T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/609 Esas
KARAR NO : 2025/200
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/07/2024
KARAR TARİHİ : 27/02/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle davalıya lastik satışı yapıldığını, fakat davalı tarafından davaya konu fatura bedeli tüm uyarılara rağmen ödenmediğini, Borcun tahsili için başlatılan icra takibine binaen borçlu şirket yetkilisince borca, faize ve tüm ferilerine hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğini, itirazın iptalı ile Kemalpaşa İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosya ile başlatılan icra takibinin takip tarihine kadar 370.360,04 Tl üzerinden ve takipten sonra avans faizi ile birlikte devamına, davalı taraf hakkında %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep dava etmiştir.
CEVAP: Davalı şirket tasfiye memuruna dava dilekçesinin tebliğ edildiği ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür.
DELİLLER: Kemalpaşa İcra Dairesi'nin... E sayılı dosyası, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 01/01/2025 Tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Sayın Mahkemenin görevlendirmesi kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler ile;
3.1)- Davacı ...Lastik Tic. A.Ş.’nin incelenen 2023-2024 takvim yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu,
3.2)- Davacı... Lastik Tic. A.Ş.’nin incelenen ticari defter ve belgelerinde; Davalı Tasfiye Halinde ... Tavukçuluk Tic. Ltd. Şti. ...Hesap Kodu ile Alıcılar hesabında hareket gördüğü, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu, takip ve dava tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten toplam 347.360,04 TL alacaklı göründüğü,
3.3)- Taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunması ve temerrüt ile alakalı bilgi/belge bulunmaması nedeniyle faiz hesabının yapılamayacağı,
3.4)- Davacının, Kemalpaşa İcra Dairesi’nin... Esas numaralı icra dosyasında icra takibini yaptığı 347.360,04 TL tutarın tarafımıza ibraz edilmiş bulunan incelemeye konu yasal defterler içerisinde kayıtlandığı ve defter kayıt belge ve deliller ışığında takip tarihi itibariyle alacak aslına ilişkin tutarın 347.360,04 TL olduğu,." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, satış sözleşmesin nedeniyle oluşan açık hesap alacağın tahsili talepli icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacının gerçekleştirdiği lastik satışları nedeniyle davalıdan açık hesap bakiyesi alacağı bulunduğu ve davalıdan talep edildiği halde ödeme yapılmadığı, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itirazda bulunduğu, takibe konu 4 adet faturada vade tarihlerinin ayrı ayrı belirtilmesi nedeniyle 3095 sayılı Kanun gereğince faiz talep edilebileceği ileri sürülerek davanın kabulünü ve %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
3-Davalı şirketin dava tarihinden sonra 14/08/2024 tarihi itibariyle tasfiyeye girdiği ve tasfiye memuru olarak ...'nun şirketi temsile yetkili kılındığı gözetilerek tasfiye memuruna usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür.
4-Dava konusu alacak satış faturaları ve ödemeler sonucu oluşan açık hesap bakiyesine dayanmakta olup, dava konusu icra takip dosyasının incelenmesinde davacının takipte ve davada açık hesap ilişkisine dayanıldığı anlaşılmıştır.
5-Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir.
Mahkememizin 12/12/2024 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı ile her iki tarafa ticari defter ve belgelerin ibrazı hususunda süre verilmiş, bu hususta ihtarlı davetiye ile davalı şirket tasfiye memuruna tebligat çıkartılmış, duruşma zaptının ve ihtarlı davetiyenin tebliğ edildiği ancak davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmüştür.
Davacı şirkete ait ticari defterler talimat mahkemesi aracılığı ile bilirkişi incelemesine sunulmuş ve üzerinde takip konusu faturalara ilişkin inceleme yapılmıştır.
6-Davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının SMMM Bilirkişi aracılığı ile yapılan incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda
-Davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle 347.360,04-TL alacak bakiyesinin bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
7-Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde yer almaktadır.
"1-Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2-Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
3-İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
Madde metninde de açıklandığı üzere ticari defterlerin bir tarafın kendi lehine delil olarak kabul edilmesi için öncelikle usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırılmış olması gerekmektedir. Bunun yanında ticari ilişkinin karşı tarafının aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterindeki kayıtların bu deftere aykırı olmaması veya karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
8-Somut olayda davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının 347.360,04-TL alacak bakiyesi bulunduğu, davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmemiş olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi uyarınca davalı defterlerini incelenmek üzere ibraz etmediğinden veya incelenmek üzere hazır bulundurulacağı yeri göstermediğinden davacının ticari defterlerinin kendi lehine delil teşkil ettiği ve davacının bakiye alacak miktarını ticari defterleriyle ispat ettiği anlaşıldığından davacının takip tarihi itibariyle 347.360,04-TL alacaklı olduğu tespit ve kabul edilmiştir.
Davacı tarafça takipte ve davada işlemiş faiz talebinde bulunulmuştur.
"Somut olayda; davacı, davalı ile ticari alım satım ilişkisine dayalı ticari ilişkiden kaynaklı bakiye alacağının bulunduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış mahkemece yapılan yargılama sonucunda taraflar arasındaki açık hesap ilişkisinden bakiye miktar üzerinden hüküm tesis edilmiştir. Bu halde, davaya konu alacağın sözleşme ve niteliği belirlenen faturadan kaynaklanmadığı, açık hesap şeklinde işleyen alacağa dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Açık hesap ilişkisi önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’daki cari hesaba ilişkin hükümler uygulanamaz.
Bu itibarla, taraflar arasındaki ilişkinin cari hesap niteliğinde olduğuna dair yazılı sözleşmenin bulunmaması, alacağın doğrudan faturaya dayalı da olmaması sebebiyle açık hesap ilişkisine dayalı alacak sebebiyle temerrüt faizi talep edilebilmesi için temerrüt ihtarı şartının sağlanması gerekir. Davadan önce davalı ihtar ile temerrüte düşmediğinden davacının TTK'nın 1530/4 maddesinde belirtilen süreden itibaren faiz işletilmesi talebi yerinde değildir." (Bursa Bölge Adliye Mahkemesi...Hukuk Dairesi'nin...Karar sayılı 25/12/2023 tarihli ilamı)
Yukarıda alıntılanan istinaf kararında da vurgulandığı üzere, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1530.maddesi kapsamında fatura alacaklarından dolayı faiz talebinde bulunabilme hakkının açık hesap ilişkisinden kaynaklanan alacak istemlerinde uygulama yeri bulunmamaktadır. Zira açık hesap ilişkisinde fatura bedelleri ödenmeksizin ticari ilişki devam ettiğinden borçlunun faiz ile sorumlu tutulabilmesi için ödeme tarihine ilişkin açık bir sözleşme, ticari teamül veya borçlunun temerrüde düşürülmesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta davacı ticari defter kayıtlarına göre taraflar arasındaki ilişkinin açık hesap ilişkisi şeklinde sürdüğü, taraflar arasında açık hesap bakiyesinin belirli bir tarihte ödeneceğine dair bir sözleşme bulunduğunun iddia ve ispat edilemediği, faturalar üzerinde yer alan tek taraflı bir vade tarihi belirlemesinin geçerli bir vade sözleşmesi olarak kabul edilemeyeceği, taraflar arasında açık hesap bakiyesinin ödenmesi hususunda ticari bir teamül bulunduğunun da ileri sürülmediği, bu haliyle dosya kapsamına göre davalının temerrüt şartı aranmaksızın faiz sorumluluğu altında olduğunun ispat edilemediği anlaşıldığından işlemiş faize yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
9-Davacı alacağı faturalardan oluşan açık hesap bakiyesine dayanmaktadır. Davacının faturaya dayalı alacağının davalı tarafça miktarı belirlenebilir olduğu, bu itibarla likit nitelikte sayılması gerektiği değerlendirilmiş, davacının daha yüksek miktarda bir zararı bulunduğunu iddia ve ispat etmediği gözetilerek kabul edilen dava değerinin %20'si oranında inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, 2023 yılı arabuluculuk asgari ücret tarifesi uyarınca belirlenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, Kemalpaşa İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı itirazlarının 347.360,04-TL yönünden kısmen iptali ile takibin bu miktar üzerinden itiraz öncesi koşullarda devamına, fazlasına dair istemin reddine,
2-Alacak likit nitelikte görülmekle kabul edilen dava değerinin %20'si oranında hesaplanan 69.472,01-TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 23.728,16-TL harçtan peşin olarak alınan 4.379,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 19.348,38-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 55.577,61-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 4.379,78-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı ile 907,00-TL posta ve tebligat ücreti, 4.500,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 5.834,60-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre 5.472,11-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranında hesaplanan 3.376,34-TL'sinin davalıdan, 223,66-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır