T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/550 Esas
KARAR NO : 2025/189
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/06/2024
KARAR TARİHİ : 25/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; “24.05.2023 tarihinde müvekkile ait... plakalı araç ile davalı şirket sigortalısı... plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.... plakalı araç sürücüsü %100 oranında kusurlu olup araç davalı sigorta şirketine ... No.lu ZMSS trafik sigortası ile sigortalıdır. Davalı sigorta şirketine yapılan ihbar neticesinde... no.lu hasar dosyası açılmıştır. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, görevlendirilen sigorta eksperi raporunda, 39.928,07 -TL hasar gören parça ve 24.850,00.- TL işçilik olmak üzere, KDV dahil genel toplam 76.752,13
.-TL hasar bedeli tespit edilmiştir. Yedek parçaların orijinal olarak tedarik edilmediği ve iskonto uygulandığı görülmektedir. Müvekkil aracı, ... San. Sit. G Blok... Buca/İZMİR adresinde onarılmış olup davalı sigorta şirketi tarafından 32.389,04.-TL ödeme yapılmıştır. Ancak iş bu ödeme müvekkil zararını karşılamamakla birlikte yetersizdir. Sigorta şirketi motorlu aracın neden olduğu riziko nedeniyle meydana gelen gerçek zararı gidermekle yükümlü olduğu; 01.05.2006 tarih ve... sayılı kararında; davacının gerçek zararının belirlenmesi için aracın tamirinde orjinal parçalarının kullanılması ve orjinal parça değerlerinin esas alınmasının gerektiği, sigorta eksperinin tamirde kullanılmış çıkma parça kullanılması nedenine dayalı olarak zarar belirlemesinin isabetli olmadığı içtihat edinilmiş; yine aynı Daire'nin 26.03.2013 tarih ve...sayılı kararında ise; davacı ile davalı sigorta arasında aksi yönde yapılmış bir anlaşma bulunmadığı sürece sigortacının, sigortacı aracın tamiri için orijinal parça bedellerine göre zararı tazmin etmekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. Kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası olup davalı sigorta şirketi meydana gelen zarardan sorumludur. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1 maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” düzenlemesi yapılmıştır. Müvekkil araçta kaza nedeniyle meydana gelen gerçek hasar bedelinin tespiti uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi talep ediyoruz. Dava şartı arabuluculuk görüşmesi anlaşmama ile sonuçlanmış olup, 18.04.2024 tarihli arabuluculuk son tutanak örneği dilekçemiz ekindedir. Açıklanan nedenlerle iş bu davayı açmak zaruri hale gelmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile; 6100 Sayılı HMK 107. Maddesine uygun olarak kusurunun bulunmadığı müvekkile ait ... plakalı aracın zarara uğraması sebebiyle; 100,00.-TL "hasar tazminatı bedelinin" Yargıtay kararları uyarınca iskontosuz gerçek zarar fiyatları ve rakama KDV dahil hesabı ile 24.05.2024 (Kaza tarihi) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Yargılama giderleri ile mahkeme vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; “Davacı, 25.04.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu,... plaka sayılı aracın hasara uğradığını beyan ve iddia ederek,... plaka sayılı aracın kusuruna istinaden, müvekkil sigorta şirketinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL hasar bedeli tazminatı isteminde bulunmuştur. Müvekkil sigorta şirketi aleyhine ikame edilen işbu davanın aşağıda belirtmiş olduğumuz gerekçelere istinaden reddi gerekmektedir. ... plakalı araç müvekkil şirket nezdinde ...poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 01/12/2022 - 01/12/2023 tarihleri arasında sigortalıdır. Poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 120.000,00-TL’dir. Poliçe limitini bildirmemiz davayı ve iddiaları kabul anlamında değildir. Müvekkil şirket tarafından araçta oluşan değer kaybı için 08/01/2024 tarihinde davacıya 7.500,00 TL değer kaybı tazminatı ödenmiş olup, müvekkil şirket tarafından yapılan ödemenin toplam tazminattan -ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte- mahsup edilmesini talep ederiz. Usule ve esasa ilişkin itirazlarımızı sunmadan evvel belirtmek isteriz ki; davacı tarafın iddiasına dayanak olarak gösterdiği delillerin tamamının tarafımıza tebliğ edilmesi gerekmekte ve tarafımızca talep olunmaktadır. Bilindiği üzere 6100 Sayılı HMK'nın 121. maddesine göre, davacı tarafın dava dilekçesi ile birlikte delillerini tarafımıza tebliğ etmesi zorunludur. İlgili delil belgelerinin tarafımıza tebliği üzerine her türlü beyan ve itiraz hakkımızı saklı tuttuğumuzu peşinen belirtmek isteriz.Kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil sigorta şirketinin poliçe kapsamındaki sorumluluğu müşterek ve müteselsil olmakla birlikte en fazla poliçe teminat limiti ile sınırlıdır. Zorunlu trafik sigortası bir tür sorumluluk sigortası olup zorunlu trafik sigortasında sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu zararlar işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda 3. Kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işleteninin sorumlu bulunması gerekir. Önemle belirtmek gerekirki kaza tespit tutanağı ve ceza dosyalarından alınan raporlar hukuk hakimi açısından bağlayıcı değildir. Ayrıca ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunu esas alarak hüküm kurmak, Yargıtay tarafından eksik inceleme olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle kusur oranlarının tespiti için bilirkişi raporu alınması gerekmektedir. Müvekkil sigorta şirketi tarafından, maddi hasar bedeli ödenmiş olup; davacıya karşı bakiye tazminat ödeme borcu kalmamıştır. Müvekkil şirket tarafından dava konusu aracın onarımı için ekteki ekspertiz raporu doğrultusunda; 08/11/2023 tarihinde davacı vekiline 32.389,04 TL maddi hasar bedeli ödenmiş olup dava konusu kaza kapsamında zararın karşılanmış olması sebebiyle davanın reddini talep ederiz. Özellikle belirtmek isteriz ki hesaplama, tamamen doğru verilere göre yapılmış ve müvekkil şirket poliçeden kaynaklanan tüm sorumluluğunu yerine getirmiştir. Bu durumda, davanın reddini, aksi halde, müvekkil şirket tarafından yapılan ödemenin toplam tazminattan -ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte- mahsup edilmesini talep ederiz. Yukarıda belirttiğimiz ödemeye ek olarak, karşı yan aracında meydana gelen “araç hasarı tazminatı” için kasko poliçesi kapsamında herhangi bir ödeme alınıp alınmadığının sorulması; neticesine göre karar verilmesi gerekmektedir. Kabul anlamına gelmemekle birlikte, hasar bedeli hesaplamasının sigortacılık teamülüne ve mevzuata uygun şekilde yapılması gerekmektedir. Öncelikle hasar bedeli hesaplamasında hesap tarihi değil kaza tarihindeki işçilik ve yedek parça değerleri esas alınmalıdır. 1 Haziran 2015 tarihinde uygulamaya giren trafik sigortası genel şartları, hasarlı araçların onarımında orijinal yedek parça yerine eşdeğer parça kullanımına izin vermektedir. Son yasal değişiklikle de Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sorumluluk Sigortası Genel şartları,m. B.2/ 2.1’de eşdeğer parça ile onarım yapılabileceği düzenlenmiştir. Müvekkil şirketin sorumluluğu, kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlıdır. Yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanmalıdır. Müvekkil şirketin hasarı yönetim ve iskontolu yedek parça tedarik hakkı bulunduğundan, dosya kapsamında yapılacak hesaplamalarda Eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal ve muadil parçalar da göz önüne alınarak, yedek parça ve işçilik ücretlerinde iskonto uygulanmalıdır. Poliçede sigorta bedeline kdv dahil olduğuna dair bir ifade bulunmamaktadır. Onarım ve yenileme farklarının faturalarla ispatı zorunludur. Diğer yandan poliçede KDV klozu mevcuttur. Buna göre sigortalı kıymetler KDV dahil bildirilmiş ise, hasar ödemelerinin KDV dahil olabileceği hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda da yapılacak KDV ödemelerinin ancak ve ancak müvekkil şirket adına düzenlenecek yansıtma fatura sonrası yapılacağı düzenlenmiştir. Poliçede sigorta bedellerine KDV dahil olduğuna dair bir ifade bulunmamaktadır. Bu nedenle söz konusu kalemin de reddi talep olunur. Dosya kapsamında yansıtma faturası bulunmamaktadır. talebin kabulu anlamına gelmemek kaydıyla; müvekkil şirket aleyhine hasar tazminatına hükmedilmesi durumunda hesaplanan tutardan kdv hariç tutulmalıdır. Karayolları Trafik Kanunu’nun 99. maddesi ve yerleşmiş Yargıtay kararları gereğince, yeterli ve gerekli belgelerin eklenmesi sureti ile şirketimize müracaat tarihinden öncesinde şirketimizin temerrüdü söz konusu olmamaktadır. Sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü belgelerin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumluluğumuz da bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanan ve re’sen nazara alınacak nedenlerle; davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini saygılarımızla talep ederiz.” arz ve talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan bakiye hasar bedeli araç tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı 24/05/2023 tarihli trafik kazasında... plakalı aracın işleteni olup, davalı ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde delil dilekçesinin dava dilekçesinin ekinde yer alan dilekçeye göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu ve davalı tarafından hasar dosyasının açılarak 32.389,04 TL ödemenin yapıldığı görülmüştür.
Davalı sigorta vekilinin yetki itirazı değerlendirildiğinde;
6100 sayılı HMK.'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. ", Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalrda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır Ancak, HMK.'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir.Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7.maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiştir. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman şeçme hakkı davalılara geçer.
Somut olayda, rizikonun, yani kazanın İzmir ilinde gerçekleştiği görüldüğünden, HMK' nın 16. Maddesi uyarınca davacının davasını İzmir ilinde açarak yetkili mahkemeyi doğru olarak seçmiş olduğu anlaşıldığından, davalının yetki itirazına mahkememizce itibar edilmemiştir.
Davalının sorumluluğu değerlendirildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Kazaya karışan...plakalı araç 01.12.2022-2023 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 24/05/2023 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği bakiye hasar bedelinden davalı dışı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden kusur ve hasar bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 06/12/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Takdiri Sayın Mahkemeniz de olmak üzere; Kusur yönünden davalı ... sigorta A.Ş. nezdinde 01.12.2022/2023 tarihleri arasında... sayılı ZMMS (Trafik) poliçesiyle sigortalı... plakalı 2022 model ...marka kamyonet sürücüsü ...n kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK’nın sürücü kusurlarından 46/B, 46/C ve 56/A maddelerini ihlal ettiği, Davac... adına kayıtlı...model Ford Transit /Tourneo marka kamyoneti sürücüsü ... ‘ün kazanın oluşumuna katkı sağlayacak trafik kurallarına aykırı etken davranış faktörü görülmediği, Başkaca kazanın oluşumuna katkı sağlayacak etken kişi, kurum, kuruluş ve dış etmenler olmadığı
Hasar Bedeli yönünden; Davaya kon...laka sayılı aracın hasar bakımından gerçek zararının orjinal parça ile onarım yapılması halinde araçtaki hasar bedeli olarak yedek parça toplamının 57.719,42 TL, işçilik toplamının 24.850,00 TL, olmak üzere toplam hasar bedeli KDV Hariç 82.569,42 TL, 14.862,50 TL KDV ilavesi ile toplam hasar bedelinin KDV Dahil 97.431,92 TL olabileceği. ancak davalı ZMMS sigorta şirketi tarafından aracın onarımı için toplamda 32.389,04 TL hasar bedelini ödediği, ödenen bu bedelin düşülmesi durumunda bakiye hasar onarım bedelinin, KDV Hariç 50.180,38 TL (82.569,42 TL – 32.389,04 TL = 50.180,38 TL) veya KDV Dahil 65.042,88 TL (97.431,92 TL – 32.389,04 TL= 65.042,88 TL) olabileceği görüş, kanaat ve tespitine varıldığı, Hususlarındaki görüş, kanaat ve tespitlerimizi içeren heyet raporumuzu, takdiri ve değerlendirmesi Sayın Mahkemenize ait olmak üzere arz ederiz." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememize sunulan bilirkişi raporu, açıkça itiraza uğramayan ve sürücülerin imzalarını taşıyan kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğundan kusura ilişkin değerlendirme, hasar bedeli ise kalem kalem gösterildiğinden ve bulunan bedellere iskonto uygulanmadan KDV' de eklenmek suretiyle sonuca ulaşıldığından hükme esas alınmıştır (İzmir BAM. 20. HD. 2021/293 E. , 2023/1184 K. , Yargıtay 17 HDB'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. 2016/4229 K., 17.03.2014 tarih 2014/4531 E. 2014/3704 K. Sayılı ilamları)
Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile; 65.042,88 TL bakiye hasar bedelinin yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Tüm bu nedenler ile; 24/05/2023 tarihli çift taraflı trafik kazasında...plakalı aracın sigorta şirketi dava dışı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağından, dava dışı sürücünün tam kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 97.431,92 TL hasarın bulunduğu, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketi tarafından 32.389,04 TL hasar ve 7.500,00 TL değer kaybı tazminatları için ödemenin yapıldığı görülmekle dava tarihinde önce ödenen bedelin mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporunda ki hesaplamadan mahsubu sonucu bakiye kalan tazminat miktarı yönünden bedel arttırım dilekçesi de nazara alınarak davanın kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşecek ise de, kısmi ödeme bulunduğundan kısmi ödemenin yapıldığı tarihten itibaren talep ile bağlı kalınarak yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Arabuluculuk ücreti yönünden; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar, sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar, Yargıtay 4. H.D. 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar ).
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
-65.042,88 TL hasar bedeli tazminatının davalı sigorta şirketinden (bakiye kalan 80.110,96 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) 08/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 4.443,07 TL karar ve ilam harcının yatan 1.537,60 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 2.905,47 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 1.537,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 62,00 TL posta ve diğer giderler ile 7.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 9.027,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır