T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/575 Esas
KARAR NO : 2024/985
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/07/2024
KARAR TARİHİ : 31/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirket ile davalı ... Yapı Dekorasyon San. Tic. Ltd. Şti. arasında 16.03.2023 tarihinde "İşin Yapılmasına İlişkin Sözleşme" akdedilmiştir. İşbu Sözleşme uyarınca davalı şirket, müvekkil şirkete ait işyerinde şartname ve projelere uygun olarak Sözleşme ekinde yer alan Yapılacak İşler Listesinde yazılı işlerin yapılması işini üstlenmiştir. Proje, çizim, yapım, düzenleme, teknik işler ve yapılacak işler listesindeki işlerin tamamını kendi sorumluluğu ve koordinasyonu altında anahtar teslim şeklinde ifa etme işini üstlenen davalı taraf, Sözleşme konusu işleri 16.06.2023 tarihinde eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde tamamlayıp teslim etmeyi kabul ve taahhüt etmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 16.03.2023 tarihli Sözleşmeye istinaden davalı tarafça işe başlanmış ise de, davalının sözleşme ekinde yer alan “Yapılacak İşler Listesi”ndeki işleri, teknik şartnamedeki standartlara uygun olarak 16.06.2023 tarihinde eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde tamamlayıp anahtar teslim şeklinde teslim edememiş olması nedeniyle karşılıklı ihtarnameler gönderilmiş ve son olarak 07.07.2023 tarihli Protokol ile taraflarca Sözleşme konusu işin 21.07.2023 tarihinde tamamlanacağı, teknik şartnameye uygun olmayan işlerin düzeltileceği ve sözleşme konusu tüm işlerin en geç 21.07.2023 tarihinde anahtar teslim yapılacağı konusunda mutabık kalınmıştır. Söz konusu Protokolde işin eksik ve ayıplı olduğu, süresinde teslim edilmediği ve ödemeye hak kazanmadıkları davalı tarafça ikrar edilmiştir. Davalının işbu Protokol gereklerini de yerine getirmemesi ve işi 21.07.2023 tarihinde ayıptan ari bir şekilde eksiksiz olarak müvekkil şirkete teslim edememesi üzerine tarafımızca gönderilen 04.09.2023 tarihli ihtarname ile davalı tarafın Sözleşme ile yapımını üstlendiği işleri eksik, kusurlu, ayıplı şekilde ifa etmiş olması sebebiyle yapılan işin kabul edilmediği bildirilmiştir. Davalı ... halen daha müvekkil şirkete karşı üstlenmiş olduğu edimleri Teknik Şartnameye uygun olarak eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde ifa etmiş ve anahtar teslim şeklinde teslim etmiş değildir. Yukarıda açıklandığı gibi bu süreçte davalı taraf, müvekkil şirketi işi tamamlayacağı konusunda oyalamış ancak müvekkilin iyi niyetli bekleyişine karşılık bu tarihe kadar üstlendiği edimleri yerine getirmemiştir.
Davalı tarafın Sözleşme ile üstlendiği edimleri zamanında ve gereği gibi ifa etmemiş olması nedeniyle tarafımızca dava açılması öncesinde delil tespiti yaptırılmıştır. İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası üzerinden düzenlenen 26.03.2024 tarihli Bilirkişi Raporu ile davalı tarafça eksik ve hatalı işler yapıldığı tespit edilmiş ve tamir, onarım için piyasa rayiçlerine göre toplam 426.686,00.-TL gerektiği kanaatine varılmıştır. Davalı tarafa işin tamamlanması için ek süre tanınmış olmasına rağmen Sözleşme konusu işlerin teknik şartnameye uygun biçimde tamamlanmadığı, işin halen daha %100 tamamlanma seviyesinde ayıptan ari bir şekilde teslim edilmediği hususu işbu delil tespiti dosyası ile sabit hale gelmiştir. Davalı...Yapı'nın Sözleşme ile yapımını üstlendiği işleri eksik, kusurlu, ayıplı şekilde ifa etmesi ve işi zamanında teslim etmemesi sebebiyle müvekkil şirket zarara uğramış, mağdur olmuştur. Müvekkil şirketin mağduriyetinin ve zararının giderilmesi adına dava açılması öncesinde tarafımızca arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de, arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile sonuçlanması üzerine işbu davanın açılması zarureti hasıl olmuştur. Bununla birlikte, Sözleşme ve Protokolde belirlenen teslim süresinde Sözleşme konusu işi müvekkil şirkete eksiksiz ve ayıpsız şekilde anahtar teslim vaziyette teslim edemeyen davalı şirket, Sözleşmenin 9. Maddesi gereği müvekkil şirkete cezai şart ödemekle yükümlüdür. 16.03.2023 tarihli Sözleşme'nin 9. Maddesinde, iş tesliminin 16.06.2023 tarihinde eksiksiz ve ayıpsız şekilde İşverenin yazılı kabul ile yapılacağı, davalının taahhüdünün tümünü Sözleşmenin imzasını takiben 12 hafta içinde tamamlayarak geçici kabule hazır hale getirmek zorunda olduğu, işin süresinde bitirilmemesi halinde ise davalı şirketin geciken her gün için 5.000,00.-TL cezai şart ödemekle yükümlü olacağı kararlaştırılmıştır. İşbu Sözleşme maddesine karşılık davalı şirket, Sözleşme konusu işleri 16.06.2023 tarihinde bitiremediği gibi, geçici kabule hazır hale dahi getirememiştir. Sözleşmenin 9. maddesinde yazılı olduğu gibi işin teslimi İşverenin yani müvekkil şirketin yazılı kabulüne bağlıdır. Ancak davalı tarafça Sözleşme konusu işler eksik, kusurlu, ayıplı şekilde ifa edilmiş ve zamanında teslim edilememiş olduğundan yapılan bu işlerle ilgili yazılı bir kabul yapılamamıştır. Tüm bu nedenlerle, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00.-TL cezai şart bedelinin faiziyle birlikte müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini talep eder, fazlaya dair talep ve bilirkişi incelemesi ile alacağımızın tam ve kesin olarak belirlenmesi sonrasında ıslah hakkımızı saklı tuttuğumuzu bildiririz. Yukarıda açıklanan nedenlerle, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davalının 16.03.2023 tarihli Sözleşmeyle üstlendiği edimleri zamanında ve gereği gibi ifa etmemesinden dolayı meydana gelen tamir ve onarım masrafları için HMK m.107 gereği şimdilik 10.000,00.-TL ile HMK m.109 gereği kısmi olarak 10.000,00.-TL sözleşme cezai şart bedelinin 16.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsil edilerek müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini Sayın Mahkemenizden saygılarımızla arz ve talep ederiz. Yukarıda açıklanan ve Sayın Mahkemenizce re’sen göz önünde bulundurulacak nedenlerle; Davalının 16.03.2023 tarihli Sözleşmeyle üstlendiği edimleri zamanında ve gereği gibi ifa etmemesinden dolayı meydana gelen tamir ve onarım masrafları bakımından davamızın belirsiz alacak davası olduğu dikkate alınarak bilirkişi incelemesi ile alacağımız tam ve kesin olarak ortaya çıktığında talebimizi genişletme yasağına tabi olmaksızın artırmak kaydıyla; HMK m.107 gereği tamir, onarım masrafı ve eksik işler için şimdilik 10.000,00.-TL’nin 16.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkil şirkete verilmesine, Sözleşme cezai şart bedeli bakımından davamızın kısmi dava niteliğinde olduğu dikkate alınarak bilirkişi incelemesi ile alacağımızın tam ve kesin olarak belirlenmesi sonrasında ıslah hakkımız saklı kalmak üzere; HMK m.109 gereği Sözleşme Cezai Şart Bedeli olarak kısmi olarak 10.000,00.-TL’nin 16.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkil şirkete verilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz." şeklinde dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Tarafımızca davacı aleyhine İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...E. Sayılı dosyası üzerinden tarafları, dava sebebi ve talep sonucu aynı olan bir dava açılmış olup, Mahkemeniz nezdinde açılan davanın HMK m.114/1-ı gereği dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesi gerekmektedir. Şöyle ki; Davacı; müvekkil ile 16.03.2023 tarihinde "işin yapılmasına ilişkin sözleşme" imzaladıklarını, müvekkilin sözleşme uyarınca sözleşme ekinde yer alan yapılacak işler listesinde yazılı işlerin yapılması işini üstlendiğini, müvekkilin üstlenmiş olduğu edimleri eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde ifa etmediğini belirterek Mahkemeniz nezdinde dava açmıştır. Ancak; tarafımızca aynı uyuşmazlık ile ilgili Torbalı Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... D.iş (celbi talep olunur) dosyası üzerinden delil tespiti talebinde bulunulmuş, yapılan işin sözleşmeye göre eksiksiz ve ayıpsız şekilde teslim edilip edilmediğinin, proje ile yapı üzerinde farklılık olup olmadığının tespiti hususunda bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi raporunda ; imalatların taraflar arasında imzalanan 16.03.2023 tarihli sözleşmeye göre fiziki olarak tamamlanma seviyesinin toplam yaklaşık %97 oranında olduğu, proje ile yapı üzerinde müvekkilden kaynaklanmayan farklılıkların bulunduğu, kalıp- duvar eğim hatalarından mobilya işini yapanın sorumlu sayılamayacağı, kiriş- kolon kaplamalarında bazı parçaların duvarla birleşim yerlerinde seviye farklılıkları bulunduğu ancak bunların kolon-kiriş ve duvar eğimi sebebiyle oluştuğu, bahsi geçen söz konusu eksikliklerin, son rötuş ve cila işlemlerinin yapılmasıyla giderilebilecek seviyede oldukları tespit edilmiştir. Akabinde tarafımızca bilirkişi raporu doğrultusunda; müvekkilin eserine karşılık ödenmesi gereken ancak gerçek dışı ayıp bahaneleri ile ödenmeyen bakiye borcun (maliyet farkı ile birlikte) ve ekstra işlerin bedelinin (maliyet farkı ile birlikte) tazmini talebiyle 14.12.2023 tarihinde İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E. Sayılı dosyası üzerinden davacı aleyhine dava ikame edilmiştir, dava halen derdesttir. Tarafımızca açılan davadan sonra, 20.12.2023 tarihinde davacı ... Dış Ticaret A.Ş. Tarafından müvekkilin sözleşme ile üstlendiği edimleri zamanında ve gereği gibi ifa edip etmediği hususunda yani zaten hali hazırda tarafımızca Torbalı Sulh Hukuk Mahkeme'sinin... D. İş dosyası üzerinden tespit yaptırılan hususlar hakkında İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.iş dosyası üzerinden delil tespiti talebinde bulunmuş, bilirkişi raporu alınmıştır. 05.04.2024 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçemizde ; HMK m.401/4 gereği dava açıldıktan sonra yapılan her türlü delil tespiti talebi hakkında sadece davanın görülmekte olduğu Mahkemenin yetkili ve görevli olduğu, Sayın Mahkeme'nin görevsiz ve yetkisiz olduğu, aynı uyuşmazlıkla ilgili zaten tarafımızca açılan derdest bir davanın bulunduğu, davanın açılmış olduğu İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden başka bir mahkemenin yaptığı delil tespitinin geçersiz olduğu ve Mahkeme'nin hükmüne esas alınamayacağı belirtilmişse de yaptığımız itirazlar dikkate alınmamıştır. Son olarak ise davacı ... Dış Ticaret A.Ş. Tarafından Mahkemeniz nezdinde dava açılmıştır. Ancak; Derdestlik, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ı maddesinde dava şartı olarak “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması" şeklinde düzenlenmiş olup, tarafları, dava sebebi (vakıaları) ve dava konusu (talep sonucu) aynı olan bir davanın ikinci kez açılamayacağını ifade eder. Aynı dava ikinci kez açılırsa, ikinci davada bu husus ileri sürülmese bile re'sen gözetilerek ikinci dava dava şartı yokluğundan reddedilir. Tüm bu nedenlerle; tarafımızca davacı aleyhine İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası üzerinden tarafları, dava sebebi ve talep sonucu aynı olan bir dava açılmış olup, Mahkemeniz nezdinde açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesi gerekmektedir. HMK 329 gereği derdest davaya rağmen aynı uyuşmazlık konusu ile ilgili dava açan davacının kötüniyetli sayılması, müvekkilinin ödediği vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilmesini ve davacının disiplin para cezasına mahkum edilmesi gerekmektedir. Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; derdestlik sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, HMK m.329/1 gereği davacının kötüniyetli olarak kabul edilerek müvekkilinin ödediği vekalet ücretinin davacıdan tahsiline, davacının HMK m.329/2 gereği disiplin para cezasına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan işveren/davacının eksik ve ayıplı iş bedeli ile geciken günler için cezai şart tazminatı istemine ilişkindir.
Uyap sistemi üzerinden celbedilen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacısının... Yapı Dekorasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, Davalının ... Dış Ticaret Anonim Şirketi aleyhine açılan Alacak (Eser Sözleşmesinden kaynaklanan) davası olduğu dosyanın halen derdest olduğu tespit edilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nun 166/(1) maddesine göre "Aynı yargı çevresinde yer alan yan düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalılar aralarında bağlantı bulunması durumunda davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden ilk davacının açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Mahkememiz dava dosyası ile birleştirme talep edilen İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasında alacak istemlerinin abonelik sözleşmelerinden kaynaklandığı, her iki dava dosyasının da konusunun ve ihtilafının aynı sözleşme ilişkisinden kaynaklandığı bu hali ile her iki dava arasında fiili ve hukuki bağlantının bulunduğu anlaşılmakla mahkememizin... esas sayılı dosyasının İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile HMK'nın 166/1 maddesi gereğince birleştirilmesine yönelik aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin işbu dosyası ile İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dava dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan Mahkememiz dava dosyasının 6100 sayılı HMK'nun 166.maddesi gereğince, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Mahkememizin esasının bu şekilde kapatılmasına,
3-Mahkememiz dosyasının İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyası içerisine gönderilmesine,
4-Yargılama giderleri harç ve vekalet ücretinin asıl dava dosyasında nazara alınmasına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/10/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır