T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/597 Esas
KARAR NO : 2025/271
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/07/2024
KARAR TARİHİ : 13/03/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin cari hesaptan kaynaklanan ticari alacağının tahsili amacıyla yukarıda belirtilen icra dosyası ile borçlu hakkında 09.06.2023 tarihinde ilamsız icra yoluyla icra takibine başlanılmış, 7 örnek ödeme emri 20.07.2023 tarihinde borçlu şirkete tebliğ edildiğini, borçlu şirketin, 21.07.2023 tarihinde borca, yetkiye ve fer'ilerine itirazda bulunarak takibi durdurulduğunu, tarafımıza tebliğ edilmeyen itiraz dilekçesinin içeriği haricen öğrenilmiş bulunulmadığını, borçlunun itirazı üzerine 22.05.2024 tarihinde dava şartı Arabuluculuk süreci başlamış ve bu süreç 13.06.2024 tarih ve... no'lu Arabuluculuk Son Tutanağı ile, "Anlaşamama" şeklinde sonuçlandığını, borçlunun itirazları haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davalı-borçlu şirket, takipte İstanbul icra dairelerinin yetkili olduğundan bahisle yetki itirazında bulunduğunu, oysa taraflar arasında düzenlenen 23.01.2020 tarihli sözleşmenin "Yasal Şartlar" başlığı altındaki 13.5 no'lu maddesinde, "sözleşmeden kaynaklanan ihtilafların hallinde İzmir Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olacağı" belirlendiğini, kaldı ki icra takibi, cari hesaba dayalı alacağın tahsiline ilişkindir. Dolayısı ile, takip konusu alacak para borcuna ilişkin olduğundan, alacaklının yasal merkezi olan İzmir İcra daireleri ve mahkemeleri yetkilidir. Nitekim Yüksek Mahkemenin yerleşik kararları da bu yönde olduğunu, öte yandan, uluslararası belgelendirme hizmeti veren müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 23.01.2020 tarihli, "... Sertifikasyon Programları İçin Sözleşme" düzenlenmiş ve bu sözleşme gereğince, belgelendirme denetimi gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin, sözleşmeden kaynaklanan tüm edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ancak borçlu şirketin, müvekkili şirketten aldığı bu hizmetlerin bedelini bugüne kadar ödememiş bulunduğunu, sözleşmeye uygun düzenlenen faturaların bedellerini ödemekten hiçbir haklı sebebi olmaksızın kaçınan borçlunun haksız ve kötüniyetli olduğu da tartışmasız olup, bu nedenle borca itirazının da hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, bu Davalı-borçlunun haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazlarının iptaline, takibin devamına karar verilmesini, borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalıya dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak davaya cevap vermedikleri görülmüştür.
DELİLLER: İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... E sayılı dosyası, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan ... tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...Sayın Mahkemenizin verdiği talimat doğrultusunda; dosya kapsamı ve davacı ticari defterleri ve dayanağı belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve Raporun “Analiz Tespit Ve
Değerlendirmeler” bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda;
Taraflar arasındaki ticari ilişkinin “... Programları İçin Sözleşme” ‘ye dayandığı, sözleşmede taraf kaşe ve imzalarının olduğu,eekinde bulunan kontrol raporlarında davalı kaşe ve imzasının olduğunun görüldüğü,
Davacı Ticari Defterlerinin Tasdikine İlişkin Yapılan İncelemede;
Davacı şirketin 2021-2022-2023 yılında e defter kapsamında olduğu, İncelemeye sunulan ticari defterlerin 213 sayılı VUK. 221. ve 222.maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK’nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı değerlendirmesinin takdiri Sayın Mahkeme'nizde olmak üzere; 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca yapılması gereken kapanış tasdikinin 2020 yılı yevmiye defteri için yaptırılmadığı, 2021-2022-2023 yılı yevmiye defterleri için süresinde yaptırıldığı, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu,
Tarafların Ba/Bs Formlarının İncelenmesinde;
Dosya kapsamında bulunan davacıya ait Bs formu üzerinde yapılan incelemede 2020 yılında davacının davalıya düzenlediği 2 adet faturanın beyan edildiği tespit edilmiştir.
Dosya kapsamında bulunan davalıya ait Ba formu üzerinde yapılan incelemede 2020 yılında davacının davalıya düzenlediği 2 adet faturanın davalı tarafca beyan edildiği,
Davacı Ticari Defterleri üzerinde Yapılan İncelemede;
Davacının davalıya 11.02.2020 tarih ... Nolu 17.847,50 TL ve 29.02.2020 tarih... Nolu 401,79 TL tutarında iki adet fatura düzenlediği, fatura toplamının 18.249,29 TL olduğu,
Davalının bu faturalar karşılığında ödemede bulunmadığı ve davacı alacak bakiyesinin 2021-2022-2023 yıllarına devrettiği,
Takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 18.249,29 TL tutarında alacaklı olduğu, takibin de bu tutar üzerinden başlatıldığı tespit edilmiştir.
Sayın mahkemenin takdirlerine saygılarımla arz ederim. 17.02.202 ..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, ticari nitelikte hizmet sözleşmesi nedeniyle oluşan açık hesap alacağın tahsili talepli icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacının gerçekleştirdiği belgelendirme işlemi karşılığında faturaları düzenlediğini ancak davalı tarafça fatura bedellerinin sebepsiz olarak ödenmediğini, takibe itirazların haksız olduğunu ileri sürerek davanın kabulünü ve %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
3-Davalı şirkete usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edildiği halde davaya cevap sunulmadığı görülmüştür.
4-Davalı tarafça takipte icra dairesinin yetkisine karşı itirazda bulunulmuş ise de gerek taraflar arasında imzalanan 23/01/2020 tarihli sözleşmenin 13.5. Maddesinde İzmir Mahkeme ve İcra Daireleri'nin yetkili kılınmış olması gerekse faturaya dayalı para alacağında alacaklının yerleşim yerinin yetkili mahkemelerden olduğu gözetilerek icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
5-Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir.
Mahkememizin 28/11/2024 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı ile her iki tarafa ticari defter ve belgelerin ibrazı hususunda süre verilmiş, bu hususta ihtarlı davetiye ile davalı şirkete tebligat çıkartılmış, duruşma zaptının ve ihtarlı davetiyenin tebliğ edildiği ancak davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmüştür.
Davacı şirkete ait ticari defterler incelemeye sunulmuş ve bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılmıştır.
6-Davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının SMMM Bilirkişi aracılığı ile yapılan incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda
-Davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle 18.249,29-TL alacak bakiyesinin bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
7-Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde yer almaktadır.
"1-Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2-Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
3-İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
Madde metninde de açıklandığı üzere ticari defterlerin bir tarafın kendi lehine delil olarak kabul edilmesi için öncelikle usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırılmış olması gerekmektedir. Bunun yanında ticari ilişkinin karşı tarafının aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterindeki kayıtların bu deftere aykırı olmaması veya karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
8-Somut olayda davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının 18.249,29-TL alacak bakiyesi bulunduğu, davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmemiş olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi uyarınca davalı defterlerini incelenmek üzere ibraz etmediğinden veya incelenmek üzere hazır bulundurulacağı yeri göstermediğinden davacının ticari defterlerinin kendi lehine delil teşkil ettiği ve davacının bakiye alacak miktarını ticari defterleriyle ispat ettiği anlaşıldığından davacının takip tarihi itibariyle 18.249,29-TL alacaklı olduğu tespit ve kabul edilmiştir.
9-Davacı alacağı faturalardan oluşan açık hesap bakiyesine dayanmaktadır. Davacının faturaya dayalı alacağının davalı tarafça miktarı belirlenebilir olduğu, bu itibarla likit nitelikte sayılması gerektiği değerlendirilmiş, davacının daha yüksek miktarda bir zararı bulunduğunu iddia ve ispat etmediği gözetilerek kabul edilen dava değerinin %20'si oranında inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, devlet hazinesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, İzmir...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı itirazlarının iptali ile takibin itiraz öncesi koşullarda devamına,
2-Alacak likit nitelikte görülmekle kabul edilen dava değeri 18.249,29-TL'nin %20'si oranında belirlenen 3.649,86-TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.246,60-TL harçtan peşin olarak alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 818,69-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 18.249,29-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı ile 755,00-TL posta ve tebligat ücreti, 3.500,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 4.682,60-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/03/2025
Katip...
e-imzalıdır
Hakim,,,
e-imzalıdır