T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/63 Esas
KARAR NO : 2024/953
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/01/2024
KARAR TARİHİ : 22/10/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; 05.09.2023 tarihinde ...'a ait ve kendi sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsün, müvekkili ...’a ait ve kendi sevk ve idaresindeki... yabancı plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Sigortalı araç sürücüsü ...'ın, müvekkili aracında meydana gelen hasara tam kusuru ile sebebiyet vermiş olup bu durum taraflarca tutulan Kaza Tespit Tutanağındaki kaza yerine ilişkin çizim ile de sabit olduğunu, dava açılmadan arabuluculuk yoluna gidildiğini, anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin geçici olarak Türkiye’de bulunduğundan müvekkiline ait ve Alman trafiğine kayıtlı araçta kaza sonrası meydana gelen zararı9, Almanya’da bulunan... Motorlu Araç Bilirkişi Bürosu tarafından düzenlenen 15.10.2023 tarihli bilirkişi raporu ile KDV dahil hasar miktarı 16.554,79-EUR, hurda değeri 1.250,00-EUR ve rayiç değeri 13.400,00-EUR olarak tespit edilmiştir. Tamir maliyeti, rayiç değerini geçtiğinden aracın tamirinin ekonomik olmadığı total pert olduğu kanaatine varılarak, müvekkili nezdinde gerçekleşen gerçek zarar, aracın rayiç değerinden hurda değerinin düşülmesi sonucu 12.150,00-EUR olarak belirlendiğini, davalı ... şirketinin temerrüde düştüğünü, müvekkili adına davalı ... şirketine KEP üzerinden yapılan hasar ihbarı ... Sigorta A.Ş.'ye 14.12.2023 tarihinde teslim edildiğini, müvekkilinin dava konusu zararının tespit edilebilmesi için aracın rayiç değer tespitinin ve hasar bedelinin tespiti gerekmekte olup, müvekkili aracının plakasının kayıtlı olduğu Almanya'daki rayiç değerinin ve zararın tespiti için 1.437,21-EUR yurt dışı bilirkişi ücreti ödediğini, işbu meblağın fiili ödeme günü tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden yargılama giderlerine dâhil edilerek hüküm altına alınması gerektiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne; araçta meydana gelen zarara esas olmak üzere 12.150,00 EUR tutarındaki maddi tazminatın fili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru Türk Lirası karşılığının; 1 nolu davalıdan kaza tarihi olan 05.09.2023'den itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak, 2 nolu davalı ...Ş.'den (kaza tarihi itibariyle geçerli ZMMS poliçe teminat limiti olan 120.000,00 TL dikkate alınarak temerrüt tarihi olan 28.12.2023'ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsiline, Değer kaybı talebinin niteliği gereği, kabul anlamına gelmemek kaydıyla tahkikat sonucunda tamirin ekonomik olduğu kanaatine varılması halinde belirlenmesi mümkün olması sebebiyle belirsiz alacak olarak talep edilen şimdilik 50,00 EUR değer kaybı zararının, fili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru Türk Lirası karşılığının; 1 nolu davalıdan kaza tarihi olan 05.09.2023'den itibaren, 2 nolu davalı ...Ş.'den (kaza tarihi itibariyle geçerli ZMMS poliçe teminat limiti olan 120.000 TL dikkate alınarak temerrüt tarihi olan 28.12.2023'ten itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte) 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsiline, Müvekkilinin bilirkişi ücreti olarak ödediği 1.437,21 EUR’nun fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk lirası olarak yargılama giderlerine dâhil edilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde; Kabul anlamına gelmemek kaydıyla araç hasarı talebine ilişkin karşı yanın yokluklarında aldırmış olduğu tespit raporu veya faturalar varsa bunun kabulünün mümkün olmadığını, fahiş hesaplamanın yer aldığı, herhangi bir amortismanın mahsup edilmediği ve ıskonto uygulanmadan hesaplamanın yapıldığı raporun/faturanın hükme esas alınmaması gerektiğini, bu konuda mahkemece yeni bir rapor tanzim ettirilmesini talep ettiklerini, davaya konu olayda dosyaya bakiye ödeme ve onarıma ilişkin de herhangi bir fatura sunulmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, değer kaybı tazminatı tespit edilirken dayanağını doğrudan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ ndan alan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’ nda belirtilen hesaplama yöntemine göre zarar tespiti yapılması gerektiğini, davacıya ait araçta meydana gelen kaza forğraflarına bakıldığında aracın pert kaydı olmasını gerektirir bir durum söz konusu olmadığını, yabancı plakalı araçlar kaza sonucu pert olmuşsa, araç yurt dışına çıkarılmayacağını, Gümrük Müdürlüğü’ne kesin olarak terk edileceğini, Pert olan araçlarda, aynı nitelikte yeni bir araç alınması için gerekli mahrum kalınan zarar talep edilebileceğini, pert olan araçta ayrıca değer kaybı zararına hükmedilmeyeceğini, ayrıca davacıya ait aracın kaza öncesinde her hangi bir kazaya karışıp karışmadığı aynı bölgeye hasar alıp almadığının tespitinin de gerektiğini, bununla birlikte kazaya karışan yabancı plakalı aracın hava yastıkları veya bagja kapağında farlarında her hangi bir darbe bulunmadığını, öncelikle zamanaşımına uğramış davanın reddine, kabul anlamına gelmemek kaydıyla aleyhlerine hüküm kurulması halinde Türk Lirası cinsinden karar verilmesine ve davanın esası yönünden de davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Ş. Vekili, cevap dilekçesi ile; Davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya karışan ...plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin bu poliçedeki maddi zararlara ilişkin teminat limiti ise kaza tarihi itibariyle araç başına 120.000,00-TL olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, değer kaybı tazminatı tespit edilirken dayanağını doğrudan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ ndan alan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’ nda belirtilen hesaplama yöntemine göre zarar tespiti yapılması gerektiğini, davacıya ait aracın davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, davaya konu edilen aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması, araç geçmişinde 3 ve daha fazla hasar olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağı için belirtilen hususların tespitini ve netice olarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER: Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 21/05/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "... Sayın Mahkemenizce Bilirkişi incelemesinde bulunulmak üzere tarafımıza tevdi edilmiş olan...E. sayılı dosya muhtevasında bulunan tüm bilgi ve belgeler yukarıda zikredildiği şekilde ayrıntılı olarak incelenmiş olup davacı aracının yabancı plakalı araç oluşu da dikkate alınarak kaza tarihi itibariyle ileri sürdüğü zarar kalemleri ile ekspertiz ücreti hakkındaki nihai görüşümüz aşağıda sunulmuştur.
1)... plaka sayılı davalı otobüs sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/b (görüş alanı) maddelerini ihlal ettiğinden dolayı KAZANIN OLUŞUMUNA TAMAMEN HATASI İLE ETKEN OLDUĞU,
2)... plaka sayılı davacı araç sürücüsü ... KAZANIN OLUŞUMUNA ETKEN FAKTÖRÜ VE KURAL İHLALİ OLMADIĞI,
3) ...plakalı...marka davacı aracının sol yan kısımlarında meydana gelen hasarların Bahse Konu Trafik Kazası İle Uyumlu Olduğu,
4) Dava konusu... plakalı, 2012 Model ... marka C 220 CDI otomobilde meydana gelen Toplam Hasar Miktarının dosya muhtevasında bulunan bilgi ve belgeler üzerinde yapılan incelemeler, yapılan piyasa-doküman araştırmalarına göre (Y. Parça bedeli + işçilik + KDV dahil) 16.554,79 EUR olduğu,
5)Aracın Türkiye piyasasındaki onarımının sol ön ve sol arka kapı değişimi yapılmadan doğrultma ve boya marifetiyle ve Tablo:1) de yazılı yedek parçalar kullanılmaksızın tamirinin Yedek Parça + İşçilik + KDV olarak 77.002,44 TL olacağı, ancak aracın onarımına başlanması halinde bu miktarın artabileceği,
6) Davacı aracının kaza tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarına göre 2.el piyasa rayiç değerinin 13.400,00 EUR civarı olduğu,
7) Davacı aracının Sovtaj (Onarımı yapılmamış hurda olarak) değerinin 1.250,00 EUR civarı olduğu,
8)Davacıya ait aracın onarım tutarının 2.El piyasa rayiç değerinin %100 nü aştığı için Yargıtay Kararları doğrultusunda Tamirinin Ekonomik Olmadığı Pert-Total Uygulaması yapılmasının gerekli olduğu ve Gerçek Hasar Miktarının 12.150,00 EUR olduğu,
9) Davacıya ait... plakalı 2012 model yılı,... marka C 220 CDI Blueeffıcıency Fascınatıon otomobil PERT/TOTAL olarak değerlendirilmiş olduğundan araçta ayrıca bir Değer Kaybı Meydana Gelmeyeceği,
10)... plakalı aracın Almanya’ da yaptırılmış olan “Hasar Ekspertiz Ücreti” için belirlenen ve dosyada 15.10.2023 tarih ve... no.lu fatura ile davacı adına fatura edilmiş 1.437,21 EUR tutarındaki, ... Motorlu Araç Bilirkişi Bürosu tarafından Davacı ... adına düzenlenmiş olan ekspertiz ücretinin o ülke koşullarına göre makul olup, kadri maruf bulunduğu." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, davacıya ait... plaka sayılı araç ile davalı ...'ın malik ve sürücüsü olduğu, davalı ...'nin KZMMS sigorta poliçesi ile sigortalısı olan... plaka sayılı araç arasında 05/09/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacıya ait araçta oluşan hasar ve değer kaybından kaynaklanan maddi zararın tahsili talepli maddi tazminat davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde dava konusu kazanın davalı araç sürücüsünün asli kusuruyla gerçekleştiğini, davacıya ait aracın kaza nedeniyle aracın perte ayrıldığı, davacının pert nedeniyle oluşan zararının 12.150,00-Euro olduğu fakat yargılama sırasında gerçek zararın tespit edilebileceği, aracın Almanya ülkesindeki rayiç değerine göre zararın belirlenmesi gerektiği, aracın ekonomik olduğunun kabulü halinde oluşacak değer kaybı zararının davalılardan tahsili gerektiği ileri sürülerek davanın kabulü talep edilmiştir.
Davalı ...Ş. Vekili cevap dilekçesinde, tazminatın zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davalının yalnızca poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu olduğunu, davacının zarar talebinin fahiş nitelikte olduğunu ve sair hususları savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davalının yokluğunda alınan tespit raporunun kabul edilemeyeceğini, davacının bir onarım faturası sunmadığını, aracın pert olmasını gerektirir bir hasarının bulunmadığını, pert olarak kabul edilen araçlarda değer kaybı zararına hükmedilemeyeceğini ve sair hususları savunarak davanın reddini talep etmiştir.
2-Dava şartları ve ilk itirazlar yönünden yapılan incelemede;
Davacı vekilinin zararın karşılanması talebiyle yazılı başvuru evrakını davalı şirkete e-posta yoluyla 14/12/2023 tarihinde gönderildiği, ödeme süresinin sona ermesinden sonra davanın ikame edildiği ve KTK 97. Maddesinde düzenlenen özel başvuru şartının yerine getirilmiş olduğu görülmüştür.
Davalı taraflarca davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı yönünde itirazlar ileri sürülmüş ise de, davacının dava öncesinde delil tespiti veya bilirkişi incelemesi yoluyla zararın miktarına yönelik rapor alınmış olması tek başına zarar miktarını belirli hale getirmemektedir. Yargılama sırasında davacının tespit ettirdiği zararın daha azı veya daha çoğunun belirlenebileceği, zarar miktarının teknik bir uzmanlık gerektirdiği durumlarda davanın belirsiz alacak davası olarak açılabilmesi mümkündür. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça dava öncesi ekspertiz raporu alınarak zararın miktarına yönelik tespit yaptırılması davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesine bir engel teşkil etmediğinden davalıların bu yöndeki savunmaları yerinde görülmemiştir.
Davalı ...Ş. Vekili tarafından zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de, kaza tarihi 05/09/2023 ile dava ve karar tarihleri itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresinin sona ermediği anlaşıldığından zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir.
3-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
4-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
5-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
6-Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
7-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
8-Sorumluluğun meydana gelişinde tarafların öncelikle kusur durumlarının belirlenmesi gerekmektedir. Tarafların kusur durumlarına ilişkin yapılan bilirkişi incelemesinde dosyaya sunulan 21/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu kazanın davalı araç sürücüsü ...'ın KTK'nın 52/b maddesinde düzenlenen trafik kurallarını ihlal etmesinden dolayı meydana geldiği, davacının kazanın meydana gelmesine etkili bir kural ihlalinin bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Dosya kapsamı, tarafların iddia, savunma ve itirazları ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu kazanın davalı araç sürücüsünün otobüs ile dönüşü sırasında solunda kalan davacıya ait araca sürtme suretiyle kazanın meydana geldiği, davalı araç sürücüsünün çevre kontrolü yaparak aracın boyutlarına göre kazaya sebebiyet vermeyecek şekilde dönüş yapması gerektiği halde bu hususta gerekli dikkat ve özeni göstermediği, kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında da davalının asli kusurlu ve davacının kusursuz olduğunun belirtildiği, kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamıyla uyumlu bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilerek hükme esas alınmış ve kazanın davalı araç sürücüsünün KTK 52/b ve 53/1-a maddelerine yönelik kural ihlali içeren kusurlu davranışıyla kazaya sebebiyet verdiği gözetilerek davalıların kusur sorumluluğunun %100 olduğu kabul edilmiştir.
9-Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrar kazanmış uygulamasına göre (Örn:2021/26157 E. 2022/1048 K.) sürekli olarak yabancı ülkelerde ikamet eden kişilerin yine yabancı plakalı araçlarının Türkiye'de uğradığı zararların kendi ülkelerinde onarımının yapılabileceği, zarar görenin aracını Türkiye'de onarmaya zorlanamayacağı, bu hususta zararın tespitinde araç şayet onarımı mümkün ve ekonomik ise sürekli ikamet edilen ülke rayicindeki onarım bedeli, şayet aracın onarımı ekonomik değil ise sovtaj değerinin araç rayiç değerinden düşülmesi suretiyle tespit edilecek gerçek zararın baz alınması gerekmektedir. Şayet araç sürekli ikamet edilen ülkeye götürülmeksizin Türkiye'de bırakılmış ve Gümrük İdaresi'ne terk edilmiş ise zarar miktarı sürekli ikamet edilen ülkedeki aracın rayiç değeri ile Türkiye'deki onarım bedelinden hangisi daha düşük ise bu miktar baz alınarak zararın hesaplanması gerekmektedir.
Her ne kadar davalı tarafça davacıya ait aracın kasko sigortasının bulunup bulunmadığının araştırılması talep edilmiş ise de, davalı tarafça davacıya ait aracın kasko sigortasının bulunduğuna dair somut bir delil sunulmadığı, taraflarca temin edilebilecek belgelerin yurt dışı istinabe yoluyla temin edilemediği hususu dikkate alındığında davacıya ait aracın Almanya ülkesinde mukim bir kasko sigortası bulunup bulunmadığının salt soyut savunmaya dayalı olarak araştırılmasının çok güç ve uzun zaman gerektiren bir usul işlemi olduğu, bunun yanında davacı kasko şirketinden bir ödeme almış olsa dahi kasko şirketinin bu ödemeyi sorumlu araç maliki ve sigortasına rücu etmek üzere talepte bulunduğu takdirde davalılarca bu dosya kapsamında davacıya yapılacak ödemelerin davalı sorumluluğunu kasko şirketine karşı da sona erdireceği, bu halde davalıların sorumluluğu kusura dayandığından davacı sebepsiz zenginleşmiş olsa dahi bunun davalıların malvarlığından değil, var ise ödeme yapan kasko şirketine karşı gerçekleşeceği ve bu haliyle kasko ödemesine yönelik araştırma yapılmasında gerek fiili imkansızlık gerekse davalıların malvarlığından daha fazla bir eksilmeye yol açmayacağı için hukuki yarar bulunmadığı gözetilerek soyut nitelikteki savunma doğrultusunda bir araştırma yapılmasına gerek görülmemiştir.
Kusur durumlarının tespiti sonrasında ise haksız fiil tazminatının şartlarından olan zarar yönünden yapılan incelemede dosyaya sunulan 21/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait aracın kaza tarihi itibariyle kazasız rayiç değerinin 13.400,00-Euro olduğu, aracın onarımının KDV dahil 16.554,79-Euro olacağı, onarım bedeli ve rayiç değere göre aracın onarımının ekonomik olmadığı, aracın sovtaj değerinin 1.250,00-Euro olduğu, davacının gerçek zararının 12.150,00-Euro olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı davalı taraf vekillerince itirazlar ileri sürülmüş ise de, araç üzerinde fiziki inceleme sonucu düzenlenen ekspertiz raporu, dosya kapsamı ve mahkememizce alınan bilirkişi raporu birlikte incelendiğinde, dava konusu kaza ile onarımı gerektiği belirtilen parçaların uyumlu oldukları, davacının Almanya ülkesi rayiç fiyatlarına göre aracın onarımını yaptırabileceği ve davalılardan zararını Almanya'da sarf edeceği bedel üzerinden karşılaması gerektiği, davacı tarafça araç üzerinde fiziki inceleme yapılarak düzenlenmiş ekspertiz raporunun dosyaya sunulduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporunun da ekspertiz raporunu doğruladığı, aracın onarılması gereken parçaları ve işçilik ücretleriyle onarımın ekonomik olmayacağını belirlenmesiyle davalıların tespit edilen gerçek zarardan sorumlu olacakları ve bilirkişi raporuyla belirlenen 12.150,00-Euro gerçek zararın dosya kapsamı ve zarar gören aracın marka, model ve segmentine göre emsal nitelikteki araç zararlarıyla uyumlu ve makul düzeyde olduğu anlaşıldığından itirazlar yerinde görülmemiş ve bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.
Bir kısım Yargıtay ilamlarında, aracın pert-total kabul edilmesi halinde Türkiye'deki onarım bedelinin de dikkate alınarak gerçek zararın hesaplanması gerektiği yönünde uygulama görülmekte ise de, bu hususun yalnızca yurtdışına çıkarılmayıp Gümrük İdaresi'ne terkin edilen araçlarla ilgili uyuşmazlıklarda uygulanabileceği, nitekim Yargıtay ilamlarında değerlendirilen uyuşmazlıkların da Gümrük İdaresi'ne terkin edilen araçların bulunduğu uyuşmazlıklara ilişkin olduğu, somut uyuşmazlıkta aracın kaza sonrasında yolculukta kullanılarak yurt dışına çıkarıldığı ve zarar tespitinin yabancı ülkede gerçekleştirildiği gözetilerek Türkiye'deki onarım bedeline ilişkin bir değerlendirme yapılmasına gerek görülmemiştir.
Davacı tarafça 50,00-Euro değer kaybı zararı talebinde bulunulmuş ise de aracın pert-total kabul edilmesi nedeniyle değer kaybı zararı talep edilemeyeceği gözetilerek bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı ... şirketinin sorumluluk sınırı poliçe teminat limiti olan 120.000,00-TL olup, davalı ... tarafından dava öncesinde ödeme yapılmadığı gözetilerek sigorta şirketi yalnızca poliçe limiti 120.000,00-TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmuştur.
10-Davalı ... şirketinin yazılı başvuru sonrası temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edildiği anlaşıldığından davalı ... yönünden 28/12/2023 tarihinden, davalı araç maliki yönünden haksız fiil tarihinden itibaren sorumluluk doğduğundan haksız fiil tarihi olan 05/09/2023'ten itibaren faize hükmedilmiştir. Dava konusu alacak yabancı para cinsi olmakla yürütülecek faiz türü olarak 3095 sayılı yasasının 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak değişken oranlı faiz belirlenmiştir.
11-Davacı tarafça ayrıca ekspertiz ücreti talebinde bulunulmuş olup, yerleşik yargısal uygulamalar doğrultusunda dava öncesi aracın hasarının tespitine yönelik yaptırılan ekspertiz incelemelerinin yargılama giderlerinden sayılabileceği, somut olayda Almanya ülkesinde yaptırılan ekspertiz incelemesinin emsal nitelikte dosyalarda alınan ekspertiz hizmet ücretleri ile uyumlu olduğu, bu tutarın da yargılama giderleri kapsamına dahil edilebileceği gözetilerek ekspertiz ücretine ilişkin gider dava tarihindeki kur üzerinden yargılama giderine dahil edilmiştir.
12-Davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Davalı ...Ş. Aleyhinde poliçe limiti nedeniyle 120.000,00-TL ile sınırlı olarak hüküm kurulmuş olup, emsal nitelikteki yargılama dosyalarında davalı ... şirketinin yargılama giderlerinden sorumluluğunun nasıl belirlenmesi gerektiği hususundaki: "Davalı ... şirketinin kaza tarihi olan 2020 yılı itibariyle poliçe limiti 41.000-TL olup, mahkemece de bu husus gözetilerek hüküm tesis edilmiş, birtakım yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden de poliçe limitindeki sorumluluğa orantılama yapılarak hüküm tesis edildiği anlaşılmış olup, hükmedilen tutara ve poliçe limitine göre harç ve vekalet ücreti yönünden hesapta bir hata yok ise de, yargılama giderleri (1.057,40-TL + 1.128,22-Euro) bakımından davalı ... şirketinin poliçe limiti ile orantılı olarak sorumlu olduğu belirtilmeksizin müteselsilen sorumlu tutulması doğru olmamış, yine davadan önce yasa gereği sigorta şirketine başvuru şartı bulunduğundan zorunlu arabuluculuk kapsamında olmadığı halde davacı tarafça arabuluculuğa başvurulmuş olması nedeniyle bu giderin davacı tarafa yüklenmesi de gerekmekle, bu yönler bakımından davalı ... vekilinin istinaf itirazları haklı görülmüş, peşin harç bakımından dava tarihindeki kur itibariyle hükmedilen tutarın karşılığına ve peşin harç tutarına göre davalının da sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik görülmemiş, yukarıda belirtilen yanlışlığın giderilmesi ise yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2. madde uyarınca hükmün Dairemizce bu yön itibariyle düzeltilerek yeniden hüküm tesis edilmesi gerekmiştir."(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2022/252 Esas 2024/1061 Karar sayılı 03/07/2024 tarihli ilamı) emsal nitelikteki istinaf ilamları dikkate alınarak davalı ... şirketinin yargılama giderlerinden toplam dava değeri ve poliçe limitleri dikkate alınarak belirlenmiş, arabuluculuk ücretinin ise yine istinaf ilamında gösterilen gerekçeler nedeniyle davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 12.150,00-Euro maddi tazminatın davalı ... yönünden sorumluluğu asıl alacak miktarı yönünden poliçe limiti olan 120.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi 28/12/2023 tarihinden, davalı ... yönünden haksız fiil tarihi 05/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasasının 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak değişken oranlı faiz ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirasının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlasına dair değer kaybı zararına yönelik talebin reddine, Ekspertiz ücreti talebinin yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 27.380,34-TL harçtan peşin olarak alınan 6.851,53-TL harcın mahsubu ile bakiye 20.528,81-TL harcın davalı ...'nin yalnızca 1.345,67-TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 64.123,73-TL vekalet ücretinin davalı ...'nin 30.000,00-TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden davalılar yararına takdir edilen 1.649,48-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 6.851,53-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... şirketinin sorumluluğu 2.049,30-TL ile sınırlıdır)
6-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı, 441,75-TL posta ve tebligat ücreti, 5.600,00-TL bilirkişi ücreti, yargılama gideri kapsamında değerlendirilen 1.437,21-Eurox32,9897-TL=47.413,12-TL ekspertiz ücreti toplamı 53.882,47-TL yargılama giderinin, davanın ret yada kabul oranına göre takdiren 53.831,83-TL'sinin davalı ...'nin sorumluluğu 16.050,27-TL ile sınırlı tutulmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında olmayan uyuşmazlıkla ilgili hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/10/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır