T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/621 Esas
KARAR NO : 2025/556
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/07/2024
KARAR TARİHİ : 12/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilli ...Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, tekstil boyaları üretim ve satış faaliyetleri ile iştigal ettiğini, bu kapsamda davalı ...Tasarım Anonim Şirketi'nin talepleri doğrultusunda mal satım hizmeti verdiğini, buna karşılık olarak 33.625,90 TL ve 36.902,75TL tutarlarında iki fatura düzenlendiğini, müvekkilinin borçlu davalıdan fatura karşılığı olarak 70.528,65-TL asıl alacağının bulunduğunu, taraflar arasında uyuşmazlık konusunun zorunlu arabuluculuk şartına tabi olması sebebiyle arabuluculuk görüşmelerinin yapıldığını ancak sürecin anlaşmama şeklinde sonuçlandığını, müvekkili şirket davalı borçluya mal sattığını, bu satış sonucu müvekkili kendisi adına doğan teslim borcunu getirdiğini, davalı taraf ise para borcunun doğduğunu, ancak davalı borçlu söz konusu sözleşmeden kaynaklanan borcunu ödemediğini, alacağının tahsili için davalı tarafa yazılı ve sözlü olarak defalarca kez müracaat edildiğini, bu güne kadar herhangi bir olumlu netice elde edilemediğini ve bunun üzerine davalı tarafa karşı İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibinin başlatıldığını, ancak davalı borçlunun haksız itirazı üzerine söz konusu takibin durduğunu, davalı borçlu kendisine tebliğ edilen ödeme emrine rağmen borcunu ödemediğini, borca takibe, faize ve tüm feri'lerine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, müvekkili şirketin alacağı, davalı/borçluya verilen hizmeti likit olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, zira müvekkili şirketin teslim ettiği mal karşılığı olarak düzenlenen hesap ekstresi uyarınca, takip konusu alacağın varlığı ve miktarı itibariyle taraflar arasında kesin ve belirli olduğu açık olduğunu belirterek fazlaya ilişkin tüm dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla davamızın kabulüne, davalı/borçlunun haksız ve kötü niyetli borca faize,takibe itirazlarının iptaline, davalı borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yan tarafından ikame edilen iş bu davanın mesnetsiz ve maddi gerçeklere aykırı olduğunu, davacı yan tarafından gönderilen mallara ilişkin olarak taraflar arasında herhangi bir mutabakatın bulunmadığını, bununla birlikte satılan, satılanın nitelikleri,satılanın miktarı ,ifa zamanı ve ifa yeri hususunda da taraflar arasında mutabakat bulunmadığını sözleşmenin esas unsurları olarak her hangi bir mutabakat bulunmamasından mütevellit, taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşmenin de mevcut olmadığının sarih olduğunu, haksız davanın reddine, kötü niyetli davacının %20 oranından az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı yana ödettirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan 2 adet fatura bedelinin tahsili için başlatılan icra takibinde ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 2 adet fatura alacağından kaynaklanan 70.528,65-TL 'nin talep edildiği ödeme emrinin davalı/ borçluya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Dava 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir.
Davacı vekili taraflar arasında satım sözleşmesinin bulunduğunu, sözleşme kapsamında faturalarda yer alan boya ürünlerinin davalıya teslim edildiğini ancak takibe konu iki adet fatura alacağının ödenmediğini iddia etmekte, davalı vekili ise, sözleşme ilişkisini inkar etmekte, sözleşme ilişkisi kabul edilirse geç, eksik ve ayıplı ifanın mevcut olduğunu savunmaktadır.
Davanın tarafları tüzel kişi tacir olduğundan mahkememizce taraf vekillerine müvekkillerinin ticari defterlerinin bulunduğu adresi bildirmek için mehil verilmiş ve
Davacının ticari defterlerinin incelenmesi için İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat sonucu Bilirkişiden alınan 04/12/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre,"Sayın Mahkemenin görevlendirmesi kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler ile;
3. 1)- Davacı ...Kimya Tic. Ltd. Şti.'nin incelenen 2023-2024 takvim yıllarına ait lehine delil olma vasfına haiz olduğu,
3. 2)-Davacı ... Kimya Tic.Ltd Şti 'nin incelenen ticari defter ve belgelerinde;
Davalı ...asarım A.Ş. 120 hesap kodu ile Alıcılar hesabında hareket gördüğü, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu , davacı şirketçe düzenlenen 12/01/2024 tarihli 33. 625,90- TL bedelli ve 25/01/2024 tarihli 36.902,75-TL bedelli olmak üzere 2 adet toplam 70.528,65-TL satış faturalarına istinaden davalı şirketçe yapılmış herhangi bir ödeme kaydına rastlanmadığı, faturalar elektronik olarak düzenlendiğinden dolayı otomatik olarak vergi vergi dairesine bildirimlerin yapıldığı, takip ve dava tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten toplam 70.528,65-TL alacaklı göründüğü,
3.3)-Davacının İzmir .. İcra Dairesi'nin... esas numaralı icra dosyasında icra takibinin yaptığı 70.528,651-TL tutarın tarafımıza ibraz edilmiş bulunan incelemeye konu yasal defterler içerisinde kayıtlandığı ve defter kayıt ve belge deliller ışığında takip tarihi itibariyle alacak aslına ilişkin tutarın 70.528,65-TL olduğu " şeklinde rapor sunduğu görülmüştür.
Davalı ticari defterlerinin incelenmesi sonucu aldırılan 19/02/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Sayın Mahkemenizin verdiği talimat doğrultusunda; dosya kapsamı ve davalı ticari defterleri ve dayanağı belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve Raporun “Analiz Tespit Ve Değerlendirmeler” bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda;
Davalı Ticari Defterlerinin Tasdikine İlişkin Yapılan İncelemede;
Davalı şirketin 2023-2024 yılında e defter kapsamında olduğu, ticari defterlerin 213 sayılı VUK. 221. ve 222.maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK'nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı değerlendirmesinin takdiri Sayın Mahkeme'nizde olmak üzere; 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca yapılması gereken kapanış tasdikinin 2023 yılı yevmiye defteri için süresinde yaptırıldığı, 2024 yılı yevmiye defteri için sürenin bulunduğu,
Davalı Ticari Defterleri üzerinde Yapılan İncelemede;
Davalının e defter muhasebe kayıtlarını... isimli muhasebe programı ile kayıt altına aldığı, bu programın 11.12.2024 tarihinde kullanıma kapatılmış olması nedeniyle ticari defter muavin kayıtlarının alınamadığı bu konuda davalı vekilinin ... firmasına ihtarname yazısının inceleme sırasında bilirkişiliğime sunulmuştur.(ek-1) Kayıtlar e defter portal üzerinden tespit edilmiştir.
* Davalının 01.01.2024 tarihli açılış fişinde davacıya 3.434,96 TL tutarında borçlu olduğu, bu rakamın davacı ticari defterlerinin incelendiği ve dosyada bulunan davacı muavin kayıtları ile aynı olduğu, bu davacı alacağının 23.02.2024 tarihinde havale yolu ile ödendiği ve bakiyenin kapandığı,
* Davacının davalıya düzenlediği 12.01.2024 tarih... nolu 33.625,00TL tutarlı faturanın davalı ticari defterlerind... nolu yevmiye maddesinde kayıtlı olduğu,
* Davacının davalıya düzenlediği 25.01.2024 tarih ... nolu 36.902,75 TL tutarlı faturanın davalı ticari defterlerind... nolu yevmiye maddesinde kayıtlı olduğu,
* Bu faturalara ilişkin bir ödeme kaydının bulunmadığı,
* 2024 yılında düzenlenen ve davalı defterlerinde kayıtlı olan 12.01.2024 tarih 33.625,00 TL ve 25.01.2024 tarih 36.902,75 TL tutarlı ödemesi yapılmamış faturalardan kaynaklı toplam 70.528,65 TL tutarında davacının alacaklı olduğu,
* Dosya kapsamında bulunan davalıya ait 2024 yılı ba formunda; davacının düzenlediği iki
faturanın ba formunda yer aldığı,
*Takibin 12.01.2024 tarihli ve 25.01.2024 tarihli faturalardan kaynaklı başlatıldığı, davacının bu faturalardan dolayı davalıdan 70.528,65 TL tutarında alacaklı olduğu takibin asıl alacağının da bu tutar üzerinden başlatıldığı tespit edilmiş olup, takipte işlemiş faiz talebi bulunmamaktadır."şeklinde rapor sunduğu görülmüştür.
Tüm bu nedenler ile, satıcı konumunda yer alan davacının takibe konu ettiği iki adet faturada yer alan alacak miktarını talep edebilmesi için sözleşme ilişkisini ve ürünleri davalıya teslim ettiğini ispat etmesi gerekmektedir. Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesi ile birlikte taraf ticari defterlerinin incelenmesi sonucu sunulan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, taraf ticarinin birbirini doğruladığı yani davacı tarafından düzenlenen takibe konu edilen iki adet faturanın taraf ticari defterleri kaydının yapılması ile sözleşme ilişkisi ve faturalarda yer alan ürünlerin davalıya teslim edildiği HMK' nun 222. Maddesine göre kesin delil ile ispat etmiş olup, sunulan rapora karşı davalı tarafından müvekkilinin e-defter olarak kullandığı programın dava dışı bir şirket ile ortak kullanıldığını ve bu program ücretinin de ortaklaşa ödendiğini akabinde müvekkilinin programı kullanımının dava dışı firma tarafından engellendiğini ve bu firma yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu savunulmuş ise de, davacı ile dava dışı firmanın yani davalı ile ortaklaşa muhasebe programını kullanan şirketin iş birliği içerisinde olduğu savunulmadığı gibi, başka bir şirket ile ortaklaşa muhasebe programı kullanma riskini alan basiretli tacirin programa hiç bir şekilde müdahale hakkı bulunmayan davacıya karşı az evvel belirtilen savunmaları ileri sürmesi davacıyı bağlayıcı nitelikte bulunmadığından bu savunmaya itibar edilmeyerek, eksik, geç ve ayıplı ifaya ilişkin mahkememizce 20/02/2025 tarihli celsede verilen kesin mehile rağmen süresinde beyanda bulunulmadığından faturalara konu ürünlerin faturalar taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğundan HMK' nun 222. Maddesine göre davalıya ayıpsız, eksiksiz ve süresinde teslim edildiği kabul edilerek, mahkememizce hatırlatılan yemin hakkı da kullanılmadığından davanın kabulüne, kabul edilen bedel likit olduğundan yani faturaya dayandığından davalı aleyhine tazminata karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davalı/borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü' nün ...Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına,
2-Davalının sorumlu olduğu 70.528,65 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 14.105,73.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 4.817,81 TL karar ve ilam harcının yatan 1.204,46 TL peşin hartan mahsubu ile eksik kalan 3.613,35 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 1.204,46 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 330,00 TL posta ve diğer giderler ile 8.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 9.962,06 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
12/06/2025
Katip ...
E imza ¸
Hakim...
¸eimza