ile 01.07.2021 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, e-Belge (e-Fatura ve e-Arşiv Fatura) olarak düzenlenen belgeler, Form BA ve Form BS bildirimlerine dâhil edilmeyecek, sistem otomatik olarak dahil edecektir)
DAVACININ TAKİP ÖNCESİ İŞLEMİŞ FAİZ TALEBİNE İLİŞKİN İNCELEME *Davacının T.C. İzmir... İcra Dairesi... E. Sayılı takipte 2.211,40 TL, 18.230,96 TL, 2.642,38 TL, 835,52 TL, 38,79 TL, 22.931,13 TL ve 1.328,32 TL olmak üzere toplam 48.218,50 TL işlemiş faiz talebi olduğu görülmüş ise de, dava dosyasında davacı tarafından davalıya gönderilen ve davalıya temerrüde düşüren bir ihtarname bulunmamakta olduğundan, temerrüt başlangıç tarihine ve işlemiş faiz hesabına ilişkin bilirkişiliğimizce bir hesaplama yapılamamış olup bu konudaki takdir Sayın Mahkeme'nize aittir." şeklinde rapor sunduğu görülmüştür.
Bilirkişiden alınan 14/04/2025 tarihli ek raporun sonuç kısmına göre ;
"Davacının T.C. İzmir ... İcra Dairesi'nin 08.09.2022 tarih ve... esas sayılı dosyasında takibe konu ettiği faturalar aşağıda listelenmiştir.
SIRA NO
TARİH
TUTAR
FATURA NO
1
14.03.2020
6.026,50
...
2
14.09.2020
59.348,49
...
3
30.09.2020
8.726,45
...
4
08.02.2021
3.726,50
...
5
15.02.2021
152.55
...
6
17.02.2021
90.511,90
...
7
06.10.2021
11.369,54(9015,21TL KISMI
TAKİBE KONU EDİLMİŞ)
...
TOPLAM
177.026,10
*TTK'nun 1530.maddesi gereği takibe konu edilen faturalar için 08.09.2022 tarihine kadar işlemiş avans faizini gösterir tablo aşağıda takdirlerinize sunulmuştur.
SIRA NO
TARİH
TUTAR
FATURA N0
TTK 1530 MD GEREĞİ TEMMERÜT BAŞLANGIÇ TARİHİ
FAİZ İŞLETİLEN GÜN SAYISI
İŞLEMİŞ FAİZ TUTARI
1
14.03.2020
6.026,50
...
13.04.2020
878
2.145,89
2
14.09.2020
59.348,49
...
14.10.2020
694
17.768,78
3
30.09.2020
8.726,45
...
30.10.2020
678
2.574,42
4
08.02.2021
3.245,00
...
10.03.2021
547
792.25
5
15.02.2021
152,55
...
17.03.2021
540
36,75
6
17.02.2021
90.511,90
...
19.03.2021
538
21.724,10
7
06.10.2021
11.36,54(9015,21TL KISMI TAKİBE KONU EDİLMİŞTİR
... 05.11.2021
307
1.208,10
TOPLAM
177.026.10
TOPLAM
46.250,29
*13.04.2020 ile 12.06.2020 arasındaki 61 gün için yıllık %13,75 13.06.2020 ile 18.12.2020 arasındaki 189 gün için yıllık %10,19.12.2020 ile 30.12.2021 arasındaki 377gün için yıllık %16.75 31.12.2021 ile 08.09.2022 arasındaki 251 gün için yıllık %15.75 faiz oranı uygulanmıştır.
*Yukarıda takdirlerinize sunulan tabloda detayları verildiği üzere, davacının takibe konu ettiği 7 adet faturadan kaynaklı olarak TTK .1530/4 maddesi uyarınca temerrüt tarihi belirlenerek hesaplanan işlemiş faiz alacağının 46.250,29-TL olabileceği ,davacının ise takipte işlemiş faiz talebinin 48.218,50-TL olduğu tespit edilmiştir.
*05.11.2024 tarihli kök raporumuzda takdirlerinize sunulan 177.026,10-TL davacı alacağının takibe konu edilen ve yukarıdaki tabloda detayları bulunan 7 adet faturandan kaynaklandığı kök raporumuzda da sunduğumuz her iki taraf ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde tespit olunmuştur."şeklinde ek raporunu sunduğu görülmüştür.
Tüm bu nedenler ile, satıcı konumunda yer alan davacının takibe konu ettiği alacak miktarını talep edebilmesi için ürünleri davalıya teslim ettiğini ispat etmesi gerekmektedir. Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesi ile birlikte taraf ticari defterlerinin incelenmesi sonucu sunulan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, taraf ticarinin birbirini doğruladığı yani davacı tarafından düzenlenen tüm faturalar ile birlikte davalının yaptığı ödemeler hususunda taraf ticari defterleri arasında farkın bulunmadığı görülmekle, davacının tahsilini talep ettiği cari hesaba kayıtlı faturalarda yer alan ürünleri davalıya teslim ettiğini HMK' nun 222. Maddesine göre kesin delil ile ispat etmiş olup, teslim edilen ürünlere karşılık cevap dilekçesinde belirtilen ve sunulan dekontlarda ki miktarlarda davalının ödeme yaptığı sabit ise de, davacının bakiye 177.026,10 TL alacak miktarı yönünden ödeme def'i hususunda somut ve yeterli delilin dosyaya sunulmadığı yemin deliline dayanılmadığından mahkememizce yemin hakkı hatırlatılmadan, TTK' nun 1530. Maddesine göre hazırlanan bilirkişi ek raporundaki faiz miktarı da hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Kabul edilen bedel likit olduğundan yani faturaya dayandığından davalı aleyhine tazminat talebi kabul edilmiş, reddedilen miktar yönünden ise davacının takip başlatmakta kötü niyetli olduğuna ilişkin bir delil sunulmadığından davalının tazminat talebinin reddi yönünden hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı/borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü' nün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN iptali ile takibin 177.026,10 TL asıl alacak ve 46.250,29 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin 1.968,21 TL talebin ise reddine,
2-Davalının sorumlu olduğu 223.276,39 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 44.655,27.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gereken 15.252,01 TL karar ve ilam harcının yatan 1.896,95 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 13.355,06 TL' nin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 1.896,95 TL ve 427,60 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 60,00 TL posta ve diğer giderler ile 4.500,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 4.560,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 4.520,15 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
-Yargılama sırasında davalı tarafından yatırılan ve harcanan 50,00 TL posta ve diğer giderlerin kabul red oranı nazara alınarak 0,43 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 35.724,22 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 1.968,21 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
8-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin her iki tarafta oturuma katıldığından kabul red oranı nazara alınarak 31,46 TL' sinin davacıdan, bakiye kalan 3.568,54 TL' nin ise davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
9-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
08/05/2025
Katip ...
E imza
Hakim ...
eimza