T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/617 Esas
KARAR NO : 2025/786
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 19/07/2024
KARAR TARİHİ : 11/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait... plakalı aracın İzmir ili Bornova ilçesi Naldöken Mahallesi’nde park
halindeyken, davalı ...Batı Anadolu Çimento San. A.Ş.'ye ait...plakalı araç tarafından
çarpılmış ve araçta maddi hasar meydana gelmiş olduğunu, davalı aracın sürücüsünün kazada %100 kusurlu olarak beyan edilmiş olduğunu, müvekkilinin park halindeki aracının kusuru bulunmadığının sabit olduğunu, kazaya karışan aracın trafik sigortası poliçesinin ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlendiğini, poliçede teminat altına alınan riskin gerçekleştiğinin belirtilmiş olduğunu kazanın etkisiyle müvekkili araca ilişkin bazı parçaların değiştirilmiş olduğunu, bazılarının ise onarılmış olduğunu ve bu işlemlerin tamir kayıtlarına işlenmiş olduğunu ancak araçta oluşan bu onarım ve hasar kayıtlarının, ikinci el piyasa şartlarında aracın değerini ciddi oranda düşürmüş olduğunu, çünkü araçta oluşan ağır hasar kaydının, ileride satışında kazalı olarak değerlendirilmesine ve piyasa değerinin düşmesine neden
olmuş olduğunu, bu nedenle araçta oluşan değer kaybının, tam tazmin ilkesi uyarınca gerçek zararı
karşılayacak şekilde bilirkişi marifetiyle hesaplanmasının talep edilmekte olduğunu, davalı... Sigorta’ya 25.04.2024 tarihinde değer kaybının karşılanması için başvuru yapılmış olunduğunu ancak taleple uyumsuz şekilde yalnızca 13.340 TL ödeme yapılmış olunduğunu, bu düşük miktarın kabul edilmeyerek itiraz maili gönderildiğini, akabinde arabuluculuk süreci başlatıldığını fakat sonuç alınamadığını anlaşmazlığın protokol altına alınmış olunduğunu, bu nedenle dava açıldığını, ayrıca kazaya karışan araç sürücüsü tarafından imzalanan trafik kazası tespit tutanağı aslı ve fotokopisinin de sunulmuş olunduğunu, davalının araca ait... plakalı aracın üzerine teminatsız ihtiyati tedbir konulması, müvekkiline ait... plakalı araçta oluşan 35.000 TL tutarındaki değer kaybının, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yüklenmesini, talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı ...Anadolu Çimento Sanayii Anonim Şirketi vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketi tarafından sunulan bu cevap dilekçesiyle, müvekkils şirkete karşı açılan değer kaybı
talepli davanın haksız ve hukuka aykırı olduğu, öncelikle davanın zaman aşımına uğradığını ve hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını ileri sürerek bu sebeplerle davanın reddini talep ettiklerini beyan ederek müvekkili şirketin, davaya konu trafik kazasında herhangi bir kusuru ya da
sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenle davanın müvekkiline yöneltilemeyeceği ve davanın husumet
yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davacının, diğer davalı sürücünün %100
kusurlu olduğunu iddia ettiğini ancak bu iddianın hem teknik hem de hukuki açıdan dayanağının
bulunmadığını kazaya ilişkin olarak müvekkilinin kusurunu ortaya koyacak herhangi bir teknik tespit bulunmadığını müvekkilinin kusursuz olduğunu, değer kaybı talebinin dayanak bulamayacağını, değer kaybı talep edilebilmesi için gerekli yasal koşulların somut olayda oluşmadığını aracın daha önce kazaya karışıp karışmadığını, kilometresinin, onarım şeklinin hasarın aracın orijinalliğini etkileyip etkilemediği gibi hususların dikkate alınması gerektiğini, özellikle aracın yüksek kilometreli olmasının, birden fazla hasarının bulunmasının, bazı parçaların değer kaybı
yaratmayacak nitelikte olması gibi unsurlardan dolayı değer kaybı talebinin hukuka aykırı ve fahiş
olduğunu, sigorta şirketi tarafından davacıya bu konuda ödeme yapıldığını ve davacının
taleplerinde kötü niyetli olduğunun ifade edilerek talebin reddinin istenmiş olunduğunu, davacının talep ettiği ihtiyati
tedbirin şartlarının oluşmadığını, somut olayda HMK m.389’daki koşulların mevcut olmadığını, hak elde etmenin zorlaşacağına ya da gecikmenin zarar doğuracağına ilişkin bir durum bulunmadığının belirtilmiş olunduğunu, yaklaşık ispat yükümlülüğünün de karşılanmadığını, ihtiyati tedbir talebinin reddinin gerektiğini, davalılardan biri olan ...’un arabuluculuk sürecine dahil edilmemiş
olduğunu, bu nedenle arabuluculuk şartının usulüne uygun yerine getirilmediğini, bu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini tüm bu nedenlerle müvekkiline yöneltilen taleplerin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının talebinin hem usulden hem esastan reddedilmesi gerektiğini davalı sigorta şirketinin, zamanaşımı ve usul eksiklikleri başta olmak üzere kusursuzluk, değer kaybı koşullarının oluşmaması, fahiş talep, tedbir koşullarının yokluğu ve arabuluculuk usulsüzlüğü gibi nedenleri beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
SAVUNMA :Davalı ...Sigorta Anonim Şirketi vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin merkez adresi İstanbul’da olduğundan, davanın İstanbul Mahkemeleri’nde açılması
gerektiğini, mevcut mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacı tarafın delillerini usulüne uygun şekilde müvekkiline tebliğ etmediğini, müvekkili şirketin, kazaya karışan aracı zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMM) ile sigortalamış olduğunu, kazanın meydana geldiği tarihte poliçe limitinin araç başına 200.000,00 TL olup, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalının kusuru ve bu limitlerle sınırlı olduğunu, davacının aracına ilişkin 13.340,00 TL tutarındaki değer kaybı bedelinin dava açılmadan önce 28.05.2024 tarihinde ödenmiş olunduğunu, bu ödeme ile müvekkili şirketin poliçeden doğan yükümlülüğünü yerine getirmiş olduğunu, bu nedenle yeni bir değer kaybı talebinin hukuka aykırı olduğunu, davacının kasko sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş.’ye 76.116,79 TL tutarında rücuen ödeme
yapılmış olduğunu, bu ödemenin sigorta şirketleri arasında mutabakatla gerçekleşmiş olduğunu bakiye zararın varlığının kabul edilemez olduğunu, davacının, müvekkili sigorta şirketine kazaya ve zarara ilişkin yeterli bilgi ve belgelerle başvuru
yapmadığını, bu nedenle dava şartının oluşmadığı ve davanın bu sebeple reddedilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazada kusurlu olup olmadığının tespiti gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddini, yargılama gideri ve vekâlet
ücretinin davacı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.
SAVUNMA :Davalı Kahraman Karakoyun'a usule uygun yapılan tebligata rağmen davalı Kahraman Karakoyun tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :
>.Dava; trafik kazasından kaynaklanan Değer Kaybı tazminatının ZMMS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsiline ilişkin Alacak Davasıdır.
> Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir.
Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır.
> Karayolları Trafik Kanunu'nun "14/4/2016 tarihli 6704 sayılı Kanunun 5 md. ile değişik "Doğrudan doğruya talep ve dava hakkı" başlıklı 97. maddesi;
"Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmünü öngörmekte olup, dava dilekçesi ekinde yer alan 25/04/2024 tarihli e-posta çıktısının incelenmesinde davacı tarafça davalı sigorta şirketinin mail adresine e-posta yoluyla başvuru dilekçesinin gönderildiği ve böylelikle dava şartı olan Yazılı Başvuru şartının da sağlandığı görülmüştür.
> 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 85/1. maddesi gereğince, bir motorlu aracın işletilmesi, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa işleten doğan zarardan sorumlu olur. 85. maddenin son fıkrası gereğince araç işleteni aracın sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olur.
2918 Sayılı yasanın 91/1. maddesi gereğince, işletenler bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır.
2918 Sayılı yasanın 92. maddesinde, Mali Sorumluluk Sigortası dışında kalan hususlar düzenlenmiştir.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesine göre zarar gören Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında ön görülen sınırlar içerisinde sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuruda bulunması gerekir.
Aynı kanunun 99. maddesi gereğince, sigortacı, hak sahibinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile belirlenen belgeleri sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadır.
TBK'nun 49. maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermek ile yükümlüdür. Aynı kanunun 50. maddesi gereğince zarar gören zararın ve zarar verenin kusurunun ispat yükü altındadır.
> Kaza tarihi itibarinde... plakalı araç davacı adına kayıtlı olduğundan davacının araçta oluşan değer kaybını talep hakkı bulunmaktadır.
> Davalı sigorta şirketinin sorumluluk durumunun tespiti bakımından araç sürücülerinin kusur durumu ve oranının tespiti için düzenlenen 10.07.2025 tarihli bilirkişi raporu ile;
* ... plaka sayılı davalı araç sürücüsü... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 67/b maddesini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna TAMAMEN HATASI İLE ETKEN OLDUĞU,
* ...plaka sayılı davacı araç park halinde olduğu, kazanın oluşumuna ETKEN FAKTÖRÜ VE HATASI OLMADIĞI yönünde kanaat bildirilmiştir.
Davacının kaza tarihi itibari ile davacıya ait araçta oluşan değer kaybının davalı sigorta şirketinden tahsilinin talep edildiği, karşı yan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Trafik Sigortası ile sigortalı olduğu, karşı yan araç sürücüsünün kazanın oluşumunda tam kusurlu olması nedeniyle davalı sigorta şirketinin araçta oluşan değer kaybından poliçe limiti kapsamında sorumlu olduğu, alanında uzman otomotiv bilirkişisi tarafından yapılan değerlendirmede:
Davaya konu olan aracın mevcut hasarının onarımı sonrasında, teknik inceleme neticesinde araçta değer kaybının meydana geldiği,
Aracın kaza tarihindeki ikinci el rayiç değeri ile onarım sonrası ikinci el rayiç değeri arasında yapılan piyasa araştırmasına dayalı olarak, araçta 58.750,00-TL tutarında bir değer kaybı meydana geldiği,
Sigorta şirketi tarafından, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybına istinaden 28.05.2024 tarihinde 13.340,00-TL ödeme yapıldığı, Bakiye değer kaybının 45.410,00-TL olduğu belirtilmiştir.
> Mahkememizin YETKİSİNE yapılan itiraz değerlendirildiğinde;
- 6100 sayılı HMK.'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.", Yine HMK.'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır. Ancak, HMK.'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir.
- Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7. maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiştir.
- Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman şeçme hakkı davalılara geçer.
Somut olayda; rizikonun, yani kazanın İzmir ilinde gerçekleştiği, davacının yerleşim yerinin İzmir olduğu, davalı sigorta şirketlerinin İzmir ilinde Ege Bölge Müdürlüğünün bulunduğu görüldüğünden, davacının davasını İzmir ilinde açarak yetkili mahkemeyi doğru olarak seçmiş olduğu anlaşıldığına göre, yetki itirazı mahkememizce kabul edilmemiştir.
> ZAMANAŞIMI DEFİ değerlendirildiğinde; 2918 sayılı KTK.nun 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmü, yine aynı kanunun 109/2. maddesinde ise "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir.
Davaya konu trafik kazası 16/02/2024 tarihinde meydana gelmiş, olayın, maddi hasarlı trafik kazası olması nedeniyle, uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanmasını gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Bu itibarla, davaya konu talepler yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresi geçerli olup, dava dilekçesine konu edilen maddi tazminat taleplerinin, 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Dava tarihinin 19/07/2024 olduğu görüldüğünden davaya konu tazminatın 2 yıllık süre içerisinde talep edildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Davalı araç sürücüsü ...sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile gece vakti aydınlatmanın olmadığı çalışma alanı yola gereken dikkat ve özeni göstermediği, geri manevra ile seyre geçmek istediği, isterken de manevra alanını gerektiği biçimde dikiz aynaları ile kontrol yapmadığı, aracının arkasında gözcü bulundurmadığı, bu tedbirsiz tavırları nedeni ile oluşturmuş olduğu tehlikeli ortamda, arkasında park halinde olan davacı aracını fark edemeyip çarpması olayında dikkatsiz ve tedbirsiz araç kullanmasından dolayı Mahkememizce 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 67 (b) maddesini ihlal ettiği,
... plaka sayılı davacı araç park halinde olduğu ve meydana gelen kazanın oluşmasına etken faktörü olmadığı,
Aracın kaza tarihindeki ikinci el rayiç değeri ile onarım sonrası ikinci el rayiç değeri arasında yapılan piyasa araştırmasına dayalı olarak, araçta 58.750,00-TL tutarında bir değer kaybı meydana geldiği, Sigorta şirketi tarafından, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybına istinaden 28.05.2024 tarihinde 13.340,00-TL ödeme yapıldığı, Bakiye değer kaybının 45.410,00-TL olduğu kabul olunmuştur.
Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporu Mahkememizce de benimsenerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.Davanın KABULÜ ile;
Taleple bağlı kalınarak 35.000,00-TL Değer Kaybı Tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketi yönünden 200.000,00-TL poliçe limitinden kalan bakiye poliçe limiti olan (200.000 - 13.340) 186.660,00-TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 08/05/2024 tarihinden; Diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 16/02/2024 tarihinden itibaren Yasal Faiz işletilmesine,
2- Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 2.390,85-TL harçtan peşin alınan 597,72-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.793,13-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
3- Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL'nin davalılar ... Sigorta ve Batıçim ... San. AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
4- Davacı tarafından yatırılan Başvurma Harcı, Peşin Harç ve Vekalet Harcından oluşan Toplam 1.086,12-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6- Davacı tarafından yapılan 7.000,00-TL bilirkişi ücretinin ve 5.552,50-TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 12.552,50-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı ...A.Ş vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.11/09/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza