T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/534 Esas
KARAR NO : 2025/237
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/06/2024
KARAR TARİHİ : 06/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; “Davalılardan ...'ın sürücüsü ve 1/3 hisse oranında maliki olduğu, ... Sigorta Anonim İirketi'nin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu... plakalı araç ile davacıya ait... plakalı araç arasında 14.09.2023 tarihinde trafik kazası meydana gelmiştir. İş bu trafik kazasında davalı araç sürücüsü asli ve tam kusurlu olduğu, dava konusu trafik kazası neticesinde davacı aracında ciddi ölçüde hasar meydana gelmiş olup hasar ödemesi davalı Sigorta İirketi tarafından... nolu hasar dosyasından yapıldığı, davalıya ait araç sürücüsü tam ve asli kusurlu olarak davacıya ait aracın ciddi miktarda hasar almasına ve değer kaybına uğramasına yine müvekkilin aracından uzun bir süre mahrum kalmasına sebebiyet vermiştir. 07.04.2024 tarihinde başvuru yapılmış, sigorta şirketi tarafından cevabi mail gönderilerek talebimizin işleme aldığı bildirilmiş ve 14.600,00 TL ödeme yapılmıştır. Ancak müvekkilin aracı daha önce hiç kazaya karışmamış ve dolayısıyla hiç hasar almamış olup dava konusu kaza neticesinde bu kadar düşük miktarda değer kaybı meydana gelmesi mümkün olmadığından tarafımızca dava şartı arabuluculuğa başvurulmuş, yapılan arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamamıştır. Açıkladığımız yasal ve gerektirici nedenlerle davanın kabulü, ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak ve yargılama aşamasında tespit edilecek değere göre artırılmak kaydıyla şimdilik 50,00-TL değer kaybı bedelinin davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline 50,00-TL araç mahrumiyet tazminatının (ikame araç bedelinin) davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini” talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; “Kazaya karışan,... plakalı araç müvekkil ... Sigorta A.Ş. tarafından 11.12.2022/2023 tarihlerini kapsayan ... numaralı Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalanmış olup, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu iş bu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğu, 01.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartlarda yapılan değişikliğe göre eksist sisteminden eksper ataması yapılmadan, yapılan başvurunun eksik evrak sayılması sebebi ile davanın usulden reddi, Tarafımızca aracın reel piyasa şartlarına göre hesaplanan değer kaybı tutarı 14.600,00 TL ödenmiş olduğundan ve davacı vekilinin bakiye değer kaybı talebine ilişkin dayanağı bulunmadığından ilgili davanın reddine, aksi halde, reel piyasa şartlarına göre hesaplama yapılması halinde aracın kaza tarihindeki rayiç değeri, gerçek hasar tutarı ve kazadan önceki hali de dikkate alınarak hesaplama yapılmasına, Genel Şartlara göre hesaplama yapılması halinde, 04.12.2021 tarihinde ve 31679 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar” uygulanmasına, değer kaybı yönünden bilirkişi incelemesi yapılması halinde dosyanın; 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Sigortası Genel Şartları uyarınca değer kaybının tespiti için konusunda uzman ve ehil bilirkişiler kanalı ile incelenmesi, Araç Mahrumiyet Bedeli talebinin reddine, araç mahrumiyet bedeli zorunlu trafik sigortası bakımından teminat dışı olduğundan davacı taraf ZMSS kapsamında araç mahrumiyet bedeli talep edemez. Avans faizi talebinin reddine, faiz türünün yasal faiz olacağı, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin dava aleyhimize sonuçlansa dahi dava açılmasına sebebiyet vermemiş olmamız nedeniyle karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini” talep etmiştir.
Usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen diğer davalı ...’un davaya cevap vermediği görülmüştür.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı ve ikame araç tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı 14/09/2023 tarihli trafik kazasında... plakalı aracın işleteni olup, davalı ...... plakalı aracın sürücüsü, sigorta şirketi ise aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan dilekçeye (e-mail) göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu ve sigorta şirketi tarafından kısmi ödemenin yapıldığı görülmüştür.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi' nin sorumluluğu değerlendirildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Kazaya karışan... plakalı araç 11.12.2022-2023 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 14/09/2023 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği değer kaybı bedelinden davalı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır (Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD'sinin 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. ).
Davalı ... 'ın sorumluluğu incelendiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı ...... plakalı aracın sürücüsüdür. Araç sürücüsü dava dilekçesi ile talep edilen maddi zarar kalemlerinden sorumlu olacaklardır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden davacının maliki olduğu aracın tramer kaydı da celp edilerek kusur, değer kaybı ve ikame araç bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 11/12/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Takdiri Sayın Mahkemeniz de olmak üzere;
Kusur yönünden;
Bilirkişi Daire Başkanlığı tarafından Bilirkişinin uyacağı rehber ilkeler ve Bilirkişi Raporlarında bulunması gereken standartlar başlığında 07.09.2020 tarihinde 32 maddelik bir talimat yayımlanmıştır. Bu talimatın 27 maddesinde açıkça belirtilen " Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmesiyle mümkündür ve sadece hakimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli tali kusurlu kusursuz yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hakimin yerine geçmeye ifade eder" denilmektedir. Yine bu husus İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından da tarafımıza bildirilmiştir. Bu gerekçe ile tebliğ gününden itibaren raporlarda kusur dağılımı yapılmamaktadır.
Bu hali ile;
*... plaka sayılı davalı araç sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/b ve 53/b maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna TAMAMEN HATASI İLE ETKEN OLDUĞU,
*... plaka sayılı davacı araç sürücüsü ... kazanın oluşumuna ETKEN FAKTÖRÜ VE HATASI OLMADIĞI.
Değer Kaybı yönünden;
*... plaka sayılı aracın 2.el satışı esnasında değer kaybı bedelinin 20.000,00 TL olabileceği ANCAK davalı ZMMS sigorta şirketinin 25.04.2024 tarihinde davacı tarafa 14.600,00 TL değer kaybı ödemesi yapması nedeniyle, ödenen bu miktar düşülmesi durumunda bakiye değer kaybı farkının 5.400,00 TL olabileceği görüş, kanaat ve tespitine varıldığı,
İkame Araç bedeli yönünden;
*... plaka sayılı aracın onarım süresi boyunca 7.500,00 TL ikame araç talebi oluşabileceği görüş, kanaat ve tespitine varılabileceği,
Hususlarındaki görüş, kanaat ve tespitlerimizi içeren heyet raporumuzu, takdiri ve değerlendirmesi Sayın Mahkemenize ait olmak üzere arz ederiz." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi tarafından değer kaybına ilişkin hesaplama; trafik kazası sebebiyle davacının malik olduğu araçta oluşan değer kaybının aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ile önceki hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki farka göre değerlendirme yapıldığından itiraz mahkememizce kabul edilmemiştir. Kaldı ki 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden tarafı olmadığı zmms sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması ve Anayasa Mahkemesi'nin nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre 6704 Sayılı Kanunun 3.maddesiyle değiştirilen 90. maddesinin birinci cümlesinde yeralan “ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yeralan “ve genel şartlarda ’’ ibaresinin iptal edilmiş olması sebebiyle uygulanmayacağından hükme esas alınmıştır.
Mahkememize sunulan bilirkişi raporu, açıkça itiraza uğramayan ve sürücülerin imzalarını taşıyan kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğundan kusura ilişkin değerlendirme hükme esas alınmıştır.
Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile, 5.400,00 TL değer kaybı ve 7.500,00 TL ikame araç tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Somut olayda;14/09/2023 tarihli çift taraflı trafik kazasında ... plakalı aracın sigorta şirketi davalı sürücü ...' ın kusuru oranında sorumlu olacağından, davalı ...' ın tam kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 20.000,00 TL değer kaybının bulunduğu, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketi tarafından 14.600,00 TL, dava tarihinden sonra ise davacının kabulünde olduğu üzere 5.400,00 TL değer kaybı ile aynı miktarda vekalet ücreti, 1.021,27 TL faiz, 3.681,38 TL yargılama gideri ödemesinin yapıldığı bu hali ile dava tarihinden sonra sigorta şirketinin bakiye değer kaybı bedelini ödediği görülmekle değer kaybı davası yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,... plakalı aracın hasar gören parçalarına göre makul onarım süresi üzerinden belirlenen süre için ikame araç bedelinin 7.500,00 TL olduğu kanaatine varılarak ikame araç bedeli yönünden açılan davanın kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sürücü kaza tarihinde temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren zarar veren araç ticari olmadığından yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Arabuluculuk ücreti yönünden; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar, sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar, Yargıtay 4. H.D. 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar ).
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 7.500,00 TL ikame araç tazminatının davalı...' dan kaza tarihi olan 04/09/2023 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine,
-Davacının değer kaybına yönelik talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Alınması gereken 512,32 TL karar ve ilam harcının yatan 646,20 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile artan 133,88 TL' nin davacıya iadesine,
3-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 646,20 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 599,00 TL posta ve diğer giderler ile 7.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 8.672,80 TL yargılama giderinden davalıların sorumluluk miktarı nazara alındığında değer kaybı bedeli için 3.630,47 TL' nin davacıya ödenmesi gerekmekte ise de, davalı sigorta şirketi tarafından 3.681,38 TL' nin ödenmesi ile, bakiye kalan 4.991,42 TL' nin davalı...' dan alınarak davacıya verilmesine,
4-Değer kaybı bedeline yönelik davacıya vekalet ücreti ödemesi yapıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 7.500,00 TL vekâlet ücretinin davalı...' dan alınarak davacıya ödenmesine,
6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.60,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/03/2025
Katip ...
E imza
Hakim...
E imza