T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/560 Esas
KARAR NO : 2025/159
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/07/2024
KARAR TARİHİ : 18/02/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında iş güvenliği hizmeti sözleşmesi ile ticari ilişki bulunmakta olup, müvekkili şirket sözleşmede üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, cari hesap ekstresi dayanak gösterilerek müvekkili şirketin davalıdan 14.762,83 TL alacaklı olması sebebiyle İzmir ... İcra Dairesinde ... Esas numaralı dosyasıyla icra takibi başlatılmış olup, davalı bu icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini, bu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, itirazının iptali ile takibin devamına, davalının takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen reeskont avans faiziyle ödemesine ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere haksız itiraz sebebiyle icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı tarafa dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak davaya cevap vermedikleri görülmüştür.
DELİLLER: İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 10/01/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...Dava dosyası ve ekleri ile davacıdan temin edilen mali veriler üzerinde yapılan
inceleme, tespit ve değerlendirmeler neticesinde, aksi delil ve belgelerle ispat edilmediği sürece aşağıdaki görüşlere ulaşılmıştır;
RAPORUN V. BÖLÜMÜNDEKİ AÇIKLAMALAR ÖZETLENECEK OLURSA
DAVACI FİRMAYA AİT TİCARİ DEFTERLER, DAVALI ŞİRKET AÇISINDAN
2020-2021-2022-2023 VE 2024 YILLARI İLE İLGİLİ OLARAK İNCELENDİĞİNDE;
• 2020-2021-2022 ve 2023 yılları Yevmiye, Defter-i Kebir, Envanter defterlerinin açılış ve ilgili yıllara ait yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı,
• 2024 yılında E-Deftere tabi olduğu tespit edilmiş olup, Yevmiye ve Defter-i Kebir defterlerinin E-Defter uygulamasında Noter açılış ve kapanış tasdiki uygulaması olmadığı,
• 2024 yılına ait Envanter defterinin açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı,
•Davacının 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun kayıt usullerine ilişkin vecibeleri yerine getirmiş olduğu; söz konusu kayıtların 6100 sayılı HMK m.22 2/2’ye göre delil niteliğine haiz olup olamayacağının takdiri Sayın Mahkeme’nize ait olduğu,
➢ 2020 YILI İLE İLGİLİ OLARAK;
- 2019 yılından devreden alacak bakiye tutarı olan 6.432,48 TL’nin 2020 yılı açılış fişinde kayıtlı olduğu,
- Davacının davalıya KDV dahil olmak üzere 13 adet fatura karşılığında 12.559,92 TL tutarlı mal/hizmet faturası düzenlediği,
- Davalının banka kanalı ile davalıya toplamda 15.600,00 TL ödeme işlemi gerçekleştirdiği,
- Davalının ilgili yıl cari hesap bakiyesinin 3.392,40 TL Borç Bakiyesi Verdiği (HESAP SAHİBİNİN BORÇLU OLDUĞU),
➢ 2021 YILI İLE İLGİLİ OLARAK;
- 2020 yılından devreden alacak bakiye tutarı olan 3.392,40 TL’nin 2021 yılı açılış fişinde kayıtlı olduğu,
- Davacının davalıya KDV dahil olmak üzere 12 adet fatura karşılığında 14.821,20 TL tutarlı mal/hizmet faturası düzenlediği,
- Davalının banka kanalı ile davalıya toplamda 14.998,00 TL ödeme işlemi gerçekleştirdiği,
- Davalının ilgili yıl cari hesap bakiyesinin 3.215,60 TL Borç Bakiyesi Verdiği (HESAP SAHİBİNİN BORÇLU OLDUĞU),
➢ 2022 YILI İLE İLGİLİ OLARAK;
- 2021 yılından devreden alacak bakiye tutarı olan 3.215,60 TL’nin 2022 yılı açılış fişinde kayıtlı olduğu,
- Davacının davalıya KDV dahil olmak üzere 12 adet fatura karşılığında 32.020,00 TL tutarlı mal/hizmet faturası düzenlediği,
- Davalının banka kanalı ile davalıya toplamda 32.235,60 TL ödeme işlemi gerçekleştirdiği,
- Davalının ilgili yıl cari hesap bakiyesinin 3.000,00 TL Borç Bakiyesi Verdiği (HESAP SAHİBİNİN BORÇLU OLDUĞU)
➢ 2023 YILI İLE İLGİLİ OLARAK;
- 2022 yılından devreden alacak bakiye tutarı olan 3.000,00 TL’nin 2023 yılı açılış fişinde kayıtlı olduğu,
- Davacının davalıya KDV dahil olmak üzere 4 adet fatura karşılığında 46.762,79 TL tutarlı mal/hizmet faturası düzenlediği,
- Davalının banka kanalı ile davalıya toplamda 27.774,00 TL ödeme işlemi gerçekleştirdiği,
- Davalının ilgili yıl cari hesap bakiyesinin 21.988,79 TL Borç Bakiyesi Verdiği (HESAP SAHİBİNİN BORÇLU OLDUĞU),
➢ 2024 YILI İLE İLGİLİ OLARAK;
- 2023 yılından devreden alacak bakiye tutarı olan 21.988,79 TL’nin 2024 yılı açılış fişinde kayıtlı olduğu,
- Açılış fişinin dışında ilgili yılda başka bir cari hareket olmadığı,
Tespit edilmiş olup,
*** 29.12.2020 tarih...nolu 294,42 TL ve 20.03.2023 tarih... nolu 630,79 TL tutarlı faturaların vade farkı faturası olduğu,
*** 11.10.2022 tarihinde davalı tarafından gönderilen 6.000,00 TL tutarındaki havale tutarının 535,60 TL sinin davalının carisinden, geri kalan tutar olan 5.464,40 TL’nin ise dava dışı .../Değer Temizlik isimli firmanın carisinden düşüldüğü,
• Ticari defterlerinde dava tarihi olan 01.07.2024 tarihi itibariyle davalıdan alacak tutarının 21.988,79 TL olarak kayıtlı olduğu,
• Davacının davalı aleyhine başlattığı İzmir... İcra Müdürlüğü ... Esas nolu dosyadaki 28.04.2023 tarihli takip talebinin 14.762,83 TL olduğu,
• Ticari defterlerinde davalıdan alacak tutarının 28.04.2023 tarihi itibariyle 21.988,79 TL olarak kayıtlı olduğu..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, açık hesap bakiyesinden kaynaklanan alacağın tahsili talepli icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacının verdiği hizmete istinaden düzenlenen fatura bedellerinden oluşan cari hesap ilişkisi sonucu davacının takip konusu alacak miktarı kadar alacağının mevcut olduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek asıl alacak yönünden yapılan itirazın iptaline ve %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
3-Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür.
4-Dava konusu alacak faturaya dayanmakta olup, dava konusu icra takip dosyasının incelenmesinde davacının takipte ve davada açık hesap ilişkisine dayanıldığı anlaşılmıştır.
5-Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir.
Mahkememizin 24/10/2024 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı ile her iki tarafa ticari defter ve belgelerin ibrazı hususunda süre verilmiş, bu hususta ihtarlı davetiye ile davalıya tebligat çıkartılmış, duruşma zaptının ve ihtarlı davetiyenin davalıya tebliğ edildiği ancak davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmüştür.
Davacı şirkete ait ticari defterler bilirkişi incelemesine sunulmuş ve üzerinde takip konusu faturalara ilişkin inceleme yapılmıştır.
6-Davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının SMMM Bilirkişi aracılığı ile yapılan incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda
-Davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle 21.988,79-TL alacak bakiyesinin bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
7-Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde yer almaktadır.
"1-Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2-Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
3-İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
Madde metninde de açıklandığı üzere ticari defterlerin bir tarafın kendi lehine delil olarak kabul edilmesi için öncelikle usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırılmış olması gerekmektedir. Bunun yanında ticari ilişkinin karşı tarafının aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterindeki kayıtların bu deftere aykırı olmaması veya karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
8-Somut olayda davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının 21.988,79-TL alacak bakiyesi bulunduğu, davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmemiş olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi uyarınca davalı defterlerini incelenmek üzere ibraz etmediğinden veya incelenmek üzere hazır bulundurulacağı yeri göstermediğinden davacının ticari defterlerinin kendi lehine delil teşkil ettiği ve davacının bakiye alacak miktarını ticari defterleriyle ispat ettiği anlaşıldığından davacının takip tarihi itibariyle 21.988,79-TL alacaklı olduğu ancak takipte bu miktardan daha az olan 14.762,83-TL alacak talebinde bulunduğu anlaşılmakla, davacının takipte ve davada talep ettiği 14.762,83-TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
9-Davacı alacağı faturaya dayanmaktadır. Davacının faturaya dayalı alacağının davalı tarafça miktarı belirlenebilir olduğu, bu itibarla likit nitelikte sayılması gerektiği değerlendirilmiş, davacının daha yüksek miktarda bir zararı bulunduğunu iddia ve ispat etmediği gözetilerek kabul edilen dava değerinin %20'si oranında inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, 2023 yılı arabuluculuk asgari ücret tarifesi uyarınca belirlenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, İzmir... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasına davalı itirazlarının iptali ile takibin itiraz öncesi koşullarda devamına,
2-Alacak likit nitelikte görülmekle kabul edilen dava değeri 14.762,83-TL'nin %20'si oranında belirlenen 2.952,57-TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.008,44-TL harçtan peşin olarak alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 580,84-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 14.762,83-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı ile 720,00-TL posta ve tebligat ücreti, 4.250,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 5.397,60-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır